Fuar Monaco Yacht Show

Monako göz kamaştırdı

Naviga - - Navİgasyon - YAZI: CANA GÖKHAN/FATİH SÜREKLİ

Süperyat dünyasının en önemli fuarı Monaco Yacht Show’a bu yıl 580 firma katıldı ve 125 adet süperyat, limanda çok özel ziyaretçileri için hazır bulundu. 40 süperyatın da dünya prömiyerini yaptığı Monaco Yacht Show 2016, 30 bine yakın ziyaretçi sayısıyla, yine, sektörün gücünü ortaya koyması açısından diğer fuarlara göre rakipsiz olduğunu gösterdi.

Fuar, birkaç yıl önce bilet satış fiyatlarına fahiş bir zam uygulamıştı. Fuar düzenleyicileri yıllar içinde bu pahalı bilet politikasının, daha fazla profesyonel ziyaretçinin bir araya gelmesini sağladığı görüşünde. Ziyaretçi sayısında ufak bir düşüş olsa da, önde gelen broker firmaları, ziyaretçi kitlesindeki profesyonellerin artışından ve aslında hedef kitleye ulaşıyor olmaktan memnunlardı. Bu açıdan bakıldığında 2016 fuarının atmosferi, önceki yıla göre çok daha poziti i.

Ziyaretçiler içinde bu yıl Rus katılımcıların sayısı düşmeye devam etti. Süperyat piyasasında oldukça fazla görünen Rus müşterilerin azlığı önümüzdeki yıllarda da devam edecek gibi… Dolar milyarderleri listesinde bir diğer büyük ülke Amerika’dan ise katılım yoğundu. Amerikalıların alım-satım yapmak için yaklaşan başkanlık seçimlerinin sonuçlarını beklediklerini ama yine de fuara yoğun ilgi gösterdiklerini gözlemledik. Ayrıca süperyat müşterilerinin yaş ortalamasının giderek düştüğünü ve daha genç bir kesimin artık 50 metre üstü yatlar için ciddi adaylar olduğunu söyleyebiliriz.

Biraz da fuarın göze çarpan tekneleri ve onların özellikleri hakkında bilgi verelim. 50 metre üstü süperyatları ele aldığımızda, bu yıl Monaco Yacht Show’un en göz alıcı yatlarından birinin, Heesen Tersanesi’nin geçen aylarda suya indirdiği ve şu ana kadar ürettiği en büyük yat olan Galactica Super Nova olduğunu söyleyebiliriz. Tam boyu 70, eni 11,9 metre olan ve tamamı alüminyumdan üretilen bu göz alıcı tasarım, Hollandalı mühendislik şirketi Van Oossanen Naval Architects tarafından tasarlanmış. Galactica Super Nova, hızlı deplasman tipi gövdesi sayesinde 70 metrelik bir süperyat için oldukça iddialı olan 30 knot sürate ulaşabiliyor. Süperyatı benzerlerinden ayıran en önemli özelliğinin, performans ve yüksek kalite alüminyum işçiliği olduğunu söyleyebiliriz. Dış tasarımını Espen Øino’nun üstlendiği, iç tasarımını ise yine Hollandalı Sinot Exclusive Yacht Design’ın yaptığı Galactica Super Nova, kıç bölümünde bulunan 6 metrelik alt bölümü camdan yapılmış, jet infinity pool’u (içinde sürekli akıntı üreten ve bu sayede durmadan yüzebildiğiniz, yani bir nevi koşu bandı gibi, havuz), 357 metrekarelik dış alanı, 44 metrekaresi hareketli kapaklar üzerinde bulunan 146 metrekarelik ‘beach’ alanı ve 92 metrekarelik skylounge’uyla birlikte ilgilerin odağındaki süperyatlardan biriydi.

Suyla 2004 yılında buluşan ve bu yıl tekrar Monaco Yacht Show’da satılığa çıkarılan dünyanın en büyük beşinci yelkenlisi Athena da güzelliğiyle ziyaretçileri büyüledi. Hollandalı tersane Royal Huisman’ın şu ana kadar ürettiği en büyük yat olan olan Athena’nın tam boyu 79,25 metre. 10 kişiyi ağırlayabilen bu üç direkli süper yelkenlinin iç tasarımı ise Pieter Beeldsnijder ve Rebecca Bradley tarafından yapılmış.

