Pruva

Kapağımızda size ‘merhaba’ diyen 54 metre boyundaki Adele, her ne kadar biblo gibi görünse de zorlu seyirlerin, soğuk denizlerin kızı. Sahibi Jan-eric Osterlund’un hayalini kurduğu günlerden sattığı güne kadar “Evim” dediği bu özel yat, bir Andre Hoek tas

Naviga - - Navİgasyon -

“Adele şimdiye kadar okyanusları geçmiş en güzel teknelerden biri. Benim hayalimdi ve eşim Jennifer, kaptanım, mürettebatım ile birlikte onu hayata geçirdik. Onunla iki yıl denizlerdeydik; Atlantik geçişleri, Svalbard’ın kuzeyi, İsveç, Akdeniz, Karayipler, Güney Pasifik, Yeni Zelanda ve Antarktika...” Jan-eric Osterlund tasarıma eklenen her çizgiyi, inşasındaki her adımı takip ettiği, birlikte geçirdiği her anı kaydettiği hayali Adele’i bu sözlerle anlatıyor. 1945 doğumlu Osterlund, çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış; fen bilimleri, tıp, ekonomi alanlarında çalışmış yoğun bir işadamı. Ancak onun hayat enerjisi yelken ve fotoğraf tutkusundan besleniyor. Araştırma ve keşfetme tutkusuyla yutarcasına okuduğu Shackleton, Heyerdahl ve Kon Tiki’nin hikayeleri sayesinde çocukluğundan beri denizde macera peşindeymiş. İlk teknesi Swedish Caprice ile dünyanın çoğunu dolaşan Jan-eric Osterlund’a bilindik rotalar dar gelmeye, kutupların göz alan beyazlığı içindeki maceracı çocuğu çağırmaya başlayınca yeni bir tekne şart olmuş. Yüksek enlemlerde, düşük sıcaklıkta ev konforu sunarken aynı zamanda çekici, hızlı ve 30’ların America’s Cup teknelerinin klasik çizgisine sahip bir yelkenci... Pekiyi ama uzun bodoslama, düşük borda yüksekliği, silme güverte, yüksek direkler; modern armalı, modern mühendislik ürünü denizci bir tekneyle bir araya gelebilir mi? Bu sorunun cevabını biblo gibi teknelerin mimarı Hollandalı Andre Hoek vermiş. Hoek’un (Bknz. Naviga, Temmuz 2007, syf. 88) dergimizde yayınlanan röportajdaki cümleleri Adele’in yaratıcısının gözündeki yerinin en iyi ifadesi: “55 metre keç Adele, Panama Kanalı’nı geçebilecek şekilde yapıldı. İlk iki yıl yaklaşık 45.000 mil yol yaptı. Kuzey Kutbu’nda, Pasifik’te, Antarktika’da tekneyi ziyaret ettim. Hem görüntüsü hem de performansıyla şahane. Yeni Zelanda’dan Cape Horn’a, Ushuaia’ya uzanan bir seyir yaptı. Böyle büyük bir yelkenliyle seyretmek için dünyanın en tehlikeli rotası. Sadece saatler değil günlerce 80 knot’a varan rüzgâr, 24 metrelik dalgalar ve buzdağları sebebiyle çok fazla tekne bu yolculuğu gerçekleştiremez. Bu seyir sırasında Adele’de en zorlu koşullarda yelken yapmış, profesyonel 12 kişilik mürettebat ve tekne sahibinin arkadaşları vardı. Mürettebatla Ushuaia’da buluştuğumda her biri hayatlarında bu kadar iyi bir yelkenli tekne görmediklerini söyledi. Adele için çalışırken gerçekten çok heyecanlandık çünkü o zamana kadar tasarladığımız en büyük tekne olacaktı. Ben de her aşamasına isteyerek dahil oldum, bizim için büyük bir adım olacaktı. Havuz ve rüzgâr tüneli testlerini, iç ve dış tasarımını, tüm mühendisliğini yaptık. Tekne inşa edilirken ilk seyirlerine de katıldım. 2006 yılında Adele, Boat International Performance Award (Performans ödülü); Show Boats International Awards, Best Sailing Yacht Over 40 meters (40 metre üstü en iyi yelkenli tekne ödülü) ve International Super Yacht Design Award’ı (Uluslararası süper yat tasarım ödülü) kazanarak; benim bildiğim aynı yılda bu üç ödülü kazanan tek tekne oldu. Bu yüzden bana göre eşsiz ve pek çok insan için de onur kaynağı oldu. Tasarladığımız daha büyük teknelerimiz olsa da Adele kesinlikle bir başyapıt.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.