Kışa hazırlık zaruri

İçinden zoraki kış rüzgârının naz yaparak geçtiği iki yarış ve trofeye yön verecek toplantının yer aldığı sezon finalinden notlar ve fotoğraflar ile yelkenleri ıslattık bu sefer. Artık umudumuz; yeni sahne (parkur ve rotalar), yeni tekneler, eski-yeni hey

Naviga - - Yariş Bayk Kişa Hazirlik Kupasi - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: HASAN ONUKER

Öngörüsü olmalı insan(lar)ın… Kasımdan bakıp ocağı görmeli mesela! Havasıyla, suyuyla, yoluyla, yordamıyla… Yenisiyle, eskisiyle, kalanıyla, gideniyle… Aldatanıyla, sadık olanıyla, ılımlısıyla… Fırtınasıyla, komitesiyle, sponsoruyla, yönetimiyle vs. Öngörüsü olmalı hayatın. Hepimiz için berbat geçen 2015 yeni yaşam yılımızın (2016) içinde güzel rüzgârlar estirsin diye ‘yeni yarış-geziyaşam-hayat-gönül’ sayfamızın yanına, yeni kurşun kalemi de koyduk bu sefer. Dikkatli takipçilerimin gözünde farklı bir görünüm kazanacaktır. Bu seferki çalışma inancını da zımbaladım ucundan sayfalarının kenarına. Öğreniyoruz giderek.

Biraz riske girip ‘gerçeküstü’ bir deneme yaptım Bodrum’da. Batı’da bu işe ‘surreal storm chasing’ adı veriliyor. Eldeki imkanlar ile Bodrum Yarımadası’nda adı ‘Kışa Hazırlık’ olan bir yarıştan (!) çıktı hepsi-hepsi 17 teknenin katılımından oluştu, doluştu objektifime. Biliyorum küçücük makinemden kocaman fotoğraflar çıktı. Yelkende gerçeküstü

fırtına avcılığı fotoğraflarıma hayatımızı allak-bullak eden kahrolası 2015 yılı biterken başladım işte. Bu fotoğrafların devamı gelir mi? Ben gidersem o kıyılara gelir. Ben istersem çekilir.

Beklenen yağmuru beklemekle geçti saatler. Yıllardır olduğu gibi. Camında ismi yazan mekan korudu bizi. Şu meşhur laf geldi aklıma (!); İngilizler denizde şemsiye kullanmaz. Biz İngiliz değildik ve hâlâ karadaydık. Sevgili dostlarımla Bodrum’un simgelerinden biri olan eski un değirmenlerinin yanına kadar çıkıp Gökova’dan, Datça Yarımadası’nın batıya bakan kıyısını, Kos Adası’nın kuzeye bakan sahilini ve gözümüzün menziline giren yarımadanın her yerini okumaya çalıştık. Gelen cephe sistemine göre hazırlık yaptım. Yanımda; Bodrum Deniz Kurtarma’nın koordinatörü, bir acil tıp teknisyeni ve eğitimini Bodrum’da alan Bau’dan sevgili kardeşimiz de vardı. Karmakarışıktı hava. Tam kışa hazırlıktı kısacası. Hava kışa hazırdı ama biz de hazırdık. Bakalım nasıl hazırlanmışız yarışa.

Kargı Adası dön gel

Brifing “Bugün hava biraz tehlikeli,” sözleriyle başladı. “Bildiğiniz gibi liman başkanlığının talimatında ve bizim talimatta (BAYK yarış talimatı kastediliyor) yarış verilmesi yasaklanıyor,” diye devam etti. Bu sözler birazdan farklı cephelerden fena halde bindirecek olan şiddetli yağmur ile birlikte bulunduğumuz mekanda beklemede kalacağız demekti. Saat 13:00’e kadar beklenecekti. Açık deniz yarışı gerçekleşebilirdi! Rüzgâr 30 knot’ın üzerinde esiyor bilgisi de ‘eko’lu ses sisteminden hepimize iletildi. Saatler çok çabuk geçmedi tabii. Değişik fotoğraf çekimlerim oldu. İlan edilen sürenin dolmasına ‘saniyeler’ kala VHF 72’den ‘yarışan teknelerin denize çıkma’ anonsu yapıldı. Saat 13:08’de komite botu liman çıkışı yaptı. İlk gün 2 no’lu rota koşulacaktı. Bodrum start, Kargı Adası iskelede, Bodrum finiş şeklindeydi. Start hattı kurulurken IRC 3’te yarışan Sünger teknesi yarıştan çekildi. Neredeyse 0,5 millik bir start hattı kurulmuştu. Startta dört tekne şamandırayı avantajlı gördü.

