Gezi

Adalar, sürprizler ve dersler

Naviga - - Navİgasyon - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: ŞENER SEZGİN

Her sene seyir yaparken aynı zamanda farklı tekneleri test etmeyi de amaçlıyorum. Bu seyir için Gökova Körfezi’ndeki Setur Ören Marina’da bir Hanse 415 buldum. Tekne 2016 model, sadece üç kez charter’a çıkmış. Bir hayli ön çalışma yaptım. Her günün etabını, nerede geceleneceğini, yemeğin hangi restoranlarda yeneceğini bile taslak plan olarak yazıya geçirdim.

15 Temmuz gecesi araba ile yola çıkıp, sabah 08:30-09:00 gibi Ören’de olmayı, saat 10:30 gibi de palamar çözüp Bodrum’a doğru yol almayı hedefliyorum. Hedef ertesi geceyi Bodrum Milta Marina’da geçirip sabahtan Kos’a doğru yelken açmak. Ancak 15 Temmuz gecesi tüm ülkeyi dehşete sokan darbe girişimi olunca planlar değişti.

16 Temmuz öğle saatlerinde İstanbul’dan yola çıkıp akşam saat 21:00 gibi Ören’e ulaşınca bizim program 12 saat kadar aksamış oldu.

Kaptanın seyir de eri

16 Temmuz akşam saat 21:00 sularında tekneye giriş yaptık. Brifingin ardından dışarıda yemek yedik. Akşam bizden daha erken Milas’a varmış olan ekip arkadaşlarım Hakan’lar erzak alışverişini tamamlamışlardı. Gece teknede birşeyler içip erkence yattık.

17 Temmuz sabah saat 08:15’te palamar çözdük, istikamet Bodrum Limanı. Yüzme molası ve atıştırmanın ardından öğleden sonra 15:00 gibi

Bodrum pasaport limanına sancak tara an aborda olduk. Çıkış işlemleri Poseidon acente ile kolaylıkla tamamlandı. Ayrılırken biraz özensiz davrandım. Kendinden çok emin bir kaptan edasıyla tornistan manevra ile rıhtımdan 3-4 metre kadar ayrılmışken liman çıkışına doğru dönmek için iskele alabandayı biraz sert yapınca sancak kıç omuzluğu rıhtıma vurduk. Kıç tara a küçük de olsa bir yara oluştu. Bu iş canımı bir hayli sıktı. Kendime çok kızdım. Mesele beceriksizlik değil, özensizlik.

Rüzgâr keyifli; 18-20 knot kuzeybatı esiyor. Akşam saat 18:30 gibi Kos’a ulaştık. Aynı tarihte bir regatta olduğu için marinada yer bulamadık. Kos gümrük limanına yanaşmak güç oldu. Kazasız belasız demir atıp kıçtan kara yanaştık. Akşam yemeği için Averof Sokak’taki Bapxes Restoran’dayız. Izgara ahtapot sert ve çok tuzlu ama diğer yemekler, özellikle sosta pişen midye harika.

Kos’tan ayrılıyoruz

Ertesi sabah Kos’tan çıkarken regatta teknelerinin arasından zor yol bulduk. 2024 knot rüzgâr ve iki buçuk saatlik orsadar apaz volta seyri ile Pserimos’a vardık. 3-4 metre dalgalarla biraz sarsıldık.

Pserimos’un doğu yakasında genişçe bir koy var. (Adı Vathy. Kalimnos’un doğu yakasındaki Vathis koyu ile karıştırmamalı.) Koy içerisinde ortaya zincir serip alargada denize girdik ve öğle yemeği yedik. Vathy koy içinde balık çi likleri var ancak deniz suyu pek kirli değil.

