Eski Spice Girls üyesi GERI HALLIWELL HORNER, ailesiyle tatil yaptığı St. Tropez’de evliliğin ve anne olmanın hayatına kattığı güzellikleri anlattı.

AİLESİYLE BİRLİKTE TATİL YAPTIĞI ST. TROPEZ’DE EVLİLİĞİN VE ANNE OLMANIN HAYATINA KATTIĞI GÜZELLİKLERİ ANLATIYOR

Hello! (Turkey) - - Bu Hafta - RÖPORTAJ: BELINDA ROBEY FOTOĞRAFLAR: DAVID VENNI STYLING: ANGIE SMITH SAÇ: COLORPROOF ÜRÜNLERİYLE STELLA CREATIVE ARTISTS’TEN BRADY LEA. MAKYAJ: ONE REPRESENTS’TEN CHARLOTTE REID

St. Tropez’de sabahın erken saatleri... Şarkı yazarı ve yorumcu, sunucu ve yazar Geri Halliwell Horner, ailesiyle birlikte tatilini geçirdiği villaya sadece bir taş atımı uzaklıktaki sessiz sedasız sahilde, son beş yılda hayatında gerçekleşen büyük değişimi içtenlikle anlatıyor.

Geçenlerde 45. doğum gününü kutlayan yıldızın şu an mutlu bir evliliği, bu evlilikten yedi aylık Monty adını verdiği bir oğlu ve önceki ilişkisinden 11 yaşında, sevimli ve konuşkan Bluebell isimli bir kızı var. Dünyanın sadece kadınlardan oluşan gelmiş geçmiş en büyük müzik grubu Spice Girls’ün kızıl baharatı ve beşte biri olarak ünlenen, hayatının büyük bir kısmını bağlanmaktan korkarak, bekar bir anne olarak geçiren sanatçının eski halinden artık eser yok.

İki yıllık eşi, Formula 1 takım yöneticisi 43 yaşındaki Christian Horner ile ilişkisiyle ilgili olarak, “Yanında tamamen kendim olabildiğim bir erkekle tanışmak, hayatımın en büyük değişimini birlikte getirdi. Christian ile tanışmadan önce evlenmek gibi bir düşüncem yoktu. Kendi gemimin kaptanıydım ve kendimi hiçbir yere ait hissetmiyordum. Aslında akıntıda sürükleniyordum ve oldukça yalnızdım. Tek çocuk olarak büyümüş çoğu insan gibi ben de sonu iyi bitmeyeceği önceden belli romantik ilişkilere girip çıkıyordum. Ama doğru zaman geldiğinde bunu anlıyorsunuz ve temelde ben ve Christian, tanıştığımız ilk günden beri birbirimiz için yaratıldığımızı hissediyoruz” diyor ve ekliyor: “Asıl hayat 40’tan sonra başlar demişler. Bu özdeyiş bana tam olarak uyuyor. Çünkü tam olarak 40’ıma bastıktan sonra kendi kendimin en büyük engeli olduğumu fark ettim. Kendime karşı biraz daha anlayışlı, daha yumuşak olmayı, hataları ve doğrularıyla olduğum kişiyle barışık yaşamayı öğrendim. İşte her şey o zaman değişti.”

Şimdi, sadece bir eş ve iki çocuk annesi değil, Christian’ın önceki evliliğinden olan kızı Olivia’ya da üvey annelik yapan Geri’nin Olivia’yı ne kadar çok sevdiği ortada: “Bluebell ve ben o kadar uzun süre ‘sade-

“Monty kucaklanmayı çok seviyor. Annelerin

oğullarına karşı sergiledikleri korumacı tutumu şimdi çok iyi

anlıyorum.”

ce ikimiz’ için yaşadık ve buna alıştık ki, herkesin kendine ait karakterini ve ihtiyaçlarını çekinmeden ortaya koyduğu bu karma ailenin içinde başta zorlandık. Ancak kendimi hayat boyu hep çok yalnız hissettim. Bekar bir anne olarak hayatımda belli konuları birileriyle paylaşmaya duyduğum ihtiyaç o kadar yoğundu ki, alışma süreci uzun sürmedi. Yeni doğan oğlumun ya da 11 yaşındaki kızımın yanında olmak kadar, üvey kızım ve kocamın da her ihtiyacında yanlarında olmayı önemsiyorum. Bu arada elbette kendime de vakit ayırmaya çalışıyorum. Oğlum Monty’yi uyuması için yatağına koyduğumda, uyumayı reddedip ağlıyorsa ya da aşırı yorgun olmama rağmen kokuşmuş çocuk beziyle uğ- raşmak zorunda kalıyorsam kendime şunu diyorum: Kendini yorgun hissetmek için ne kadar da iyi bir mazeretin var. Ama işte, bunu sen istedin.”

