HOLLYWOOD’UN STİL KRALİÇESİ KATE BECKINSALE NEW YORK’UN ONUN IÇIN ÖNEMINI VE BEKAR BIR ANNE OLMAYI ANLATIYOR.

“Kariyerimin bir haritası hiç olmadı. Kendimi bir yolda ilerlerken buluyorum, sonra bakıyorum, bir yere varmışım.”

Hello! (Turkey) - - Inside Story - RÖPORTAJ: GABRIELLE DONNELY

Beverly Hills’teki ultra şgösterişli Four Seasons Hotel’de güneşli bir öğle sonrası... HELLO! röportajı için otele gelen Kate Beckinsale, flörtöz, fırfırlı siyah beyaz bir elbise içindeki incecik vücudu; bronzlaşmış, omuzlarına dökülen parlak, gür saçlarıyla muhteşem görünüyor. Kendine has stiliyle ünlü olan Hollywood yıldızı, geçen günlerde yeni filminin galasında siyah dantel bir elbiseyle boy gösterdi. Bir sonraki gün ise sadece bir değil, üç değişik ve göz alıcı kıyafetle ilgi odağı oldu. Görünüşe bakılırsa kıyafet seçimleri kariyer ve rol seçimlerinden bile daha kontrollü. Oyuncunun karakter portfolyosunda örneğin Emma Thompson’la başrolü paylaştığı ‘Much Ado About Nothing’ gibi Shakespeare yazımı bir hikayenin yanında, ‘Underworld’ gibi fantastik bir yapımda vampir avcısı rolü var. Oradan akıllı bir dönüş hareketiyle yeni çektiği ‘The Only Living Boy in New York’ta hayat verdiği; hem Pierce Brosnan’ı hem de oğlunu baştan çıkaran femme fatale tiplemesi hatırlatıldığında neşeyle “Kariyerimin hiçbir zaman bir haritası olmadı” diyor ve ekliyor: “Kendimi her zaman bir yolda ilerlerken buluyorum ve bir bakıyorum, ‘Sürpriz! Gelmişim’. Kendimi hiçbir zaman bir aksiyon filminde oynarken hayal etmedim ama bazı zamanlar o türe çok yaklaştığım oldu. Bu durumu şaşırtıcı olduğu kadar, biraz da havalı buluyorum.”

Yeni filmi hakkında en çok neyi sevdiği sorulduğunda ise cevabı şu oluyor: “Film insanların, insan yani defolu, hatalı olmalarına rağmen hâlâ iyi ve kabul edilebilir olmaları hakkında. Hadi kabul edelim! Aslında hepimiz etrafta beceriksizce dolanıp duruyoruz.”

Film, aynı zamanda sanatçının kalbinde özel bir yeri olan New York’a yazılmış bir aşk mektubu gibi: “Amerikan yapımı ilk filmim ‘The Last Days of Disco’, New York’ta çekilmişti. O sıralarda Britanya’daki evimden ve yaşantımdan çok uzakta, sadece filmlerde gördüğüm ve çok etkilendiğim bu şehirde çalışıyor olmak beni son derece korkutmuştu. Ama orada çok iyi vakit geçirdim ve arkadaşlar edindim. Yıllar sonra Lily henüz bir bebekken ‘Serendipity’yi çekmek için şehre gittim. Kızım konuşmaya ve yürümeye New York’ta başladı. Bu sebeplerle bu şehrin bende özel bir yeri vardır.”

Lily, Kate ve aktör Michael Sheen’in kızı. O artık 18 yaşında bir genç kız ve önümüzdeki sonbahar üniversite eğitimi için anne evinden ayrılacak. “Bu da anne olduğumdan beri ilk kez kendime ait alanım olacağı anlamına geliyor” diyor Kate: “Lily, çok iyi, parlak, akıllı, ilginç ve cesur bir kız. Her zaman evimde benimle yaşamayacağı için çok üzülüyorum ama neyse ki sürekli beni ziyarete gelecek.”

ANNELER VE KIZLARI

Kate, annesi Judy Loe ile aralarındaki yakın bağı, kendi kızıyla arasında kurmayı da başarmış: “Ben annemin tek çocuğuyum. Lily de benim tek çocuğum. Özellikle bekar bir ebeveynseniz bu çok sıkı bir ilişki anlamına geliyor. Ama aynı zamanda çocuğun kendisine ait bir hayatı olması çok önemli. Bu, ebeveyn için zor bir durum ama çocuğun karakterinin gelişmesi açısından gerekli. Diğer taraftan ben hâlâ annesine güne 18 kez mesaj atan biriyim.”

44 yaşındaki Kate, yemek yapmadığını özellikle vurguladığı Los Angeles’taki evinde yaşıyor ve pırıltılı görüntüsünü koruyabilmek için sık sık spor yapıyor: “Çok zor sinirlenirim. Gerçi bir kere dolu bir çikolata kavanozunu mutfağın duvarına fırlatmışlığım var. Ama bunun kötü bir fikir olduğunu anlamam fazla uzun sürmedi. Çünkü içindeki ezme, mutfağın her yerine dağıldı ve köpekler yemeden önce acele edip mutfağı tamamen temizlemem gerekti. Çikolata da boşuna ziyan oldu.”

Kate Beckinsale, Pierce Brosnan ile başrolünü paylaştığı son filmi ‘The Only Living Boy in New York’un gala gecesinde giydiği

Reem Acra imzalı elbisesi içinde göz alıcı görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.