Simenon’un eseri

Kitap - - ANASAYFA - ÇİĞDEM SİRKECİ

Georges Simenon, 20. yüzyılın ilginç yazarlarından biri. 1903’te Belçika’da doğmuş. Genç yaşta yazmaya başlamış, ilk romanını henüz 18 yaşındayken Georges Sim takma adıyla yayınlanmış. 1922’de Paris’e taşınan ve uzun yıllar orada yaşayan yazar, II. Dünya Savaşı sonrasında da 10 yıl Amerika’da yaşamış ve en nihayetinde İsviçre’ye yerleşmiş. Vefat ettiği 1989 yılına kadar 450’ye yakın eser yayınlamış. Aşırı üretken bir yazar olarak nitelendirebileceğimiz Simenon, polisiye ve psikolojik romanları ile öne çıkıyor. 1929’da “LetonyalıPietr”kitabındakiKomiserMaigretkarakteri beğenilince bu karakterin geçtiği 75 roman yazmış. Eserleri pek çok dile çevrilmiş,2017itibarıylakitaplarınıntoplam550 milyonkopyasınınsatılmışolduğubilgisine ulaşıyoruz.Buyazıdaelealacağımız“Kirliydi Kar”’ı Simenon, 1948 yılında yazmış. Yapıt, pek çok eleştirmen ve yazar tarafından Simenon’un en başarılı romanlarından biri olarakgösteriliyor.Eser,geçenyılÜmitMoran Altan’ın çevirisi ile Everest Yayınları’ndanyayınlandı.

Roman; II. Dünya Savaşı sırasında işgal altındabulunanFransa’dageçmektedir.Anti-kahramanımız Frank Friedmaier, bir genelev işleten annesi ile birlikte yaşamaktadır. Günlerini aylaklıkla, barlarda kendi gibi karanlık işlerle uğraşan arkadaşlarıyla harcamaktadır. Giyim kuşamına özen gösterir, lüksü sever. Bir insanın canına kıymak da dahil türlü belaya bulaşır, son derece gözüpek ve soğukkanlıdır. Yapacağı her eylemi, atacağı her adımı önceden planlar. O kadar kisankiherşeyiöncedenbiliyormuşgibidir, buhayattaonuşaşırtacakhiçbirşeyyoktur.

Kahramanımız Frank’in kendi yaşamına kayıtsız bir hâli var romanda. Yönetmen koltuğunaoturmuş,kendihayatınınfilmini çekmektedir bir bakıma. Kendisini sürekli yeni, denenmemiş olanı denemeye zorlar. Ne yasadan; kanundan ne de işgalcilerden çekinir.Hapseatılmaihtimalionufrenleye- ceğinedahaçokheyecanlandırıyorgibidir.

Romanınilkyarısındakahramanımızıve onundüşünmeşeklinianlamayaçalışırken, arka planda, apartmandaki sefil ve yoksul hayatlara tanık oluruz. Şehir işgal edildiği için işini kaybedenler, hayatta kalmak için düşük ücretli işlere razı olanlar, yanmayan sobalar, tedavi şansı olmayan hastalıklar... Savaşınkorkunçortamındabirbirinegüvenemeyen, korkmuş, sinik insanlar... Kapısı işgalcilereaçıkolduğuiçinrefahiçindeocağı tüten tek ev olan Frank’in ve annesininki, tabii ki insanları kıskandıracak, gücendirecektir. Bütün bunları Simenon, o kadar ustalıkla anlatmaktadır ki kendinizi okareniniçinde,birapartmansakini olarak görebilmeniz mümkün. Frank, dolaylı olarak karıştığı bir suçtan dolayı işgalci askerler tarafından tutuklandığında bunudayenibirdeneyimolarakkarşılar.Bu olaydan itibaren romanın psikolojik gerilimi yükselir. Frank hücresinde sürekli düşünmekteamazamanvemekânmefhumunu yavaş yavaş kaybetmektedir. Uzaklarda bir pencerede ara sıra görünen bir kadını ve hayatınımeraketmeyebaşlar;kendigerçekliğini,hergüninfazagötürülenmahkûmları inkâr etmenin bir yoludur belki de bu. Aralıksızsorgular,işkenceler,tamolarakneden tutuklandığını bilmeyen Frank’i konuşturmaya yetmeyecektir, taa ki kendisine kötü davrandığıhaldeonaâşıkolankomşukızıve babası onu ziyarete gelene kadar. SonrasındaromanınveFrank’insonugelecektir. KİRLİYDİKAR, GeorgesSimenon, Türkçesi:ÜmitMoranAltan,Everest Yayınları,265s.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.