Yarış-famous Cup

Famous Cup bildiğimiz gibi

Naviga - - Navİgasyon - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: HASAN ONUKER

Önce her şeye tepeden bakacak olan multikopterler havalandı sonra hangi teknede kimler var arayışı ile palamarlar çözüldü. Basın teknesi, yayın teknesi, hakem teknesi tek tek gezildi. Sonunda iki teknede yer bulunabildi. Çalışmak ne zormuş ünlülerle!..

İletişimde bir dünya markası olmakla, iletişimsiz kalmak farklı mevzularmış. Bitez’deki tonozundan salt bizim çekim yapmamız için ayrılan arkadaşımızla ve bu yarışlarda ilk baş hakemliğini başarı ile gerçekleştiren Bdk’nın da koordinatörlüğünü yapan Ayberk Olcay’ın gayreti ile birleşti yılların birikimi. Ortaya birçoklarından farklı ‘güzel gerçek’ yarış anlarının fotoğrafları çıktı. Bir de çok kısa da olsa yarış notları. Startları ve finişleri böylesine bir yarışta rutin olarak kabul edersek geriye o çok güzel görüntüler veren; Bağla-aspat-karaincir arasında yakalayabildiklerimiz kalacaktı. Limanda ise beyaz renkli tişörtleri ile dolaşan ve sağlık emekçilerini andıran şaşkın gençler ile Kaptan Swing’in çizgi romanlarındaki kırmızı urbalar gibi dikkat çeken gençler vardı.

Tekne sahiplerinden habersiz ve izinsiz, olur olmaz yerlere takip cihazları yerleştirilmişti. Kimi gaz kolunun yanına kimi teknenin içine inen için sürgülü kapağın üstüne kimi de en çok hareketin olduğu direk dibine. İtiraz edenlere ise ‘sökerseniz diskalifiye olursunuz’ deniyordu. Hemen gidip yarış komitesi ve protesto komitesindekilerle görüştüm. Bu durumdan haberleri yoktu. Ayrıca ‘diskalifiye olursunuz’ lafı da fazlasıyla tehdit içeren bir karşı duruştu. Talimatta ve yarış ilanında böyle bir madde de yer almıyordu. Bir türlü ele geçiremediğimiz ünlülerin hangi teknede olduklarını belirleyen üç ayrı liste ortada dolaşıyordu ve istediğimizde hep ‘sonra veririz’ cevabı ile belirsiz sınırdan dönüyorduk. İlerleyen dakikalarda canlı olarak sosyal medyadan yayınlanacak olan görüntülere Naviga ve Turksail yorumları ile katılacaktı. Gelin görün ki oldukça yüksek bir çirkinlik ve yapılan işe yakışmayan bir tavırla yayın teknesi dediğim guletten şutlandık! Ya marinaya

dönecektik ya da bir ara formülle iki gün sürecek coğrafi yarışlarda kendimize bir tekne bulacaktık. Şahsen işin magazin yanından çok, sportif yönü beni daha fazla ilgilendiriyordu.

Paranın satın alamayacağı dostluklarımız var bizim

İlk gün start anına çok kısa bir süre kalmıştı. Yapılacak en iyi şey ‘komite botunda’ yer almak olurdu. Öyle de oldu. Start verildiğinde çok güzel kurulmuş start hattında komite botunu avantajlı görenler objektifimdeydi artık. Kısa ve heyecanlı geçen her start gibi uçup gitti tekneler topluca önümden. Rüzgâr 320˚’den geliyordu ve sabitti. Bu durum rotada olan Çelebi Adası’nı iskelede dönen teknelerin kalan mesafeyi geniş apazla Kargı Adası’na kadar uçarcasına sürdürmeleri demekti. Az ilerimizde üzerinde renkli bayraklar olan bir tekne dikkat çekiciydi. Bu bayraklar tekne sahibinin adının ifadesiydi. Kısa süre sonra 8,5 metrelik bu teknede ada dönüşünü yakaladığımız tekneler ile yan yana olacaktık. Dalga olmadığından benim için bir servet olan fotoğraf makinelerim de serpinti almayacaktı. Yine de kolay olmadı. Tutunmak, denge kurmak, doğru kadrajı ve doğru

