Dijitalizasyon: Geleceğin üretiminin anahtarı

Makina Magazin - - ENDÜSTRİ 4.0 -

Konuya bakışını ilgili her platformda anlatan Festo, Endüstri 4.0’ın üretimde giderek daha yaygın uygulama alanı bulduğunu ve dijitalizasyonun, geleceğin ağ yapılandırmalı esnek uygulamalı üretiminin anahtarı olduğunu ifade ediyor.

Festo Türkiye’nin başta Genel Müdürü Osman Türüdü olmak üzere, Ürün Pazarlama Müdürü Sinan Cem Güney, Müşteri Çözümleri Müdürü Kemal Akyüz ve diğer ilgililer, Festo dünyasının Endüstri 4.0’a bakışını ve yaklaşımını ilgili her platformda anlatıyorlar. Son olarak WIN fuarlarında ve panelinde kendilerini dinleme fırsatı bulduk. Geçen yılın son aylarında Festo Türkiye; Endüstri 4.0, üretimin geleceği, bilim, ekonomi ve insanların söz konusu yeni dönemdeki rolleriyle ilgili konuları paylaşmak ve tartışmak için, "sorular aynı, cevaplar farklı” ana temasıyla bir etkinlik düzenlenmişti ve sanayinin ilgililerini toplamıştı. Satıştan Sorumlu Başkan Dr. Angswar Kriwet’i hem o toplantıda, hem de Almanya’da Hannover Messe’de dinledik.

“Giderek daha yaygın uygulama alanı buluyor”

Özetle Festo yetkilileri, Endüstri 4.0’ın üretimde giderek daha yaygın uygulama alanı bulduğunu ve dijitalizasyonun, geleceğin ağ yapılandırmalı esnek uygulamalı üretiminin anahtarı olduğunu söylüyorlar. Fabrika ortamında Endüstri 4.0’a örnek olarak; Almanya’daki üç örnekten biri olduğu söylenen Festo’ya ait Scharnhausen teknoloji fabrikasında insanların ve robotların koruma kafesine ihtiyaç duymadan birlikte çalıştığını gururla anlatıyor ve gösteriyorlar. Bu fabrikada, bir hatta 10 üssü 40 farklı ürünün çıkabildiğine işaret ediyorlar.

“Endüstri 4.0’ın otomasyon sektöründe üretim proseslerine uyarlanması süreci, büyük bir potansiyelin yanı sıra, aşılması gereken zorlukları da beraberinde getiriyor” diyen Festo yetkilileri, bu ikilemi daha en başından algılayıp, gereken çözümleri üretmek için kolları sıvadıklarını belirtiyorlar. Şirketin Türkiye’de sahada faal yetkilileri de, Endüstri 4.0’ın üründen daha çok bir konsept-sistem olarak algılanması gerektiğine dikkat çekiyorlar ve ürün gibi yaklaşanların, hatta fiyatı ne? diye soranların da olduğunu söylüyorlar. Görevlerinin konunun doğru anlaşılması olduğunu aktaran yetkililer, konuyu örneklerle anlattıklarını ve çok önemli bir aşama kaydedildiğini de belirtiyorlar.

“Çalışanlardan prosesleri iyileştirmeleri bekleniyor”

Yetkililer, endüstriyel dijitalleşmede anahtar ünitelerin, sistemin bütünü içinde birbiriyle iletişim kurabilen ve kendi kendilerini kontrol ve regüle edebilen tekil komponentler olarak belirdiğine işaret ettikten sonra, üretimdeki bu değişim sürecinin, çalışanlardan beklentileri de farklılaştırdığına dikkat çekiyorlar. Bu konuda özetle şunlar söyleniyor: “Daha önceleri görevleri salt makinaları kullanmakla sınırlı kalan çalışanlardan, artık karmaşık sorunları çözmeleri ve prosesleri iyileştirmeleri bekleniyor. Bu nedenle Festo geleceğin üretim ortamını tasarlarken, yeni teknolojiler, teknolojik gelişmelere ayak uydurabilen mesleki eğitimle ileri eğitim ve insan faktöründen oluşan üçlü bir stratejiye odaklanıyor.”

