Dünyaca ünlü tenor ANDREA BOCELLI, 12 yaşından beri gözlerinin görmüyor olduğu gerçeğinin; onu sevdiği şeyleri yapmaktan alıkoymasına asla izin vermemiş. HELLO!, Bocelli’nin hayatına dokunan bir röportaj gerçekleştirdi.

Bocelli, 12 yaşından beri gözlerinin görmüyor olduğu gerçeğinin; onu sevdiği şeyleri yapmaktan alıkoymasına asla izin vermemiş. Ata binmeyi, rüzgar sörfü yapmayı, paten kaymayı ve kayak yapmayı çok seviyor.

Hello! (Turkey) - - Bu Hafta - RÖPORTAJ VE FOTOĞRAFLAR: ESTHER PORTO DIŞ MEKAN FOTOĞRAFLARI: CARLO BRESSAN

“Güzel ve hassas bir kadını sadece sesine ve dokunuşuna bakarak beş saniyede ayırt edebilirim.”

Andrea Bocelli

Düet partneri Celine Dion, “Eğer Tanrı şarkı söyleyebilseydi, sesi kesinlikle Andrea Bocelli’ninkine benzerdi” diyerek ünlü tenorun hayranlarını mest etmişti. Usta sanatçı, kulağa adeta cennetten inmiş gibi gelen tiz vurgulu sesiyle 20 yılı aşkın süredir dünyanın farklı yerlerinden insanları kendisine hayran bırakıyor. 80 milyon adet albüm satan, Roma’daki Colosseum’dan Mısır piramitlerine, Hollywood Bowl’dan Londra’nın ünlü 02 Arena’sına, dünyanın en çok bilinen merkezlerindeki sem- bol yapılarda dev kalabalıklara sesini duyuran Bocelli, müzik tarihinin yaşayan efsanelerinden biri.

Tüm bu büyük gösterilerin içinde Andrea’nın kalbine dokunan bir etkinlik var ki, onu hem ailesine hem de evine yakın tutuyor. Her yıl düzenlenen ve biletleri anında tükenen yaz konseri, müzik dünyasındaki sevdiği meslektaşlarını, memleketi Toskana’nın Lajatico Köyü’nde bir araya getiriyor. 59 yıl önce doğduğu ve neredeyse 300 yıldır ailesinin şarap

ürettiği çiftliğe çok yakın mesafede gerçekleşen konser, ailesine düşkünlüğüyle bilinen Andrea için özel bir önem taşıyor. Tarihi bağ evi, ilk kez 1730 yılında bir Bocelli tarafından satın alınmış. Şimdilerde burada yüksek kaliteli Prosecco, zengin İtalyan kırmızısı Sangiovese ve keskin, meyve aromalı Pinot şarapları üretiliyor.

Tavlalarla tamamlanan yapı; rustik pastoral yaşamın olmazsa olmazı, ufka uzanan huzurlu kırlarla çevrili... Burası, sanatçının kendinden neredeyse 24 yaş küçük eşi Veronica, bu evlilikten sahip olduğu beş yaşındaki kızı Virginia, önceki evliliğinden olan iki oğlu 22 yaşındaki Amos ve 19 yaşında- ki Matteo’dan oluşan ailesi için mükemmel bir kaçış noktası... Andrea ile aynı zamanda menajeri de olan Veronica, 2014’te tam 12 yıllık beraberliğin ardından Livorno’daki Montenero Katedrali’nde düzenlenen bir törenle aile ve arkadaşlarının huzurunda birbirlerine “Evet” demişler. Papa Francis’in de bir kutlama mesajı yolladığı düğün, büyük ses getirmiş. Normalde Forte dei Marmi kıyısındaki 10 odalı malikanelerinde yaşayan ve Andrea’nın yoğun iş programı onu evden uzağa sürüklediğinde eşinin yolunu gözleyen Veronica, uzaktayken Andrea’dan dünyanın en güzel mektuplarını aldığını söylüyor.

Veronica’nın anlattığına göre bu, ilk görüşte aşkmış. 12 yaşından beri gözleri görmeyen Andrea ise Veronica’nın sesini duyduğu an, geri dönülmez bir aşka tutulduğunu anlatıyor. Andrea “Güzel ve hassas bir kadını sadece sesine ve dokunuşuna bakarak beş saniyede ayırt edebilirim” diyor.

HELLO!: Veronica’yla aranızda olan tam olarak neydi?

Andrea Bocelli: Onu tanıdığım an, onun farklı birisi olduğunu, kaderimde onunla birlikte olmak olduğunu anladım. Gerçeği söylemek gerekirse, tanıştığımız akşam elleri biraz soğuk olduğu için sesine odaklanmayı tercih etmiştim. Nere-

deyse 16 yıldır günün 24 saati beraberiz. Eşimle tanışmadan önce duygusal olarak çok istikrarsız bir yaşamım vardı. İlişkilerim bir haftadan uzun sürmüyordu.

HELLO!: Nasıl yani?