Bu yılın ocak ayında doğan, tam adıyla Montague George Hector Horner, deyiş yerindeyse nur topu gibi bir bebek... Hayatınızda görebileceğiniz en mutlu bebek olduğunu; annesinin HELLO! için yaptığı fotoğraf çekimi sırasında etrafa dağıttığı gülücükleriyle tüm ekibi kendine hayran bırakıp doğuştan bir star olduğunu kanıtlamasından anlayabilirsiniz. “Monty, dünyanın en tatlı, sevecen bebeği. En sevdiği şey kucağa alınmak. Genel olarak annelerin erkek çocuklarıyla ilgili korumacı tavrının nasıl bir şey olduğunu ta ciğerimin dibinden hissediyorum. Ben de ‘İşte benim oğlum’ diye gururlanıp duran anneler arasına katıldım” diyor.

43 yaşında doğal yollarla hamile kalabildiği için de kendisini çok şanslı hissediyor: “İkimiz de zaten birer çocuk sahibi olduğumuz için ‘Eğer birlikte bir çocuğumuz olursa bu çok güzel olur ama olmazsa da dünyanın sonu değil’ şeklinde bir kafa yapısına sahiptik. Bu yüzden birbirimiz üzerinde herhangi bir baskı kurmadık. Ama şimdi ikimizden de özellikler almış olan oğluma baktığımda ona sahip olmanın ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlıyorum.

YARIŞ ROMANTİZMİ

Geri ve Christian bundan yedi yıl önce Monako’da Formula 1 Grand Prix’de tanışmışlar. “İkimiz de o sırada başkalarıyla beraberdik ama tanıştığımız anda aramızda oluşan o bağı, hatta ‘klik’ sesini hissettik” diye anlatıyor Geri ve ekliyor: “O ilk karşılaşmadan yıllar sonra bir hayır gecesinde tekrar bir araya geldik ve işte o an aramızdaki kıvılcımdan emin oldum. İkimiz bir aradayken tamamen kendimiz gibi davranabiliyoruz. İçimizde hiçbir duygumuzu tutmayıp dürüstçe karşımızdakine bunu söyleyebiliyoruz. Bu tür konularda bir uzman olduğumu iddia edemem ama şu ana kadar iyi kotardığımı söyleyebilirim. Christian bana herhangi bir sınırlama getirmemesi gerektiğinin farkında; çünkü onun eşi olmayı sevdiğim ve önemsediğim kadar kendim olmaya ve buna vakit ayırmaya da ihtiyacım var. Ona daha geçenlerde şöyle dedim: ‘Evlilikte bir yolcu değil yardımcı pilot olmak istiyorum.’ O da şu nefis cevabı verdi: Evet ama bu aynı zamanda seni hava trafiğinin kontrolünden sorumlu kişi yapmaz.”

Birbirlerinin hayatlarını kolaylaştırdıkları açıkça görülüyor: “Çok güçlü bir ilişkimiz var. Birbirimizi sürekli kızdırıyoruz, ayrıca zaman zaman tartışmalarımız da oluyor. Christian ile evliliğimde; bir ilişkide nezaket çerçevesinde kaldığı sürece tartışmanın ne kadar sağlıklı bir şey olduğunu öğrendim. Çünkü eğer aşkınız yeterince güçlüyse hem inandığınız şeyi taviz vermeden savunup hem de karşınızdakini kırmadan kendinizi ifade edecek bir yol buluyorsunuz.”

“Şu an seni en iyi tanımlayacak kelime ne olur, diye sorsanız, cevabım ‘memnun’ olur. Önceleri hep mükemmeli arıyordum. Mutluluğun ayaklarınızı yerden kesen hislerin bir sonucu olduğunu düşünüyordum. Ancak bunun gerçekçi olmadığını fark ettim.

Yaş aldıkça sahip olduklarıma şükret-

meyi öğrendim ve neyin daha önemli olduğunu çok daha iyi kavradım. Eskiden insanların benim hakkımda ne düşündükleri çok önemliydi. Ama şimdi düşünce ve eylemlerimin arkasında daha güvenle durabiliyorum ve bunlar birilerinin hoşuna gitmezse de umurumda olmuyor. Gençliğimde çok ciddi kendine güven problemleri yaşadım. Artık başka birinin beni sevmemesi, benim kendime inancımı sarsamaz ve bu, benim için büyük bir gelişme.”

Geçmişte büyük bir savaş verdiği blumia hastalığı artık çok gerilerde kalmış: “Vücuduma karşı çok acımasızdım. Yemek ve spor, toplumun güzellik kıstasları içine girebilmek için kullandığım silahlardı ama bunun sürdürülebilir bir şey olmadığını, kişinin az yiyip çok spor yapma alışkanlığını sağlık amaçlı değil de sadece daha iyi görünmek için yapmasının acı sonuçlarını zor yoldan öğrendim.”

Adeta askeri bir disiplin içinde kendini cezalandıran form koruma rejimleri geçmişin tozlu sayfalarında kalmış. Geri, bir süredir kendini en az haftada iki gün Iyengar yoga yapmaya adamış.

