Mavi Rally 4

Yine ‘mavi’lendik

Naviga - - Navİgasyon - YAZI: ŞULE KAYA FOTOĞRAFLAR: HASAN DENİZ

Geçen yıl Didim-arki-lipsi-patmosLeros rotasında yapılan Mavi Rally bu yıl Turkishbank’in de desteğini alarak dördüncü kez gerçekleştirildi. TAYK’ıN organizasyonu, Tezmarin ve Naviga’nın katkılarıyla 31 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında yapılan Mavi Rally, bu kez daha büyük bir filoyla yelken açtı. 25 tekne, D-marin Turgutreis’ten palamarları çözerek Leros ve Kalimnos adalarına rota tuttu.

Naviga ekibi olarak bizler de filonun bir parçasıydık. Dolphin isimli teknemizle beş günlük ralli boyunca beş ayrı koyda konakladık. Ralli organizasyonunun her durakta bizler için yaptığı happy hour’da bir araya geldik. İşte size bir Mavi Rally hikayesi...

25 tekne, 31 Temmuz sabahı D-marin Turgutreis’teki birfing ve kahvaltının ardından onlar için hazırlanan çantaları teslim alıp beşerli gruplar halinde yola çıkmaya başlıyor. Amaç çıkış yapılacak gümrük kapısında kalabalık oluşturmamak, işlemlerin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasına yardımcı olmak. Sabahın erken saatlerinde başlayan işlemler öğle saatlerinde son teknenin de çıkışıyla tamamlanıyor. Turgutreis çıkışından sonra Çatal Ada’da toplanılıyor ve saat 13:00 gibi hareket ediliyor. Saat 15:30 gibi ilk durağımız olan Kalimnos Adası’nın Polionisos köyüne (37˚ 02.1’ K-26˚ 58.9’ D) varıyoruz. Dik dağların arasına sıkışmış bu minicik mekan, küçücük plajı ve iki adet tavernasıyla misafirlerini kucaklıyor. Daha birkaç sene öncesine kadar elektriğin olmadığı Polionisos, sakin ve pırıl pırıl plajı, tek kafesi ve iki tavernasıyla tam anlamıyla kafa dinlemelik bir mekan. Koy, muhtemelen sezonun en kalabalık gününü bizimle birlikte yaşıyor. Son derece korunaklı koy 25 tekneyle dolmuş, herkes birbiriyle komşu halde.

Dolphin ekibi olarak en sona kaldığımızdan koy içinde boş bir tonoz bulmak için teknelerin arasından kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz. Köydeki iki tavernanın bolca tonozu bulunuyor ve üzerlerinde isimleri yazıyor. Koyun zemini demir tutma açısından güvenilir değil. Dolayısıyla tonoza bağlanılması tavsiye ediliyor. Biz de bir tonoza bağlanıyor, ‘Cup’ışalım mı? Deniz Festivali’nin biricik gözlemci teknesi, Halit Özdamar’ın katamaranı Joy of Wind’e de aborda oluyoruz. Ardından atıyoruz kendimizi masmavi sulara. Komşu teknelere yüzüp ikramlarından da faydalanmayı ihmal etmiyoruz. Akşam saat 8’de bizi organizasyon ekibi tarafından ayarlanan yemek bekliyor. Yemek için köyün iki restoranından biri olan Taverna Kalidonis’te ralli ekibiyle bir araya gelip, diğer Yunan Adaları’ndaki deniz mahsulü deneyimlerimizin aksine baharatlarla renklendirilmiş nefis oğlak etiyle damaklarımızı şenlendiriyoruz.

