Deniz Güman

Naviga - - Denİzİ Yaşayanlar -

Hemen her ilçede bulabileceğiniz sanayi mahalleleri kanımızca Türkiye’nin en önemli zenginliklerinden biridir, mutlaka istifade etmelisiniz. İşinin ehli bir usta, biraz hayal gücü ve biraz el emeği ile akıl almaz neticelere ulaşmanızı sağlayacaktır. Eskiyen parçaları atıp yenisini almak yerine, mümkünse onarıp yeniden değerlendirmek öncelikle insana büyük bir haz veriyor, bunu yaşamaya gayret gösterin.

Hesabı kabartan diğer önemli nokta ise liman–marina bağlanma ücretleridir. Kışlama için revaçta olan yörelerin marinaları yerine ulaşımı zor olduğundan pek rağbet edilmeyen yerlerdekileri değerlendirebilirsiniz veya beş-altı tekneci birleşip vardiyalı olarak kontrol etmek kaydıyla doğal limanlarda hiç para ödemeden kışlayabilirsiniz.

Bahar, yaz ayları ise tamamen ayrı bir konu; biz nisan ayında teknemizi suya indirdikten sonra usturmaçalarımızı ortalıktan kaldırıyor, halatları ise sadece kıçtankara yapmak için kullanıyoruz. Bizim gibi teknede yaşamayı seçenler, liman-marinalardaki karışıklık, kalabalık, gürültü ve sıcaktan vebalı gibi kaçınır. Sabah cır cır böceklerinin sesiyle uyanır uyanmaz berrak sulara atlamaktan daha güzel bir his tanımıyorum ve bilin ki bunun için kimse sizden para istemiyor! İşte bu yüzden her şeyden bağımsız olabilmek için teknemizi üç adet 90 watt’lık güneş paneli, rüzgâr jeneratörü ve su yapıcı ile donattık. Bu sayede motoru çalıştırmaya gerek duymadan suyumuzu bile kendimiz üretiyoruz. Mazot tüketimini de zaten en aza indirmiş durumdayız, acil durumlar haricinde eğer rüzgâr varsa demir alıyoruz, yoksa gelmesini bekliyoruz.

Yemek alışverişini hiçbir şey atılmayacak şekilde planlayıp yerel pazarlardan karşılarken, her seyirde oltamızı denize bırakmayı ihmal etmiyoruz. Giampaolo mangal kültürümüzü iyice benimsemiş olmalı ki, teknemizden sık sık dumanlar yükseliyor. Böylece sahildeki restoranlara imreneceğimiz hiçbir şey kalmıyor. Hem her gün değişen nefes kesen manzaraları hangi restoran sunabilir ki?

Şaka bir yana, tüm bunların ötesinde, 2008 yılından beri teknemizde sürdürdüğümüz düşük bütçeli hayat bizim için etik bir seçim oldu. Adına ‘gelişme’ dedikleri, doğanın hiç durmaksızın sömürüldüğü bu aşırı tüketim furyası içinde emekli olacağımız günü beklemektense, dizginleri elimize alıp kendi hayatımızın yönetmeni olmaya karar verdik. Eşim Giampaolo 2013 yılında İtalya’da Nutrimenti Editore etiketiyle basılan ve medyada büyük ilgi uyandıran ‘Yapabilirsin-nasıl rüya gibi bir hayatı ayda 500 euro ile yaşarsınız’ adlı kitabında bu hayat seçiminin gelişimini, bunun teknik ve etik anlamda nasıl mümkün olabildiğini detaylı olarak anlatıyor.

Hepinize rüya gibi bir hayat yaşamanız dileğiyle veda etmeden önce yaşam felsefemizi tamamen yansıtan Mark Twain’in bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum: “Bundan 20 yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişmanlık duyacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık. Yelkenlerinizi rüzgârla doldurun, araştırın, hayal edin ve keşfedin.”

Teknik

“Ucuz mal alacak kadar zengin değilim” sözüne inanırım ve çoğu zaman uygulamaya çalışırım. En büyük tasarruflar doğru yapılan yatırımlardan geliyor. Dikkat edilmesi gereken nokta lükse kaçmamak. Bir şeyi satın alırken ‘konfor’ adı altında çok fazla bileşen ekleyip veya gereksiz yere kaliteli malzeme kullanıp fiyatları coşturuyorlar. Gerçekten neye ihtiyacınız varsa, onu ve kalitelisini sadece bir kere alın.

Bütçe hazırlamak önemli. Bunun tamamının para anlamında olması gerekmiyor. Ben şimdiye kadar teknemi mümkün olduğunca iki yılda (bazen üç yılda bir) bir karaya çektim. Ama ona göre piyasada bulunan daha pahalı boya ve malzemeyi kullandım; sonuçta her yıl çekmeme gerek kalmadı. Ayrıca boya firmalarının uygulama konusunda dediklerini birebir yaptığımda hiç sorun yaşamadım. Önemli olan hariçten kimseyi dinlememek. Beni bile. Kullanma kılavuzlarını iyi okuyun. Tekrar tekrar yapılan işler kadar çok zaman ve para kaybı yoktur.

