Başarı

Bu kadın bir harika

Naviga - - Navİgasyon - YAZI: ŞULE KAYA

Dona Bertarelli, yelken dünyasının en hırslı kadınlarından biri. Avrupa’nın en varlıklı ailelerinden biri olan Bertarelli ailesi için bir ‘ata sporu’ olan yelken, Dona Bertarelli’nin de çok erken yaşlarda hayatına girdi. Hayatı boyunca yelken yapan, yarışlara katılan Dona Bertarelli, D35’lerin arenası Vulcain Trophy’de 2010 yılında Bol D’OR Mirabaud ödülünü kazanarak 75 yıllık yarış tarihinde bu başarıyı elde eden ilk ve tek kadın skipper unvanını elde etti. Bu başarının ardından yelken kariyerini göllerden, açık denizlere taşımaya karar verdi Bertarelli ve dünyanın en büyük trimaranı Spindrift 2’yi (eski Banque Populaire V) satın aldı. Ardından, aynı zamanda hayat arkadaşı olan profesyonel yelkenci Yann Guichard ve ekibiyle birlikte arka arkaya rekorlara imza attı. Ancak Bertarelli’nin hedefi çok daha büyüktü. Amacı dünyanın etrafını yelkenli tekneyle en hızlı şekilde dönmek olan Jules Verne Trophy’de yeni bir rekora imza atmaktı. Rekor, 2010 yılında turu 45 günde tamamlayan, Loick Peyron ve ekibinin yarıştığı Banque Populaire V’teydi. Yani Spindrift 2’nin ta kendisi!

Spindrift ekibi, Francis Joyon dümenciliğindeki IDEC’LE birlikte Fransa’nın Ushant kıyısından start aldı, rakibini geride bıraktı ve hatta Cape Horn’u Banque Populaire’den önce geçmeyi başardı. Ancak finişe günler kala doğanın izin vermemesi sonucu rekoru çok kısa süreyle kaçırdı ve dünya turunu 47 günde tamamladı. Takım rekoru kıramadı fakat 48 yaşındaki üç çocuk annesi Dona Bertarelli, kendine koyduğu hedeflerden birini daha gerçekleştirerek ilk dünya turunu tamamladı ve ‘dünyanın etrafını yelkenli tekneyle en hızlı dolaşan kadın’ unvanını elde etti. Naviga’nın Nisan 2014 sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportajda yelkene olan tutkusunu aktaran Bertarelli bu kez yine ‘bize özel’ olarak Jules Verne macerasını anlattı.

Sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce hayal kırıklığı mı yoksa başarı mı?

Bence bu rekor denemesinin tamamına baktığınızda çok iyi bir deneyim oldu, hem benim hem de ekip için. Her ne kadar rekoru kıramasak da dünya turunu bitirmeyi başardık. Ve benim için en önemlisi, hayattayken kendime koyduğum hedeflerden birinin daha tamamlamış oldum. Rekoru kıramamamıza rağmen yola çıktığım için hiçbir pişmanlık duymuyorum. Çünkü bizim için en önemli şey start aldığımız Ushant’a en kısa sürede varmaktı. Ve biz bunun için elimizden gelen her şeyi yaptık.

Rekor kırma şansınızı, tam da finişe çok az kalmışken 42’nci günde kaybettiniz. Bu durum ekibin ruh halini nasıl etkiledi?

Açıkçası her şey iyi giderken ve finişe bu kadar yaklaşmışken rekor şansını kaybetmek büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Hedefe çok yaklaşmıştık çünkü. Elbette üzüldük ama yine de yaşadığımız müthiş maceranın tadını çıkarmaya baktık. Sonuçta start almadan çok önceden bile buna tamamen havanın karar vereceğini biliyorduk. Bunu herkes bilir. Nitekim biz ne yaparsak yapalım öyle de oldu. Biz elimizden geleni yaptık ancak doğa izin vermedi. Dolayısıyla bu durumu kabul etmekten başka çaremiz yoktu. Olayın tümüne bakarsak dünya turunu tamamlayarak sağ salim bir şekilde eve döndüğümüz için çok memnunuz.

Güney Okyanusu çok zorladı Tekne rekor kıramadı ancak siz ‘dünyanın etrafını yelkenli tekneyle en hızlı dolaşan kadın yelkenci’ unvanını elde ettiniz. Neler hissediyorsunuz?

Elbette çok mutluyum. Az önce de dediğim gibi bu hayatımda, kendime koyduğum hedeflerden biriydi ve bu yolculuk sayesinde başardığım için kendimi çok iyi hissediyorum. Ayrıca bazı korkularımdan da kurtulmuş oldum. Tüm bunların üstüne bir de dediğiniz

gibi dünyanın en hızlı dünya turu yapan kadın yelkencisi unvanını elde ettim. Benim için yeterince tatmin edici.

