İstanbul’un kupaları Burgan Leasing’den

Deniz ve tekne sektörüne desteğini farklı etkinliklerle sürdüren Burgan Leasing, bu kez 2. International Istanbul Cup ile parkura çıktı. 5-7 Ağustos tarihlerinde Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün organizasyonu ve Burgan Leasing’in ana sponsorluğunda düze

Naviga - - Yariş - YAZI: AYŞEGÜL BAKIŞ

8 Ağustos’ta Büyük Kulüp havuz başında toplanan ekipler, üç günlük yarış serisinde döktükleri terin karşılığı olan kupalarını almak için bekliyordu. IRC 0, I, II, III ve IV sınıflarında, ModaCaddebostan parkurunda gerçekleşen yarışta Burgan Bank ve Burgan Leasing çalışanlarından oluşan bir yelken takımı da vardı. Hem ev sahibi hem de yarışçı sıfatıyla ödül törenine katılan Burgan Leasing Genel Müdürü Cüneyt Akpınar, sert havaya rağmen keyifli geçen mücadeleden oldukça memnundu. Denizi ve deniz sporlarını desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Akpınar ile keyifli bir sohbet etme şansını yakaladık.

Tekne leasing’ine ilgi yıllar içinde yoğunlaştı mı?

Firma olarak üç senedir tekne leasing’ine yoğunlaştık. Tekne edinmek isteyenler için leasing’in doğru bir finansman yöntemi olduğunu anlatmayı başardık. Bunda da bizim gibi teknesi olan ya da denizciliğe ilgili sektör çalışanlarının katkısı olduğunu düşünüyorum. Temsilcilerle çok iyi ilişkiler kurduk, bu da çok olumlu bir etki yarattı. Genelde baktığınızda tekne leasing’i Türk leasing sektöründen %3 gibi bir pay alıyor. Satılan teknelerin de yaklaşık % 10 gibi az bir kısmı leasing ile finanse ediliyor. Buradaki pastayı büyütmek için uğraşıyoruz. Finansman olanakları arttıkça tekne satış miktarı da artacaktır. Burgan olarak kattığımız artı değer, ikinci el tekneler için de leasing imkanı sunmak. Tekne yaşamının farklı gelir gruplarına ulaşabilmesini hedefliyoruz. Denizcilik sektöründe olmayı sürdüreceğiz. Olabildiğince insanı denizle tanıştırmak için üstümüze düşeni yapacağız.

Yelken takımı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Ben denize çok zor ulaştım, arkadaş tekneleri, kiralama vs. derken seneler sonra kendi teknemi alabildim. Bu işi seven insanlar bu kadar zorlanmasın, tanımayanlar da tanısın diye bankada böyle bir imkan yarattık. Sertifika programı başlattık, eğitim veriyoruz. Amatör denizcilik belgelerini de alacaklar. Bu işin içinde 60 kişilik bir grup var. Geçen seneki sayımız daha azdı, bu sene ikiye katladık. Cenk Tekkaya ile çalışıyoruz. Gerek adayların eğitilmesini gerek yarış ekibinin yönlendirilmesini o yapıyor.

Gelecek hedefleriniz neler?

Bu sene IRC 3’ten 2’ye çıktık. Yeni sınıfımızda biraz zorlanıyoruz, ekipte de değişiklikler oldu. Geçen yılki kadar

başarılı görmüyoruz kendimizi ama elimizden geldiği kadar tempoyu yakalamaya çalışıyoruz. Önümüzdeki sezon daha da başarılı olacağımızı düşünüyorum.

Yarış ekibi olmanın etkisini çalışma hayatında nasıl görüyorsunuz?

İnsanlar denize çıktıkça rahatlıyorlar. Hatta artık ofiste tansiyon yükselince “Geçen ha a denize çıkmadın galiba?” diye birbirimize espri yapıyoruz. Denizin üstünde olmanın pozitif enerji verdiği bir gerçek. Bunu iş arkadaşlarıyla paylaşıyor olmak da önemli. Takımdan iki kişinin asansörde karşılaşması bile o ortamı değiştiriyor. Bir fidan diktik onun büyümesini seyredeceğiz.

