İyi yolculuklar olsun

Haberturk - - Toplum -

YOLCULUĞUNUN bir anında, oturmuşsun, düşünmüşsün mesela. Şimdi nerede onlar... Ne çoktular ve nasıl kayboldular. Bildiğin ilk yıllarına eşlik eden, yakın, uzak ne çok insan eksilmiş yol boyunca. Başka türlü çoğalmışsındır belki. Çocuklar, yeni dostlar, kardeşler, yoldaşlar... Ama insan ille de eksilir. Sen istediğin kadar büyüdüğünü, büyüttüğünü san, eksilendir.

Ya ömürlerini de yanlarına alıp öylece giderler; ya hatıralarla birlikte kaybolur birçoğu. İster hatırla, ister unut... Esasta artık hatırlayamayacağın kadar çoktur kaybın.

Halbuki, önüne, yeniye, ileriye bakarken de hep hatırlamalı.

Çünkü, yolculuğun bir manası da kayıpların hatıraları, kaybettiklerinin izleridir. O yüzden... Ölümü bilmezsen yolunu da bilmezsin. Kayboluşu bilmezsen var oluşu da bilmezsin. O yüzden... Her gelen yıl, ileriye, şarklılıklara, umutlara yeni bir adım sayılabileceği kadar...

Dilim varmaz ama, menzile de bir adımdır; velev ki çok uzak olsun.

Her eski yıl, kayıplara kayıplar katarak çekilir; her yenisi, yeni kayıplara gebedir; gönül ister ki hiç olmasın.

Kaybettiklerin sadece ötekiler; senin bedenin henüz ayaktayken, düşenler, tükenenler, toprağa karışanlar değildir.

Belki, manalandıramadığın bir hayatın pulları dökülmekte... Belki, pişmanlıklar birikmekte... Belki, yapamadıkların artık yapılamayacaklar haline gelmekte...

Bedeninin, aklının, ruhunun, vicdanının en muktedir ya da en mümkün seneleri, bir boşluğa boş boş düşmektedir. Değil diyorsan, elbet değildir! Madem eskiyle yeni üstüne bin türlü numaramız vardır elimizde, dilimizde, önümüzde, ömrümüzde...

Bir dönüm anında, bir devir teslimde, takvimin yıl hanesini çevirirken...

Hiç olmazsa muhakeme, hiç olmazsa muhasebe:

İnsanı ve insanlığını nasıl idrak ettin; olmazsa bir teşekkür. Çünkü, belki katılmazsın ama... İçindeki insanları sevemeden vatanı sevmek; yatanları ayırıp durarak toprağını sevmek; bir ötekinden neşret ederek beraberlikten söz etmek; bir diğerinin şarkında olmadan yürüyüp gitmek; hiç tereddüt etmeden hep haklı, hep güçlü, hep büyük olmak; evrendeki boyutunu ıskalayıp hep böbürlenmek, sırş kibirlenmek...

Hayatının manası bin türlü uşalanırken, hatta kişiliğinden alıp götürülenlere ses çıkarmıyorken bile, bir ötekinin sadece kimliğine öşkelenmek... Neyse, yine nerelere geliyor yazı. Bugün öyle koşturmasın. Sadece kendi içine seslenirken size de şısıldasın: Ölümü bilmezsen yolunu da bilmezsin. Kayboluşu bilmezsen var oluşu da bilmezsin.

Yeni bir yıl ne bir öncekini, ne daha eskileri tamamen yok edebilir; sadece bir yol daha açar hatıralar, kayıplar, pişmanlıklar, yaşlar mezarlığında... Ki, çocukluğundan beri onca yaşının da uzanıp yattığı her kabrin yanı başında, yine de, öyle böyle, sevinçlerle, mutluluklarla, tesellilerle, sevgilerle, aşklarla, inançlarla, hayallerle, umutlarla, gülümsemelerle, mücadelelerle, ideallerle, en sevdiklerinin silinmemiş anılarıyla rengârenk çiçekler!

Bazen oracıkta düşüverirsin; bazen yürümeye, koşmaya, yola, yoluna devam edersin işte.

İyi yolculuklar olsun!

hiç

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.