Karayip rüyası

Naviga - - Seyİr Defterİ -

İngiliz Virgin Adaları’nda (British Virgin Islands-bvi) yelken turu ve St. Martin Adası’nda bir süre karada ve denizde konaklamayı içeren 12 günlük programımız için mart ayının ortalarında da üç kişilik ekibimizle Münih’te buluşup Paris üzerinden havayolu ile St. Martin’e ulaştık. Kiraladığımız tekne ile İngiliz Virgin Adaları’na (BVI) yelken bastık. Bu adalara bakir/el değmemiş İngiliz adaları da deniyor. Ancak az da olsa bir yapılaşma mevcut. Yerli halk da Avrupalılarla karışmış durumda, yani pek el değmemişliği kaldığı söylenemez. 34 ada, çok sayıda adacık ve kayalıktan oluşan BVI, Küba’dan doğuya doğru uzanan adalar zincirinin en uç noktasında. İngiliz egemenliğindeki adalarda resmi dil de haliyle İngilizce ancak para birimi dolar. Adaların nüfusu yaklaşık 25 bin, tropikal iklim hüküm sürüyor, yıl boyunca hava sıcaklığı 22 ile 32˚C arasında, deniz suyu sıcaklığı ise 23 ile 29˚C arasında değişiyor. 1 Haziran ile 30 Kasım arası kasırga mevsimi olduğundan, bunun dışındaki zamanlar yaz turizmi için daha uygun. Adaların tamamı ulusal park ve deniz kesimleri ‘marine park’ ilan edilmiş. Özellikle marine park alanlarında demirlemek kesinlikle yasak, çok düzenli bir tonoz ve şamandıralama sistemi mevcut ayrıca çeşitli renklerde şamandıralarla dalış ve yüzme bölgeleri de belirlenmiş.

Yelkenler fora!

St. Martin Adası’nın Marigot bölgesindeki Marina Fort Louis’de La Vandalay isimli teknemize geçiyoruz. Girişte bizi kaptanımız Frederic ve güzel Fransız aşçımız Isabelle karşılıyor. Daha sonra, yedi gün boyunca birlikte olacağımız Fransız ve Alman misafirlerle tanışıyor, akşam yemeğimizi güzel bir sohbet eşliğinde yedikten sonra seyir hazırlıklarına başlıyoruz. Kaptanımız tekne hakkında detaylı bilgiler ve seyir planı ile ilgili seyir öncesi brifing veriyor. Teknemiz iki yaşında, 18 metre boyunda, özel yapım, altı kamaralı bir yelkenli katamaran, otopilot ve deniz suyundan tatlı su yapma sistemi mevcut, kamaralarımız oldukça lüks ve kullanışlı.