A. Bocelli: Bir kadın için hissettiğim tutku ancak bu kadar sürüyordu. Ve bu, ciddi bir ilişki yaşamak istediğimde büyük problem yaratıyordu benim için. Tam da bu yüzden başlarda Veronica’dan çok hoşlanmama rağmen ona olan ilgimin çok uzun sürmeyeceğinden korkmuştum.

HELLO!: Ama bu durum tamamen değişti, değil mi?

A. Bocelli: Kesinlikle. Aramızdaki çekim hâlâ ilk günkü gibi taze.

HELLO!: Evliliğinizin başarısının sırrı nedir?

A. Bocelli: Hepsinden önemlisi çekim, sonrasında zeka. İki insanın bir arada yaşayabilmesi için ikisinin de zeki olması gerektiğini düşünürüm. Ve Veronica gerçekten çok zeki bir kadın. Erkekler temel olarak hep çocuk kaldığı için aşk her gün yeniden oynanan bir oyun olmak durumunda.

HELLO!: Hiç bir kadın yüzünden kendinizi tehdit altında hissettiniz mi?

A.Bocelli: Hayır, utangaçlığım sadece sahnede nüksediyor.

HELLO!: Kendinizi şanslı biri olarak görüyor musunuz?

A. Bocelli: Evet. Ve bu, sadece başkaları tarafından sevilme hissinden kaynaklanmıyor. En önemlisi, beni seven bir aileye ve arkadaşlara sahip olmak. Bu sebeple kendimi şanslı hissediyorum.

HELLO!: Yüz bin kişinin karşısında şarkı söylerken neler hissediyorsunuz?

A. Bocelli: Adrenalin. İşim biraz sporcularınkine benziyor; çünkü şarkıcılar da kaslarını kullanarak işlerini yapıyor. Bilindiği üzere ses de kaslar sayesinde var olabilen bir şey. Bu sebeple eğer yeterince sağlıklı değilsen, iyi şarkı söyleyemezsin. Başarı için alkol ya da sigaranın olmadığı sağlıklı bir yaşamı benimsemek gerekiyor.

HELLO!: Mirasınızın kim tarafından na- sıl devam ettirilmesini isterdiniz?

A. Bocelli: Henüz emin değilim ama oğlum Matteo’nun benim yolumdan ilerleyip iyi bir tenor olmasını isterim.

HELLO!: Hayatınızı anlatan filmde Antonio Banderas da yer alıyor...

A. Bocelli: Evet, bu doğru. Antonio, çok iyi bir aktör. Değişken, akıllı ve derin. Onun bu projede yer almasından dolayı çok mutluyum. Ayrıca şan hocam Maestro Luciano Bettarini rolünün ona çok yakıştığını düşünüyorum.

HELLO!: Veronica, Andrea ile nasıl tanıştınız?

Veronica Bocelli: Bir doğum günü partisinde. Daha sonra öğrendim ki, aslında ikimiz de bu davete katılmak istememişiz. Benim tam sınav haftamdı ama gazeteci bir kız arkadaşım onunla birlikte bu davete gitmem için ısrar etti. Partide biraz sıkıldım ve etrafta, evin boş olan salon ve odalarında dolanmaya başladım. O arada bir piyanoyu akort eden bir adam dikkatimi çekti. Yanına gittim ve bir iki cümle sohbet ettik. Adam Andrea Bocelli’nin ses mühendisi çıktı ve istersem beni kendisiyle tanıştırabileceğini söyledi. Bu jesti için ona teşekkür ettim ve bu verdiği sözü hemen unutacağını düşündüm. Ama gecenin ilerleyen saat- lerinde Andrea için çalışan kişilerden biri gelip beni buldu ve tanıştırmak üzere onun yanına götürdü. El sıkıştık ve o, “Tanıştığıma memnun oldum” dedi. Ben de onunla tanışmanın benim için onur olduğunu söyledim. Kesinlikle iddia edebilirim ki, ilk görüşte aşk diye bir şey var. O gecenin karanlığında bir küçük el sıkışması dünyamı tepetaklak etti. Eğer çekim varsa onu anında hissediyorsunuz ve bir kere yakalandıktan sonra ondan kaçmaya çalışmanın ya da onu sorgulamanın hiçbir manası yok. Çok güçlü bir titreşim hissettim ve kader de bana yolu gösterdi.

HELLO!: “Delice aşık oldum” diyebilir misiniz?

V. Bocelli: Aşık olmak tamamen farklı bir durum. Biraz zaman aldı ama ilk birkaç saat içinde onunla ilgili her şeyi sevdiğimi fark ettim. Aynı akşam şarkı söylerken çok centilmence, yine de gösterişli bir şekilde bana bir şarkısını adadı.

HELLO!: Birlikte geçirdiğiniz 15 yıl nasıldı?

