Tekne hikayesi

Benim tatlı meleğim

Naviga - - Navİgasyon -

Kuruluş tarihi 1800’lerin başlarına denk gelen Camper&nicholsons Tersanesi’nin adındaki ‘s’ çoğul ekini almasına sebep olan üç Nicholson oğlundan Charles E.’nin tasarladığı Fair Lady, 15 Ağustos 1927’de Portsmouth’ta suya iner. “Kükreyen Yirmiler” olarak anılan keşifler çağının bir ikonu olarak kendini mavi sulara bırakır. Charles E. Nicholson’ın kariyerindeki önemli başarılardan biri olarak kabul edilen yatın ilk sahibi Fransız işadamı ve yatçı Marcel Sultzbach.

Yaklaşık 10 yıl sonra Sultzbach’ın yat kulübünden arkadaşı Otto Bemberg Fair Lady’yi satın alır. Yat İkinci

Dünya Savaşı’na kadar Kuzey Avrupa ve Akdeniz’de seyrüsefer yapar. Savaş sırasında kendini farklı hizmetlere adayarak Fair Maid adını alır. Bir rivayete göre Fransız sahibi ile Bask mürettebatı, Nazi zulmünden kaçan mültecileri onunla Atlantik’in karşı kıyısına taşır.

1954’te doğduğu Camper&nicholsons Tersanesi’nde yeni bir motora kavuşur ve elden geçirilir. Nihayet Fair Lady’nin İngiliz politikacı ve işadamı Sir Timothy Sainsbury ile yolları kesişir. Savaştan sonra Sainsbury bir süre Güney İspanya’da Fair Maid’de yaşar.

80’lerde bu kez Kanadalı sahibinin Barselona’daki Palms Yard’da yaptırdığı bakım onarımın ardından yat, orijinal adı olan Fair Lady’ye tekrar kavuşur.

Yatın şimdiki sahibi 1995 yılında onu ailesiyle çıkacağı bir tatil için kiraladığında aşık olur ve İngiltere’deki Pendennis Tersanesi’ne götürür. Burada yapılan ilk kapsamlı refit, Fair Lady’yi eski görkemine kavuşturur. Gövde ve yapısal parçalardaki sorunlar, sörvey için çağırılan John Winterbotham tarafından listelenir: Tüm borular değişecek, elektrik sistemi yenilenecek, daha da önemlisi ilk refit sırasında A1 klasa dönmesi için eklenen 30 ton çelik plaka çıkarılarak yat çıplak gövdeye ulaşılana kadar boşaltılacak.

Bu işler devam ederken John Munford, Camper&nicholsons’tan orijinal planları alarak iç tasarım için gereken çizimleri yapar. O dönemde yapılan mobilyalar çıkarılır, yenileri aynı şekilde üretilir. Yeni ekipman ve donanım yerleşim planında kimi değişikliklere sebep olur ama ahşap ve kaplama bölümlerin birebir olmasına özen gösterilir. Kapı kulpları, manikalar, menteşeler, bağlantı parçaları gibi art nouveau tarzdaki metal aksesuarlar yeniden üretilir. 10 aylık bir çalışma sonunda Fair Lady, 1920’lerin

çekiciliğini yansıtan 21. yüzyıl konforuna sahip bir yat olarak yeniden vücut bulur.

2000 ve 2006 yıllarında üst binada değişiklikler ve eski güvertenin yeni tik güverteye dönüştürülmesi, daha yeni jeneratör takılması gibi bakımonarımlar yapılır. Tüm bunlar yatın dengesini artırırken oksitlenme ve paslanma izleri görülen ağır üst binanın değişmesi estetik olarak kibar bir siluete kavuşmasını sağlar. İlk olarak Gardner motorlarla güçlendirilen Fair Lady, bir ara Deutz motorlarla donatılır. 2006 refit’inde ise orijinal motorlarının daha moderni olan 1956 yapımı Gardner’lar takılır.

2012 ekim ayında Pendennis’in Palma Palma de Mallorca’daki tersanesinde bir kez daha bakım onarıma girer. Motorlar, jeneratörler onarılır, direkleri elden geçirilir; boyası, eğlence sistemleri ve elektronikleri yenilenir. Bu teknolojik donanım ona lüks charter partilerine ev sahipliği yapma şansını sunar.

90 yılın ardından

Genellikle Akdeniz’de Fransız Rivierası, İtalya, Yunanistan ve Türkiye sahillerinde seyreden Fair Lady’nin onunla bütün yılı geçiren deneyimli bir mürettebatı var.

