“Onu her zaman dinleyin”

Yankı Yazgan, ders yaparken sık sık ara vermenin ve okula alıştırma egzersizleri yapmanın, çocuğunuzu okula adapte etmenin yolları olduğunu vurguluyor ve tüm merak ettiklerimizi anlatıyor.

Hello! (Turkey) - - Lifestyle - BÜŞRA NAZLAN ÜREGÜL nuregul@doganburda.com

Prof. Dr. Yankı Yazgan’dan okula dönen çocukların psikolojisini ve tatil sonrasında çocuğu okula adapte etmek için neler yapmamız gerektiğini dinliyoruz.

Okul hayatı ve çocuk psikolojisi

Orta çocukluk döneminde, okul çağına geçiş noktasında hız- lı bir değişim yaşanır. Çocuklardaki bu değişim bir anda gerçekleşmez. Örneğin, somut bir benlik kavramından soyut olanına geçiş 6 ya da 7 yaşlarında başlar; fakat bu değişim oldukça yavaştır ve 11-12 yaşlarına kadar sürebilir. Bilişsel açıdan düşünme yetisi daha kompleks durumlarla baş edebilir hale gelir. Kelimeleri daha iyi kul- lanır, dikkat süresi artar ve bununla ilgili olarak bellek daha etkinleşir. Çocuk, nesnelerin yüzeysel özelliklerine daha az, altta yatan nedenlere daha çok dikkat etmeye başlar, kendini görünüşe daha az kaptırır ve temelde yatan gerçekliğe odaklanır. Bu durum sadece çocukların nesne anlayışında değil; diğer insanları, ilişkileri ve kendilerini anlayışlarında da görünür hale gelir.

Benlik kavramı ve çocuğun empati yeteneği

Benlik kavramı ilk olarak 7 veya 8 yaşlarında ortaya çıkar. Yeni ilişkilerle birlikte yeni roller de oluşur. Daha önce kendisini aile içindeki roller ile eşleştirirken (evlat, kardeş gibi), okul hayatı ve okulda kurduğu ilişkilerle kendini aile dışı rollerle de eşleştirmeye başlar. Örneğin, sınıfın çalışkanı, en iyi arkadaş, okulun popüleri vs. Çocuk için bu yıllarda ilişkiler oldukça önem kazanır. Buna bağlı olarak bir grup içinde organize hareket etmeyi, kuralları sorgulamayı ve onlara saygı duymayı öğrenir. Bu yaşlarda empati yeteneği gelişmeye başlar. Yavaş yavaş diğer bireylerin de farklı duygu ve ihtiyaçlarının olduğunun farkına varır. İletişim becerileri bu dönemde oldukça gelişir. Çocuğun bu yaşlarda kendi çıkarına yönelik davranışları normal karşılanmalıdır. Bu davranışlar çocuğun neden-sonuç ilişkisi kurma becerisindeki gelişimin bir yansımasıdır. Cinsiyet ayrışması 6 ya da 7 yaşlarında neredeyse tamamlanır. Önceki yaşlarında arkadaşlarını kız veya erkek diye ayırmazken, bu yaşlarda çoğunlukla kız arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Bu durum ergenliğe kadar sürer. Akademik hayat için gereken zihinsel olgunluk da yaklaşık 72 ay civarında, iyi bir okul öncesi dönem yaşadığı ölçüde daha tam ve vakitli olarak gerçekleşir.

Okula ilk kez başlayanlar

Çocuğun belli bir eğitsel yükü kaldırması için belli bir zihinsel, davranışsal ve duygusal gelişimde olması gerekir. Okul için zihinsel ve duygusal gelişim insan beyninin belirli aşamaları kat etmesine bağlıdır. İnsanın biyolojik olgunluğu 72-84 ay arasında okulun gereklerini tam yerine getirme aşamasına ulaşıyor. 60 aylık çocukların % 10-15’i beyinsel olarak kendilerini kontrol edebilecek ve öğrenmeye tam konsantre olabilecekken, 72 aydan sonra bu oran hızla yükselir. Okula başlama çocuklar ve aileler açısından önemli bir adımdır. Çocuklar gelişimleri sırasında okula başlama, öğretmen değiştirme, başka bir yere taşınma gibi yaşam olayları karşısında zorlanır ve belirli bir uyum süreci yaşarlar. Bu uyum süreci kimi çocuk için daha kolay ve kısa süreli olurken, kimisi için de daha zor ve uzun süreli olabilir. Çocuğunuz için yeni bir ortama ve bilinmedik birçok kurala alışmak zor olabilir.

Çocuğunuzun evden ayrılması sizden de bir biçimde ayrılmasına neden olduğu için korku duygularını doğurabilir. Eğer sizden ayrılma konusunda kaygısı varsa, öncelikli olarak çocuğunuzu ayrılığa ve bağımsızlığa alıştırmanız gerekebilir. Okula gitmesinin sizden ayrılıyor anlamına gelmediğini izah edebilirsiniz. Anne-baba ve öğretmen işbirliğiyle çalışmak, çocuğun bu süreci kolay atlatmasına yardımcı olacaktır.

Okula adapte olma

Yeni okul yılına başlangıç çoğu çocuk için heyecan vericidir. Bu dönemde kaygılarda ani bir artış gözlemlenir, kaygıya yatkın olan çocuklarda olduklarından daha sinirli ve bağlı, oldukça uyumlu olan çocuklarda ise heyecanlı bir hal gözlemlenir. Bu dönemde, aileler de çocukları gibi karmaşık ve stresli duygulara kapılırlar.