“Yeni gelişmeleri şekillendirmeliyiz”

Festo AG&CO. Araştırma Birimi Başkanı Prof. Dr. Peter Post, konuyu biraz daha açarak şunları söylüyor: “Burada endüstriyel üretimin şekil değiştirip, tamamen bir iletişim ağı içinde hareket eden çok esnek bir üretime döndürülmesinden bahsediyoruz. Rekabet gücümüzü koruyabilmek için geleneksel ilerleme ve keşfetme ruhu ile hareket edip, yeni gelişmeleri şekillendirmeliyiz. Geleceğin üretimini planlarken; özellikle iletişim, standardizasyon, güvenlik, özel talepler ve tabii ki üretkenlik ve kalite gibi başlıklarla ilgilenmek zorunda olacağız. İlaveten, yeni çalışma alanları ve vasıflı personelin eğitimi de giderek artan bir önemde karşımıza çıkacak.”

Festo yetkilileri, genel olarak Endüstri 4.0 ile birlikte insansız üretim olacağı kaygısına kapılanlara şunu söylediklerini anlatıyorlar: “Makinalar kendi aralarında haberleşiyorlar; ancak koordinasyonda yöneticinin yani insanın rolü var.”

"İki önemli anahtar niteliğinde talep var”

Hannover Messe 2017’nin basın için düzenlenen ön izleme ve Festo İstanbul toplantılarında açıklamalar yapan Satıştan Sorumlu Başkan Dr. Angswar Kriwet, küreselleşmiş pazarların üretim yapan firmalardan iki önemli anahtar niteliğinde talebinin olduğunu belirtiyor. Bunlardan birinin ticari girişimlerde daha fazla hız, diğerinin ise son kullanıcının kişisel isteklerinin daha çok artması olduğunu dile getiren Kriwet, dijitalizasyonun bu talepleri karşılamak için gerekli anahtar teknolojileri önerdiğini aktarıyor. Kriwet, yazılımdaki hızlı gelişimin makina ve tesis konstrüksiyonu için donanım geliştirmeyi harekete geçiren bir güç olduğunun altını çizerek, “Bununla birlikte, yüksek oranda artan dünya nüfusuna yanıt verecek uygun maliyetle üretilmiş ve hızla ulaşılabilen seri üretilmiş ürünlere gereksinim var. Otomotiv üreticileri, tüm bu talepleri karşılayacak yollar bulmak zorundalar. Bu tür kompleks ve hızı artan gelişmelerle uğraşmak fırsat sunuyor. Bu nedenle, fabrikalar ve proses otomasyonu alanlarında etkin otomasyon çözümleri tedarikçisi olarak, duruşumuzu dikkatlice inceledik ve analiz ettik. Bunun için; bir yandan mevcut yapımızı, ürünlerimiz ve proseslerimizi daha ileriye doğru geliştiriyoruz, diğer yandan da, tamamen yeni teknoloji, ürün ve çözümler üzerinde duruyoruz" diye konuşuyor.

Dijitalizasyonun Festo içindeki prosesleri de hızlandırdığını, çünkü ancak o şekilde müşterilerine daha hızlı hizmet verebileceklerini aktaran Kriwet, dijital olarak donatılmış Festo ürünlerinin de, müşterilerinin makina tasarımından servise kadar bir yelpaze içindeki proseslerini hızlandıracağını anlatıyor. Seri üretim ve daha fazla ürün gereksiniminin tek etken olmadığını belirten Kriwet, aynı zamanda kişiye adapte edilebilen kişiselleştirmiş ürünlerin üretimde esneklik talep ettiğinin altını çiziyor.

