Bir kitabın düşündürdükleri

Naviga - - Edİtörden - Tûba Noyan

Kimler gitmek istiyor? Kimler bir tekne alıp uzaklara yelken açmak istiyor? Kimler içindeki mavi dünyanın karşı konulmaz çağrısına kulaklarını tıkayamaz hale geldi? Aranızda kimler kalbinin sesini dinlemek, o ‘tamamen duygusal’ sorunu çözmek için kendine 2016’yı seçti?

Masamda, halen dünya seyahati yapan Prof. Dr. Nadire Berker-prof. Dr. Selim Yalçın çiftinin Naviga Kütüphanesi’ne hediye ettiği yeni kitaplardan biri var. Yazılardan başımı kaldırdıkça, Jim Trefethen’ın yazdığı The Cruising Life isimli kitabının sayfaları arasına balıklama dalıyorum. Kitabın ana fikri, ‘şu anda teknesi olmayan biri beş sene içinde nasıl tekne seçer, denize çıkar ve macera dolu iyi bir hayat sürer’ üzerine. Hayat akışınızı değiştirecek beş yıllık bir ‘iş planı’ gibi madde madde, artı ve eksileriyle birlikte yazılmış harika bir kitap.

Dünya seyahati yapan kişi sayısı ve onların neden bu yaşam tarzını seçtikleri üzerine henüz net rakamlara ve somut bilgilere sahip bir araştırma yapılmış değil. Hatta bu kitapta bile Trefethen, önce 25.000 kişinin dünya çevresinde aktif bir halde gezmekte olduğunu yazmış, ardından bu istatistiğin çürütülebilir olma ihtimalini de eklemeyi ihmal etmemiş! Ancak yazarın dikkat çekmek istediği ilginç konu bu rakam değil. Onun savına göre tekne almayı düşünen 1.000 kişiden sadece biri tekne alıyor. Tekne alan her 100 kişiden sadece biri hayallerinin peşinden gidiyor. İyi bir tahminle dünya genelinde 2.500.000 kişi denize çıkmak için tekne almış sayılıyor ama o ya da bu sebeple palamar çözmemiş... Şimdi yine başa dönelim. Tamı tamına 250.000.000 (yazı ile iki yüz elli milyon) kişi denize çıkmak için bir teknenin hayalini kurmuş. Hayaller için bile etkileyici bir rakam değil mi? Bana sorarsanız; herkes gitmek istiyor. Hele son yıllarda dünya bu kadar karmaşık ve yorucu bir kara yaşamı sunarken... Oysa her gerçek denizci biliyor ki, istemekle yapmak arasında ‘okyanuslar’ kadar fark var.

Kimse gitmeyi hayal ederken fırtınaları, demir taramalarını, arızaları gözünün önüne getirmiyor. Denizde yaşam büyük özveri, çalışma, fiziksel ve duygusal zorluklar barındırıyor. Ancak benim gibileri –bu dergiyi okuduğunuza göre belli ki sizi de- onca zorlukları yaşadıktan sonra bile havuzlukta içilen bir yorgunluk kahvesi her zaman kendine getiriyor. İnsan hangi fırtınayı atlatmış olursa olsun, yeniden denize çıkmak istiyor ve her seferinde denize artan bir tutkuyla bağlanıyor. Yeni yılda bu tutkunun bizi karaya bağlayan tüm palamarları çözdürecek kadar güçlenmesini diliyorum.

Denizin tuzundan uzak kalmayın.

TN

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.