47 gün boyunca, koşulların hiç de konforlu olmadığı bir trimaranla çok sert denizlerde seyir yaptınız. Sizin için bu maceranın en zor kısmı neydi?

En zor kısmı Güney Okyanusu’nda geçirdiğimiz üç hafta oldu. Koşullar gerçekten berbattı ve beni en zorlayan kısım da bu oldu. Hava çok soğuktu, sert rüzgârlarla birlikte dondurucu hale geliyordu. Bu durum beni o kadar zorladı ki günleri takip etmekte zorlanır hale gelmiştim. Ama ekip o kadar iyiydi ki, onlar sayesinde hayat benim için biraz daha kolaylaştı.

Seyir boyunca teknedeki en güzel an neydi?

Cape Horn’u geçişimizdi. Bizim için müthiş bir andı. Cape Horn’u tam güneş doğarken geçtik. Kıyı boyunca 15 knot rüzgârla ilerledik. Cape Horn’un doğası ve masmavi gökyüzü görüntüsüyle başımı döndürdü. Her şey mükemmeldi, kelimelerle anlatmak zor. Üstüne üstlük Cape Horn’u Banque Populaire’den yarım günden fazla farkla geçmeyi başarmıştık. İşte o an gerçekten hepimiz çok mutluyduk.

Finişe iyice yaklaşırken, son günleriniz nasıldı?

Dönüş yolunda Atlantik’ten yukarı tırmanırken artık zaman geçmez olmuştu. Artık iyice yorulmuştuk. Ushant’taki finiş hattını kestiğimizde ise bizim için çok özel bir andı. Duygusallık ve adrenalin salgısı had safhaya ulaştığından bir önceki gece neredeyse hiç uyumamıştım.

Spindrift 2’nin performansını nasıl değerlendirirsiniz?

Spindrift 2’nin yetenekleri her gün beni daha da şaşırtıyor. Suyun üzerinde uçarken, dalgaları aşarken neredeyse hiç çaba harcamıyor. Bu teknenin denizdeki performansı bence başka hiçbir tekneye benzemiyor. O tamamen bu maceralar için yaratılmış.

Bu rekor denemesinin sizi en çok tatmin eden yanı ne oldu?

Öncelikle benim için çok farklı bir deneyim oldu. Çünkü daha önce hiç bu kadar uzun süren açık deniz deneyimim olmamıştı. Ekipte ise defalarca dünya turu yapmış yelkenciler vardı. Seyir süresince ekip arasındaki iletişim çok iyiydi. Hepimiz birbirimizi çok iyi tanıdığımızdan 47 gün boyunca birbirimizin kişiliklerine ve fikirlerine saygı gösterdik. Sonuçta hepimiz çok iyi arkadaşlarız. Spindrift gerçek arkadaşlardan oluşan bir yelken takımı. Yeniden bana gelecek olursak, benim özellikle Güney Okyanusu’yla ilgili korkularım vardı. Ancak bu rekor denemesiyle yaşadım, gördüm ve korkularımı yendim. 47 gün boyunca kendimi hiçbir şekilde yalnız hissetmedim.

Spindrift 2 için gelecek planlarınız nedir? Dünya rekoru için yeniden girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?

Bu yıl için açık deniz seyir planımız yok. Ağırlıklı olarak D35, GC32 ve M32s’lerin yarışlarını takip edeceğiz. Spindrift 2, dünya turunu tamamladıktan sonra karaya çekildi ve her şeyi kontrol ediliyor. Ancak elbette biz bu rekorun peşini bırakmayacağız. www.spindrift-racing.com

Spindrift 2, rekor için doğdu

Okyanus rekorları kırmak amacıyla üretilen dünyanın en büyük trimaranı Spindrift 2, 2008 yılında Fransa’nın Lorient şehrinde Banque Populaire V ismiyle suya indirildi. CDK Technologies’de üretilen 40 metre boy ve 23 metre genişliğindeki maksi trimaranı ilk olarak Pascal Bidegorry, ardından Loick Peyron kullandı. İlk rekorunu 2009’da Pascal Bidegorry dümenciliğinde Atlantik’i 3 gün, 15 saatte geçerek kırdı. 2011 yılında ise Jules Verne Trophy’yle dünyanın etrafını en hızlı dönme rekorunu Loick Peyron’la elde etti. Dünyanın etrafını 45 günde dönmeyi başaran trimaran 2013 yılında Dona Bertarelli tarafından satın alındı ve adı Spindrift 2 olarak değişti. Maksi trimaranın bugüne kadar ulaştığı en yüksek hız 47,16 knot.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.