Pserimos’tan demir alıp Kalymnos’un Pothy Limanı’na doğru yola çıkıyoruz. 24-25 knot, zaman zaman sağanaklarla 28 knot kuzeybatı rüzgâra karşı dört saat zor bir seyir yaptık. 4-5 metre dalgalarla ve sağanaklarla volta seyrinde herkes yoruldu. Zaman zaman dümen tutmakta bile zorlandım. Pothy Koyu’na girince rahatlarız diye umarken ve tam yelken küçültsem mi acaba diye düşünürken, en sert havayı koyun içerisinde yedik. En sonunda sancak kıç omuzluk suya batacak kadar yatınca hepimiz çok korktuk. Bir de aynı anda sağlam kapatılmamış olan lumbozlardan birinden de içeriye oluk oluk su girince o an içeride olan Hakan ve Ege korku filminde gibi hissetmişler kendilerini. Bu kadar adrenalin herkese yetti. 26 knot rüzgârda yelken toplamak bile çok zor oldu.

Irgat pes dedi

Motor basıp limana girdim. Limanda manevrada zorlanınca (daha önce bir kez katamaran, bir kez de manevra

pervanesi olan tekne kullanmıştım. İkinci bir motorun yardımı olmadan manevra yapmakta zorlanabileceğimi baştan da tahmin etmiştim) komşu teknenin üstüne zincir serdik. Topla-ser, komşunun çıpasını çek vs. derken ırgat da pes etti. Komşuların yardımıyla zincirleri çözdük, tekrar demir atıp iskeleye kıçtankara olduk. Herkes neredeyse karayı öpecek. Moraller bozuk, sinirler gergin. Arızalanan ırgat için sabaha bir elektrikçi göndermelerini istedim.

İskelede teknenin tam karşısında iki Fransız hanımefendinin işlettiği İtalyan restoranı (Mediterranean Restaurant) tuvalet ve duş kullandırıyor. Duşlarımızı aldıktan sonra biraz rahatlayıp sakinleştik.

Fransız hanımefendileri pek sevdik. Akşam yemeğini de onlarda yedik. (‘Ücretsiz kablosuz ağ’ tabelası yüzünden gençlerin tercihi oldu.) Yemek sonrası yakınımızdaki bir başka tavernada buzuki eşliğindeki canlı müzikle kulağımızın pasını attık.

19 Temmuz sabahı seyir planımızı revize ettim. Leros’u programdan çıkartıp, Kalimnos etrafında gezmeye fazla kuzeye doğru gitmemeye karar verdim. Bugün yine 25-26 knot rüzgâr görünüyor. En iyisi bitişik koya gidip (Vlichadia) akşamı orada geçirmek.

Pothy’den çıkıp Vlichadia’ya gitmek için ırgat motorunu çalıştırmak lazım. Dün akşam çağırdığım elektrikçi halen ortada yok. Kendim baktım. Sigorta değiştirip çözerim diye umuyorum. Beceremedim. Elektrikçi geldi. Sıkıntı büyük. Sorun sigorta değil, motorun kendisi maalesef. Motoru söküp götürdüler.

Gençler denize girip tatilde olduklarını hissetmek istiyorlar. Onları limana yürüme mesafesindeki Pothy şehir plajına gönderdik. Hakan’la ben tekneyi bekledik. Ekip plajdan döndüğü sırada ırgat motorumuz da tamirden geldi. Akşam Pothy sokaklarında gezinti ve mehtap keyfi ile geçti.

Ertesi gün kahvaltı sonrası pasaport çıkış işlemlerini yapıp Kos’a doğru yola çıkmayı planlıyorum. Vlichadia’da yüzme molasına niyetliyim.

Vlichadia koyu güzel. Koyun girişinde iki tane tonoz var. Birisine bağlanıp, ikinciden de koltuk alınca çok sağlam olduk. Yüzme ve öğle yemek molası tamamlandı. Saat 16:40 gibi tonozları bıraktık. İstikamet Kos’un kuzey cephesindeki küçük mendirekli köy Mastichari.