50 metre bandında ise nisan ayında The Italian Sea Group tarafından suya indirilen Admiral Tersanesi’nin Ouranos isimli yatı göz alıcı süperyatlardan biriydi. İç tasarımı Gian Marco Campanino tarafından yapılan Ouranos’un en önemli ve yenilikçi özelliği ana güverte salonu ve üst güverte salonunun dışardan cam bir cephe ile birbirine bağlanmasıydı. Tekne sahibinin özel isteği üzerine ana güverteden başlayan bu cam bölüm üst güvertenin tavanına kadar uzanarak benzersiz bir deniz manzarası sunuyor. Ana güverteden görüşün daha fazla olmasını sağlamak için yan yürüme yollarının içleri de cam

olarak yapılmış. Böylelikle hem tekne sahibine mükemmel bir seyir sunulmuş hem de son derece aydınlık bir iç mekân yaratılmış.

Bu yıl fuarda süperyatların çoğunda beach area (plaj alanı) bölümünün neredeyse ana kamara kadar önemli bir yer haline geldiğini gözlemledik. Önümüzdeki yıllarda birçok yeniliğin en çok bu bölümde yapılacağını düşünüyoruz. Beach area bölümüyle tamamen öne çıkan bir diğer süperyat ise İtalyan üretici Wider Yachts’ın 46 metrelik hibrit süperyatı Genesi’ydi. Bu çok yönlü yatın neredeyse bütün kıç bölümü kapaklarla açılıyor. Kıçta bulunan tender suya atıldıktan sonra, tender için yapılmış olan yuva, temiz su ile doldurularak tamamen kullanıcıya özel bir kapalı havuza dönüşüyor. Açılan kapakların yarattığı dış alana beach area bölümünün her yerinden ulaşım sağlanıyor.

Türk üreticiler de oradaydı

Yerli üreticilere baktığımızda, bu yıl Sarp Yacht’ın ciddi anlamda fuara yatırım yaptığını gördük. Tersanenin böylesine bir yatırımın geri dönüşünü alacağını düşünüyoruz. İlk yatları olan La Passion’un yüksek işçilik ve mühendislik kalitesi şu ana kadar Türkiye’de yapılmış en iyi yatlardan biri olması, Türk tersanelerinin marka değerine büyük katkı sağlayacaktır. Diğer yandan yurt dışında başarılarını kanıtlamış Tansu Yacht’ın Sexy Fish yatının açık alanları, sade iç tasarımı ve çok iyi çözülmüş genel yerleşimi son derece etkileyiciydi. Fuarın diğer gözalıcı süperyatı ise Bilgin Tersanesi’nin geçtiğimiz aylarda suya indirdiği 46,8 metrelik Giaola-lu’su, özellikle iç mekânlarının işçiliğiyle rakiplerinden ayrılıyor. Tender bölümünde ise Mazu Yachts’ın yalın ama etkileyici teknesi de ilgi gören bir başka Türk markasıydı.

Monaco Yacht Show’un en önemli özelliklerinden biri de en çarpıcı süperyatların tender’larının ilk defa tanıtılıyor olmalarıydı. Bu konuda bu yıl istinasız iki farklı konsept bütün gözleri üzerlerine çekti. Biri Silver Arrow Marine’in Mercedes Benz ortaklığı ile hayata geçirdiği proje 460 Granturismo. Gövdesi ve üstbinası tamamen aynı gri metalik boyayla boyanmış Granturismo’nun çok ilgi çektiğini söyleyebiliriz.

Tasarımın en belirleyici özelliği olan akışkan yüzeyler hem dışta hem de iç kamaraların tümünde kullanılmış. Model, iki adet 460HP Yanmar makinesi sayesinde 40 knot azami hıza ulaşabiliyor. Diğer göz kamaştırıcı tender projesi ise ilk defa denizcilik sektörüne giren Aston Martin’den AM 37’ydi. Tasarımını Aston Martin tasarım ofisinin başındaki Marek Reichman’ın yaptığı tender’ın gövdesini ise Hollandalı mühendislik firması Mulder yapmış. Quintessence Yachts işbirliğinde üretilen AM 37, ön güverteye akan benzersiz ön camı, Aston Martin’ler kadar detaylı düşünülmüş kokpit alanıyla fuarda büyük beğeni topladı. AM 37 2X430 Mercury makineyle 45 knot en yüksek sürate ulaşıyor ve 32 ha ada standart tekne teslimatı yapılabiliyor.

Monaco Yacht Show’un önümüzdeki yıl neler getireceğini şimdiden tahmin etmek zor ama tasarımların beach bölümlerine yoğunlaşacağını, explorer teknelere olan eğilimin devam edeceğini, iddialı otomobil firmalarının tender piyasasına tekrar adım atacağını, ayrıca, sürekli gençleşen müşteri profilinin ihtiyaçları doğrultusunda tasarımların yeniden şekilleneceğini ve önümüzdeki yıllarda daha iddialı süperyatların sergileneceği aşikar.

La Passion

Galactica Super Nova

Sexy Fish

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.