7 denizler ile

Güneyin tadı

Naviga - - Navİgasyon - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: GÜLİN BOZKURT, EKBER LEVENT

dostumuz Yaşar Kemal hocamızı dahil ederek Fransa’dan ayrıldık. Aslında Gülin İstanbul’daki işlerini bitirmek için Türkiye’ye dönünce onun yerine geldi. Gülin ha alık turları seviyor ama uzun geçişlerden pek hoşlanmıyor. Ben de bu uzun geçişleri daha fazla seviyorum. Yaşar hocamla birlikte önce Antibes sonra St. Tropez rotasını tamamlayıp kısa ayaklar ile yola koyulduk. Rotamızı doğrudan Mayorka yerine Fransa’nın güney ve İspanya’nın tüm kuzeyini geçerek, Barselona üzerinden Palma de Mallorca’ya varmak üzerine çizdik.

Daha önce görmediğimiz tek Akdeniz sahilini de bitirerek, yani Marsilya-barselona arasını, Akdeniz’de yanaşmadığımız hiçbir liman bırakmayalım dedik. Sadece Libya ve Suriye limanlarına uğramamış, kalan tüm ülkelerin limanlarına defaten giriş-çıkış yapmış olacaktık.

Bu iki ülkeye de zaten uzun süre gitmek gibi bir isteğimiz yok. Türkiye, Libya, İsrail, Mısır, Tunus, Cezayir, Fas, İspanya, Fransa, İtalya, Hırvatistan, Slovenya, Karadağ, Yunanistan ile Korsika, Sardinya, Sicilya, Malta, Girit, Kıbrıs ve neredeyse tüm Ege Adaları’nı anılarımızda ve yazılarımızda geride bıraktık.

Barselona üzerinden Palma de Mallorca

St. Tropez’den sakin bir hava ile ayrıldık. Fransa’nın bu ünlü yelkencilik merkezi birkaç gün sonra başlayacak olan klasik tekne yarışlarına hazırlanıyordu. Keşke zamanımız olsa ve yarışı seyredebilseydik. Maalesef Palma’da yeni ekibimiz bizi bir ha a sonra bekliyor olacak, bu yüzden yola çıkmalıyız. Ama hazırlık yapan teknelere, yeni yelkenleri direklere basan ekiplerin heyecanına tanıklık ettik. Bir yandan da Güney Fransa’nın peynirleri ve şaraplarının tadını Yaşar hocam ile çıkarttık. Onun uzmanlık alanı peynir. Bana herbirinin yapılışını ve hikayesini anlattı.

Toulon, Hyeres önündeki tamamen doğal park ilan edilmiş adalar grubundan Illes De Porquerolles’e daha çok makine seyri ile vardık. Efsane doğal koyda demirde geceledik ve limanda kısa bir gezinti yaptıktan sonra sabah erken demir almak üzere hemen yattık.

Ertesi gün Toulon ve Marsilya’yı ardımızda bırakıp, İspanya’nın Fransa kıyısına en yakın kasabası Roses’a (42˚15’K-003˚10’D) gece yarısı demirimizi bıraktık. Artık uzun süre İspanya’da olacağız. Bu birliktelik taa Kanaryalar’dan ayrılana kadar sürecek.

Roses’tan sonra Palamos (41˚50’K-003˚07’D) ve Puerto de Blanes (41˚40’K-002˚47’D) gibi küçük İspanyol balıkçı kasabalarını ziyaret edip nefis tapas barlarında kendimize ziyafetler çektik. Barselona Limanı ise bize büyük bir şehrin sokaklarında kaybolma fırsatını tattırdı. Barselona’dan ayrılıp Palma de Mallorca’ya dümen tutarken kuzeyden esen tramontana ile büyüyen dalgalar o ana kadar yapamadığımız yelken seyrini fazlasıyla bize sundu. 18 saatlik seyrimiz bize nerede ise bir okyanus pratiği yaşattı. Yazın hareketsizliğini bu sayede üzerimizden silkeledik, kendimize geldik.

Palma’ya girmeden Port D’andratx’ta (39˚32’K-002˚22’D) bir gece geçirdik. Tam güneye doğru rotamız olduğu için havalar tekrar ısınmaya başlamıştı. Palma’da marinaların çoğu dolu. Özellikle bu zamanlarda (ekim aylarında) Atlantik Okyanusu’nu geçecek büyük teknelerle limanları dolduruyor. Marinalarda yer bulmakta sıkıntı çekmemek için önceden yer ayırtmalısınız. Biz Puerto De Cala Nova’da kaldık. (39˚32’K-002˚35’D) Fazla büyük bir marina değil ama tüm ihtiyaçlarımızı karşıladı.

Palma’da yeni ekibimizi tekneye buyur ederken Yaşar hocamızı da

aklı Soulmate’te kalarak uğurladık. Bundan sonra daha sıcak gündüzler ve daha sakin geceler ile önce Ibiza’da Formentera Adası’na oradan da İspanya anakarasında Cartagena’ya yeni rotamızda keyiflfle seyrettik.

Cartagena pek çok kez hep buradan geçerken ziyaret ettiğimiz bir şehir. Donanma üssü ve büyük bir ticaret limanına sahip. Bundan sonraki rotalar kıyıya yakın. Üzerinde fazla sayıda trol balıkçılığı yapan teknelere rastlayacağımızı ve özellikle gece seyirlerimizde gözümüzü dört açmamız gerekliliğini ekibimize anlattım. Cem ve Havva Kalyoncu çi i ve dostumuz Arif Molu’dan oluşan ekibimiz uzun yol tecrübesi ve özellikle gece seyirleri için bu rotada bizimle birlikteydi. Çok eğlendik, bildiklerimizi paylaştık, havanın bize yaptığı kıyak sayesinde geniş apaz seyirler ile önce Almunekar’da La Mona Marina del Este (36˚43’K-003˚43’B), sonra da güzel bir dar apaz seyri ile Malaga’ya vardık. Benalmadena Marina artık çok tanıdık geliyor. Yine ekibimizi değiştirip artık kafamızı Cebelitarık’ın dışına uzatacağız ve seneye haziran ayına kadar Akdeniz’den uzak kalacağız. Haziran 2017’de tekrar bu sulara kavuşmak üzere denize bir yudum rakı bıraktık. Umalım her şey yolunda gitsin ve tekrar buralardan Akdeniz’e merhaba diyelim.

Alanyalı misafirlerimiz

Misafirlerimiz Kohen ailesi

Baba-oğul yelken keyfi

Malta Şahini ile aynı sularda seyir

Dümeni kaptırdım

Misafifirlerimiz ile St. Paul sokaklarında

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.