Ali Gürak:

Hangi sektörden olursa olsun çocukları merkezine koymuş her markanın dijital alanda yapabileceği pek çok şey var. Eğer güzel bir hikayeniz varsa mutlaka dijital pazarlama araçlarını da kampanyanıza entegre edin.

Marketing Türkiye - - İÇİNDEKİLER - Ali Gürak AG Event Ajans Başkanı aligurak@ag- event.com

Çocuklar dijitalde!

Dünya iletişim ve bilgi teknolojilerinde özellikle son 10 yılda çok hızlı bir değişim yaşıyor. Yeni bir çağ atladık ve bambaşka bir alemde yaşıyoruz desek yanlış olmaz. Bu çağın getirdiklerine daha önceki yazılarımda değinmiştim. Bu yazıda özellikle çocuklara yönelik iletişim faaliyetlerinde dijital pazarlamanın önemi ve rolü üzerinde durmak istiyorum. Bugün pek çok global ve yerel marka iletişim planlarına dijital pazarlama kampanyalarını dahil etmiş durumda ancak dijital hâlâ hak ettiği noktada değil. Türkiye’nin oldukça genç nüfusa sahip bir ülke olduğunu biliyoruz. 2015 sonu itibariyle 78,4 milyon olan toplam nüfusun yüzde 29’unu yani 22,8 milyonunu 0-17 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Büyük potansiyeli olan ülkemizde çocuk ve gençler ana hedef kitlesi olan markaların mercek altına alması gereken bir alan dijital pazarlama. Dünyada çocuklar için hem çok keyifli hem de eğitici ve geliştirici pek çok dijital kampanya hayata geçiren markaları hepimiz yakından takip ediyoruz. Türkiye’de de bu alanın yükselen trend olduğunu ve yakın vadede daha nice güzel projeye imza atılacağına eminim. Markaların çocukların yaşamlarına etkisi oldukça büyük. Çocukların ilk öğrendiği ve okuduğu kelimeler arasında markalar da yer alıyor. Yapılan araştırmalar üç yaşında bir çocuğun neredeyse 50’ye yakın markanın sembol ve ikonlarını tanıdığını gösteriyor. Sekiz yaşından itibaren ise marka mesajlarını algılamaya ve markayla yakınlık kurmaya başlıyor. Özellikle 6-8 yaş arası dönem markalar için çok önemli. Bu yaşlarda çocukların hayatlarına girip onlarda iz bırakabilen markalara olan yakınlık ve sadakat sonraki yaşlarda da kendini gösteriyor. Uzmanlar markalarla çocuklar arasındaki uzun sürebilecek aktif bir bağlantının 16 yaş öncesinde kurulduğunu, bu yaştan sonra marka bağlılığı yaratılmasının

daha zor olduğunu söylüyor. Hem offline hem de online dünyada akıllı ve eğlenceli şekilde var olan markalar daha çok seviliyor. Bu dengeyi kurmak çok önemli zira unutmayalım ki bugün bir çocuk için ünlü olmak sadece bir YouTube videosu uzaklığında.

Çocuklar dijital dünyada eğlenmek istiyor

Çocukların dijital dünyadan en büyük beklentileri “eğlence”. Çocuğu olanların bu söyleyeceğimi çok yakından bildiği ve gözlemlediğini düşünüyorum; Dijital araçlar/ online oyunlar günümüzün çocuk bakıcıları rolünde. Bizim zamanımızda bu TV’ydi. İşte dengeli bir karma burada devreye giriyor. TV ve dijital dünya arasındaki bağlantı çok önemli. Sekiz-dokuz yaşlarında bir çocuk gezdiği sitelerde oynadığı oyunlarda artık banner körlüğü dediğimiz evreye geliyor. Yani herhangi bir markaya yönelik bannerlara büyük ilgi duymasını beklememiz pek doğru değil. Dokuz yaşından sonra takdir edilme, beğenilme, arkadaşları arasında ön plana çıkma, okulun en popüler ya da ünlü çocuğu olma savaşı başlıyor. Bugünün çocukları da bu amaçlarına ulaşmak için özellikle dijital dünyayı sonuna kadar kullanıyor. Hatta pek çoğu gerçek hayatta başaramadıklarını sanal hayatta gerçekleş- tirmeye çalışıyor. Bu durum elbette işin ebeveynler tarafından çok sıkı takip edilip dikkat edilmesi gereken boyutu. Bu yaş grubuna yönelik dijital iletişim stratejisi ve aktivitelerini planlarken özellikle dikkate alınması gereken bazı durumlar söz konusu. Örneğin iletişim tonu olarak çoğul yerine tekil hitap edilmesi mesajın daha hızlı yerine ulaşmasını sağlıyor. Kişiselleştirmeden beslenmek, “siz” yerine “sen” demek, güç sende, yapabilirsin gibi direk mesajlar daha hızlı yerine ulaşıyor. Çünkü hepsi kendi özelinde beğenilmek ve farklılaşmak istiyor. Markalar onlara ne yapacaklarını söylemek yerine tamamıyla tüm kontrolü onlara bırakmalı. Sihir, yaratıcılık, aşırı olmamak kaydıyla biraz durum abartısı entegre edilmeli. Çocuğun kendini adeta bir kahraman gibi hissedeceği, hem eğlenip hem de düşüneceği bir hikaye kampanyanın olmazsa olmazı. Merkezinde marka yerine çocuğun yer aldığı, her adımının iyi planlanıp her olumlu çabanın takdir edilip ödüllendirildiği, rekabetçi ancak adaletli ortamlar yaratılması gerekiyor.

