JEAN SHAFIROFF

İLE MANHATTAN’DAKİ LÜKS EVİNDE MODA TUTKUSU VE YARDIMLAŞMANIN ÖNEMİ ÜZERİNE KONUŞTUK

Hello! (Turkey) - - Contents - RÖPORTAJ VE KOORDİNASYON: RODOLFO VERA CALDERON FOTOĞRAFLAR: ANDREA SAVINI EK FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES

ile Manhattan’daki lüks evinde moda tutkusu ve yardımlaşmanın önemi üzerine konuştuk.

Hiçbir zaman uyumayan bu şehirde, biz kimin en şık olduğunu görmek için bir gözümüz hep açık, etrafı süzerken Jean Shafiroff, New York’un en iyi giyinen kadınlarının arasından bir adım öne çıkıyor. Gotham dergisinin dünyanın en güçlü 100 New Yorklu arasında gösterdiği Shafiroff, aynı zamanda şehrin en çok fotoğraflanan kişilerinden biri. İster Carolina Herrera kıyafetiyle Fifth Avenue’den aşağıya doğru salınarak yürüsün, ister kırmızı halıda bir Oscar de la Renta elbisenin içinde poz versin, her yerde her şartta ilgi odağı olmayı başarıyor. Yıldız tasarımcıların, politikacıların ve diğer ünlülerin uğrak noktası olan Park Avenue’deki dairesinde verdiği ışıltılı partiler şehir efsanesi kıvamında. Her zaman aktif ve sosyal bir kişilik olan bu sosyete figürü, New York Post gazetesinin ünlü altıncı sayfa dedikodu köşesinin ve Büyük Elma’nın diğer büyük magazin dergilerinin en değerli haber konularından biri. Fakat tüm bu tantanalı methiyelerin içinde Jean’ı en çok mutlu eden, minnettar yardım dernekleri tarafından kendisine sü-

rekli takdim edilen teşekkür belgeleri.

Korkusuz ve atılgan yardım toplama teknikleri, insanları ikna kabiliyeti ve New York’un bol uğultulu, çok dedikodulu hayırsever çevrelerindeki sağlam ve etkili duruşuyla o, tam bir lider.

Her yıl New York’ta, süslü ve şık Hamptons’ta sekize yakın yardım organizasyonu düzenleyip kadın, çocuk ve hayvanların sorunlarına eğiliyor; 100’ü aşkın yardım amaçlı galaya katılıyor. Bu, asla durmayan bir devinim içinde planlama, gerçekleştirme ve yerine ulaştırma işi. Sonra, hop, yeniden başla!

Jean, Hollywood’la olan yakın ilişkisiyle de tanınıyor. ‘King’s Speech’ filmiyle Oscar ödülünü alan aktör Colin Firth, 2011’de Hollywood Şöhretler Kaldırımı’nda bir yıldızla ödüllendirildiğinde onun için unutulmaz bir parti vermiş; 2014’te ise Pierce Brosnan’ın ‘A Long Way Down’ filminin ilk gösterimi sonrasındaki yıldız akınına uğrayan davete ev sahipliği yapmıştı.

PARK AVENUE HAYATI

Jean, Hello! ekibini, içi usta sanatçıların eserleriyle dolup taşan, 18. yüzyıl tarzı mobilyalarla bezenmiş klasik bir Upper East

Side dairesi olan Park Avenue’deki evinde neşeyle ağırlarken, bir yandan eğlence ve moda dünyasından bol bol ilginç anekdot aktarmayı da ihmal etmiyor.

Tam 35 yıldır yatırım danışmanı Martin ile mutlu bir evliliği ve bu evlilikten Jacqueline ve Elizabeth isminde iki kızı var. Kızları da aynı anneleri gibi tam birer hayırsever. “Bana göre çocuklara öğretilmesi gereken en önemli ders, başkalarına yardım etmek için ellerinden geleni yapmalarının gerekliliği. Ancak bu sayede dünyayı daha iyi bir yer haline getirebiliriz” diyor Jean.

Sekiz farklı hayır derneğinin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Jean; onca işin arasında yakın çevresi dışındaki insanların da kalplerini ve cüzdanlarını yardıma ihtiyacı olanlara açmalarını teşvik etmek amacıyla bir kitap yazdı: Successful Philanthropy: How to Make a Life by What You Give (Başarılı Hayır İşleri: Başkalarına Vererek Hayatını Kazanmak), günümüz dünyasında hayır derneği yöneticiliği üzerine ilham verici ve pratik bir rehber. Albert Einstein ve zarafet ve ışıltısından ilham aldığını söylediği Audrey Hepburn’ün sözleriyle renklendirdiği kendi tecrübelerini anlatan

“İyi bir ev sahibi her şeyden önce cömert olmalı ve misafirlerine geldikleri için teşekkür etmeyi asla

unutmamalıdır.”

