BAHAR & OZAN ŞER ile Uludağ’da aşk dolu bir gün geçirdik.

EVLILIKLERINDE 18. YILLARINI KUTLAYAN BAHAR - OZAN ŞER ÇIFTINI ULUDAĞ’DA ZIYARET ETTIK. AŞK, ILIŞKILER, AILE VE ONLARI BUGÜNLERE GETIREN MUTLU EVLILIKLERININ SIRRINI KONUŞTUK.

Hello! (Turkey) - - Bu Hafta - RÖPORTAJ: SİNEM KIN FOTOĞRAFLAR: BÜLENT KAYA

Uludağ’da hava pırıl pırıl. Güneş içinizi ısıtıyor. Onların halen birbirine aşkla bakan gözleri ise güneş kadar sıcak ve samimi… Evliliklerinde 18 yılı deviren Bahar-Ozan Şer çiftini bugünlere getiren de buymuş... Yani samimiyet, iyi niyet, beklentisiz sevgi ve güven. Bembeyaz karların içinde poz verirken üşüseler de bizi kırmadan her an gülümsemeye devam ettiler. Sevgililer Günü’nü kutladığımız 14 Şubat sayımızda Şer çiftinden mutlu ailelerini, ilişkideki denge unsurlarını, anne-baba olmanın hayatlarında neler değiştirdiğini ve bu özel günde yeni çiftlere verdikleri tavsiyeleri dinledik. HELLO:! Uludağ’da hayat nasıl gidiyor?

Bahar Şer: Uludağ hayatımızın bir parçası olduğu için burada hayat hep çok farklı, samimi ve özel. Pek çok misafirimiz ve dostumuzla hem iş hem güncel yaşantımız keyifle devam ediyor. Kar durumu sezon başından beri çok iyi olduğu için yüzde 100 dolulukla keyifli bir sezon geçiriyoruz.

HELLO!: Sevgililer Günü planınız nedir? Sizin için ne ifade ediyor? Önem verir misiniz?

B. Şer: Ben bütün özel günlere çok önem veririm. Ozan da benim hatırım için değer veriyor aslında. Özel günlerden ziyade doğum günlerini kutlamak benim için daha önemlidir. 14 Mayıs Anneler Günü’nde doğdum. Birkaç senede bir hem doğum günümü hem Anneler Günü’nü aynı anda kutlarız.

HELLO!: Boğa kadınısınız. Yemeğe düşkün müsünüzdür?

B. Şer: Yemeğe çok düşkünüm. Gece 12’de yataktan kalkıp yemek yiyebilirim. Seyahatlerimi gideceğim yerin yemeklerine göre ayarlarım. Kilo almam çünkü her şeyi yerim ama az yerim.

HELLO!: Çocuklarınız kaç yaşında oldu?

B. Şer: Ozan Can 16. Hasan 12 oldu.

HELLO!: Seviyorlar mı kayak sporunu?

B. Şer: İkisi de çok seviyor. Yarışlara da katılıyorlar. Yurtdışına yollayabilsem orada da yarışırlar ama yollayamıyorum. Kamplar çok uzun sürüyor. 3040 gün. Hasan kaymaya daha düşkün. Profesyonel kayakçı olmak istiyor ama kamp süreleri bana çok uzun geldiğinden onu Türkiye sınır-

larında kalması için ikna ediyorum.

HELLO!: 2000 yılında Paris’te evlendiniz. Neden Paris?

B. Şer: Büyük bir düğün istemedik. Aile ve yakın dostlarımızla küçük bir kutlama olsun dedik. Paris benim için çok özel bir yer. Aslında trajik bir hikayesi de var. Paris’te kötü bir trafik kazası yapmış, ölümden dönmüştüm. Kafamda 18 dikiş var. Yeniden doğduğum bir yer esasında benim için.

HELLO!: Nasıl tanıştınız

Ozan Bey’le?

B. Şer: Ozan benim eski arkadaşımdı. Sonrasında aşık olduk ve evlenmeye karar verdik. O, benim en yakın arkadaşım, dostum, sırdaşım. Ozan benim her şeyim. Çok aşık olarak evlendim. Halen de aşığım.

HELLO!: 18 yıl olmuş. Mutlu evliliğin sırrı sizin için nedir?

B. Şer: Güven, sevgi, saygı tabii ki olmalı ama hepsinden önemlisi iyi niyet. İyi niyet olduğu sürece her sorun çözülür diye düşünüyorum.

HELLO!: İlişkide fevri ve sakin olan taraf hanginiz?

B. Şer: Ben çok açık sözlüyümdür. Bir anda parlarım ama hemen geçer. Hiç kin tutmam. Anlık bir sinir benimki. Ozan öyle zamanlarda beni dengeler. Esasında evliliği veya her türlü ilişkiyi sürdürmenin sırrı, bir taraf sinirliyken diğerinin sakin kalabilmesi. İki taraf da aynı anda konuşur veya yükselirse o zaman zor… Bu, bütün ilişkileriniz için geçerli. Çocuğunuzla konuşurken de eğer o sinirliyse sizin susmanız ve dinlemeniz gerekiyor. Kimsenin siniri kalıcı değil sonuçta.

HELLO!: Çocuklar delikanlılık çağında. Bu dönemler biraz zordur. Nasıl ilişkiniz çocuklarınızla?

B. Şer: İkisiyle de arkadaş gibiyiz. Ozan da ben de çocuklarımızla arkadaş olmayı başardık. Tabii aramızdaki saygıyı ve dengeyi bozmadan…

HELLO!: Karakterleri nasıl? B. Şer: Büyük oğlum derslerinde ve sosyal yaşantısında daha hırslı, kuralcı, ağırbaşlıdır. Küçük oğlum daha sosyal, pozitif, eğlenceli ve dünyayla barışıktır. Karakterleri tamamen zıt. Böyle olması daha iyi çünkü birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar.