Tüm hazırlıkları tamamladıktan sonra halatları fora ederek marinadan ayrılıyoruz. Marina önlerinde demirli olan çok sayıda tekne nedeniyle motor gücü ile ve ağır ağır batı yönünde bir miktar ilerledikten sonra 305 kuzeybatı rotasına yaklaşık 11 saat sürecek gece seyrimiz başlıyor. Rüzgâr doğudan 20 deniz mili hızla esiyor. Limandan ayrıldıktan iki saat sonra sancak kıç omuzluktan gelen dalgaların yüksekliği dümen tutmamızı zorlaştırınca ana yelken ve motor gücü ile ilerlemeye başlıyoruz. Hızımız yaklaşık 7-8 deniz mili. St. Martin Adası’nın ışıkları geride kalırken ben de yıllarca yelken ve denizle uğraşmış biri olarak yıldızların parıltısı altında kapkara okyanusun ortasında kendimi hayallerimden birini daha gerçeğe dönüştürürken buluyorum. Nasıl olmasın ki, yıllarca bu sularda balıkçılık yapan ve yük taşıyan uskunaların (iki direkli büyük yelkenli) yarışlarını, onların efsanevi lideri Bluenose’un ve kaptan Angus Walters’in hikayelerini okumuş olan bendeniz için aynı sularda gece seyri yapmanın keyfini kelimelerle ifade etmek zor.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte pruvada İngiliz Virgin Adaları’ndan Virgin Gorda’yı görüyoruz ve yaklaşık iki saatlik seyrin ardından Spanish Town Limanı’na demirliyoruz. Kahvaltımızın ardından teknede bulunan şişme motorlu bot (dingi) ile sahile çıkıp bu sessiz, sakin, küçük yerleşim yerinde biz ufak tefek market alışverişi ve kısa bir gezinti yaparken kaptanımız da vize ve gümrük işlemlerimizi tamamlıyor. Tekneye dönüp demir alarak birkaç mil güneydeki The Baths (banyolar) bölgesindeki tonoza bağlıyoruz. The Baths adanın en güney kesiminde bembeyaz kumlar üzerinde devasa büyüklükte, parlak, koyu renkli, volkanik kayaların bulunduğu ve kayalar arasında mağaralar ve doğal havuzların oluştuğu inanılmaz derecede büyüleyici manzaralar veren büyük bir alan. Sahil, yüzme bölgesi olarak belirlendiğinden şişme botumuzla belli bir yere kadar yaklaşıyor; kameralarımızı ve telefonlarımızı ıslanmadan taşıyabileceğimiz çantalara doldurup yaklaşık 100 metre yüzerek sahile çıkıyoruz. Kayalar, kumsal, tropikal ağaçlar ve ağaçlardan kumların üzerine düşmüş iri hindistan cevizlerinin arasından geçerek banyolara giriyor, daha sonra adanın yüksekçe bir yerine çıkıp doyumsuz manzaranın keyfine varıyoruz. Tekneye dönüp geç saatte öğle yemeğimizi yerken Karayipler’in sürprizi olarak; üstümüzden ağır bir sağanak geçiyor ve hava tekrar hızla açıyor. Biz de demir şamandırasından fora edip genel güneybatı yönünde sırasıyla Ginger, Cooper, Salt ve Peter adalarını iskelede bırakarak yaklaşık üç saatlik seyir sonunda Norman Adası’nda sahilin dik kayalık olduğu bir bölgenin çok yakınına demirliyoruz. Bulunduğumuz bölge mükemmel bir dalış merkezi. Hemen teknede bulunan dalış takımları ile teknemizin altına ve kayalıklara dalıyor, daha önce bilgilendirme kataloglarından göz attığımız inanılmaz güzellikteki sualtı bitki örtüsünü ve rengarenk balıkları izliyoruz. Bu arada yaklaşık 1 metre boyunda bir yavru deniz kaplumbağası ile karşılaşıyoruz. Gece akşam yemeğini yerken kaptanımız teknenin mavi renkli sualtı ışıklarını yakıyor ve denizi akvaryum gibi aydınlatıyor. Biz ışıklara gelen küçük balıkları izlemenin keyfini sürerken; kaptanımız bir misafirimizin daha olabileceğini söylüyor ve gecenin karanlığında bölgenin ünlü avcı balıklarından yaklaşık 1,5 metrelik tarpon kocaman sırt yüzgecini göstere göstere teknemizin etrafında tur atıp uzaklaşıyor.

Jost Van Dyke, Sandy Cay, Guana, Beef…f

Üçüncü gün sabah kahvaltı öncesinde Norman Adası’ndaki demir yerinde şnorkel dalışı yapıyoruz. Birlikte daldığımız Fransız kadın beni yan tara a bulunan bir başka teknenin altına

götürüyor, burada dev baraküdalardan oluşan sürüyü hayranlıkla seyrediyoruz, daha sonra sahile yakın kesik sualtı kayalıklar arasına dalıp daha farklı renklerde irili ufaklı balıkları, bir müreni ve birkaç ıstakozu izleyip tekneye dönüyoruz. Kahvaltının ardından kısa bir yelken seyri ile İngiliz Virgin Adaları’nın en büyüğü olan Tortola’nın batı ucundaki Soper’s Hole Marina’ya bağlıyoruz. Burada hem alışveriş ve farklı lezzetleri tatma hem de hızlı internet ile haberleşme imkanı buluyoruz. Öğleye doğru ismini tanınmış bir korsandan alan Jost Van Dyke Adası’na yelken açıyoruz ve muhteşem plajı olan White Bay’de şamandıraya bağlıyoruz. Bembeyaz kumsallarında ve denizinde dalış, kano, yüzme faaliyetleri ile güzel bir gün geçiriyoruz. Akşama doğru White Bay’den ayrılıp birkaç mil doğudaki Büyük Liman’da tonoz şamandırasına bağlanıyor, geceyi deniz ürünleri ve bölgesel içecekler eşliğinde geçiriyoruz.

