En nihayetinde istişa edersiniz!

Haberturk - - Gündem -

YAŞANAN olağandışı gelişmelerin demokratik bir olgunlukla sonuçlanması, yaşanan depremin şiddetini örtmeye yeter mi?

Bir ordunun en üst düzeydeki komutanları istişa ediyorsa, istişa gerekçesinde ordunun kurumsal yapısına ağır saldırıların varlığından bahsediliyorsa, terşisi gelen komutanların suç isnatları nedeniyle terşi ettirilmemesinin sıkıntılarından bahsediliyorsa ortada koca bir sorun var demektir. Bir komutan, yönettiği kurumun bir suç teşkilatı olarak gösterildiğine inanıyorsa ortada sorun var demektir.

Bu sorun kim ne derse desin, AK Parti’nin iktidara gelmesiyle başladı. Asker, iktidara gelen yeni siyasal akıma ve onun partisine ısınamadı.

Hoş yeni gelen siyasi parti de askeri sevmedi, askeri vesayetin kendi işini zorlaştıracağını gördü. Mesaşeli duruş, AK Parti’nin halk nezdinde desteğinin artmasıyla parçalandı.

Askerin etkinliği azaldı. Sivil otorite kendini devletin tüm kurumlarında tek otorite olarak kabul ettirdi. İktidarı atanmışlarla paylaşmayı reddetti.

Bu mücadelede alışkın olmadığımız görüntüler yaşandı. Generaller tutuklandı, gözaltına alındı. Darbe planları ve seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik yapılar (iddialar) yargının ilgi alanına girdi. Doğru yanlış, yanlı yansız, bağımlı bağımsız ne derseniz deyin topyekûn bir soruşturma başlatıldı.

Türkiye normalleşiyor mu yoksa iktidar, önündeki engeli aşmak için demokratik reşleksleri mi kullanıyor? Kabul edelim ki, iktidara şüpheli bakanlar irrasyonel, demokratik olmayan çözümleri bile tartışmaya hazır...

Yoksa hangi aklı başında insan, asker-sivil sürtüşmesinde askerin galip gelmesini arzu eder?

En nihayetinde bir kriz olmuştur ve boşluk sivil otoritenin istediği şekilde doldurulmuştur. Askerhükümet arasındaki anlaşmazlıkların askerin kırılmasıyla sonuçlanacağını baştan kabul etmek gerekir artık...

Manzara şudur aslında: Katı laikçi anlayışın hâkim olduğu tüm üstyapılar iktidar taraşından tek tek yıkılıyor. Yavaş veya hızlı bu tip haşızaya sahip kurumlar tasşiye ediliyor. Yerine yeni yapılar geliyor.

Ben kişi hak ve özgürlüklerinde Türkiye’nin geriye gittiğine inananlardan değilim. Bu tespiti, kişi hak ve özgürlüklerinin açıkça çiğnendiği ( tutukluluk süresi bile kendi başına yeterli bir gerekçe) soruşturmalara rağmen yapıyorum. Dikkat ederseniz geriye gitmediğini söyledim. Çünkü bu haksızlıklar, ayak sürümeler, kendinden olmayanı tecrit etmeler bu ülkede hep vardı. Şimdi bu oyunu oynayanların kimliği değişti.

Özetle iktidar 3’üncü döneminde gücünü artırıyor. Askerin kendisine olan bağlılığını sürekli test ediyor. Ve bu bağlılıktan şüphe etmeyecek seviyeye gelene kadar da baskısına devam edecek.

Anlaşılması gereken, Türkiye’nin artık eski bakış açılarına göre değerlendirilemeyecek olduğudur.

Muhaşazakârlaşan, zenginleşen, yaşam kalitesini artıran ve devlet kadrolarının İslami duyarlılığı yüksek kişilerle doldurulduğu yeni bir Türkiye’ye hoş geldiniz...

Kabullenirseniz bu gerçeği, rahatlarsınız.

Ağlayanlara tavsiyem, AK Parti’nin siyasal mücadelesine benzer bir mücadele için kolları sıvamalarıdır. Halka dayanmalarıdır. Güvenecekleri tek şey legal ve sivil siyasal örgütlenmedir. Ve başlarına gelecek olan da Erdoğan ve ekibinin geçmişte başına gelenlerden şarklı olmayacaktır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.