Motorunuzu ya söküp atın ya da ona gerektiğinden çok daha iyi bakın. Arası sizi bitirebilir. Düşük bütçeyle muhtemelen ikinci el bir tekne alacağınız için motorun ne durumda olduğunu tam olarak bilemeyeceksiniz ama korkmayın.

Dizel makineler güvenli ve sık arıza yapmayan aletlerdir. Durumunu tekneyi almadan önce bilen birine baktırırsanız ne tür bir belaya bulaştığınız konusunda fikriniz olur. Bütçenizi ona göre ayarlar ve sonunda daha az acı çekersiniz. Masrafları yüzünden iki-üç yılda yeni motor alacak kadar para harcayanlar olduğunu biliyorum.

Tekne her zaman değer kaybeder. Yelkenler, arma, gövde, motor hep masraf ister. Siz malzemeyi bedava bile bulsanız emek ister. Bu işe giriyorsanız kabul ederek girin. Yoksa şu atasözünü haklı çıkarmış olursunuz: “Teknecinin en mutlu olduğu anlardan biri tekneyi aldığı, diğeri ise sattığındadır.”

Bilmediğiniz bir konuda iş yap(tır)manız gerekiyorsa aklınızın kesmediğini yaptırmayın. Özellikle sizi korkutarak ‘bunun yapmazsanız yedi deniz üzerinize gelir, bir daha çocuğunuz olmaz, tekneniz batar gibi’ işinizi yapmayı öneren ustalardan uzak durun. Her şeyin çaresi bulunur ve bir alternatifi vardır.

Piyasa araştırması yapın. Unutmayın siz bir tekne sahibisiniz ve artık çok ama çok zenginsiniz (!). Muhtemelen iki yazlığınız, özel okullarda okuyan çocuklarınız ve sırf paranız fazla geldiği için aldığınız bir tekneniz var. Bu çok ayıp biliyorum ama ustaların size bu gözle bakıp ona göre iş yaptıklarına, tekneyi gördükten sonra fiyat verdiklerine çok şahit oldum.

Amatör denizciliğin en güzel tarafı her konuda bilgi sahibi olmanız gerekmesidir. Makinasından armasına, mutfaktan fiber tamirine kadar her şey kaptanın (tekne sahibinin) ellerinden öper. Birebir tamir etmesini bilemeyebilirsiniz ama nasıl bir yöntemle ve malzemeyle tamir edildiğini bilirseniz gerektiğinde iş takibiniz daha verimli olur.

Bildiğiniz üzere artık kağıt haritaların pabucu dama atılmış durumda. Elektronik seyir sistemleri ise çok pahalı. Tabii ki özellikleri itibariyle fiyatlarını hak ediyor ama biz bütçesi düşük olanlar için kabul edilebilir sınırların çok dışında. Eski bilgisayarlar çakma bir seyir yardımcısı yapmak için çok uygun. İnternette her türlü programı bulmak mümkün. Her şeyi yedeklemeyi ve gerektiğinde ikinci bir bilgisayarı hazır tutmayı ihmal etmeyin.

Elektrik ihtiyacı için kullanılan ana motor ya da jeneratör bakım ve masraf isteyen düzenekler. Akdeniz için güneş paneli ve seyir yapacağınız bölgeye uygun rüzgâr türbini sizi bu masraflardan kurtaracaktır. Tabii ki bu sistem iyi ve doğru bir akü/elektrik sistemiyle beraber düzgün çalışacaktır.

Sonuçta kendinize gerçekten güvenin. Söz konusu olan suyun üzerinde yüzen bir kabuk. İçindeki her şeyi kaldırıp atsanız da bu alet yüzer. Yeter ki temeliniz sağlam olsun (dümen, demirleme takımları, arma, yelkenler gibi).

Sigorta

Seçeneğim olsa hiç sigorta yaptırmayacağım ama ne yazık ki birçok Avrupa ülkesi sigortasız tekneyi kabul etmiyor. Eğer bütçenizde bu masrafı aşağıya çekmek istiyorsanız sadece üçüncü şahıs seçeneğini tercih edebilirsiniz. Böylece etrafa vereceğiniz zarardan (denize yakıt dökülmesi, başkasına çarpma gibi) kaçınmış olursunuz. Tabii yangın sonucu teknenizi kaybetme riskini göze almanız gerekiyor.