Teknedeki dördüncü günümüze, erken saatlerde yelken basarak başlıyoruz ve salkım saçak hindistan cevizi ağaçlarını bembeyaz kumsalla çevreleyen küçücük ada Sandy Cay’e rota veriyoruz. Kısa sürede rüzgârın sertleşmesi üzerine dalga durumunu dikkate alarak bu küçücük adada tutunamayacağımıza karar verip Sandy Cay’i sancakta bırakıp kuzeye yükseliyor ve daha saçak altı olan Diamond Cay Adası önlerinde demirliyoruz. Burada da dalgaların yüksek olması nedeniyle kısa bir dalış sonrasında tekrar harekete geçiyoruz. Sadece kumsaldan ibaret olan büyüleyici ada Sandy Spit’i iskelede bırakarak Guana Adası’nda White Bay’e demirliyor ve burada öğle yemeğimizi yiyoruz. Bu sırada teknemizin birkaç metre yakınında iki deniz kaplumbağası kafalarını sudan çıkarıp meraklı gözlerle bize bakıyor ve sonra tekrar dalıp kayboluyor. Yemek sonrasında biz dalıyoruz ve yine teknemizin altında dolaşan iri baraküdaları izliyoruz. İkindi vakti tekrar yelken basarak Beef Adası’nın Trellis Bay Körfezi’ne demirliyor ve burada sahile çıkıyoruz. Beef Adası, BVI’DA tarifeli uçuşlara uygun havaalanı olan tek ada. Küçük ve orta büyüklükte uçaklar inebiliyor, aynı zamanda İngiliz kraliyetinin de ilgi duyduğu bir yer olduğunu, sahile çıktığımızda plakasında kraliyet tacı olan araçlardan anlıyoruz. Sahilde kumlar üzerinde gayet şık giyimli kadın ve erkeklerin olduğu son derece otantik bir bar olan Mongoose’a (firavun faresi) giriyoruz ve burada rom ile yapılan birbirinden güzel margarita, painkiller ve pina colada kokteyllerimizi St. Kitts’li barmenin neşeli sohbeti eşliğinde yudumluyoruz.

Rüya gibi bir mercan ada: Anegada

Bugün denizde beşinci günümüz. Sabah 16 mil hızla esen rüzgârı görünce seyir planımızda bir değişiklik yapıyor ve altıncı gün için planladığımız yaklaşık 25 mil kuzeyde bulunan Anegada Adası’na rota veriyoruz. Adaya orsa seyri ile 3,5 saatte ulaşıyoruz. Anegada aslında 19 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 5 kilometre genişliğinde bir mercan adası. En yüksek noktası 8 metre olan adanın özellikle kuzeydoğu kesiminde at nalı şeklinde büyük bir mercan resifi bulunuyor. Adanın çevresi elle tutulmadan ya da üzerine basmadan anlatılamayacak kadar kaliteli bembeyaz kumsala sahip. Mercan resifinin olduğu bölgede dalış ve avlanmak yasak. Ancak çok kaliteli iri ıstakozlar ve Karayip Adaları’nın en gözde yiyeceklerinden olan ‘queen conch’ isimli deniz salyangozu da buralarda bulunuyor ve bölge kaçak avcıların gözdesi durumunda. Biz de sahilde dolaşırken bu iri salyangozun

The Baths, bembeyaz kumlar üzerindeki devasa volkanik kayaların arasındaki doğal banyolar

İngiliz Virgin Adaları krokisi

M. Ferda Narinç Jost Van Dyke Adası'ndaki White Bay (Beyaz Koy)

Guana Adası beyaz kumsalında demirli teknemiz La Vandalay

İngiliz kraliyetinin de ilgi duyduğu Beef Adası’nda otantik objelerle karşılaşabilirsiniz

Anegada Adası panoramik görünüm

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.