Lokasyon bazlı pazarlama önemli

Sektörlerinin önde gelen lider markaları dijital pazarlama tarafında farklı alanlara yatırım yapıyor ve kampanyalarında bu alanların dinamiklerinden faydalanıyor. Bunlardan ilki hızlı ve anında davranış değişikliği yaratarak satın almayı tetikleyecek, tüketim alışkanlığının akışına müdahale edebilecek

Hem offline hem de online dünyada akıllı ve eğlenceli şekilde var olan markalar daha çok seviliyor. Bu dengeyi kurmak çok önemli zira unutmayalım ki bugün bir çocuk için ünlü olmak sadece bir YouTube videosu uzaklığında.

araçlar. Örneğin augmented reality projeleri, online oyunlara sponsor olma, sanal ortamlarda var olma gibi... Bir diğeri kullanıcı davranışlarını takip ederek marka algısı ve marka yakınlığını değerlendirebilecekleri sosyal medya araçları. Aynı zamanda bu araçları viral pazarlamada değerlendiriyorlar. Sosyal medya, marka mesajlarını direk iletmekten daha çok markaya yönelik nabız tutmak ve nabzı yönetmek için kullanılan bir alan olmalı. Dijital pazarlama araçlarıyla birlikte müşteri yaşam döngüsünü yönetmek üzere CRM’e yatırım yapıyorlar. Markayla herhangi bir kanaldan temasa geçmiş herkesin iletişim havuzunda toplanması ve beklentilerine göre doğru zamanda, doğru mecrada, doğru mesajla yakalanması çok önemli. Mobil pazarlama son iki yıldır tüm pazarlama konulu seminerlerde ve festivallerde karşımıza çıkan, en hızlı gelişen alanlardan biri. Markaların oldukları yerde tüketicileri yakalaması için en iyi araçlardan biri lokasyon hedefli pazarlama araçları. Bu şekilde tüketici hareketleri yerinde takip edilerek markanın satış noktalarına yönlendirme yapılabiliyor.

Çocuklar artık YouTube ünlülerini takip ediyor

Markaların başarılı dijital pazarlama aktivitelerini planlarken günümüz genç neslinin beklentileri ve taleplerini de iyi gözlemlemesi gerekiyor. “Çocuktur anlamaz” deyip geçmek bu nesil için hiç de uygun bir söylem değil. Bu yüzden her ne yapılacaksa “gerçek ve samimi” olmasında fayda var. Çocuklar ve gençler artık sahteliklerin, uydurmaların daha erken kokusunu alıyor ve çok hızlı şekilde bilgiyi kendi aralarında yayıyor. Markalar için bundan sonra geri dönüş gerçekten çok zor oluyor. Güven duydukları ve takip ettikleri ünlülere bakın, onlar TV ünlülerinden çok artık YouTube ünlüleri. Eskiden blogger’lar çok popüler ve sözlerine güvenilenlerdi, bugünse blogger’ların yerini vlogger’lar almış durumda. Bir diğer önemli konuda “content.” İçeriğin ince ince dokunup hazırlanması gerekiyor. Pek çok şey gibi içeriklerin çok hızlı tüketildiği günümüzde sıra dışı ve ilgi çekici içerik yaratmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Ülkemizde bugünün haberi yarın çoktan değerini kaybetmiş oluyor. Markaların kendi geliştirdikleri içerikleri tüketicilerle paylaşması artık çok istenilen bir durum değil. Bunun yerine markalardan içeriklerin tüketiciler tarafından oluşturulmasına da açık ve hazırlıklı olmaları bekleniyor. Strateji sonrası ortaya çıkan konseptin hayata geçirilmesinde planlanacak adımların hepsinde mutlaka “heyecan” uyandıracak bir şeyler olmalı. Her adımda keşfetmeye yönelik akıllı problemler, zorluklar ya da cevaplanması gereken sorular olabilir. Bu durum çocuklarda ve gençlerde “başarılı olma” arzusunu tetikliyor. Kendi kendilerine keşfetmeleri, oynamaları, kazanmaları ya da kaybetmeleri için markalardan kendilerine alan açmalarını, sadece ihtiyacı olduklarında, onlar istediklerinde devreye girmelerini bekliyorlar. Geminin kaptanı onlar, markalardan bekledikleri bu görevi ve kontrolü kendilerine devretmeleri.

Hatanızı kabul edin

Birçok insan için belki de hayattaki en zor şeylerden biri hatasını ve yanılgısını kabul etmek. Markalardan da beklenti artık bu yönde. Eskiden hata yapmak affedilemez ve kabul edilemez bir olguydu. Bugünün çocukları ve gençleri ise hata yaparak öğreniyor. Hata yapmak ayıp bir şey değil. Bu yüzden markalarda hata yapabilir. Önemli olan yapılan hatayı kabul edip samimi şekilde özür dilemeleri. Hangi sektörden olursa olsun çocukları merkezine koymuş her markanın dijital alanda yapabileceği pek çok şey var ve bu konuda henüz yolun başındayız. Eğer güzel bir hikayeniz varsa mutlaka dijital pazarlama araçlarını da kampanyanıza entegre edin. Buna ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi. Markalar için farklılaşmanın en iyi yollarından biri dijital alana yatırım yapmak ve dijital dünyayı en efektif şekilde kullanmakta yatıyor.

Sosyal medya, marka mesajlarını direk iletmekten daha çok markaya yönelik nabız tutmak ve nabzı yönetmek için kullanılan bir alan olmalı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.