V. Bocelli: Hem aile yaşantısı hem de duygusal olarak her dakikası muhteşemdi. Çok doğru bir yerde olduğumu düşünüyorum. Bunu üç kelimeyle özetleyebilirim: Aşk, çocuklar ve inanç. O

geç saatlere kadar çalışıyor, ben sabah çok erken kalkıyorum ve ikimiz ayrı iş programlarına sahip olsak da mutlaka bir araya gelip konuşacak vakti yaratıyoruz. Sabah kalkar kalkmaz ilk yaptığım, e-postalarımı kontrol edip, mektuplarını ona okumak...

Eminim gelecekte, şu andaki halime bakıp ne kadar şanslı olduğumu düşüneceğim. Andrea bana çok güzel mektuplar yazıyor ve bir şekilde ailemizi bir arada tutacak her şeyi yapıyor. Ayrıca muhteşem iki erkek evlada üvey annelik yapmanın sonsuz keyfini yaşıyorum. Andrea’nın oğulları Amos, Matteo ve onlara verdiğim kız kardeşleri Virginia ile birlikte birbirine çok bağlı bir aileyiz. Çocuklarımız hem gururumuz hem eğlencemiz. Bu arada din ve inanç konularında eşimle çok yararlı konuşmalar yapıyoruz. Ruhani yönümü eşim sayesinde geliştirdim diyebilirim.

HELLO!: Zor zamanlar da oldu mu? V. Bocelli: Elbette zor zamanlarımız da oldu ve bunların bir bölümü Andrea’nın ilk evliliğiyle ilgiliydi. Diğer tarafın gösterdiği anlayışsız tutum ve kötü niyetli bazı avukatların uygunsuz tavırları eşimi öyle kötü bir durumda bıraktı ki, çocukların da psikolojisi bu durumdan olumsuz etkilendi. Çocukların iyiliği için Andrea kendisini savunmamaya karar verdi. Bu, akıllı ve doğru bir hareketti. Yanında olduğum adamın ne kadar doğru bir seçim olduğunu bir kez daha görüp Tanrı’ya şükrettim.

HELLO!: Aynı anda bir eş, anne, menajer ve hayırsever olmayı nasıl başarıyorsunuz?

V. Bocelli: Elimden gelinin en iyisini yapıyorum. Günlük işlerimizde her ne yaparsak yapalım Andrea ve ben eşitiz. Elbette onun benden hem kültürel hem de yaşam ve iş tecrübesi açısından 20 yıl önde olduğu gerçeğini baştan kabul ederek işlerimizi birlikte yürütüyoruz. Ondan yeni bir şey öğrenmediğim bir gün bile geçmiyor.

HELLO!: Peki, bize Andrea Bocelli Derneği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

V. Bocelli: Derneğin ilgilendiği projelerin konu yelpazesi çok geniş. Amaç, orantısız güç, özürlü olmak ya da sosyal dezavantajlar yüzünden acı çeken tüm insanlara engelleri aşmalarında yardımcı olmak. Bu tür mağduriyetlerin en çok yaşandığı yerler olan Haiti ve İtalya’da Vatikan’la işbirliği yapıyoruz. Boston’daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ile âmâların daha özgür hareket etmesini sağlayan bir araç yapmak üzere bir araya geldik.

Haiti’de hastaneler, yetimhaneler ve okullar kurduk. Ayrıca burada halka da yardım elimizi uzatıyoruz. 2500’den fazla çocuğa eğitim, yiyecek ve sağlık desteği veriyoruz.

Altın sesli tenor Andrea Bocelli, doğup büyüdüğü çiftlik evinde ailesiyle kaliteli

zaman geçirmenin keyfini yaşıyor. İkinci eşi Veronica, kızları Virginia’nın annesi. 22

ve 19 yaşlarındaki oğulları Amos ve Matteo, sanatçının

önceki evliliğinden... Bocelli’nin ailesinin neredeyse 300 yıldır şarapçılık yaptığı araziden ve çiftlik evinden görüntüler. Bu tarihi bağ evi, bir Bocelli tarafından ilk kez 1730’da satın alınmış. Şimdilerde bağda yüksek kaliteli köpüklü Prosecco, zengin kırmızı Sangiovese ve keskin meyveli tadıyla öne çıkan Pinot şarapları üretiliyor ve diğer ürünlerle birlikte burada satışa sunuluyor.

Geleneksel mimari özellikler taşıyan sağlam yapının çoğu odası tonozlu. Bununla birlikte aile, evin rustik ve sade havasını korumak için genele yayılan

taş, tuğla ve ahşap işçiliğini açıkta bırakacak bir düzenleme tercih etmiş.

Açık planlı mutfak, bir yemek salonuna ve küçük, konforlu, şömineli bir oturma odasına açılıyor.

Andrea Bocelli’nin çocukluğundan beri atlara ilgisi büyük. Ailesi ona

ilk atını 11 yaşındayken hediye etmiş. Burada çiftliğin tavlalarında beslenmekte olan muhteşem Arap

atlarından biriyle görülüyor.

Baba Andrea, küçük kızı Virginia

ile birlikte.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.