“Çocuklara, başkalarına

yardım etmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmalarının gereğini öğretmek çok önemli.”

Jean kitapta hayırseverliğin sadece para bağışlamaktan çok daha fazlası olduğunu vurguluyor. Kişinin parasının yanında zamanını ve bilgisini paylaşmasının da değeri üzerinde duruyor.

HELLO!: Hayatınızı başkalarına adamak istediğinizi ilk ne zaman fark ettiniz?

Jean Shafiroff: Küçük bir kızken bile bunu biliyordum. Devam ettiğim Katolik okulunda rahibeler bize her zaman başkalarına karşı anlayışlı ve yardımsever olmamızı öğütlediler. Babam da bu anlamda benim için büyük bir ilham kaynağıdır. O öğrencilerini her şeyin önüne koyan, hayatını onlara adamış bir müzik öğretmeniydi.

Ama sanırım en önemli etken, daha sonraki yıllarda bir fizyoterapist olarak çalışırken edindiğim tecrübelerdi. O yıllarda çalıştığım hastanede acı ve sıkıntı çekmenin ne olduğunu bizzat tecrübe ettim ve insanlara yardımcı olmanın ne kadar önemli olduğunu gördüm ve bu duygu beni asla bırakmadı.

Sonra fark ettim ki, kendimi bu alanda eğitmeli ve geliştirmeliydim. Bu amaçla Columbia Business School’da MBA yaptım. Paranın ve finansın dünyasını anlayıp en azından finansal olarak nasıl yardımcı olabileceğimi keşfetmeye çalıştım.

HELLO!: İnsanları yardım yapmaya teşvik ederkenki başarınızın sırrı ne?

J. Shafiroff: Üç temel kural var: Parası olmayan birinden asla para isteme; her zaman doğru zamanda doğru miktarda para iste ve sadece sana, yaptığın işlere inanan, güvenen insanlardan para iste.

Bir diğer önemli faktör de halkla ilişkiler ve birbirinden yarar sağlayabilecek insanları bir araya getirip aralarında köprü kurabilmek. Ciddi miktardaki bağışlar hep yapılan işe sonuna kadar inanan insan gruplarından gelir. Ancak her ne kadar başkalarına yardım konusu benim için tam zamanlı bir işe dönüşmüş olsa da, ben aynı zamanda aileme de vakit ayırmayı seviyorum.

Sosyal hayatımın da çok önemli bir kısmı hayır işlerinde geçiyor: yardım davetlerine katılmak, yeni insanlarla tanışmak ve bağış etkinlikleri düzenlemek... Ve bunları yapabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

HELLO!: Aileniz de size yardımcı oluyor mu?

J. Shafiroff: Eşim gerçekten büyük bir inançla destekliyor beni. Kızlarımızı da böyle büyüttük ve Elizabeth, yani küçük kızım Global Strays adında bir dernek kurdu. Bu dernek gelişmekte olan ülkelerdeki sokak hayvanlarını kurtarmak için fon yaratıyor. Onunla gurur duyuyoruz ve amacını desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Büyük kızım Jac-

“Bir gala davetinde giydiğiniz muhteşem bir elbise, odayı güzellikle aydınlatan eşsiz bir tablo

gibidir.”

kie de kız kardeşinin yaptıklarına karşı çok duyarlı ve o da bir çok hayvan sahipleniyor. Yani ‘yardım etmek’ bizim aile yaşantımızın önemli bir parçası...

HELLO!: Çocuklarına yardım etme kültürü kazandırmak isteyen ailelere ne tavsiye edersiniz?

J. Shafiroff: En önemlisi bizden daha azına sahip olanlara ya da ihtiyaç sahiplerine yardım etmenin ne kadar önemli olduğunu çocuklara anlatabilmek. Bunun için kendiniz örnek olmalısınız. Empati kurmayı, ancak bir arada yaşarsak var olabilen varlıklar olduğumuzu, birbirimize nazik davranmayı ve paylaşmayı çocuklarınıza ancak kendiniz buna uygun şekilde davranırsanız öğretme şansınız olur. Bana göre hayırseverlik hem evde hem de okulda öğretilmesi gereken bir değer. Çünkü günümüzün sert koşullarıyla başa çıkmanın ve mutlu olmanın tek yolu yardımlaşmanın değerini anlamaktan geçiyor.

Ayrıca onlara yardım etmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını ve dünyayı şimdikinden daha iyi bir yer yapabilme umudunu hep taşımalarını öğretmenin gereğini vurgulamak isterim. Gelecek nesiller yardımseverlik konusunda teşvik edilmeli, çünkü onlar geleceğin kendisi.