Çoğu çocuk için yeni okul yılı endişesi hızla zayıflar ve kaygılı davranışlar birkaç hafta içinde son bulur. Aileler için hedef, çocuklarının endişelerini şiddetlendirmeden onlara destek olmaktır. Gergin çocuklara okula başarılı bir şekilde uyum sağlamaları için destek olucu tavsiyeler aşağıdadır.

Aile olarak kendinizi kontrol altında tutmanız ve stresinizi çocuğunuza geçirmemeniz, ailenizin rahatlıkla kaldıramayacağı yüklerden bu geçiş döneminde uzak durmanız faydalı olur.

Çocuklarda konsantrasyonu sağlamak

Konsantrasyona bağlı oluşan problemlerin (derse dikkatini verememe, çabuk sıkılma, kendisine söylenenleri dinleyememe, bir iş için “Tamam” deyip sürekli erteleme, plan yapamama, yaptığı planları uygulayamama) çocuğunuzun elinde olmadan ve istemeden olduğunu unutmayın. Onu sürekli suçlamayın. Kendinizi de suçlamayın.

Çocuğunuza açık, kısa ve kesin yönergeler verin. Sizi doğru olarak anladığından mutlaka emin olun. İsteğinizin yerine getirilip getirilmediğini izleyin.

Yönergelerinizi dinlediğinden emin olun. Gerekirse yanına kadar gidin ve yönergenizi tekrar edin.

Kesin olarak yapılmasını istemediğiniz davranışlarla, izin verebileceğiniz davranışları onunla önceden konuşun ve bunlarda anne-baba olarak kararlı ve tutarlı olun.

Çocuğunuzun güçlü yanları ve güçsüz yanlarının neler olduğunu belirleyin.

Okul ödevlerini yaparken, ders çalışma süresini kısaltın; sık sık ara verdirin.

Yapmasını istediğiniz işi nasıl yapabileceğini çocuğunuza ‘ayrıntılarıyla’ anlatın. (Örneğin odasını toplamasını istiyorsanız; önce nelerden başlayacağından, hangi eşyaları nereye kaldıracağına kadar bütün ayrıntıları tek tek anlatın. Gerekirse eşyaların asıl yerlerine hatırlatıcı yazılar asın.)

Günlük plan/program yapmada çocuğunuza yardım edin. Günlük yapacaklarının listesini küçük bir ajandaya yazabilirsiniz. Gün içinde yapacakları işleri veya gideceği yerleri ona hatırlatmanız faydalı olur.

Çocuğunuzla iletişim kanallarını sürekli açık tutun; onu aktif olarak dinleyin.

Çocuğunuza kendi duygularınızdan söz edin. Sıkça “Sen….. yapıyorsun” cümlelerinin yerine “Bu davranışın nedeniyle BEN………. hissediyorum” cümleleri kullanın.

Çocuğunuzun her olumlu davranışını mutlaka ona geri bildirin; övün. Olumlu davranışlar için teşvik edin.

Küçük olumsuz davranışlarını görmezden gelin. Olumsuz davranışları nedeniyle hemen ona bağırmayın; cezalandırmayın. Sorunu özetleyen kısa ve net mesajlar verin.

Endişelerini dinleyin

Çocuklar, okula geri dönme, yeni bir öğretmen, ödevlerde artış, takım oluşturma ve arkadaş sorunları hakkında anksiyete gösterirlerse ciddiye alınarak dinlenilmelidir.

Bu gibi korkuları görmezden gelmek yerine “Endişelenecek bir şey yok! İyi olacaksın!” demek onları dinleme ve çocuğunuzun duygularını onaylama, onları daha güvende hissettirecektir. Çocuklar, genellikle sizinle, düzeltmenizi pek de beklemedikleri ve kendilerini kötü hissettiren şeylerden bahsetmek isterler.

Sizin göreviniz onların duygularını onaylamak “Bunun zor olduğunu biliyorum” ve durumla baş edebilecek güveni vermek.

“Aile olarak kendinizi kontrol altında tutmanız ve stresinizi çocuğunuza geçirmemeniz, onun

psikolojisi için faydalı olur.”

Okula alıştırma egzersizleri yapın

Eğer çocuğunuzun okuldaki ilk günün oldukça gergin geçeceğini hissediyorsanız, ona önceden yeni okuluna veya sınıfına alışması için zaman tanıyın. Okul açılmadan önce çocuğunuzun okuluna birçok kez ziyarette bulunun ve orada olabildiğince çok zaman geçirmeye çalışın. Çocuğunuzla beraber, sınıfın, tuvaletin, kantinin ve bahçenin yerini bulun.

Ne kadar tekrar, o kadar fayda! Tek bir soru için bile olsa çocuğunuzla okula gitmeniz veya okulda bir belge doldurmanız, çocuğunuzun okula olan uyumunu olumlu yönde etkileyecektir. Çocuğunuzu öğretmeniyle tanıştırma şansınız varsa, bu şansı değerlendirin. Koridorun sonundaki revire bir belge bırakmak bahanesiyle çocuğunuzu sınıfta zaman geçirmesi için tek başına bırakın.

Hafta sonları, çocuğunuzu okulun servis alanına götürmek ve iniş-biniş egzersizleri yapmak bile onun bu rutine alışmasında kolaylık sağlayacaktır.

Yankı Yazgan, “Çocuklarınızı endişelendirecek sorulardan kaçının. Onları daha normal yollardan kontrol edin. Çocuklar üzerlerinde baskı hissetmedikleri zaman ‘konuşmaya’ daha açık olurlar” diyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.