Fuar

Bavaria hedef büyüttü

Naviga - - Navİgasyon - YAZI: AYŞEGÜL BAKIŞ

2015 yılında Bavaria’nın dümenine geçen CEO Lutz Henkel, Satış Müdürü Stefan Klaassen, Türkiye temsilcisi Gena Yatçılık’ın sahipleri Gül ve Taner Gümüş ile Tuzla’da bir araya geldik. Henkel’in ‘yeni bebeklerimiz’ dediği E40 ve R40’ı gezmeden önce Bavaria’daki yeni gelişmeler hakkında sohbet ettik. “Onlar bebeklerimiz. Üstelik sırada daha büyük motoryatlar inşa etme planımız da var. Taner (Gümüş) bana bir süredir daha büyük motoryatlara olan talebin arttığından bahsediyor, bu yönde modeller geliştirmemizi istiyordu. Onların da yolda olduğunu haber verelim” diyerek söze başladı Henkel. E40’ın bir büyüğü, R serisinde ise birkaç büyük model için çalışmalar başlamış. 2017’de Bavaria’nın şimdiye kadar inşa ettiği en büyük motoryatı göreceğimizi de Henkel’den öğrendik.

Yeni bebekler

Almanya’da Bavaria’nın tersanesinin yakınında suya inen E40 ile nehir ve kanallardan bir Avrupa turu yapılmış. Özellikle bu tip seyirler yapmayı düşünenler için ideal bir model olan E40’ın tanıtım gününde 30 adet sipariş alması da gördüğü ilginin kanıtı denilebilir.

Hırvatistan taraflarında seyir yapacak tekne sahiplerinin E40’a özel ilgi gösterdiğini söyleyen Henkel şöyle devam etti “Kolay kullanım, bol alan, geniş görüş açısı, merkezi kokpit... Deneme seyrine çıkan herkes bu özelliklerinden, tekneyi kullanırken konuklara yakın olmaktan hoşlandı. Özellikle kuzey ülkelerinde belli bir yaşa gelen tekne sahiplerinin yelkenlilerin direklerini kesip kullanmaya devam ettiklerini görüyoruz. Teknelerinin kullanım şeklini sevdikleri için değiştirmeyi düşünmüyorlar, onun yerine direği kesiyorlar. Hız yapmayı

önemsememeye başlayan motoryat sahiplerinde de büyük artış var. Biz bu eğilimlerden yola çıkarak E40 projesini hayata geçirdik.”

Taner Gümüş de 7-9 knot arası hızla yelkenli tekne temposunda seyretmek üzere tasarlanmış bir motoryat olarak tanımladığı E40’a ‘direksiz yelkenli’ tabirini uygun görüyor: “Kendini şimdiye kadar hiçbir yere oturtamayan birçok müşterimiz E40’a yöneldi. Ankara’dan trawler almak için gelen bir müşterimiz, E40’ı gezdi, fuarda bir tur attı, ardından gelip sipariş verdi. Ben yavaş bir modelin Türkiye’de bu kadar ilgi görmesini beklemiyordum. Virtess ilk çıktığında Pendik fuarında dokuz sipariş almıştık, sanırım bu model onu geçecek. Farklı yaş gruplarından da ilgi gördü. Görüş açısının genişliği insanı çok çekiyor. Örneğin kışın kötü havalarda denize çıkmasanız bile marinada içeride oturmak için teknenize gidersiniz.”

Altında boydan boya salması olan E40’ın motor dairesinde her şey elinizin altında. Depoları büyütebilme imkanı var. Flybridge’te seyir yaparken motorun sesi nerdeyse hiç duyulmuyor. En önemli avantajı yakıt tasarrufu. Taner Gümüş E40 ile İstanbul-çeşme arasında 300 litre mazot harcayacağının ve bu boyda diğer motoryatlarda bu rakamın 1,5-2 tona çıktığının altını çiziyor: “E40 ekibi olmayan, tek başına yelkenliyi kullanmak zor geldiği için motoryat almak zorunda kalan ‘mutsuz’ denizcileri cezbetti. Ayrıca kullanım masraflarından dolayı tekne almaya şüpheyle bakanlar için de ciddi bir alternatif oldu. Kuyruk yok, tek motor, tüm masraflar aşağıya çekiliyor.”

Neden 40 feet?

Aynı anda aynı boyda iki modelin ortaya çıkma sebebini ise Henkel şöyle açıklıyor: “E serisindeki gibi ekonomik ve keyif odaklı bir deniz yaşamı arayanlar için 40 feet’in doğru boy olduğunu düşündük. R serisi de güçlü motoryatlar için yepyeni bir bakış açısını yansıtıyor. 40 feet yine bu bakış açısını denemek için hem en büyük hem en küçük boy.”

Bavaria 40 feet yeni modellerle birlikte üretim tekniklerini de değiştirmiş. Üç ayrı hatta üretim yapılıp bir aşamada bu üç parça bir araya getiriliyor. Tüm iç mekan dışarıda yapılıyor, birleştiriliyor ve tek parça halinde gövdeye monte ediliyor. Gövde vakum infüzyon tekniği ile inşa edildiği için hafif.

Gül Gümüş’e göre aynı boyda farklı felsefeye sahip iki modelin olması büyük avantaj çünkü birine sıcak bakmayana alternatif olarak diğerini göstererek taleplere cevap vermek mümkün.

En büyüğü İstanbul’a geliyor

Toplantıda Bavaria’nın büyük boya yöneliminin yelkenliler için de geçerli olduğunu müjdeledi Henkel. Yelkenliler sınıfında Bavaria için yepyeni bir tasarım olarak tanıtılan C57, ocakta Düsseldorf’ta, şubatta da İstanbul’da sergilenecek. Henkel’e göre tek kişinin kullanabileceği şekilde tasarlanan teknenin sunduğu alan rakiplerinin hepsinden daha fazla: “Bot garajı var. Yüzme platformu da sınıfının en büyüğü. İç mekanda diğer Bavaria’lardan farklı. Bu tasarımın fikri Türkiye’de doğdu. Alaçatı’daki deneme seyirlerinde aldığımız yorumlarla bu modeli oluşturduk. Şu anda ilk iki gövdesi için Türkiye’den sipariş geldi.”

Bavaria’nın vakum infüzyon teknolojisinin seri üretimde kullanıldığı modellerden biri de C57. Henkel’in elle yapılan lamine işleminden çok daha kaliteli ve çevreci diye anlattığı üretim yöntemi, aynı zamanda teknenin daha hafif olmasını dolayısıyla da daha küçük motorla kullanılabilmesini sağlıyor.

Klasik yerleşim planında baş tara a bir ana kamara, kıçta ise iki misafir kamarası yer alıyor. Ancak tekne sahibi bu yerleşim planını değiştirebiliyor. Dümen mahallinden kontrol edilebilen vinçler kullanım kolaylığı sunuyor. Şık ve yüksek performanslı tasarımlarıyla ünlü Cosutti Yacht Design imzalı model, hızıyla Bavaria’nın önceki modellerine fark atacak gibi görünüyor. Elektronik sistemin tamamı B&G tarafından yapılıyor ve tek ekrandan yönetiliyor. Taner Gümüş tüm bu özellikleriyle birlikte Bavaria’nın üretimden gelen fiyat avantajının C57’de de korunduğunu özellikle belirtiyor.

www.gena-yacht.com

Lutz Henkel, Gül Gümüş, Stefan Klaassen, Taner Gümüş

C57 R40

E40

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.