HELLO: Duygularınızı belli eder misiniz yoksa daha çok içinizde mi yaşarsınız?

B. Şer: İçimde yaşarım. Açık sözlüyümdür, lafımı esirgemem ama içimde yaşa-

“Ben bütün özel günlere çok önem veririm. Ozan da benim hatırım için değer veriyor. Esasında bu tür özel günlerden ziyade doğum günlerini kutlamak

benim için daha önemlidir.” Bahar Şer

rım ne varsa. Duygusal görünmesem de duygusal bir insanımdır. Ben sevdiklerimin üzüleceği, kırılacağı şeyler yapmam. Ozan’a, babama, anneme, çocuklarıma karşı hep böyleyim. Onları üzecek bir şey yapmam. Bu, bence saygı duymaktır.

HELLO!: Arkadaşlık ilişkilerinizde de mi açık sözlüsünüzdür?

B. Şer: Eğer arkadaşıma kırıldaysam ve bunu söylüyorsam, ona değer veriyorum demektir. Bazen de çok kırılınca hiç konuşmadan arkadaşlığımı koparabiliyorum. Benim için dürüstlük en önemli şey. Dürüst olmayan biri çevremde yoktur. Eşim- den de hep dürüstlük gördüm. Evet, herkes hata yapabilir. Ama dürüst olduktan sonra affedilir.

HELLO!: Peki affedici misiniz?

B. Şer: Duruma göre değişir. Çok kırıldığım bir şey olmuşsa affedemeyebilirim.

HELLO!: Annelik size neler kattı? Değiştirdi mi?

B. Şer: Olgunlaştırdı. Daha sabırlı, toleranslı, hoşgörülü biri oldum. Ben tezcanlı bir insandım. Anne olduktan sonra o huyumdan eser kalmadı.

HELLO!: Kontrolcü müsünüzdür?

B. Şer: Evet. Çocuklar nerede ne yapıyor mutlaka bilmem lazım ama biraz da “Allah’a emanet” demek gerekiyor.

HELLO:! Modaya meraklı mısınız? B. Şer: Modayı takip ederim ama benim için öncelikli olan rahat olmak. Yıllar içinde oturmuş bir tarzım var. Onu bozmadan yeni trendleri takip etmeye çalışıyorum. Dolabımın olmazsa olmazı jean’lerim, spor ayakkabılarım, tişörtlerim ve deri ceketlerim. Topuklu ayakkabı pek giymem. Ancak özel günlerde. Makyaj da yapmam. Çok az. Pek becerebiliğim de söylenemez…

HELLO!: Favori tasarımcılarınız?

B. Şer: Karl Lagerfeld ve Brunello Cucinelli.

HELLO!: Kimlerin stilini beğeniyorsunuz?

B. Şer: Olivia Palermo ve Feryal Gülman. HELLO:! Neler yapmaktan keyif alırsınız? Hobileriniz var mı?

B. Şer: Seyahat etmek en sevdiğim şey. Görmediğim yerlere gitmek, farklı yemekler yemek, kültürleri tanımak çok hoşuma gidiyor. Son birkaç senedir büyük oğlum İsviçre’de okuduğu için her fırsatta onun yanına gidiyorum. Annelik duygum ağır basıyor. Onu alıp bir yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Zaten arkadaş gibi olduğmuzdan çok keyifli geçiyor.

HELLO!: Tatil için nereleri seversiniz? B. Şer: Miami en çok huzur bulduğum yer. Mesela Ozan bana dese ki: “Yarın sabah bir yere gidiyoruz hazırlan.” Hiçbir kuvvet beni götüremez. Ama Miami’ye her an gidebilirim. İnsanlar rahat, devamlı güneş var. Huzur veriyor bana. Kış insanıyımdır ama Miami’yi hepsinden ayrı tutuyorum.

HELLO!: Yurtdışında yaşamayı düşünür müsünüz?

B. Şer: Hayır. Ben ülkemi bırakamam. Seyahate bile gitsem evimi özlüyorum. Evcimen bir insanım. Pek dışarı da çıkmıyoruz artık. Ozan’la yapmayı en sevdiğimiz şey değişik restoranları keşfetmek, evde vakit geçirmek, film seyretmek…

HELLO!: Ozan Bey’in giyimine karışır mısınız?

B. Şer: Evet karışırım ama Ozan da zevklidir. Çok iyi gözü vardır. Alışverişe beraber çıkarız. O da benim beğenmediğim bir şey almaz zaten. Birbirimize mutlaka sorarız. HELLO:! Kıskançlık var mı halen?

B. Şer: Seven insan kıskanır. Normal seviyede olduğu sürece kıskançlık her ilişkide olur. Bizde de o kadar var…

HELLO!: Son olarak Sevgililer Günü sayımızda HELLO!’ ya özel ne söylemek istersiniz?

Ozan Şer: Sevmek ve sevilmek dünyanın en güzel duygusu. Birbirini kalben ve beklentisi olmadan seven insanlara gerçek anlamda ‘sevgili’ derim. Eğer sizden karşılık beklemeden seven birini bulduysanız, çok şanslısınız demektir. Bunun haricinde menfaatlere yönelik ilişki yaşayan insanların kendilerine ‘sevgili’ demesini tebessümle karşılıyor ve izliyorum. Sevgide menfaat, beklenti olmaz. Büyük bir sevgi ve hoşgörü gerektirir. Bu duyguları samimi bir şekilde yaşayabilen, birbirini karşılık beklemeden seven herkesin Sevgililer Günü’nü kutluyoruz.

16

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.