Genelde istikrarlı 15-17 knot kuzey rüzgarında geniş apaz-apaz seyirle saat 18:20’da Mastichari’ye vardık. Mendireğe yaklaştıkça derinlik çok düştü. Mendireğin içinde derinlik 1 metre altına (salma altı) düşüp, sonunda da gösterge kaybolunca korkup Mastichari’ye yanaşmaktan vazgeçtim. İki seçenek var: Kos Limanı veya Pserimos’un doğu cephesindeki Vathy.

Çaparizle gelen tehlike

Pserimos’a dümen tuttuk. Saat 20:30 civarında Vathy Koyu’na girdim. Rüzgâr sert, 18-20 knot kuzeybatı. Uygun cep bulup demir attık. Ege ve Eren koltuk almak için botu indirdiler. Çapariz! Halatlar teknenin altında kalıp birbirine girdi. Hava kararmak üzere. Şnorkel, maske takıp atladım. Yukarıdan tutulan fenerle görebildiğim kadarıyla halatın biri dümen palası, salma ve pervane olduğunu sandığım bir yerlere dolaşmış. Halatlar karıştığında motorun boşta olduğunu bildiğim için pervaneye sarılma olmayacağını tahmin ediyorum. Sadece etrafından dolaşıyor. Çözmeye çalıştım ama pek netice yok. Yukarıdakiler demir tarayıp sürüklenmekte olduğumuzu söylüyorlar. Tekneye çıkınca ne kadar sürüklendiğimizi görüp şok oluyorum. Koyun kuzey yakasından güney yakasına kadar sürüklenmişiz, yaklaşık yarım mil. Kayalıklara 30-35 metre var. Motor basmak istemiyorum, halatların durumu karışık. Durumu gözleyince sürüklenirken çıpanın bir yerlere tutunduğunu, zincirin gergin olduğunu, derinliğin 3,1-3,5 metre olduğunu görüp biraz rahatlıyorum. Rüzgâr 2022 knot esiyor. Herkesin moralleri yine

çok kötü. Demir kesme makasını filan (gerekirse halatın teknedeki ucunu hızlı kesebilmek için) hazır ettiriyorum. Şu anda bunu yazarken de kendime gülüyorum. Yahu mübarek; demir kesme makasıyla kesip atmayı düşündüğün halatın boştaki ucu zaten teknedeki koç boynuzuna bağlı, gerekirse oradan söküp atarsın, kesmeye ne gerek var. (Demek insan stres altında bazı komik işler de yapabiliyor.) Zaman ilerleyip teknenin daha fazla ilerlemediğini gördükçe rahatlıyorum. Tekne altında kalan halata biraz yüklenince gelmeye başlıyor. Anlaşılan halatlar biz çekiştirmeyi bırakınca kendiliğinden dibe doğru çöküp, dolandığı yerlerden kurtulmuş. Daha da rahatladım. Gerekirse motor basabilirim.

Gece güvertede nöbetteyiz. 15-20 dakikada bir gözle mevki kontrolü yapıp navigasyondan koordinat, derinlik ve rüzgâr şiddetine bakıyoruz.

Sabahı sabah ettik. Çok şükür tekne milim kıpırdamadı, sabah her şey sakin.

Herkes uyanıp teknede kahvaltı vs. yapılırken dalıp demirin, zincirin yerine bakıyorum. Çıpa irice bir taşa takılıp bizi bütün gece o şekilde tutmuş. Demiri alırken sorun yaşamamak için nasıl manevra yapacağımı tespit ettim. Önce zincir çekmeden tornistanla çıpanın diğer tarafına geçip zinciri o yönden çekeceğim.

Planladığım gibi zinciri toplayıp yola koyuldum. Hava süper. 15-17 knot kuzeybatı esiyor. Arkama alıp geniş apaz Akçabük’e kadar geliyorum.