İyi ki gördü. Bugünün belki de en iyi fotoğraflarından biri olacaktı. Bu dört tekne Karaada Batı Burnu’ndan orta sulara yükselirken geri kalanlar, Ada Boğazı yönüne dümen tutmak için en az iki tramola atmaları gerektiğini de biliyorlardı. Topluca Kurt Burnu’nu geçen tekneler tek kontra ile Kargı Adası’na ‘iskele kontra’ rota tuttular. Yağmur tekrar etkili oldu. Rüzgâr da 17–20 knot bandında kendini gösteriyordu. Bu rota planlanan yarışı kurtarmak için aslında ideal bir çözümdü. Kolayına bir seyirdi. Farrfara baştan sona lider götürdü yarışı. Bu yarıştan sonra bakıma girecek olan yorgun basın teknemiz Elele Ii’yi daha fazla yıpratmamak için Çelebi Adası’nın doğu kıyısı açığında sakin bir suda demir atıp filonun dönüşünü bekleyecektik. Kıyıda sığ suya atılmış kısa balık ağları dikkatimi çekti. Ayrıca bir insan boyu yüksekliğindeki yoğun çalılıklar içinde soğuk ve yağmurlu havada fıldır-fıldır gözlerle bizim tekneye bakan, kendilerini alacak olan inancına kapıldıklarını tahmin ettiğim bir grup

mültecinin başarılı bir şekilde kamufle olduklarını da gözlemledim. İç burkan bu anlardan uzakta nasıl yol aldıkları seçilemeyen filoya bakarak kurtulmaya çalıştım. Kargı Adası dönüşünden sonra yarış kopmuştu adeta. Tekneler arasında hem zaman hem mesafe farkı rahatlıkla algılanıyordu. Finiş hattına yaklaşıp fotoğraf çekmek yılın bu son yarışının ilk gününde yapılacak en doğru işti. Yarıştan sonra yapılan skipper toplantısında, yeni sezonda trofenin baş hakeminin kim olacağından, yeni rotalardan, brifing saatinden ve adedinden sorular gündeme geldi. Toplantı mekanı belirli bir saat için ayrılmıştı. Müşteriler gelince toplantıya da nokta konuldu. Keşke şu deniz feneri evi ve yanındaki lokal BAYK’ıN olsa. Eskiden olduğu gibi BAYK Evi bizlere yeniden kapı açsa. Orada toplansak, dertleşsek, hayatı paylaşsak. Umut işte!

İkinci gün

İlk güne oranla hava tamamen değişik! Kış baharı demek geliyor ama öyle bir mevsim yok. Bulut hareketleri her an fırtına gelecekmiş gibi… Bugün de amaç planlanan parkur yarışını gerçekleştirmek. Böyle havaları bulduğum zaman en tematik hali ile belgelemek kaçınılmaz oluyor. Yarış(lar)ın bir heyecanı olmasa bile teknelerin konumu, sığlık çakarı, bulut hareketleri, denizin sakinliği kompozisyonu tamamlıyor ve yazıya gerek kalmıyor. 4 no’lu rota (ofset şamandıralı) uygulanacaktı. Ancak rüzgâr kuzeyli yönlerden (karayel-yıldızkarayel- 300-360˚ arasında) sürekli değişkenlik gösterdiği için parkur da rahat kurulamıyordu. Bu rotada bundan evvelki yarışların aksi olarak ‘orsa finiş’ alınacaktı. Bir de, bu rotanın rüzgârın açısından kaynaklanan nedenden dolayı şamandıranın iskelesinde yer alan sığlık çakarı da fena halde çapariz veriyordu. Komite bu konuda uyarı da yaptı. Kaldı ki ilerleyen dakikalarda (yarışta) bu çakar fotoğraflarıma da anlam katacaktı. Rüzgâr 0˚’den (sıfır) geliyordu şimdi. Orsa şamandırası da güzel atılmıştı. Rahat bir start heyecandan da uzaktı. Rüzgâr bu yarışta baştan sona her an joker kartını parkura atabilirdi. Starttan sonra orsa şamandırasına teknelerden önce gittik. Orada yığılmalar olabilirdi. Gökyüzü ile denizin durumu birbirini tutmuyordu. Tekneler özellikle balon seyrinde ekiplerin doğru yerlerde oturmasıyla hissedilir bir şekilde nasıl hız kazandıklarını sergiliyordu. Ancak yarış kimseye heyecan vermiyordu. Komite rota kısaltması uyguladı. Çok da yerinde bir karardı. Rüzgâr yine 30˚ kadar yön değiştirmişti. Belki de yılın son yarışı diye ekiplerden bu duruma bir ses çıkmıyordu. Parkurun ortasında değişken bir rüzgâr vardı. Birçok tekne balon seyrinde, balon gönderini indirip göndersiz olarak devam etmeyi seçti. Finişler de sorunsuz tamamlandı. Karavida, güzel yarış yönetimi için komiteye teşekkür ederken, komite ile Eolos teknesi arasında geçen konuşma 2015 ile yarış sezonu Bodrum’da kapanmış oldu. Üzerinde durulması gereken bir konu bakalım 2016’ya devir yapacak mı?

Bodrum 2016 yarış sezonunda filoya katılacak yeni tekneler ve ekipleri ile yine kıyılarımızın en güzel, çekişmeli yarışlarına ev sahipliği yapmaya devam edecek. Ne diyor şarkı sözünde: “Ne yaparsan yap. Aşk ile yap.”

www.bayk.org

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.