Seyir

Seyir sırasında ziyaret ettiğiniz her bölgenin kendine özgü hesaplı ürünleri oluyor. Sebzesinden teknik malzemeye

kadar seyir yapılan bölgelerle ilgili bilgi toplamak ve alışverişlerin ona göre planlanması/yapılması bütçenizin altında kalmaya yardımcı olur.

Marina dükkanları ne yazık ki çok pahalı oluyor. Gittiğiniz yerlerde hemen bir-iki arka sokağı kolaçan ettiğinizde ya da ihtiyaca göre balıkçılık malzemeleri satan dükkanlara baktığınızda daha uygun seçenekler bulabilirsiniz. Marina dükkanlarının en güzel tarafı beklenmedik zamanlarda yaptıkları ağız sulandıran kampanya fiyatları. Özellikle son model takıntınız yoksa güzel tekliflerle karşılaşabilirsiniz. Zaten son model takıntınız varsa bu yazıyı boşuna okumaya devam etmeyin.

Bazı denizciler yeni çıkan modelleri görünce mevcut olanı elden çıkarmayı çok sever. Özellikle Avrupa limanları bu konuda çok zengindir. En son Kanarya Adaları’nda çalışır vaziyette, yedi yaşında üç tane Kyocera marka güneş paneli bulduk çöpte. Sahibini buldum ve teşekkür ederken de neden attığını sormadan da edemedim. Eskidiği için değiştirdiğini söyledi. Avrupa çöplerinde daha neler bulunabildiğine inanamazsınız. Camında ufak bir çatlak var diye atılan ICOM marka telsizler, mutfak malzemeleri, halılar, tik dolap rafları vs.

Marinalar

Marinalar ve kimi zaman onlardan daha pahalı olan ufak limanlar yerine demirleme takımlarınıza güveneceğiniz yatırımlar yapabilirsiniz. Elinizdeki malzemenin ömrünü tamamlamamış olduğundan ve tekne için doğru takım olduğundan emin olun. Yani marinaya ayıracağınız parayı servis botuna ve demirleme takımının iyileştirilmesine harcayabilirsiniz. Zaten bütçeniz bizimki gibi çok kısıtlıysa marina ancak son seçenek olacaktır.

Takas

Para yerine malzemelerinizi takas yoluyla değiştirmek de iyi bir tasarruf yöntemi. İşinize yaramayan malzemeyi atmak yerine değiştirebilirsiniz. Birisinin çöpü diğerinin altını olabiliyor.

Yeme-içme

İlk defa vardığınız bir yerde alışveriş için acele etmeyin. Her zaman daha ucuz yerleri bulmak mümkün. Sadece biraz zaman ayırmak gerekiyor. Diğer teknecilere sormaktan ziyade neyin nerede ucuz ve hesaplı olduğunu oranın yerlilerinden öğrenmeyi tercih edin.

Fazladan tuttuğumuz balıklarımızı tuzluyoruz. Sebzesi bol ve ucuz yere geldiğimizde ise turşu ve konserve yapmaya ağırlık veriyoruz -ki pahalı yerlerde bu stokları kullanalım.

Sonuç

Günümüzde hâlâ motoru olmadan seyir yapanlar, masraf ve iş çıkarıyor diye tuvaletini iptal edip kovayı tercih edenler, sadece aydınlatma için elektrik kullananlar var. Bunların hepsi birer seçim. Denizde yaşamak, gezmek için hiçbir şeyin son modeline ihtiyacınız yok. Sadece gülümseyerek ufka doğru bakmanız yeter. bile olsa rüzgâr izin veriyorsa yelken yapmayı, restoranlardan çok teknemizde yemeyi seviyoruz. Bizim için tekne hayatı denizle ve doğayla baş başa kaldığımız bir kamp yaşantısı. Melmoth 2’de öğünlerin biri genelde denizden çıkar. Güneş paneli meşrubatlarımızı soğutacak ve teknenin teybinde müzik dinlememizi sağlayacak kadar enerji sağlar. Öğle yemeğini soğuk bir zeytinyağlı ile akşam yemeğini deniz ne verdiyse onunla yaparız. Anlayacağınız Melmoth 2’de geçirdiğimiz zaman içinde pek para kullanmıyoruz.