Kum zemine demir atıp yüzme molası verdim. Yemeği de teknede yemeyi planlarken Bodrum acente acele etmemizi istedi. Meğer Bodrum gümrük 24 saat çalışmıyormuş. Normalde gece varış yapanlar marinaya girip ertesi gün gümrük işlemlerini tamamlayabiliyorlarmış. Ancak, mevcut OHAL nedeniyle bunun mümkün olamayabileceği korkusu bizi en geç saat 17:30’da Bodrum’a girmeye zorluyor.

Mecbur erken demir alıp yola koyuluyorum. Zaman zaman 18-20 knot bazen de 13-14 knot kuzeybatıbatı rüzgârla seyirdeyiz. Acentenin istediği gibi saat 17:30 civarı pasaport iskelesine yanaştık. İşlemler sonrası Milta Marina’dayız.

22 Temmuz sabah marinanın karşısında kahvaltı yaptıktan sonra palamar çözüp dönüşe geçiyoruz. Hava süper. Gökova Körfezi’nin ağzından içeri doğru esiyor (18-20 knot). Pupa, geniş apaz keyifli seyrin ardından Ören Marina’ya girişimizi yapıyoruz.

Biraz maceralı geçen bu seyrin ardından bazı dersler çıkardım:

1) Yunan Adaları her ne kadar yakın olsalar da sonuçta bir Fethiye Körfezi, Gökova Körfezi gibi değil, açık deniz tecrübesi gerektiriyor. Bir ha ada birkaç ada gezmeyi hedefleyince etaplar uzun oluyor. Tek amacı yelken yapmak olmayıp denize girmek, yüzüp dinlenerek tatil yapmak isteyen bizim gibi bir ekip için çok doğru bir seçim değilmiş diye düşündüm.

2) 5-6 şiddetinde havada seyir yaparken can yeleklerini giydirmeliydim. Ekip bu gibi bir durumda kalmadan mutlaka yelek giyme tatbikatı yapmalı ve daha yumuşak havalarda dahi yelekle seyir yapma alışkanlığı edinmeli.

3) 5-6 şiddetli havada tam arma seyir yapmayı bir daha denememeli, ilk fırsatta camadan vurulmalı.

4) Koltuk halatı almaya giden dingidekilere halat kontrollü olarak verilmeli, sürekli gergin tutulup, uzaklaştıkları kadar halat salıverilmeli ki çapariz olmasın. Ayrıca, dingiye aynı anda iki halat birden verilmemeli, mümkünse önce birinci koltuk alınmalı, sonra ikincisi için tekrar gidilip gelinmeli.

5) Demirlemek için planlanan yere mutlaka bir alternatif önceden çalışılmış olmalı. Ayrıca yanaşmayı planladığın alana benim yaptığım gibi “Nasıl olsa koskoca feribot bile yanaşıyor, ben de rahatça yanaşırım” demeden önce harita üzerinden bölgenin derinlik kontrolü yapılmalı. O koskoca feribotun sualtında kalan kısmı çok az olabilirmiş.

6) Tüm yanaşma ve ayrılma manevralarında kendine ne kadar güveniyor olursan ol, temkini elden bırakma. Bırakma ki Bodrum’da yaptığım gibi gereksiz bir kazaya sebep olma.

7) Benim tecrübem manevra pervanesi olmayan bir tekneyle manevra yapmaya pek yetmedi galiba. Bir dahaki sefere mümkünse yine manevra pervanesi olan bir tekne ile çıkmalıyım.

Vlichadia oldukça korunaklı bir koy ve yüzme molası için ideal

Hedeflfl enen rota

Teknemiz pek güzel görünüyor

Kos’ta pasaport limanı

Kos, Bapxes Restaurant’da özçekim. Şef garsonumuz İbrahim mübadele ile Türkiye’ye dönmeyi tercih etmemiş olanlardan

Bodrum çıkışında sancak kıç omuzluğu yaraladık

Kalimnos

Pothy’de stres atmaca

Kabus dolu gecenin sabahında gün doğumu

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.