MC Y 96 Tanıdık ve yepyeni

Naviga - - Süperyat -

Monte Carlo Yachts’ın başarısının ardında Beneteau Group’un akılcı planlaması ve Carla Demaria’nın önderliğindeki İtalyan ekolünün etkisinin yanı sıra tasarım ofisi Nuvolari Lenard’ın da payı büyük. Zira tersane yetkilileri, isimleri yenilikçi yatlarla bütünleşen Carlo Nuvolari ve Dan Lenard’dan ‘hiçbir kısıtlama olmadan, var olan hiçbir yat serisine benzemeyen yepyeni bir ürün yaratmalarını’ istemiş. Sonuçta karşımıza çıkan Monte Carlo Serisi, ‘hem tanıdık hem yepyeni’ tarzıyla istenen etkiyi yaratıyor.

Monte Carlo Yachts, yedi sene önce yine sıcak bir ağustos ayında MCY 76 ile macerasına Venedik’te başlamış, sırayla MCY 65, MCY 70, MCY 86, MCY 105 ve MCY 80 modellerini suya indirmişti. 2015 yılında MCY 105 ile süperyat dünyasına girişini yine Venedik’te kutlayan marka, bu segmentteki ikinci yatı MCY 96 ve şu an üretimde olan 40 metreyle bu alanda da etkinliğini artırmayı planladığını gözler önüne seriyor.

35 ülkeden 400 kadar kilit müşteri, gazeteciler ve temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen özel gecede, kokteyl ve gala yemeği ile İtalya’nın en etkileyici meydanlarından San Marco manzarasına karşı, harika bir dans gösterisinin ardından MCY 96 geri sayımla adaya yanaştı.

Klasik bir MCY ile karşı karşıya olduğumuz kesin ancak ayrıntılarda

dikkat çekici pek çok fark var. Daha yüksek küpeşteler ve serpinti-güneşten korunaklı yan yürüme yolları güvertede gezinirken güven sağlayan özellikler. Güneşlenme platformu ve özellikle de kıç kokpiti çok geniş tasarlanan tekne, bu sayede konuklarına konforlu bir tatilin sinyalini ilk anda veriyor. Baş güverte; parti verecek genişlikte alana sahip. Ayrıca güneşlenme minderleri, masa ve oturma gruplarıyla donatılmış. Düz koltuklar, açılan sırtlıklarla pek rahat. Üçüncü dış mekan olan flybridge’e ise yükseltilerek ayrı bir güverte ortamı sunan kumanda mahalli veya kıç kokpitten ulaşılabiliyor. Açılıp kapanan hard top ile korunaklı flybridge’te büyük iki ayrı oturma grubu, bar-mutfak, kumanda mahalli ve de jakuzi için yer var.

İç mekanda salon için söyleyecek söz yok. Balkonu, geniş pencereleri ve yerleşimiyle ‘iç mekan’ demenin haksızlık olacağı MCY 96 yani Mia, sahibinin tercihleri doğrultusunda açık renkler ve zarif dekorasyon tercihleriyle donatılmış. Ana kamaranın da ana güvertede konumlandırılmış olması çok isabetli bir seçim. Zira geniş yan camlar ve tavandaki camlar tekne sahibini denizin kucağında hissettirecek özellikler. Bonusu ise çalışma masası, geniş koltuk, saunalı bir banyo ve giyinme odası…

Alt bölüm ayrı bir dünya. Ana kamara hariç üç ya da dört kamaralı çeşitli versiyonlara sahip modelin VIP kamaraları da genişletilmiş yuvarlak lumbozlar, banyoları, çalışma masaları ile konforlu. Mia’da iki VIP kamara mevcut ancak bu bölümü tek kamara halinde tercih etmek, yani ikinci bir ana kamaraya daha sahip olmak da mümkün. Ayrı girişi olan mürettebat bölümü ise mutfak, minik bir oturma grubu ve üç kamara ile beş kişilik kapasiteye sahip.

2XMTU 16V 2000 M86 (2200 HP) veya 2XMAN V12 (1900 HP) motorlarla sunulan MCY 96, 21-24 knot seyir hızı ve 27 knot azami hız yapabiliyor. MCY 96’yı Cannes Yachting Festival, Genova International Boat Show ve Monaco Yacht Show’da gezebilirsiniz. Tam boy: 29,26 metre En: 6,94 metre Ağırlık: 98 ton Yakıt kapasitesi: 11.000 litre Su kapasitesi: 1.650 litre www.tezmarin.com

MCY 76’nın yedi sene önceki Venedik tanıtımında kendinizden emindiniz. Adeta iyi bir çıkışı ve alınan bolca ödülü önceden planlamış gibiydiniz. Sanırım her şey beklendiği gibi oldu ve ardından yeni modeller geldi. Yedi senelik bu başarılı grafiği nasıl özetlersiniz?