Bu tarzda yaşayan nadir yatlardan biri olan Fair Lady, denize tutkun sahiplerinin onu bugünlere getirmek için harcadığı çaba ve yatırımlar sayesinde hâlâ ışık saçıyor.

Amerikan ve Avrupalı broker’ların 1984’te bir araya gelerek oluşturduğu ve süperyat sektörü için standartlar belirlediği The Worldwide Yachting Association’ın (MYBA-DÜNYA Yatçılık Derneği) ilk kayıtlı teknesi Fair Lady, 30 yıl önce San Remo’da yapılan fuardan beri bu seçkin sınıftaki üyeliğini gururla devam ettiriyor.

Kaptanı David Richardson’ın “Akdeniz charter tarihinde önemli bir yeri var” diye tanımladığı Fair Lady’nin refit’ini yapan John Munford’a göre “Gerçek bir klasikte orijinaline sadık kalarak çalışmak çok önemli bir tecrübe.”

Yapıldığı yılların tarzına sadık kalan Fair Lady, konyak rengi perdeleri, yumurta kabuğu rengi tavanları ile konuklarına tanıdık bir mekana giriyormuş hissi yaratıyor. Tüm mobilyalar tik, döşemeler ise çizgili; nerdeyse her mekan tablolarla dekore edilmiş. Yatın yemek alanındaki masa ve sandalyeler ile sabit mobilyalar maun. Aplikler ve geniş pencereler mekanı aydınlık kılıyor. İngiliz malikanelerini andıran yemek alanı halılarından döşemelerine kadar her detayıyla etkiliyor.

Yemek alanından baş tarafa doğru ilerlediğinizde karşınıza çıkan oyun odası yatın diğer mekanlarından farklı bir tarza sahip. Beyazlatılmış dişbudak mobilya ve perdelerin üzerini örten ahşap

tavan beyaza boyanmış. Rahat sandalye ve koltuklara bir çalışma masası eşlik ediyor. Kalabalıktan uzaklaşıp kitap okumak ya da yemek öncesi bir aperatif ile keyif yapmak isteyen konuklar için tasarlanmış. Salonda rahat koltuklara art nouveau mobilyalar eşlik ediyor.

Merdivenlerin açıldığı maun hol, yemek alanı, oturma alanı ve alt güvertedeki kamaraların buluştuğu nokta. Alt bölümdeki kamaralara baş ve kıç tarafta yer alan iki merdivenle ulaşılıyor. Orijinal yuvarlak lumbozların ve klasik dekorasyonun sıcaklığını taşıyan kıç taraftaki çift kişilik kamara ile iki adet tek kişilik yataklı kamaranın ayrı banyoları var.

Ana kamarada ortadaki geniş yatak dışında sancak ve iskele lumbozların yanında birer koltuk, çalışma masası, bolca dolap ve o dönemin klasiği olan bir lavabo yer alıyor. Perdeler ve tavanda beyaz ahşap, mobilyalarda koyu maun tercih edilmiş. Banyo ise dönemin maun mobilyaları ve beyaz seramikle döşenmiş.

Vasattaki iki misafir kamarasında ise birer tek kişilik yatak bulunuyor. Bu kamaraların içlerinde kendilerine ait lavaboları ve ortak kullanılan bir banyoları var.

Kumanda mahallinde klasik pusula dolabı ve dümen ile modern elektronikler ustaca birbiriyle kaynaştırılmış. Tam ortada geniş bir oturma grubu ufka doğru konumlandırılmış.

Kıçta üst güverte sayesinde güneşten korunan alanda yemek masası yer alıyor. Üst bölümüyse geniş bir güneşlenme yatağı ile şezlonglar yerleştirilmiş. Gölge alanda sabit bir oturma grubu ile masası bulunuyor. Baş taraftaki su oyuncakları hidrolik vinçle suya indiriliyor. 36,9 metre boyunda ve 6,2 metre enindeki Fair Lady, altı mürettebat ile sekiz konuğu ağırlayabiliyor. Yatın gövdesi çelik, üstyapısı tikten üretilmiş. 2X230 HP Gardner motorlarla 10 knot seyir hızı sunuyor. Burgess Yachts’ın charter filosundaki yat yüksek sezonda haftalık 63.000 euro’ya, düşük sezonda ise 56.000 euro’ya kiralanıyor. www.burgessyachts.com

Fotoğraflar: Amy Murrell

Fair Lady, 1954

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.