İstikamet Xirokampos ( 37 ˚ 06.434’ K- 026 ˚ 52.331’ D)

Bir gün önce komodorumuz Cahit Üren’in telsizden bildirdiği gibi saat 10:30’da çözlüyoruz tonozlardan, Polionisos’tan ayrılıp bu kez Leros Adası’na doğru dümen kırıyoruz. Pruvamızda Xirokampos var. Öğle saatlerinde hedefimize vardığımızda yine son derece ıssız ve sakin bir köy karşılıyor bizi. Ziyaretçiler köydeki iki restoranın, farklı renklerde belirtilen tonozuna bağlanabiliyor. Tonoza bağlanırsanız elbette o restoranda yemek yemeniz bekleniyor. Koyun zemini ağırlıklı olarak erişte ve demir tutma konusunda dikkatli olmak lazım. Ancak 5-6 metreye attığınız demiri güzelce tutturmayı başarabilirseniz özellikle melteme karşı son derece korunaklı bir koy. Dik yamaçları sebebiyle dağcıların da önemli tırmanış noktalarından biri olan köyde, Panagis Kavuradena adında küçücük bir kilise ve tarih öncesi bir kale bulunuyor. Yine turistlerden uzak, tüm sakinliğiyle bizim dışımızda birkaç misafirini ve köylü çocuklarını ağırlıyor masmavi plaj. Üstelik denilene göre adanın en güzel

plajlarından biri.

Herkes güvenli bir şekilde bağlandıktan sonra yüzme ve öğle uykusu seansına geçiliyor. Kimileri de bizim gibi bir teknede toplanıp müziğin ve soğuk içeceklerin tadını çıkarıyor. Yemek saati yaklaşınca tekneler arasındaki yardımlaşma başlıyor. Botu olanlar, olmayanların karaya çıkması için yardım ediyor. İşte rallinin en güzel yanı da bu dayanışma.

Turistik Pandeli ( 37 ˚ 08.98’ K- 26 ˚ 51.77’ D)

Rallinin üçüncü gününde, sabah kahvaltısının ardından giriş işlemlerini yaptıracağımız Alinda’ya doğru yola çıkıyoruz. Kıyıya kıçtankara olmak için gümrük görevlisi bize yardımcı oluyor. Giriş işlemlerimiz, Greek Yacht Services ( www.grys.gr) sayesinde hızlıca hallediliyor. AG Marina’da yakıt da alabileceğimizi öğrenince her ihtimale karşı boşalan mazot bidonlarımızı Eko Gas Station’dan (Mobil telefon: 00 30 6946 139701) doldurup Pandeli’ye doğru ilerliyoruz. Leros’un doğu kıyısında bulunan bir balıkçı köyü olan Pandeli, öncekilerin aksine daha yeşil, daha kalabalık, daha turistik ve haliyle hareketli bir köy. Koyun içi sadece balıkçı teknelerine ait olduğundan dışarıya demir atmanız tavsiye ediliyor. Ya da kayalık burun Vromolithos’a kıçtankara olabilirsiniz.

Karadaki hareketi görünce biz de dayanamayıp bu kez erkenden kendimizi botlarla karaya atıyoruz. Ağaçlarla süslü kayalıkların üzerine serilen merdiveni tırmanınca serinlemek için önce Cafe Del Mar’a kuruluyoruz. Kayaların tepesindeki kafe bize, bir Yunan Adası’ndan çok Fransız Rivierası’nda gibi hissettiriyor. Turkuaz rengi suda salınan onlarca tekne, ağaçların arasından bize göz kırpıyor. Köyün daracık sokaklarını gezerken karşımıza kocaman yel değirmenleri çıkıyor. Daha yukarıda da Pandeli Kalesi... Adanın deneyimlileri 360˚ manzaraya sahip kaleye çıkılmasını tavsiye ediyor, bizim vaktimiz olmadığından bir dahakine bırakıyoruz bu tırmanışı. Öğle yemeği için köyün en meşhur restoranlarından biri olan Zorbas’a ulaşıp da kalamarlar, midyeler, ahtapotlar, karideslerle karnımızı doyurunca anlıyoruz ki gerçekten bir Yunan adasındayız. Bir yandan restoranın önündeki plajda oynayan çocukları izlerken bir yandan da anın ve yavaşlığın tadını çıkarıyoruz.

