Atıf Ünaldı:

Dijital dönüşümün son virajında konvansiyonel olarak gördüğümüz birçok alanın hiç olmadığı kadar dijitalleşeceğini göreceğiz. Uç örneklerden biri ama ambalaj tasarımının dijital tasarım kuralları ile şekillendiğini göreceğiz…

Marketing Türkiye - - İÇİNDEKİLER - İnternet Danışmanı atifunaldi@ gmail. com

Yeni Nesil Dijital Reklamlar

Atıf Ünaldı

Marketing Türkiye’ye danışmanlık yaptığım ilk dönemde Günseli Hanım beni bir toplantıya çağırdı. Toplantının konusu IP dergisiydi. Takip edenlerin çok iyi bildiği gibi bu dergi Marketing Türkiye ile birlikte okura ulaşıyordu. Amacı ise dijital pazarlamayı anlatmaktı. Ben pazarlama iletişiminin dijital ve konvansiyonel diye ayrılamayacağını, bu nedenle bu dergiye gerek olmadığını düşünüyordum. Sanırım savlarım Günseli Hanım’ı da ikna etmiş olacak ki; bir süredir Marketing Türkiye dijital ve konvansiyonel pazarlama iletişimini ayırmıyor. Birlikte ele alıyor. Zaten son dönemde markaların da bu yönde bir tavrı olduğunu görüyoruz. Dijital dönüşümün başında olduğumuz bu dönemlerde bu yönde karar alan markaların uzun vadede çok başarılı olacaklarını da hepimiz biliyoruz. Dijital dönüşümün son virajında konvansiyonel olarak gördüğümüz birçok alanın da hiç olmadığı kadar dijitalleşeceğini göreceğiz. Uç örneklerden biri ama ambalaj tasarımının da dijital tasarım kurallarıyla şekillendiğini düşünüyorum. Bu dünyaya daha gelmeden önceki son durağımızda dijital reklamcılığın değişim gösterdiğini görüyoruz. Dijital reklamcılığın kalesi olan banner reklamcılığı ciddi sorunlar yaşıyor. Reklam verenler popup’larla içeriği blok’lamaya çalışıyor. Kullanıcılar ise internet bağlantılarının maliyetlerini düşürmek için ABlock yazılımları kullanmaya başlıyor. İçerik sahipleri ise reklamverenlerin bu sebeple reklam alanlarını kullanmama ihtimallerinden endişe edip son dönemde AB lock programı olan kullanıcıları engellemeye çalışıyor. Üstelik bu durumun bir dünya problemi olduğunu Dubai’de konuşmamdan önce yapılan bir tartışmada çok net bir şekilde gördüm. Zaten reklamcılar da bir süredir bu konuya çözüm arıyor. İlk akla gelen ise advertorial’lar. Bu tip reklamlar hem reklamveren marka açısından daha geniş bir alan ve kendini daha iyi anlatma imkanını veriyor hem de mecra sahiplerinin reklam üretiminden de gelir elde etmelerine imkan sağlıyor. Tam bir kazan-kazan projesi yani. Ancak markanın kendisini doğru anlatacak mecrayı çok dikkatli seçmesi gerekiyor. Daha da önemlisi özellikle Türkiye’deki mecraların büyük bir kısmı içerik üretiminden o kadar uzaklaşmış ki; bu refleksleri neredeyse yok olmuş. Bu da kalitesiz içeriğe sebep

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.