“Zamanı değil, zamansızlığı resmediyorum”

Ahmet Özel’in son dönem çalışmalarından oluşturduğu 26’ncı kişisel sergisi ‘Anlar/ Moments’; sanatçının mutluluk algısına katkısı olduğuna inandığı form ve atmosfer çalışmalarını sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Hello! (Turkey) - - Lifestyle -

Ressam Ahmet Özel, “Sergideki resimlerimde zaman değil, zamansızlık var aslında” diyor. Nişantaşı Galeri Bohem’de 26’ncı kişisel sergisini 13 Ekim’de sanatseverlerle buluşturacak olan sanatçı, son dönem ağırlıkla ele aldığı

‘Kutsal Atmosfer’, ‘Şaman’, ‘Şifa’, ‘Cennet’, ‘Melek’, ‘Khairos’, ‘Tohumlar’ gibi temalarını ‘Anlar/ Moments’ konseptiyle birleştiriyor.

Özel’in bu çalışmaları, evrende var olan insanın, onu oluşturan derin form ve kavramları zaman döngüsüne hapsolmadan resmetmek, daha üst, kalıcı bir anlama ulaşmak açısından oldukça önemli. Sanatçı “Resimsel anlamda plastik bir form evreninde var olmak” diye nitelendiriyor bunu. Yani sergide göreceğiniz tüm işler zamandan bağımsız, sonsuz bir anlam denizini anlatıyor. 31 Ekim’e kadar görülebilecek sergide sanatçının büyük boyutlu, tuval üzerine yağlı boya çalışmaları ile birlikte ‘Anlar/Moments’ konseptine gönderme yapan, küçük boyutlu kağıt üzeri kolaj, yağlıboya ve mürekkep ile oluşturduğu çalışmaları da yer alıyor. Ahmet Özel ile resim serüvenini ve şu an geldiği noktayı konuştuk.

HELLO!: Resim serüveninizde şu an geldiğiniz noktaya nasıl vardınız? Ahmet Özel:

1980’lerden başlayan resim serüvenimin ilk evreleri akademik ve figürü, onun alegorik atmosferini ele alan bir kurgu içeriyordu. 1990’lardan sonra figürün devreden giderek uzaklaştığı içsel, soyut anlatım endişesi taşıyan döneme giriş yaptım. O dönem resimlerimin ana problemi yaradılış, evrenin oluşumu ve tohumlardı. Bu konseptteki çalışmalarım amorf, henüz oluşmamış formları içeriyordu. 2008’den sonra giderek evren formları diye nitelendirdiğim bilinmez formlar, tekrar yeryüzüne figür olarak dönüş yaptı. Bu dönemde daha çok mistik atmosfer arayışını problem eden, form olarak hepimizin mutluluk figürü olarak tanımladığı melek formlarına yöneldim. Şimdilerde şaman, kutsal seremoniler gibi genel mutluluk algısına katkısı olduğuna inandığım form, atmosfer çalışmaları yapıyorum.

HELLO!: Resimleriniz soyut bir tavır taşıyor, soyutlama anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?

A. Özel: İlk algıda soyut form örgüsüyle karşılaşılmasına karşın, resmin iç formlarının dünye- vi ve anlam sistemi içinde kurgulanmış olduğu görülecektir. Burada izleyicinin resme dahil olmasını amaçlayan bir plastik form kurgusu söz konusu. Soyut tavır aslında, sanatçının dışa vurduğu gerçek iç oluşumlarının yansıması. Bu nedenle soyut, diğer bir yanıyla gerçek ve somut bir iç tezahürdür, görünümdür. Figüratif, gözleme dayalı büyük zaman tecrübelerinin içe akarak, içtekini dışa gösterme tavrını benimsiyorum. O açıdan, resimlerim iyi gözlendiği zaman, hem kendime ait hem de izleyicilere ait birçok parçayı taşıyor yüzeyinde.

HELLO!: Sanat eğer küresel bir dil ise sanatçının dini, dili, ırkı, milliyeti resmine yansımalı mıdır?

A. Özel: Sanatçı ya da genelleme yaparsak insan, bir aidiyete sahip olarak doğar. Annesi, babası, konuştuğu dil, evin içinde yaşadıkları düzen ve çevre onun bu aidiyetinin parçası. Sanatçı, diğer insanlar gibi farklı bir bahçede doğar ve beslenir. Kendine verilmiş değerlerle, süreç içinde edindiği yeni değerlerle kendini yapar ve kendine özgü bir renge dönüşür. Evrensel olma, bence kendi renginin ışığını dünyaya gösterebilme becerisidir. Yaratıcı ve kendine özgü değerlerle donanmış sanatçı, farklılığıyla evren bahçesinde bir çiçek olarak açar. O açıdan sanatçının farklılığı, evrensellik kavramı açısından bakıldığında, büyük zenginliktir.

HELLO!: Serginin konsepti olan ‘Anlar/ Moments’ sizin için ne ifade ediyor, açıklar mısınız?

A. Özel: Sergi konseptiyle aslında amaçlanan yaşanmışlıkların aşkınlaştığı ‘an’a tanıklık eden sahneleri izleyici ile paylaşmak. ‘Kairos’ kavramı içinde ‘an’, anlam olarak yaşanmışlıkları içinde barındıran ve geleceğin izlerini de taşıyan noktasal bir mucize durumun ismidir. Bu açıdan resim formuna kaynaklık eden birçok form ve kavramı içinde barındırıyor. Benim için bir yönüyle içsel yaşanmışlıklarıma tanıklık eden bir ‘anı’ resimleri. Bir anlamda ‘an’lardan oluşan bir retrospektif. Bu yönüyle bu sergiyi kendi resim serüvenim içinde çok önemsiyorum ve anlamlandırıyorum.

Ahmet Özel, “Yaratıcı ve kendine özgü değerlerle donanmış sanatçı, farklılığıyla evren bahçesinde bir çiçek olarak açar. O açıdan sanatçının farklılığı, evrensellik kavramı

açısından bakıldığında büyük zenginliktir” diyor.

“Soyut tavır aslında sanatçının dışa vurduğu gerçek iç oluşumlarının yansıması. Bu nedenle soyut, diğer bir yanıyla gerçek ve somut bir iç tezahürdür.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.