Siz de yarışıyor musunuz?

Bizde çalışan kazanıyor, gençlerden fırsat buldukça ben de takıma girmeye çalışıyorum. Genelde cenova trimdeyim, bazen ana yelkene geçiyorum.

Güneyde 45 feet bir yelkenlim var. Bazen sadece gezdiğimiz günleri özlemiyor değilim. Yarışırken tempo çok farklı. Kondisyonumu korumak için ha a içi spor tempomu yükselttim.

İstanbul Cup nasıl geçti?

15 Temmuz’dan sonra yarışlara katılımda genel olarak bir düşüş var. Bizim bu sponsorlukta devam etme kararımızın arkasında hayatı normale çevirmek vardı. Şartlar ne olursa olsun hayat devam ediyor ve güzel devam etmeli diye düşünerek geri adım atmadık. Uzun süreli ilişki leasing’in doğasında var. Bizim denizle ilişkimiz kalıcı. İstanbul Cup yaşadığımız şehirde yapılması ve üç günlük bir yarış olması sebebiyle bize yakın geldi. Umarım bunu sürdürürüz ve Burgan Leasing ile İstanbul Cup markası ölümsüzleşir. www.tayk.org.tr

İlk gün SG kupası adı altında ilan edilen orsa-pupa parkurda yapılan yarışlarla başladı. Komite, koy içinde devamlı dönen rüzgârın oturmasını bekledi. Sonunda beklenen an geldi. Kayıt veren 33 tekne dört ayrı startla aynı rota üzerinde yarışacaktı (11:18). Orsa şamandırası 250˚’de ve parkurun bacak aralığı 1,6 mildi (12:05). Koşulacak ‘sosis rota 2’ iki tur üzerinden ilan edildi. Start sıralaması; IRC 3-IRC 2-IRC 1 ve son olarak üç teknenin kayıt verdiği destek sınıfı şeklindeydi. Tüm startlarda start hattı ve start şamandırası kaydırıldı. Basın teknesi o kadar kalabalıktı ki sağlıklı bir çalışma yapamayacağımız çok belirgindi. Parkurda ise bu güne kadar değil ‘yarı yıl kupaları’ dahil hiçbir yat yarışında görmeye alışkın olmadığımız (görmediğimiz) sayıda şişme bot vardı ve hepsinde iki kişi dikkat çekiyordu. Bunlar içinde sadece start hattında ve kırmızı gövdesi ile dikkat çeken kurtarma botunda RC bayrağı vardı. Hepsine ilaveten bir de sarı renkli o tanıdık parasailing botu da parkurdaydı. 10 teknenin yer aldığı IRC 3’te ilk yarışın startı gerçekleşti. Sonrasında görecektik ki avantaj hep şamandıradan yana olacaktı. Biz start hattına makul mesafedeydik. Fena sayılmaz fotoğraflar çektim. Tüm startlar neredeyse birbirinin aynıydı. İstesek de orsa şamandırası dönüşlerini çekemeyecektik! Pupa şamandırasında kalıp dönüşleri bekledik. Görüntüler aynı olunca yılda bir kez böyle bir şampiyona için Bodrum’a davet edilen ‘medya’ da çabuk anlamış olmalı ki bulunduğumuz Elele II teknesinde