Her ne kadar gündüz Pandeli’ye bağlansak da gece konaklamamızı burada değil, hemen yanında daha sakin bir köy olan Alinda’da (37˚10’ K-26˚50.4 D) yapacağız. Melteme karşı korunaklı bir koy olan Alinda’da, plajın kuzeybatı ucuna, 4-5 metre derinliğe demir atabilirsiniz. Dibi kayalık ve kum olduğundan demirin tutması için birkaç deneme gerekebilir. Pandeli’ye göre daha az turistik, Polionisos ve Xirokampos’a göre biraz daha büyük olan Alinda’da kordon boyunca sıralanan birbirinden güzel evler bulunuyor. Evlerin arası kafeler, restoranlar ve marketlerle dolu. Akşamüstü yürüyüşü için son derece keyifli bir parkur. Akşam yemeği için ralli organizasyonunun ayarladığı restoran Taverna To Steki.

Sessiz sakin Emborios ( 37 ˚ 2.7’ K- 26 ˚ 55.7’ D)

Sabah teknede kahvaltımızı yapar yapmaz yine Kalimnos Adası’na doğru yelken açıyoruz. Yorucu olmayan ve kısa bir seyrin ardından adanın en kuzeyindeki Emborios’a varıyor ve hiçbir sorun yaşamadan tonozumuza bağlanıyoruz. İşte yine küçücük bir köydeyiz. Sahil boyunca devam eden plajın arkası taverna ve kafelerle dolu. Açığında bulunan minicik Klavros Adası sayesinde korunaklı bir liman olan Emborios’un, dip yapısı çamur ve eriştelik bizim yaptığımız gibi restoranların yine farklı renkte belirtilmiş tonozlarına bağlanabilirsiniz.

Adanın en büyük şehri Pothia’dan 24 kilometre uzaklıktaki Emborios, aynı zamanda otomobil yolunun da en sonundaki köy.

Antik Çağ’da önemli bir ticaret limanı olan ancak bugün sessizlik ve huzurun hüküm sürdüğü köyün en güzel noktası yamaca kurulmuş olan ve mavi beyaz rengiyle gerçek bir ‘Yunan atmosferi’ sunan kilise. Gün batarken kilisenin bahçesindeki minicik mezarlığın arkasında uzanan büyüleyici koyu izlemenizi tavsiye ederiz. Akşam ralli ekipleriyle Dreamcatcher’da yemek yiyoruz.

Son durak Pothia ( 36 ˚ 56.9’ K- 26 ˚ 59.6 D)

Beş günlük ralliyi Kalimnos’un en büyük limanı olan Pothia’da noktalıyoruz. Yunanistan’dan çıkış işlemlerimizi gerçekleştireceğimiz yer de burası. Pothia’da tekneler, kıyı boyunca bağlanabiliyor. Limana kıçtankara olup da karaya ayak bastığımızda bize Kalymnos Sea Food’un enfes kurutulmuş balıkları ve Marinos’un içecekleri ikram ediliyor. Limanda bizi karşılayan A1 acentası yetkilileri ( www.a1yachting.com) çıkış işlemlerimizi kolaylıkla halledince şehir turu ve alışveriş için bol bol vaktimiz kalıyor. Ve herkes Pothia’nın daracık sokaklarına dağılıyor.

Bodrum’a Kos kadar yakın olan Kalimnos, daha sakin ve mütevazı bir ada. Bu tevazu adanın en büyük şehri olan Pothia’ya da yansımış. Diğerlerine göre daha fakir olduğu söylenen ada halkının en büyük geçim kaynaklarından biri sünger avcılığı. Pothia’da da her yerde süngerci dükkanlarıyla karşılaşıyorsunuz. Dönüş için bir an önce yola çıkmamız gerektiğinden bizler, bu kısacık süreye hem kısa bir tur hem Panteli Restoran’da nefis bir yemek hem de alışveriş sığdırıp dümeni Bodrum’a doğru kırıyoruz. Güneş Kalimnos’un çorak dağlarında bir alev gibi batarken, bu mütevazı adayla en kısa zamanda yeniden görüşebilmeyi diliyoruz.

Polionisos

Pandeli

Alinda

Emborios

Pothia

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.