Dünya turu

Vanuatu Adaları’nda toplam 265 bin kişi yaşıyor. 2006-2010 yıllarında ‘dünyanın en mutlu insanları’ seçilen adalılar bu unvanı kesinlikle hak ediyor. Gezginliğin ise en kötü yanı, istediğin kadar beğen oraya çakılıp kalamazsın. Şimdi yeni rotam sizleri şa

Naviga - - Navİgasyon -

Mutlu insanlardan yamyamlara

Geçen ay tekneye yardımcı diye aldığım çiftin ayrıldığını ve yerine talip olanları gözüm tutmadığı için, yola yalnız başıma devam etmeye karar verdiğimi yazmıştım. Yazımın sonu ‘Önümde Vanuatu Adaları'ndan Efate Adası'nın Port Vila şehrine kadar 550 mil civarında yolum var. Ada Dilberi bir ülkeyi daha dümen suyunda bırakarak, doludizgin yeni bir ülkeye doğru milleri yutmaya başladı. Haydi Allah selamet versin' diye bitiyordu. Dünya seyahatlerinde en heyecan veren seyirlerin başında, daha önce görmediğiniz bir ülkeye yapacağınız seyahat gelir. Karadan yapacağınız bu tür bir seyahat öncesinde olduğu gibi, denizde de bir ön hazırlık safhası vardır ve bu karadan yapacağınız gezilere göre daha kapsamlıdır. Bazen aylar öncesinden bu hazırlıklara başlamak gerekir, denizde bazen son anda karar değiştirip rotanızı yeni bir ülkeye göre düzenlersiniz. Daha önce belirttiğim gibi okyanuslarda ‘özgür seyahatler' gittikçe kısıtlanmaya başladı. Artık çoğu ülkelere haftalar, aylar öncesinden ön bilgiler vermeniz ve gerekli formları doldurmanız, vizelerini ve karasularında seyahat izinlerini almanız gerekiyor.

Çok şükür! Vanuatu Adaları şimdilik bu bürokratik engellerden uzak ve 2014 yılından itibaren vize gerekmiyor, sadece ülkeye giriş yapmadan en az 24 saat önce ön bilgi verilip, teyit alınması gerekiyor. Her ülkeye varış öncesinde olduğu gibi, bu ülke hakkında da dersime çalıştım ve yol boyunca da çalışacağım. Vanuatu Adaları'nı ilk dünya seyahatimiz sırasında görmeyi çok arzulamıştık, ne yazık ki mevsimsel nedenlerle geç kaldığımız için Fiji'den Yeni Kaledonya'ya geçmiştik. Şimdi hedefte Avustralya yerine Papua Yeni Gine var. Siklon mevsiminin başlamasına daha zaman olduğu için rotam üzerindeki Vanuatu Adaları'nda seyir yapmak istiyorum.

Önümde Başkent Port Vila'nın bulunduğu Efate Adası'na 520 mil yolum var. İlk gün güzel geçti, olaysız bir seyir yaptım. Gece olunca da dolunay sahneye girdi, tadına doyamadığım bir gece seyri başladı. Her yer ışıl ışıl. Ada Dilberi, ışık denizinde kayar gibi batıya doğru yol alıyor. Kafamda bin bir düşünce dolaşırken sabah oluverdi ve yeni bir güne başladım.

Radarıma 8 millik bir güvenlik sahası oluşturup alarm kurdum. AIS ise her zaman devrede ve 2 mile alarm kurdum. Gündüz veya gece tavşan uykularında işi garantiye almak için 15 dakikalık alarm saatini de ayarlıyorum. Hava güzel oldu mu, yalnız seyir yapmak çok yorucu olmuyor, bir süre sonra vücut kendini programlıyor ve seyir rutin hale geliyor. Bu etap rahat geçiyor. Fiji'den yola çıkmadan önce balık dâhil kumanyayı iyi tedarik ettiğim için balık tutmak için uğraşmıyorum ama yediklerimden de ödün vermiyorum. Efate Adası'na 260 mil kala hava kapattı. Rüzgârın aldığım hava raporlarına göre 25-30 knot aralığında olması gerekirken 15-17 knot aralığında esiyor. Böyle giderse adaya varmam karanlığa denk gelecek ama yapacak bir şey yok. Hiçbir uzun yol denizcisi bilmediği bir limana karanlıkta varmayı sevmez ve mümkün mertebe varışını gündüze denk getirmeye çalışır ama bazen elde olmayan nedenlerle bu kaçınılmaz olur. Bu durumu göz önüne alarak alternatif demir yerlerini haritamda işaretledim. Efate'ye 88 mil kala rüzgâr kuzeydoğuya dirise edince ana yelkeni iskeleye alıp yola devam ettim.

Sabahın ilk ışıklarıyla ada pruvamda şekillenmeye başladı. Öğleden sonra da adanın güneybatısındaki Teouma Körfezi'ni sancağımda bordaladım. Hava kararmaya başlarken Male Burnu'nu dönüp Vila Körfezi'ne girdim. Girişteki sığlıkları kollayarak Fatumaru Limanı'na varıp sığ suya demirlediğimde vakit gece yarısına yaklaşıyordu. Sabah güne erken başladım.

Önce VHF'LE Vanuatu gümrüğünü arayıp varış raporu verdim sonra güzel bir kahvaltı hazırladım. Tam hazırlığımı bitirdim ki gümrük memurları geldi, hep beraber kahvaltı yaparken giriş işlemlerini bir kısmını tamamladık. Memurları yolcu ettikten sonra botu indirip karaya çıktım pasaport polisine uğrayıp işlemleri tamamladım. Tekneye döndüğümde gümrükçü Ramon Vhf'ten aradı. Hattaya gümrükçüye e-posta atmış, gelişimi bildirmesini rica etmiş, ben de sim kart alır almaz arayacağımı söyleyip teşekkür ettim. Vanuatu Adaları'nda ilk intibalarım çok olumlu!

