4N1K muhabbet

Hey Girl - - BU AY -

Yaptığınız iş, yaşınız ve jenerasyonunuzun yaşam tarzı dolayısıyla kitabın yazarı Büşra Yılmaz ile birçok ortak noktanız var. Bu proje önünüze geldiğinde bu durum sizi heyecanlandırdı mı? Neler hissettiniz? SiNA ÖZER: Kitabın yarattığı etki zaten inanılmaz. Bu sebeple bir heyecan oluştu ama ondan da öte Büşra’yı ve ekibi tanıdıktan sonra daha da heyecanlandım diyebilirim. O kadar güzel insanlarla o kadar güzel bir iş yaptık ki heyecanlanmamak elde değil. HASAN DENiZYARAN: Tabii ki heyecanlandırdı. Genellikle Türkiye’deki gençlik filmleri tek tip. Kendini tekrarlayan hikayeler izliyoruz. Büşra’nın yazdığı bu roman daha bizden, filmi izlediğinizde ve arkadaş grubundaki karakterleri gördüğünüzde. Bizim okulda da böyle bir çocuk vardı diyebiliyor insan. GÖZDE MUTLUER: Kitaptan haberim yoktu doğruyu söylemek gerekirse, ama işi okuduğum anda yürekten sevdim kitabı. Kitabın anlatıcısı Yaprak Ayvaz’ı oynama fikri bile heyecanlanmama yeterliyken şimdi inanılmaz bir sevgiyle ve beğeniyle karşı karşıyayız. Her akşam eve girdiğimde: ‘Bugün de heyecandan ölmedim’ diyorum. CEMREHAN KARAKAş: Büşra, çok yaratıcı, eğlenceli ve uyumlu biri. Ekipteki herkes hem onun gibi hem de biraz deli dolu olunca anında bir sinerji oluştu ve birbirimizi her anlamda tamamladık. Ne kadar güzel bir iş çıkacağını en başında tah- min edebiliyordum. Heyecan kısmına gelirsek de, heyecanlanmamın sebebi süreç içinde 4N1K fanı olmamdır. CiHAN şiMşEK: Öncelikle genç yaştaki insanların başarılı işler yapması çok gurur verici. Üstelik böylesi başarılı bir projenin içinde yer almak da beni çok gururlandırıyor. Senaryo menajerimden geldiğinde çok mutlu oldum çünkü pek çok dizi projesinde yer almış olmama rağmen sinema filminde henüz oynamamıştım. O andan itibaren yaşadığım heyecanı ve mutluluğu anlatmaya kelimeler yetmez. BURAK YÖRüK: Tabii ki heyecanlandım. Öncelikle Büşra çok başarılı bir yazar ve çok tatlı bir insan, onunla çalışmak çok büyük bir şanstı. Geniş kitlelere hitap eden bir hayal gücü var ve bu hayallerin vücut bulduğu aşamada orada olmak ve o karakterlerden birini canlandırmak keyifliydi. ilk üç günde 117 bin seyirci filmi izledi. Bu başarıyı neye bağlıyorsunuz? S.Ö: Sanırım gerçekten keyifli bir iş çıkardık. Zaten gitmek için sabırsızlanan bir kitle vardı. Ama beni iyi bir iş çıkardığımızı düşünmeye iten asıl sebep gelen birçok mesajda insanların filme birden fazla kez gitmek istediğini söylemesi. Umarım artarak devam eder. H.D: Bu başarı kitabın da başarısıyla doğru orantılı aslında. Fakat film için şöyle bir gerçek var; her ne kadar gençlere hitap etse de her yaş grubunun gidip güleceği ve sıkılmadan izleyeceği bir film. G.M: Büşra’nın kitabının ve Fabrika Yapım’ın başarısını alıp, üzerine oyuncuların başarısını ekliyorum, daha ne olsun. C.K: Böylesi güzel bir dünyanın yaratılmasına, bu güzel dünyanın keşfedilmesine, farklı olmasına ve işin içindeki herkesin üstüne düşeni severek yapmasına bağlıyorum. C.ş: 4N1K kitabı kendi diline sahip, okuyucusunu en içten duygularla yakalayan samimi bir çalışma. Tabi ki bu da yazarın yani Büşra Yılmaz’ın başarısıdır. Biz ekip olarak yani yapım, set ekibi, yönetmen ve oyuncular olarak bu samimiyeti önce kendi aramızda yakaladık, sonrasında filmde devam etti zaten. Bence başarı tamamen bununla alakalı. B.Y: Hali hazırda büyük kitlesi olan bir kitap olduğu için bu rakamlara ilk günlerde ulaştık ancak bizi en çok sevindiren, insanların filmi izledikten sonra verdiği tepkilerdi. Yaptığımız işte yapımcımızın, yönetmenimizin ve setteki bütün ekip arkadaşlarımızın emeği çok büyük ve emeğimizin karşılığını alabilmemize sevindim. Filmin gençlere vermek istediği mesajlar arasından sizin en ç çok hoşunuza gideni bize bir cümleyle söyleyebilir misiniz? S S.Ö: Her insanın bir birey olduğu ve insanların kendi yollarını ç çizerken özgür olması gerektiği mesajı açıkça veriliyor. İnsanl ları, soktuğumuz kalıplara göre değil sadece insan olarak ele a almalı ve aynı tavırla karşılamalıyız. Sanırım şu anki gençlere v verilecek en güzel mesajlardan biridir. H.D: Farklılıklar ve benzerlikler elbette ki olacaktır, önemli o olan dostluk ve güvendir. G.M: Kendin ol fikri en önemlisi. Sosyal medyanın birbirimizd den etkilenme durumunu oldukça kolaylaştırdığı bu dönemde k kendin gibi olma, bunu savunma fikri çok güzel. C.K:C Gerçek dostluklarda insanları hatalarıyla da sevebilirsin. C.ş:C Kesinlikle “Önyargılarınızdan kurtulun” derim. Sizin algıl ladığınız her ne varsa bu diğer insanların da olaylara ya da kiş şilere bu doğrultuda baktığını göstermez. Kafanızdaki kalıpları y yıkın ve farklı bakış açılarına saygı duyup karşınıza çıkan kişil lerin ve olayların özünde yatanları kendi algılarınızın dışında da m mutlaka değerlendirmeyi unutmayın. B.Y: Bence verdiği en güzel mesaj özellikle gençlere kendileri g gibi olmalarının en değerli şey olduğunu söylemesi.

Sİna CİHAN GÖZDE

HASAN CEMREHAN

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.