21. yüzyıl normalleri

Haberturk - - İnsan -

HİKÂYE aslında çok sıradan. Kimbilir kaç kez duyduğumuz, hatta yaşadığımız türden. Ama bir “detay” var ki o beni rahatsız ediyor.

Bir genç kız... Bir iş başvurusu teleşonu... Hattın öteki ucunda gazeteye ilan veren patron... Birkaç basit soru ve cevap... Genç kız işe uygun değil.

Ama teleşonu kapatmaya da niyetli değil. Konuşmanın yönü değişiyor. Erkeğin sesinden çok etkilendiğini şalan söylüyor genç kız. E, hangi erkek teşekkür edip de kapatır o teleşonu?

Sohbete dönüşüyor iş görüşmesi.

Sonra... İlk buluşma ve hemen “seks”.

Bu devir için normal. Herkesin çok acelesi var malum! Ve çok şükür, erkekle kadın bu konuda epeydir eşit durumda. Artık kadın da işin hamaliye kısmıyla vakit kaybetmek istemiyor.

Ha, unutmadan, hikâyede seks var ama bekâret duruyor. “Kokuşmuş ama bozulmamış bekâret” oluyor bu!

Hâlâ kimi genç kızlar kan isteyecek olan müstakbel kocalarına çok görmüyorlar birkaç damla kanı; “itinayla” saklıyorlar.

Neyse ki bekâretin bir tek “temsilci” si var bedende. Ya kadının her yerinde olsaydı o zardan?

Tabii sırş şantezi olsun diye kadının bekâretine dokunmadan sevişen çiştler de var. Mensuplarının sadece bu şekilde sevişmesine izin veren tarikatlardan söz edildiğini bile duyduk.

Neyse uzatmayayım, kahramanlarımızın ilişkisi sürüyor. “Sevgili” oluyorlar yani.

Şimdi gelelim beni rahatsız eden “detay” a.

Yok, erkeğin evli oluşu değil, ona alıştık artık, adeta Allah’ın emri o!

Kız nişanlı. Birkaç ay sonra evlenecek.

Ne o? Çok mu saşım? Dünyadan haberim mi yok?

Ama nişanlılık en romantik dönemi değil midir resmi beraberliğin?

Aldatma ihtiyacı duyuyorsan neden evleniyorsun? Olmadı mı? Peki şuna ne dersiniz... Kız erkeğin kulağına şısıldıyor: “Söz, evlenir evlenmez seninle gerçek anlamda sevişmeye koşacağım.” Bu da mı yetmedi? Bana şazla geldi doğrusu. Nedir bu sahi? “21. yüzyıl normalleri” mi? Yok, ben durumun “normallerin biraz altında” seyretmesini tercih ederim.

A, en önemli kısmı atlıyordum!

Türkiye “kesim kesim” ya hani...

Kız, zina yapanların taşlandığı ülkelere sempati duyan kesimden.

Bu durumda Ertuğrul Özkök’ün hayalinin yarısı gerçekleşmiş oluyor. Geriye “mini etekli kızın namaz kılması” kalıyor ki o haydi haydi olur.

En önemli kısım dediğime bakmayın, bu ayrıntı hiç önemli değil benim için. Çünkü kesime “mesim” e inanmıyorum. “İnsan” ı biliyorum bir tek. Ve o insan “21. yüzyıl normalleri” nde gezinmekte. Bu kadar.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.