Mektup

Motoryat mı, yelkenli mi?

Naviga - - Navİgasyon -

Motoryat güzel havada sizin süratli ve keyifli bir şekilde belirli uzaklıktaki bölgelere ulaşmanızı sağlar. Tabii ki yakıt bedelini de göze almanız gerekir. Şayet iyi bir gezginseniz, bu sezonda size sıfır bir 3,30 metre fiber tabanlı ve direksiyonlu şişme bot ve kıçında 20 HP Yamaha motora patlar!

Kötü havada ise ağzınız burnunuza gelir. Bir kahveyi veya çayı bile üzerinize dökmeden içemezsiniz. Hele Türk kahvesini hepten unutun. Ama limanda veya bir koyda dururken keyfine doyum olmaz. Hele ki üst güvertede (flying deck) insanlara (pardon) ve manzaraya tepeden bakarsınız.

Eşiniz şayet tekne işine pek bayılmıyor da siz ona bayılıyorsanız, öncelikle bir motoryat alacaksınız ve onu sadece iyi havalarda bir-iki saati geçmeyecek mesafelere, güzel koylara ve limanlara götüreceksiniz. Motoryatta klima var, buz makinesi, bulaşık makinesi, duş, geniş kamara vs. yüzen bir otel odasında gibisiniz.

Yelkenliye gelince; sabır işidir. Denizin üzerinde saatlerce süzülmekten sıkılmak şöyle dursun, seyir zevkine bile varırsınız. Türk kahvenizi dökmeden içebilir, yol boyunca yemek bile yiyebilirsiniz. Üstelik depoyu bir doldurdunuz mu yarısından fazlası seneye bile kalır.

Güvenliğe gelince, tartışmasız yelkenli diyeceğim. Diyelim ki bir arızanız oldu hava da kötü esiyor, sorun yok! Yelkenli sizi güvenli bölgeye kadar götürecektir. Hava iyi ve rüzgâr da yok ama arıza var diyorsanız, yelkenlide yine sorun yok. Ya denizin ortasında öylece rüzgâr çıkana kadar beklersiniz ya da kıyıya yakınsanız demir atar beklersiniz. Zaten yakın yerde sizi yedekleyecek bir Allah’ın kulu mutlaka bulunur.

Motoryatta durum biraz zor. Hava iyi ise yine pek sorun yok ama fena esiyor ve makineler ahlaksız bir ustanın veya üçkağıtçı bir yakıt istasyonunun gazabına uğramışlar ise yandınız!

Denizin ortasında sallan yuvarlan. Hele ki tam karaya yakın, köşeyi dönerken oldu ise, kayalara düş parçalan durumu var. Hemen demirin maaşına zam yapmanız gerekir.

1974 yılında beri yelkenli kullanıyorum ve bu zaman zarfında başıma bir tek gökten taş yağmadığı kaldı… (Bundan sonra o da olabilir, son dolu boyları öyle gösteriyor.)

Pervanem 450 metre derine düştü!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.