o ‘medya’ çekim yapmıyordu. Rüzgâr gücü yeterli olunca 1,6 mil olan bacak aralığı iki tur üzerinden koşulmuş ve bitmişti. Kim hangi şamandırayı nasıl döndü, balonu nasıl kaçırdı, iç tekne pozisyonunda kimler kapatma gördü, şamandıra dönüşlerinde sıralama değişti mi, kapı şamandırası dönüşlerinde en hazırlıklı olan ekip kimdi sorularına cevap bile bulamadım ya ona yanıyorum. Şimdiyse anlatılacak bir şey yoktu ve bizler pupa şamandırasının altında öylece bekliyorduk. Günün ve adına yarış düzenlenen SG için ikinci start verildikten sonra yine aynı yerdeydik. İlk orsa dönülmüştü, biz çekim yapmak veya farklı bir açıya gitmek yerine genel arzu üzerine denize girmekyüzmek isteyenlerin baskın olması nedeniyle parkurdan ayrıldık. Yüzme molasından sonra da günlük tur teknesi modunda limana döndük. Davetli olanlar yaşadıkları bu ilk günden son derece mutlu görünüyordu. İkinci startta IRC 1’de yarışan Cheese ve Renault Farr Away, OCS oldu. Tekneler startlarını yeniledi. Tüm gruplar start almıştı ve ikinci yarış koşuluyordu. Bu kez yarıştan çok VHF 72’den yapılan protesto anonsları dikkat çekiyordu. Hatta öyle detaya girilmişti ki protesto bayrağının yanlış yerde tokada olduğu bile anons ediliyordu. Ama en ilginci Logo teknesinin (IRC 2) Sunshine (IRC 3) teknesine küfür ettiği iddiasıydı. Sunshine ekibi durumu komiteye anons etti ve protestosu olduğunu bildirdi (14:15). Saat 16:20’de yön değiştiren rüzgâr, üçüncü yarışın yapılmasına izin vermeyecekti. İlk gün iki yarışla son buldu. İkinci gün yarış brifingi 09:00’daydı. İlk gün 09:30’da yapılmıştı. Kurabiyeli brifinglerde gördüm ki her şey mevsimin verdiği sıcaklık içinde. Dev gölgeliklerin altında kahve kokuları, orta kalite bir ses düzeni, güzel sunum yapılan sahne, bir kürsü üzerinde TYF kupası hemen yan işletmede bulunan buz çanağı ile aynı karakteristik formu taşıyordu (ahşap kaidesi hariç). Her şey güzeldi. Bizim yarış parkuruna çıkıp startları çekip makul bir süre sonra yüzme molası verip geri dönmemiz gibi.

(Görecek mevkii) kıyısında geleneksel hale getirilen yüzme molasında olacaktık. Geride bırakılan bir yarış vardı ve uzun zaman sonra birbirlerinden kopmadan yakın aralıklarla finiş hattına giden filoyu da izleyemeyecektik. Ancak birkaç saniyelik de olsa bahsettiğim sahneyi ödül töreninde dijital ekranda görünce neyi kaçırdığımızı idrak etti mi herkes merak ettim. “Sağlık-mağlık olsun” dedim, ne diyeyim başka! Saat 15:00’de sosis rota 2’nin start işlemleri başladı. Orsa şamandırası 230˚’de bacak aralığı 1,5 mil olarak bildirildi. Rüzgâr 6–7 knot idi. Kayda değer birçok konu vardı. İzlenemeyen yarış için teknik veriler bu kez notlarımı zengin kılacaktı. Komite durumu iyi değerlendirip en azından destek sınıfı için rota kısaltması uyguladı. Ancak kapı şamandırasında alınan destek sınıfı finişlerinde kullanılan botta ne kerteriz, ne finiş ne de kısa rota bayrağı vardı. Saat 15:13’te hâlâ üç yarış yapma planı geçerliydi. Destek sınıfı finişe yaklaşırken IRC 2’nin startı verildi.

Bu arada basın teknesinde şu konuşuluyordu, “Hadi denize girecekler girsin arkadaşlar, bizim yayınımız var!” Start verildikten sonra tekneler ilk orsaya yaklaşırken komite ‘Charlie’ uygulamasını devreye soktu (17:54). Saat 17:57’de orsa şamandırası 300˚’de bulunuyordu.

Son gün yarışı

Bizim için bu nadide şampiyonayı izlemek (teknik-fiziki-taktik olarak) mümkün olmayacaktı artık. Ulusal günlük basında ve anlık aralıklarla yayına

Burgan Leasing Genel Müdürü Cüneyt Akpınar

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.