“Dijital dönüşümümüzü iki yönde ilerletiyoruz”

Kriwet, arabayla başlayan giyilebilir saat ve gözlük gibi ürünleri, tarife göre hazırlanan ilaçları, kendileri tarafından tasarlanan pasta dâhil ve daha birçok alanda son kullanıcıların kendileri için ürün tasarlamak ve şekillendirmek istediklerine işaret ederek, tüm bunların dijitalizasyonla mümkün olacağına dikkat çekiyor. Festo’nun tüm bu gelişmelerin ışığında kendi dijital dönüşümünü iki yönde ilerlettiğini açıklayan Kriwet, standart ürünlerin geliştirilmesinin bir ilerleme yönünü (burada evolution-evrim terimini kullanıyor-evolution of standart products), devrim yaratan gelecek için ürünlerin (Revolutionary products for the future) ise ikinci ilerleme yönünü teşkil ettiğini vurguluyor. Kriwet, birinci yönde (yani evrimsel) imalat maliyetini azaltan ve kaynakların korunmasını hedefleyen katma değer yaratan inovasyonların önemi vurguluyor ve bu yüzden, Festo’nun inovatif yanının dökme ürünlerin daha hızlı ve basit şekilde üretilmesini sağlayan geliştirmelere odakladığını ve bunu daha etkili yapabilmek amacıyla Endüstri 4.0’ın avantajlarından yaralanmak için dijitalizasyonu firma içinde ilerlettiğini dile getiriyor. Bu çerçevede, Festo’nun evrimi; katma değeri korumak için alt yapı yatırımları olarak gördüğünü açıklayan Kriwet, Stuttgart’a yakın Scharnhausen’deki Festo’nun kurduğu teknolojik anlamda dünyanın en modern üretim tesislerinden birini örnek olarak gösteriyor. Kriwet, modüler yapısı sayesinde tesiste-

üretim hatlarında, tam otomatik yüksek hacimli üretim yanında, küçük miktarlardapartiler halinde esnek üretimin de yapılabildiğinin altını çiziyor. Bu kapsamda, insan üzerindeki baskıyı azaltan, insanla iş birliği yapan robotları ve daha iyi çalışmayı sağlayacak yeni vasıfları-yeteneği kazandıran eğitim çalışmalarını ve benzeri entegre öğrenme süreçlerini, geleceğin istediği nitelikleri kazandırmak açısından evrimsel çalışmalar kapsamında değerlendiren Kriwet, burada evrim ve devrim konusuna oldukça açıklık getiriyor.

“Doğadan ilham alıyoruz”

Kriwet, bu noktada hemen şu vurgulamayı yapıyor: “Sadece evrim niteliğindeki çalışmalarla geleceğe sıçrama başarılamaz. Yaşamak için üretim yelpazesine kökten (birincil önceliği olan) yeni konseptlerin katılması gerekiyor. Festo olarak, kendimize bu ürünlerin neye benzemesi gerektiğini soruyoruz.”

Kriwet bu kapsamda, kendilerine birçok soru sorduklarını ve sorulardan hareketle Festo’nun; atik, becerikli ve disiplenlerarası ilişkileri bilen hem yazılım, hem de donanımı geliştirici örneğin; pnömatik alanında mevcut teknolojileri tamamen yeni kapasite ve becerilerle donatacak takımlarla çalışmayı önemli bulduğunu açıklıyor. Doğanın kendilerine ilham verdiğini söyleyen Kriwet, sürü zekâsı, iletişim kapasitesi ve otonomi gibi yeni teknolojileri, prototip formlar şeklinde yeni teknolojik sistemlere transfer etmek için biyonik öğrenme ağını sistematik olarak kullandıklarını ifade ediyor. Kriwet, dijital müşteri yolculuğu adını verdikleri çalışmalarla; kataloglardan ürün seçiminden sanal çalıştırmaya tüm ürün yaşam döngüsünü izleyebilmeyi sağlayan yelpazeyi kapsayan dijital form çalışmasını da önemli çalışmalarından biri olarak gösteriyor. Dijitalizasyonun; müşterilerine üretim sistemlerini sanal ikiz olarak tasarlama, simüle etme ve çalıştırma olanağı sağladığını belirten Kriwet, dataların gerçek zamanlı değerli bilgiye dönüşmesini sağlayan bulut uygulamalarını anlatıyor ve yeni bakım metotlarından, çeşitli verilerin ölçüm ve kontrolüne kadar operatörlere sunulan olanakların üzerinde duruyor. Kriwet’in üzerinde durduğu son nokta, belki de yapay zekâ konusunu çağrıştıran, o yolda ilerlemenin ön adımları sayılabilecek optimal konfigürayon ve parametrizasyonu sağlayan makina hafızası konusuydu.

