Sosyal sorumluluk

Denizlerimizi, bizim gibi deniz tutkunlarından ya da ekmeğini maviliklerden kazananlardan daha iyi kim koruyabilir? Elbette hiç ama hiç kimse! İşte bu fikirden yola çıkarak Deniz Koruculuğu Projesi’ni hayata geçiren Akdeniz Koruma Derneği’nin, kısa sürede

Naviga - - Navİgasyon - YAZI: ŞULE KAYA FOTOĞRAFLAR: ZAFER KIZILKAYA

Kaçak balıkçıların korkulu rüyası

Deniz Koruculuğu Projesi’nin temeli aslında Akdeniz Koruma Derneği’nin (AKD) 2012 yılında kurulmasından da önceye gidiyor. AKD Proje Koordinatörü Özkan Anıl, projenin ilk adımının derneğin kurucu üyelerinin öngörüsü, girişimci gayretleri ve hükümet seviyesindeki girişimleri sonucu atıldığını belirtiyor. Temmuz 2010’da Gökova Körfezi’ndeki çeşitli bölgelerin ‘Deniz Koruma Alanları’ (DKA) ilan edildiğine dikkat çeken Özkan Anıl, DKA uygulamasının o dönem bazı dış etkenler sebebiyle hayata geçemediğine dikkat çekiyor. “DKA uygulamasıyla amacımız söz konusu alanlardaki biyolojik çeşitliliği, balık stoklarını ve ekosistemi izlemek, korumak, kontrol etmek ve kayıt altına almaktı. Ancak sorumlu kurumlar bu görevi sürdürecek yeterli altyapı, insan kaynağı ve donanım sağlayamayınca bu bölgelerin sahiplenilmesi sadece kağıt üzerinde kaldı. İşte tam bu noktada Akdeniz Koruma Derneği varoluş felsefesine uygun olarak devreye girdi. Şu bir gerçek, bu tip hassas bölgelerde koruma ve kollama hizmeti ancak koruyucunun o alanda bilfiil hazır bulundurulması ile sağlanabilir. Özellikle coğrafi konumları ve olumsuz dış etkenlere karşı hassasiyetleri sebebiyle Dka’lar korunmaya fazlasıyla muhtaçtır. Tüm bu gelişmeler üzerine Deniz Koruculuğu Projesi fikri doğdu ve uygulanmaya konuldu.”

Uygulaması hiç de kolay olmayan bu proje doğduktan sonra derneğin ilk adımı, faaliyet için gerekli yasal mevzuat ve dayanakları araştırmak olmuş. Ayrıca gerekli teçhizat ve personelin tanımlanması, korucuların nerede ve nasıl konuşlanacağı, maliyet/etkinlik hesapları gibi prosedürlerin yanı sıra en önemli kalemi finans kaynak araştırması, eğitim programlarının oluşturulması, paydaşlarda koordinasyonun sağlanması gibi çalışmalar oluşturmuş. Bunlarla birlikte ön çalışmalara başladıklarını belirten Özkan Anıl, “Yurt dışındaki uygulamaların örneklemesini yaptık, ayrıca yerli ve yabancı çözüm ortaklarımıza danıştık. Aslında oldukça zor bir süreçti. Ancak olumlu dönüşler aldıkça kendimize olan güvenimiz arttı ve projenin altından başarıyla kalkacağımızı anladık” diyor.

Deniz Koruculuğu Projesi’nin temel amacı şu şekilde tanımlanıyor: “Gökova Körfezi’ndeki deniz koruma alanları ve civarlarında bu alanlara yönelik ve yasal olamayan her türlü davranış, tutum, oluşum ve yaklaşımlara mani olacak şekilde, bölgedeki sorumlu

kamu/sivil kurum ve kuruluşların, bu hizmeti yerine getirme etkinliğini artırmak ve kapasitelerini güçlendirmek.” Yani daha yalın haliyle dünyada eşi benzeri bulunmayan bu körfezi, ekmeğini buradan kazanan yerel halkın korumasını sağlamak.

Deniz korucusu kimdir?

Pekiyi projede ‘deniz korucusu’ olarak adlandırılan kişi kimdir ve kimlere karşı mücadele verir? Anıl, deniz korucularının Gökova Körfezi’nde tanımlanmış alanlarda donanımlı teknelerle 7/24 görev yapan, bu kapsamda devriye dolaşan, gelen ihbarları değerlendiren, gerekli gördüğü koşullarda uyarı yapan, ihlalleri kayıt altına alan, gerektiğinde yardım eden görevliler olduğunu söylüyor. Gelişmiş ülkelerde sulak alanların ve denizlerin korunmasının bir meslek (marine ranger) olduğunu söyleyen Anıl, “Bence koruculuğun içinde gönüllülüğün de olmadan kabul edilmesi çok doğru değil. Çünkü görev operasyon ortamı nedeniyle son derece zor. Ayrıca çeşitli riskleri barındıran, cesaret, sabır, dayanıklılık, sürekli özveri isteyen, yalnızlığın kaçınılmaz olduğu bir uğraş. Denizi, barındırdığı varlıkları ve denizciliği sevmezseniz, çevrenin korunmasını önemsemiyorsanız, verici değilseniz bu görevi yürütmeniz mümkün değil” diye devam ediyor.