İnsanları sıcakkanlı ve güler yüzlü. 83 adadan oluşan Vanuatu Adaları'nda toplam 265 bin kişi yaşıyor. 2006-2010 yıllarında “Dünyanın en mutlu insanları” seçilen adalılar bu unvanı kesinlikle hak ediyor. Yanardağlarıyla ve sualtı zenginlikleriyle meşhur bu renkli adalar ülkesi, dışarıya et ve hayvansal ürünlerin dışında Hindistan cevizi, kakao ve kahve ihraç ediyor. Port Vila'daki ilk gecemde tadına baktığım etleri Arjantin'inkileri aratmıyordu. Bu olağanüstü lezzetli etlerin büyük bir çoğunluğu Japonya'ya ihraç ediliyor. Port Vila'da kaldığım süre boyunca hemen hemen her gün uğradığım pazar yeri adanın en renkli köşesiydi. Birbirinden güzel rengârenk çiçeklerin bir kucağı, 1 doların altına satıldığı bu pazarda farklı 15 çeşit biber saydım. Domatesler ise Pasifik'te gördüğüm Gdo'suyla oynanmamış en güzel doğal domatesler. Tabii benim gibi bir ‘domates fanatiği' için burası bir cennet. Biber ve domatesin dışında her türlü meyve ve sebze bol ve çok ucuz. Ayrıca uzun süredir görmediğim Hindistan cevizi yengeçleri de bu pazarda sıra sıra dizilmiş çok ucuza satılıyor. Velhasıl her gün uğrasan sıkılmayacağın bir pazar yeri.

Efate Adası'nda toplam 50 bin kişi yaşıyor. Bu da Başkent Port Vila'yı hareketli bir şehir yapmış. Birbirinden büyük marketler, restoranlar, kafeler, hediyelik eşya dükkanları günün her saatinde cıvıl cıvıl. Her taraf turist dolu. Nüfusu kadar turist gelen Vanuatu Adaları'nın her adasının ayrı bir özelliği var. Kısmet olursa bu adalar ilerde bir daha Hattaya ile birlikte gezmek isterim. Şimdi ada ada dolaşarak kuzeydeki en büyük ada olan Espiritu Santo'ya doğru yola koyulmadan önce yapmam gereken önemli işlerim var. Fiji'de iskele motorunun şanzımanının yağını kontrol ettiğimde renginin sütlü kahveye dönüştüğünü tespit etmiştim fakat tekneyi karaya çekmek için uygun yer bulamayınca bu işi ertelemiştim. Burada bir çekek yerinde katamaranların yapılan bir düzenekle karaya alındığını duymuştum, gidip kontrol edeceğim. Bu karardan sonra bota büyük kıçtan takma motoru takıp yola çıktım. Iririki Adası'nın güneyindeki sığlıklardan dikkatlice geçerek ‘Port Vila Boatyard' isimli çekek yerine ulaştım.

Justin isimli bir Güney Afrikalı'nın işlettiği bu yer düşündüğümden de iyi çıktı. Tekneler, traktör arkasına yapılan ayarlanabilir, hidrolik bir treylerle çekiliyor. Karaya alınan teknelerin büyük bir çoğunluğu kazılan çukurlara salmasına kadar gömülüp siklon mevsimini güvenli bir şekilde geçirmesi için bırakılıyor. Siklon mevsiminin nasıl geçtiğini anlamak için tonozda bağlı olan teknenin arkasındaki sahile bakmam yeterli. Karaya vurup parçalanmış tekneler yeterince fikir veriyor. Çekek yeriyle ertesi gün için anlaşınca vakit kaybetmeden tekneye dönüp hazırlıklarımı tamamladım. Ertesi sabah erkenden hareket edip çekek yeri önüne gelip tonoza bağlandım. Traktörün treyleri suya inmiş, çekek personeli hazırlık yapıyor. Şimdi suların en yüksek zamanı. Tonozdaki halata kaloma vererek tekneyi treylere oturtup güzelce bağlayıp sağlama aldık. Bir süre sonra sular çekilmeye başladı, yeterince alçalınca traktör hareket etti ve santim santim ilerleyerek Ada Dilberi'ni çekek yerine taşıdı.

Bundan sonraki iki gün boyunca kolları sıvayıp işe giriştim. Pervaneleri söküp, sızdıran kuyruk keçelerini değiştirdim, şanzıman yağlarını yeniledim. Pervaneleri kuyruk zehirlisiyle boyadım. Teknenin altına iki kat zehirli attım. Oldu olacak bir de fırdolayı pasta cila yapınca tekne pırıl pırıl oldu. Akşama doğruda tekneyi suya attık. Geceyi tonozda geçirdim! Sabah Port Vila'ya veda ederek adanın kuzeydoğusundaki Havannah Limanı'na geçtim. Bu liman ikinci dünya savaşında Amerikan Donanması'na ev sahipliği yapmış, büyük ve derin bir liman. Limanın içerilerinde Marona Nehri ağzına, sığ suya demirledim. Burada geceledikten sonra sabah deniz inekleriyle meşhur Epi Adası'na yelken açacağım sonra da eski yamyam Nambas kabilesinin yaşadığı Ambrym Adası var sırada.

Geçen siklon karaya vuran tekneler

Karaya traktörle çekildik

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.