HELLO!: Moda tutkunuzdan da biraz bahsedebilir misiniz?

J. Shafiroff: Moda benim en büyük hobim diyebilirim. Bunun dışında beni çeken, bunun dünyada milyonlarca insana iş imkanı sağlayan bir endüstri olması. İyi giyinmek kendimi iyi hissetmemi sağlıyor ve bir davete gittiğimde en iyi halimle orada olmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Çünkü moda bir sanat ve bir galada giydiğiniz muhteşem bir elbise, bir odayı aydınlatan görkemli bir tablo kadar güzeldir.

HELLO!: En beğendiğiniz tasarımcılar? J. Shafiroff: Öncelikle Oscar de la Renta, Carolina Herrera, Victor de Souza ve B Michael’ın isimlerini söylemeliyim. Ayrıca Valentino ve Giorgio Armani’yi de çok beğenirim ancak işte bir sebeple ben de şu sadece Amerikalı tasarımcıların kıyafetlerini giymeyi tercih eden Amerikalılardanım.

HELLO!: Eşiniz de sizin gibi Avrupa sanatına çok düşkün görünüyor.

J. Shafiroff: Evet, antika tutkumuz var, özellikle 18. yüzyıl sanatı ve mobilyasına ilgi duyuyoruz. Evimizde gördüğünüz pek çok şeyi evliliğimizin ilk yıllarından beri topluyoruz. 1990’ların başında bu daireyi satın aldığımızda elimizdeki mobilya

ve sanat eserlerine uyumla hale gelebilmesi için iç mimarlar Robert Denning ve Vincent Fourcade ile çalıştık.

HELLO!: Birçok etkinlik organize ediyorsunuz. Mükemmel bir ev sahibi olmanın püf noktaları neler?

J. Shafiroff: En önemlisi, hiç şüphesiz misafirperver olmak. Özellikle birbiriyle daha önce tanışmamış, karşılaşmamış olan insanları bir araya getirirken çok dikkatli ve samimi olmak gerekiyor. Elbette her zaman arka planda iyi bir şampanya olmalı ve tabii ki bol çeşitli lezzetli yiyecekler... Sonrasında dikkat etmeniz gereken, davetlilerin sohbetlerinden keyif aldığından ve bardaklarının her daim dolu olduğundan emin olmak. İyi bir ev sahibi cömert, eşsiz niteliklere sahip olmalı ve konuklarına geldikleri için teşekkür etmeyi unutmamalı.

HELLO!: İlk kez bir yardım davetine katılacak bir kadına giyim konusunda neler önerirsiniz?

J. Shafiroff: Kendisini rahat ve dış görüntüsünün tamamen kendisine ait olduğunu hissetmesi gerekli. Yeni bir elbise olmasına gerek yok, daha önce defalarca giydiğiniz bir elbise olabilir, yeter ki kendinizi içinde gerçekten çok iyi hissedin. İşin püf noktası saç stilinizi ve aksesuarlarınızı değiştirmekte.

Jean, efsanevi partilerine gelen ünlü ve zengin konuklarını ağırladığı

muhteşem evinin girişinde Oscar de la Renta elbisesiyle adeta büyüleyici görünüyor. “Yardım galalarında

en iyi görüntümü sergilemem gerektiğini

düşünüyorum” diyor.

Mermer kaplı duvarlarında eski Flaman ressamların eserlerinin sergilendiği dairesel ve kubbeli giriş, 15. Louis stili parlatılmış bronz, kristal taşlı bir avizeyle aydınlatılıyor. Oturma odasındaki piyano 19. yüzyıl Fransız resminin önde gelen isimlerinden Jehan Georges’a ait kardinal resimleriyle donatılmış odanın dekoruyla uyum içinde.

Jean’ın üzerindeki deniz kızı formlu işlemeli zümrüt yeşili elbise Zang Toi tasarımı ve onun New York’ta katıldığı ve organize ettiği her davette dikkati çeken güçlü duruşunu yansıtıyor.

Jean’in evde misafir ağırlamayı en sevdiği odalardan biri olan şık kütüphanenin duvarları kırmızı damask kaplı. Mobilyalar ise yine 18

yüzyıldan ancak bu kez Amerikan Federal

dönemine ait.

Jean, annesinden esinlenip kendisine ait bir hayır derneği kuran kızı Elizabeth ile.

2011 yılında onuruna verdiği öğle yemeği davetinde parti kraliçesi Jean, ‘King’s Speech’ filminin yıldızı aktör Colin Firth ile birlikte. (Altta.)

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.