“Robotlara geçişe tanık oluyoruz”

Dr. Angswar Kriwet, Avrupa ve dünyadaki durumu kısaca şöyle özetliyor: “Avrupa’da ilgi odağını imalat sanayiinde üretkenlik artışı oluşturuyor. Bu üretkenlik artışının da temelini; bileşenlerin ve makinaların ağ bağlantıları ile otomasyon konseptlerinin daha modüler/esnek olması oluşturuyor. Standardize dikey ve yatay iletişimin (OPC-UA, örneğin; Link desteğiyle) yanı sıra, standardize mühendislik süreçleri de planlanıyor. Böylece, dijital ikizlerle bulut tabanlı konseptler gerçekleşebildiği gibi, büyük veri analizleri mümkün ve ekonomik hale geliyor. Bu da; yeni hizmet ve iş modellerine, akıllı ve sezgisel bileşenlere/ makinalara/fabrikalara izin veriyor. ABD’DE IOT, internet ve bulut tabanlı hizmetlere, yeni iş modellerine, büyük veri analizlerine belirgin ölçüde büyük bir odaklanma var. Buna ayrıca; Amazon, Google, MS ve Apple gibi büyük aktörlerin yanı sıra, UBER ve Airbnb gibi yeni kurulan şirketlerin yüksek gücü ekleniyor. Asya’ya/çin’e baktığımızda ise, Çin2025 Girişimi’nin Avrupa’nın çok sayıda fikrini; daha çabuk ve daha büyük ölçekte aldığını görebiliyoruz. Artık Çin’den, Avrupa’da olduğundan daha fazla sayıda I4.0 patenti görüyoruz. Ve daha yüksek otomasyon oranı sayesinde, önemli bir üretkenlik mertebesi artışına ve robotlara geçişe tanık oluyoruz.”

“Türkiye, ileri üretim teknolojisinde güçlü bir ülke”

Kriwet, Türkiye’nin Endüstri 4.0 ile ilgili pozisyonu konusunda şu noktalara dikkat çekiyor: “Türkiye de dâhil olmak üzere Avrupa, ileri üretim teknolojisinde ve sanayide güçlü bir bölge. Genel olarak söylersek; sanayilerimiz için dijital iş modellerini ve hizmetlerini, mevcut güçlü yönlerimize ekleyerek, başkalarından daha da fazla farklılaşmak ve üretkenliğimizi artırmak için iyi fırsatlar olduğunu görüyoruz. Endüstri 4.0 henüz kalkış noktasında olduğundan, şu an için ‘kaçırılan bir tren’ yok. Alman hükümetine bile danışmanlık yapan Festo gibi güçlü bir ortakla çalışarak; OPC UA iletişimli merkezi kontrol üniteleri, Io-link sistemli sensörler ve tahrik sistemleri gibi en yeni teknolojilere kolaylıkla erişilebilir. Ayrıca, bu teknolojilerden en iyi şekilde yararlanabilmek için gerekli mühendislik knowhow’ına bir makina imalatçısı olarak kolaylıkla ulaşılabilir. Festo’nun eğitim çalışmalarından ve dokümantasyonlardan yararlanılabilir.”

Prof. Dr. Peter Post, “Rekabet gücümüzü koruyabilmek için geleneksel ilerleme ve keşfetme ruhu ile hareket edip, yeni gelişmeleri şekillendirmeliyiz” diye konuşuyor.

Dr. Angswar Kriwet, “Endüstri 4.0 henüz kalkış noktasında olduğundan, şu an için ‘kaçırılan bir tren’ yok” diyor.

Osman TÜRÜDÜ

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.