İyi hatırlıyorsunuz. İlk modelimiz MCY 76’yı denize indirdiğimizde başarılı olacağını öngörmüştük çünkü hata yapmamak için büyük itina ve yüksek konsantrasyon ile çalışmıştık. 2009 yılındaydık ve pazarın yeni bir üreticiyi beklemediğini biliyorduk. MCY kriz günlerinde doğdu. Diğer üreticiler pazarın ani düşüşüyle yüz yüzeydi; yatırımları ve iş gücünü kısıtlıyorlardı. Birçok itibarlı marka bıçak sırtındaydı. Böyle bir ortamda başarının tek yolu ciddi anlamda yenilikçi olmaktı; tasarımda, dünya patentini aldığımız övünç kaynağımız olan üretim metodunda ve hatta iş modelinde…

Yedi yıl sonra başardığımız işten son derece mutluyuz. Bu kadar kısa sürede, yedi modelimiz, 72 milyon ciromuz ve 440 çalışanımız oluverdi.

Motoryatın anavatanında Fransız markası olarak iş yapmak da cesaretli bir karardı. Bu tercihten memnun musunuz?

Ana şirketimiz Beneteau Grubu’nun İtalya’da yatırım yapmasından kesinlikle mutluyuz. Vizyon sahibi oldukları için MCY’YE en yüksek kazanma şansını vermek istediler. Sonuçta iş lüks yat tasarımına geldiğinde lider İtalya’dır. Yedi sene önce, ilk basın konferansımızda en büyük servetimizin bu işbirliği olduğunu vurgulamış, “MCY İtalya’nın lüks yat tasarımının liderliği ile Beneteau Grubu’nun endüstriyel üretim bilgisi ile harmanlıyor” demiştik.

Muhakkak her yeni tekne farklı ama temel çerçevede değişen bir şeyler var mı?

Sizin de gördüğünüz gibi yeni yatımız da bir MCY olduğunu ilk bakışta belli ediyor. Kız kardeşleriyle aile bağı açıkça ortada. Her modelin tasarımı emsalsiz olabilmek için yavaşça evrim geçiriyor. Kontrollü evrimden bahsediyorum zira tasarımda devrim yapmaya ihtiyaç duymuyoruz. Yedi senenin ardından ilk modelimiz MCY 76 hâlâ çok iyi performans gösteriyor. MCY’ıN tasarımı kendine özgü, ayırt edici ve de başarılı. Niyetimiz, baştan beri aynı çizgide ilerlemek. Süperyat piyasasına girişimizi sağlayan ödüllü MCY 105’te tasarım daha belirgin şekilde, yatın boyunun gerektirdiği ve izin verdiği kadar değiştirildi. Şimdi 40 metre üzerinde çalışıyoruz; umuyorum ki bu yat MCY Dna’sını korurken sizleri şaşırtacak da…

Türkiye piyasasından beklediğiniz ilgiyi gördünüz mü?

Tezmarin, on yıllardır Beneteau markasının temsilcisi ve Beneteau Grubu’yla çok iyi ilişkileri var. MCY’ıN satışının da onlara teklif edilmesi çok ‘doğaldı’. Daha iyi bir seçim yapamazdık. Yetenekleri, profesyonellikleri ve MCY’ı iyi yerlere getirecek itibarları var. ‘Doğal’ olarak iyi sonuçlar elde ettik… Elbette Türkiye’de durum bu aralar geçmişe göre karışık ama Türkiye’nin sağlam bir yatçılık kültürü var. Tezmarin gibi profesyoneller bu ortamda bile büyük bir fark yaratacaktır.

Monte Carlo Yachts’a özgü üretim tekniğinin faydasını gördünüz mü? Bu metotla devam edecek misiniz?

İlk yattan itibaren emsalsiz ve yenilikçi bir mimari yapı ve üretim tekniğiyle başladık. 2013’de dünya patentini aldık. Bu yöntemin geleneksel yöntemlere göre birçok avantajı var; sağlamlık, hafiflik, ciddi anlamda ses ve titreşimde azalma, üretimde dakiklik… Yıllar içinde daha da geliştirdiğimiz bu eşsiz metodu kullanmaya devam edeceğiz.

MCY 96’yı bir de sizden dinlesek…

MCY 96 bizim için büyük bir sorumluluk. MCY’ıN süperyat piyasasına girişini sağlayan 105 ortaya çıkışından itibaren ödüller ve iyi satış sonuçlarına ulaştı. MCY 96’da da MCY’ı başarıya götüren değerleri koruyarak tasarımı geliştirdik.

Hem iç hem de dış mekanda kategorisi için çok geniş mekanlara sahip bir yat MCY 96. Neredeyse sınırsız diyebileceğimiz iç yerleşim alternatifleri, malzeme seçimleri, ses ve titreşimi azaltan teknik yapısal çözümleri ve konforlu seyir sağlayan çok verimli denizci gövdesiyle özel bir tekne. Ancak ilk dikkati çeken şey güzelliği…

MCY 96’nın kampanya sloganı “Sizi şaşırtmaya hazırız. Yeniden…” Bu kesinlikle bir reklam cümlesi değil. Tekne fuarlarda denizcilere henüz sunulmadı. Sadece üç kişi için üretildi ancak dünyanın her yanından Venedik’e gelen müşterilerimizin ilgisi, başarıya giden yola girdiğimizi gösteriyor…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.