Proje kapsamında koordinatörlerin yanı sıra sahada halen eğitim almış ve tecrübeli 10 adet deniz korucusu görev yapıyor. Korucular yöredeki balıkçılık kooperatiflerinin başkanlarıyla uyumlu bir şekilde belirlenen, yörenin hava ve deniz şartlarını en iyi bilen, coğrafya ve insanını iyi tanıyan, o kültürün içinden çıkan balıkçılardan oluşuyor. Tüm ihtiyaç ve donanımları Akdeniz Koruma Derneği tarafından karşılanan korucular yüksek hızdaki botlarla sahada çalışıyor, düzenli olarak eğitime tabi tutuluyor. Görevlerinin büyük bölümünü ise yasadışı avlanan balıkçılarla mücadele oluşturuyor. Herhangi cezai yaptırım gücüne sahip olmayan deniz korucuları karşılaştıkları kaçak balıkçıları bilgilendirerek farkındalık ve sonucunda iyi davranış yaratmaya çalışıyorlar.

“Tehditler aldık”

Özkan Anıl, 2010 yılında hayata geçen ancak tam olarak 2013 yılında uygulamaya başlayan Deniz Koruculuğu Projesi’yle elde ettikleri en büyük mükafatın artık yöre halkı, amatör ve profesyonel balıkçılar, kooperatifler tarafından desteklenmeleri olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“Bölgeye getirdiğimiz yeni düzenlemenin, baştan bazı kesimleri rahatsız edeceğini biliyorduk ve öyle de oldu. Korucularımız ve dernek çalışanları zaman zaman tehdit telefonları aldı, fiziki sataşmalara uğradı, iftira ve şikayetlere maruz kaldı. Ama bunların hepsi doğru yönetilerek çözümlendi. Tabii bunda korucularımızın aldıkları eğitimlerinin ciddi rolü var. Artık bu kesimler bile bize olumlu bakıyor. Yörede daha kazanmamız gereken epey kalp olmakla birlikte sistem oturdukça, zor günlerin geride kaldığını görüyoruz. Ayrıca, elde ettiğimiz olumlu sonuçların en iyi göstergesinin, bölgede artan balık stoklarının izlenmesinde ulaştığımız değerler olduğunu söyleyebilirim. Şöyle ki; biz başından beri Dka’ların belirli noktalarında ve derinliklerinde düzenli olarak balık sayımı yapıyor, Akyaka Su Ürünleri ve Balıkçılık Kooperatifi’ne gelen ürünleri izliyor ve takip ediyoruz. Bu kadar kısa zamanda balıkların geri dönüşüne şahit olmak gerçekten çok heyecanlandırıcı. Elde ettiğimiz sonuçlardan sadece ikisini şöyle özetleyebilirim:

Besin zincirinin en üstündeki orfozun biyokütle değerleri, 2013 yılında koruma alanlarının dışında 2 g/m2 iken, koruma alanları içinde olan İngiliz Koyu’nda 18 g/m2, Boncuk-karaca Koyu’nda 4 g/m2, Çamlı Koyu’nda 3 g/m2 idi. 2014 yılında ise koruma alanları dışındaki değer yine 2 g/m2 kalırken, İngiliz Koyu 25 g/m2, Boncuk-karaca 8 g/m2, Çamlı Koyu 9 g/ m2 olmuştur. 2015 yılında ise, koruma alanları dışı 3 g/m2 olmuş ki -bu korunan alandan dışarıya boşalmayı gösteriyorİngiliz Koyu 49 g/m2, Boncuk-karaca Koyu 15 g/m2 ve Çamlı 13 g/m2’ye ulaştı. 2008-2010 yılları arasında Akyaka Su Ürünleri ve Balıkçı Kooperatifi’ne bağlı

balıkçı teknelerinin ‘tekne/tl aylık geliri’ ise örneğin 1 birim iken bu değer 2013 yılında 1,8 birim, 2015 yılında ise 4,1 birim oldu.”

Umut veren somut gelişmeler

Proje sayesinde körfezde kaçak avcılığın da süratle azaldığını ve caydırıcılıklarının arttığını vurgulayan Anıl, bölgede ciddi bir farkındalık yarattıklarına da dikkat çekiyor. “İlk başlarda aldığımız ihbar sayısında ciddi azalmalar oldu. Bölgede edindiğimiz tecrübe sayesinde hızla ulaştığımız kritik noktalarda yasadışı avcıları eskisi gibi göremez olduk. Bölgeye yerleştirdiğimiz görsel sınır işaretleri ve bilgilendirici uyarı levhaları daha fazla kabul ve itaat görmeye başladı. Özellikle zıpkınla yasa dışı avcılık yapanlar ve usulsüz yöntemlerle avlananlar, yöre halkının da desteğiyle sistem dışına itildi. Trol ve gırgır tekneleri ancak alanlar dışındaki izin verilen alanlarda avlanabiliyor. Bölgede çalışan turistik tur tekne kaptanları konuyu yakından takip ederek bize yardımcı oluyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Tarım İl Müdürlüğü birimleri en üst seviyede desteklerini sağlıyor. Proje daha çok yeni uygulamaya konmasına rağmen, çok olumlu ve başarı ile sürdürülüyor. Elde edilen izlenimler hedeflerin gerçekleşeceğinin habercisidir. Projemizi gönüllülerinden ve cömertçe madden destekleyen Mustafa Koç, Ayşegül Dinçkök, Cengiz Arsay, partnerimiz Fauna Flora International Vakfı, Whitley Vakfı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları, Muğla Tarım İl Müdürlüğü, Akyaka Su Ürünleri Balıkçı Kooperatifi ve yöredeki dost halkımıza minnettarız.”

Özkan Anıl

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.