Bununla beraber bizimki gibi mütevazı bir tekne yaşantısının sudan ucuz olduğunu düşünmek de yanlış olur. Melmoth 2, 1967’de Hollanda’da Vripack Tersanesi’nde yapılmış sac bir tekne. Yaşına rağmen tek bir yerinde pası, hiçbir aksamında arızası yok. Hanımefendi mükemmel durumda ama onu bu

halinde tutmak kolay değil. Tarzı ve anıları ile bizim için çok kıymetli. Her yıl bir bakım-onarım planı yapıyoruz ve belli bir miktar masrafı gözden çıkartıyoruz. Çoğu teknenin bakımlarında en fazla masrafı malzeme değil, işçilik tutar. Bunlar su zımparası, zehirli boya, ahşapların bakımı ve verniklenmesi, kromların parlatılması, motorun temel bakımlarının yapılması gibi herkesin öğrenebileceği ve büyük kısmı tekne denizdeyken aylak zamanlarda yapılabilen basit işlerdir. Biz bu işleri mümkün olduğunca kendimiz yapmaya çalışırız. Bu sırada küçük detaylar, küçük sorunlar gözümüze çarpar. Bunları bakım onarım listesine kaydederiz ve en kısa sürede çaresine bakarız. Bilgili ve dürüst bir ustamız var; Dimitri. Her yıl en az bir kez onunla tekneyi baştan aşağı kontrol ederiz. Bizim görmediğimiz bazı problemleri de o görür. Sonuçta eliniz tekneye ne kadar çok değerse tekne o kadar bakımlı olur. Tekne ne kadar bakımlı olursa uzun dönemde bakım masrafları da büyük ölçüde azalır. Teknenizle geçen günleriniz çok olsun. az para, kısıtlı bütçe ve kervan yolda düzülür prensibiyle hem deniz hem de karadan dünyayı dolaşan maceracılar çok.

Teknenizle yola çıkıyorsanız onu asgari donanımla donatabilecek kadar paranız olmalı tabii. Sonrası daha kolay. Doğa o kadar çok vericidir ki hele denizler kadar bonkör ortam azdır. Balık tutarak, yemekleri teknenizde yaparak, seyirde yelkeni tercih ederek, ucuz köy pazarlarından hem de oldukça organik ürün alarak beslenmenizi dengeli sürdürebilirsiniz. Marinalardan çok, nefis koylarda kalmak kadar eğlenceli ve ucuz ne olabilir? Teknenize taktıracağınız güneş panelleri size bedava elektrik üretecektir. Suyu ise zaman zaman yanaşacağınız iskelelerden bazen bedava bazen ucuza temin edebilirsiniz. Ufak kapasiteli su yapıcı biraz daha lüks olur ama işinizi dışarıya muhtaç olmadan görmenizi sağlar.

Geziniz için sponsor bulmak biraz zor olmakla birlikte mümkündür. Hatta teknenize duruma göre yolcu bile alabilirsiniz. Şu sıralar dünyayı tekneleri ile dolaşan Maral ve Uğur çi i tekneciliği ve denizini hiç tanımazken tekne satın alıp Atlantik’i bile aştılar. Çoğu yerde gezerken geçimlerine yardımcı olacak az çok para da kazandılar. Çok fazla masraf etmeden tasarrufa dikkat ederek denizde yaşam bazen karadan da ucuz olabiliyor. Daha basit giyiniyorsun, daha basit ama zevkli yaşıyorsun. Kaldığın koylarda arkadaşlığı daha rahat, komplekssiz kuruyor ve devam ettiriyorsun.

Bunları yapabilmek için biraz cesaret yeter. Deniz anlatıldığı ve abartıldığı kadar korkulacak bir şey değil. Fırtınalı ve havanın sert olduğu zamanları kollayarak icabında durgun korunaklı bir koyda bir süre kalarak kötü havayı atlatılıp yola devam edebilirsiniz. Denizde yaşamak sürekli yelkenle dolaşmak değildir: Denizde olmak, onun güzelliğini, doğanın dinginliğini ve cömertliğini gözlemlemek, bir koyda güneşin batışı esnasındaki renk armonisini ve bazen sessizliğin senfonisini dinlemek ne muhteşem bir olaydır.

Karadan dünyayı dolaşan Çanakkaleli Kevser’le Ali çi inin öyküsü ise çok daha ilginç. Nepal’de yerel adetlere göre evlenmelerine kadar varan sıra dışı öykülerinin finansmanını ney üfleyip tango yaparak idame ettiriyorlar. Ani bir kararla ellerindeki mallarını satıp karınca kararınca atıldıkları serüveni şu anda çok az bir para ve çok keyifle sürdürüyorlar.

Teknelere otostop yaparak dünyayı bile dolaşabilirsiniz. ‘Teknestop’ adı verilen bu yöntemle teknenin işlerini yaparak hem dünyayı dolaşmak hem de geçinecek para kazanmak çok kolay. Limanlar bu tür tekne ve gezginlerle doludur. Yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler görmek ve keşfetmek için insanlar bunları hep yapıyor. Dünyayı dolaşmak için inanın o kadar değişik ve kolay yöntemler var ki! Önemli olan karar vermek ve uygulamak. Araştırmaya başladığınızda göreceksiniz. Özetle biraz cesaret yeter.

Başak Bartu

Banu Dökmecibaşı, Deniz Güman

Vinç bakımı için ustaya ihtiyacınız yok

Dr. Özgür Tezcan

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.