Tuğba Kaplanhan diyor ki!

Hey Girl - - ICINDEKILER -

Oscar partisinde çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak altına: “Most elegant princess in the world” (Dünyanın en zarif prensesi) yazan Justin, yelkenleri suya indirmiş oldu. Ertesi gün Starbucks kahve dükkanından çıkarken görüntülenen Jelena, son olarak da beraber dans ettikleri videoyu paylaşınca kesin olarak barıştıkları belli oldu. Dergimizi hazırladığımız sıralarda, ikili tarafından kesin olarak yapılmış bir açıklama yoktu. Ama bizim sonuç olarak anladığımız en önemli şey, sadece Sel’in değil Justin’in de ondan bir türlü vazgeçememesi. Peki ne oldu da bunca şeye rağmen bu ikili birbirinden kopamadı? Biz kızların duygularını bilirsin, sevgilimize ne kadar kızsak da gönlümüz ona kıyamadığı sürece elimizden hiçbir şey gelmiyor. Esas mesele gönlüne söz geçirebilmek. Ama belli ki bu ikilinin böyle dertleri yok. Aksine her fırsatta bir araya gelmeye can atıyorlar. Çünkü birbirleri için çok özel olduklarının farkındalar. Yaklaşık iki yıl boyunca araları hiç bozul- mayan Jelena, o günleri asla unutmayacaklarını da ispatlamış oluyorlar. Peki böyle bir durumda sen ne yapardın? Psi- kolog Tuğba Kaplanhan, birini affederken, aslında yaptığımız şeyin kendimizi ikna etmek olduğunu söylüyor. Bizi üzen, , aldatan, değersiz hissettiren birine yeniden kapılarımızı açıyoruz ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başlıyoruz. Bu u durumda da en çok kendimizi kandırmış oluyoruz. Tuğba Kaplanhan şöyle devam ediyor: “Affetmek çok büyük bir erdem ama ‘gerçekten affetmek’... Eğer kalbinizdeki kırıklarla devam ederseniz canınız çok yanabilir.” Yani olabilecek her şeyi göze alman şart. İlişkideki ufak tefek problemleri çözebilir, yola devam edebilirsin. Ancak telafisi zor hataları tam olarak affedemeden yeniden ilişkiye başlarsan, bir süre sonra ona kötü davrandığını fark edebilirsin. Bir bakmışsın canını acıtmak için en yakın arkadaşıyla yakınlaşmışsın! Sevgilin aynı hatayı yapmasa bile, minik hatalar gözünde büyüyerek seni mutsuz eden bir hal alabilir. O zaman da işin içinden pek de kolay çıkamazsın. Psikolog Tuğba Kaplanhan’a göre eski sevgilinle zihinsel bütün hesapların bit- tiyse, kavgaların, öfkelerin hakkıyla yaşandıysa yeniden bir araya gelebilirsin. Yoksa “Gizli agresyon” denilen bir nedenle alakasız konularda zarar verme, huzursuzluk çıkarma gibi tepkiler verebilirsin. Sevgilin benzer bir hata yaptığında öfkelenir ve bu kez, “Bu kişiye neden ikinci şansı verdim ki?” diye düşünüp durursun. Eğer yaşadığın hayal kırıklıkları çoğalırsa tedirgin olabilirsin. Örneğin senden hoşlanan biri var ve sana gelip bunu söyledi diyelim. Bütün bu olaylardan dolayı sen, o kişiye karşı ön yargıyla yaklaşıp önüne hiç aşılmayacak setler çekebilirsin. Çünkü beynin, seni mutsuz eden nesneyi genelleştirmek için acele eder. Ve hemen yeni kişiyi “Mutsuz edecekler” kategorisine koyar. İşte tüm bunlardan ötürü aşksal hesaplarını baştan halletmen şart. Eğer eski sevgiline bir kez şans verdiysen ve aynı hatayı ikinci kez tekrarladıysa oradan arkana bile bakmadan uzaklaş:) Yoksa ne bitebilen ne de başlayabilen “kangren” bir ilişkiye sürüklenebilirsin… “Aman “kızlar dikkat! Ne olursa olsun, kendinizin ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu unutmayın. Eğer birisi sizi mutlu edebiliyorsa, sımsıkı sarılmalısınız... Sizi sık sık üzen, inciten kişilerle sakince vedalaşmalısınız. İlişkilerin amacı güvende hissetmek, huzurlu, keyifli anlar paylaşmak değil mi? Kendinizi kandırmayın! Bazen vedalaşabilmek, vazgeçebilmek size yepyeni mutluluk kapıları açar. Hayatınızdan çıktı diye karalar bağlamanın anlamı yok. Bir müddet üzülür, yasınızı tutarsınız, sonra sahip olduğunuz güzel özelliklere döner; arkadaşlarınızla, dostlarınızla iyi vakit geçirmenin keyfini çıkartırsınız... Hele ki bu bahar aylarında, Heygirl Kızları’na depresyonu yasaklıyorum:) Hemen ailenizle, arkadaşlarınızla haberleşip sokaklara çıkın ya da bir kahve ile derginizi alıp en sevdiğiniz köşeye kurulun. Haydi kızlar...”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.