objektifi düşünmek işin şansa bile bırakılmayacak tarafıydı. Farklı ve tatmin edici sonuçları aldığıma inandığımda tekrar komite botuna izin isteyerek binebildim. Şimdi sırada finişler vardı ve yarış kopmuş tekneler tek tek hattan geçiyordu. Hangi teknede hangi ünlü (!) vardı bilmediğim için tesadüfen yakaladıklarıma razı oldum desem yeridir. Aslında ünlü olan yarıştı ve ünlüler belki de bahanesiydi işin. 11 yaşındaki yarışa üçüncü kez ama bu defa Bodrum Marina Yacht Club ve halkla ilişkiler departmanından Banu Kurşuncu’nun davetlisi olarak gelmiştim. Yukarıda da belirtmiştim üç farklı liste var diye. İçinden teknelere dağıtılmış hali ile olanı seçtim. Bakalım kimlermiş bunlar: Bünyamin Sürmeli, Berk Buğra Bahadırlı, Burcu Bilici, Özlem Kaymaz, Fulya Zenginer, Elif Ece Uzun, Mehmet Coşkundeniz, Sefa Yamak, Pınar Aylin, Yonca Evcimik, Billur Kalkavan, Anıl Atlan, Zeynep Beşerler, Ercan İnan, Bülent Çetinaslan, Koray Bilici, Kemal Uçar, Zeynep Mansur, Pelin Akil, Uğur Kurul.

Yarışlardaki kısa notlara bakınca

İlk gün güzel bir pupa start izledik. Toplu startta tüm sınıflar temiz geçti hattı. Filo, Kurtburnu’nu yeni dönmüştü komite, Çelebi Adası iskele, Kargı Adası iskelede bırakılarak finişe gelecek tekneler için rota kısaltmasına erken gitti ve finiş hattını kurdu. Saat 14:24’te Fortuna teknesi yarıştan çekildi. Çelebi Adası dönüşlerini yapan tekneler pupa seyrine devam ediyordu. Kargı Adası da rahat geçildi ve filoda beklenen finiş sıralaması neredeyse kimseyi yanıltmadı. İlk gün güzel havada koşulan yarışla kapandı. İkinci gün, rüzgâr 4-7 knot olarak bekleniyordu. Öğle saatlerinde 14-17 knot’a çıkması kimseyi şaşırtmadı. Bugünkü esas rotanın yanında bir de alternatif rota yer alıyordu. 11:45’te tehir toka edildi. Rüzgâr 280˚’den 14 knot gücünde geliyordu. Start hattı Ada Boğazı açığında kurulmuştu. Bugünkü rota 4 numaralı olandı. Genelde pek sık uygulanmayan rotaydı bu. Çok da güzel oldu. Finişe gelirken Kara Ada’yı iskelede bırakan yatlar boğazdan geçince finiş hattına tramola atarak geldi.

Pazar gününün charter trafiğini de dikkate alan yarış komitesi finiş hattını bu trafiğin dışına aldı. Tekneler orsa çekerek finişe geldi. Sunshine balon ıskotalarından birini koparınca balon yelkenini indiremedi. Benim bulunduğum yerden yırtılan kırmızı balonu görüntülemem zordu. Durumu dürbünümle seyrettim. Sunshine bu esnada yaklaşık üç dakika kadar motor çalıştırdığını bildirdi. İki gün boyunca startları-finişleri ve Marina Yacht Club’daki eğlencesi-ödül töreni ile magazin tarafı fazlasıyla ağır basarak bildiğimiz gibi olan Famous Cup böylece sona erdi. Üzerinden uzun süre geçmesine karşın yarışın sonuçlarını www.bayk.org’den inceleyebilirsiniz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.