“Yakında ergenlik çağına girecek bir kızım var ve ona dış görüntü açısından sağlıklı bir rol modeli olmak istiyorum. Çocukların gördüklerini kopyaladıklarının çok iyi farkındayım. Bluebell ve ben birlikte yemek yapıyoruz ve bu arada okul hayatında ve arkadaşlarıyla neler yaşadığına dair uzun konuşmalarımız oluyor. Kendimize ait tarifler yaratıp hem yemesi zevkli hem de sağlıklı yiyecekler pişiriyoruz. Bluebell de ben de mutfakta deney yapmayı çok seviyoruz. Ben ne zaman pist dışı kalsam, eşim benim yerime yarışa katılıyor” diye espri yapıyor ve tek kaşını kaldırarak ekliyor: “Christian her zaman yemeklerimle tatlı tatlı dalga geçer.”

Bluebell ve Christian’ın ilişkisi de hiçbir zorlama olmaksızın Geri’nin deyişiyle ‘doğal olarak’ gelişmiş: “İkisini de hiçbir konuda zorlamadım. Anlaşmak için kendi yollarını bulmalarına izin verdim. Bluebell, Christian’a baba diyor ve bu, tamamen kendi kararı. Aralarında çok sıkı bir bağ var.

“Yıllarca etrafında aile figürü olarak sadece beni gören Bluebell için hayatına birden bire Christian ile birlikte önce bir üvey kız kardeş, şimdi de bir erkek kardeş girmesi çok büyük bir değişim oldu. Bu, bir genç kız için atlatılması zor bir süreç ama o gerçekten bu konuda bana bile yardımcı. Çok zeki, kocaman kalpli komik bir kız. Onunla gurur duyuyorum. Ona her zaman şunu diyorum: ‘Öncelikle senin annenim ama aslında arkadaşınım.’ Bazı konularda ise oldukça katı bir anneyim. Mesela sınıfında cep telefonu olmayan tek çocuk Bluebell. Belli bir süre sonra bu konuda gevşemem gerektiğini bildiğim için de hayır demek yerine, ‘Daha değil’ diyorum.”

DOSTUN ARDINDAN BİR ŞARKI

Bu ay sonunda Ryan Clark- Neal ile birlikte sunduğu ‘This Morning’ programıyla ekranlara dönen Geri, tüm çalışan annelerin başına gelen ikilemle, yani aile ve iş hayatı arasındaki dengeyi kurmanın zorluklarıyla baş etmeye çalıştığını itiraf ediyor.

Yakın zamanda ise geçen Noel’de ölen çok yakın dostu ve oğlu Monty’ye ismini verdiği George Michael için yazdığı bir şarkıyı solo single olarak yayımladı: Angels in Chains.

“Bu olay bana, müzik sektöründeki bir sanatçının üzerindeki baskıları hatırlattı. Yaratıcı bir insan olarak sürekli bir şeyler üretme ihtiyacındayım. Bu yüzden her zaman şarkı yazmaya devam edeceğim; çünkü bu kanımda var. Ama konser, tur ya da iş dışında da sürekli ilgi odağı olma hali artık kesinlikle istemediğim bir durum.”

George’un mirasını devam ettirmekten bahis açılınca Geri, ‘Faith şarkısıyla ünlenen ve hayatı sürekli mercek altında tutulan George Michael’ın büyük emek verdiği Childline hayır kuruluşunun yeni elçisi olacağını açıklıyor: “George’u kaybettikten sonra, onun yaşamı boyunca yaptıklarının izinden bir çeşit hac yolculuğuna çıktım. Dame Esther Rantzen ile bu sırada tanıştım. Rantzen bir gün beni Childline ofisine davet etti. Orada yaptıkları muazzam işi görünce şaşkınlıktan dilim tutuldu. Bu yüzden benden derneğin elçisi olmamı istediğinde hiç düşünmeden ‘Evet’ dedim. Yardım edebileceğim her konuda onların yanındayım.”

Christian ve Geri gelecekte aileyi genişletmek istiyor mu? Yıldız, yüzünde muzır bir gülümsemeyle şunları söylüyor: “Başka bir çocuk için her zaman yerimiz var tabii ki. Ve olursa, ne güzel olur. Ama şimdiden üç güzel çocuğumuz var. Bu yüzden, olmazsa da dünyanın sonu değil!” diyor ve ekliyor: “Hayatın bize bahşettiği zenginliklerin farkındayız ve bunun için her an şükrediyoruz.”

Geri ve kızı Bluebell, Côte D’azur’un güneşli sokaklarında yedi aylık bir bebek olan Monty’yi gezdiriyorlar. Çekimler sırasında doğuştan bir yıldız olduğunu kanıtlayan Monty, annesinin kucağında.

Henüz yedi aylık olan Monty’den ayrılabildiği zamanlarda Geri, Iyengar yoga yapıyor. Geri, “Bu benim kendime ayırdığım zaman. Yorgun düştüğümde, kendime bunun çok yararlı bir yorgunluk olduğunu hatırlatıyorum” diyor.

Geri, kızı 11 yaşındaki Bluebell’in aile düzenindeki büyük değişimle başa çıkış şeklini yere göğe sığdıramıyor. “Uzunca bir süre aile olarak sadece ikimiz vardık. Şimdiki düzene geçiş Bluebell için büyük ve zor bir değişim oldu. Ama o, kocaman kalpli bir kız. Onunla gurur duyuyorum.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.