Pentax WG30 ile Su Altına Daldık

Cunda Adası gezimizde Pentax’ın sualtı kamerası WG 30’u sizler için kullandık…

Photoline - - Içindekiler -

Cunda Adası fotoğraf gezimiz esnasında Pentax WG30 ile su altına daldık.

Pentax’ın sponsorluğunda Ayvalık Cunda’yı fotoğraflamaya gittik. 20 fotoğraf sever ile birlikte Ayvalık’a gitmek için gece yola çıktık. İlk durağımız Ayvalık’ta gün doğumunu çekebileceğimiz ve Cunda’ya tepeden bir bakış atabileceğimiz Cennet Tepesi idi. Biraz erken gitmiştik ve güneş henüz doğmamıştı. Günün yoğun temposu ve gece yolculuğunun getirdiği yorgunluktan olsa gerek, gezginlerimizin ilk tercihi uyumak oldu. Ta ki güneş gülen yüzünü gösterene kadar. Bu müthiş manzarayı ardımızda bırakıp Ayvalık’ın merkezine, meşhur tostundan tatmaya gittik.

Kahvaltının ardından sıra herkesin heyecanla beklediği sualtı dalışına gelmişti. Bu müthiş deneyimi ilk kez yaşayacak olanların heyecanı yüzlerinden okunuyordu. Teknede bizleri, her biri işlerinde profesyonel olan “Prodivers Ayvalık Dalış Ekibi” karşıladı. Tekne dalış bölgelerine doğru yol alırken hocalarımızdan dalış esnasında yapılması ve yapılmaması gereken hususlar hakkında kısa bir brifing aldık. Bu arada dalış süresince Pentax’ın sualtı kamerası olan WG30 modelini de test etme fırsatımız oldu. Henüz Türkiye’de satışa sunulmamış olan WG30, daha

çok outdoor sporlarla ilgilenenler için tasarlanmış. -10 derecede bile çalışabilen, 100 kilogramlık basınca dayanabilme özelliğine sahip bir makine. Biz; kurallar gereği 5 metre derine dalabiliyorken WG30, 12 metre derinliğe kadar dayanabiliyor. 1 cm mesafeye kadar yakınlaşıp makro fotoğraflar çekebiliyorsunuz. En önemli özelliklerinden birisi de wi-fi bağlantı ile makineyi cep telefonlarınızdan kontrol ederek fotoğraf çekebiliyor, çektiğiniz fotoğrafları anında telefonlarınıza aktarabiliyorsunuz. Hocalarımızın da yardımıyla sualtında oldukça güzel fotoğraflar ve videolar çektik. Bu müthiş ve eğlenceli deneyimi ardımızda bırakıp, günbatımını fotoğraflamak için Şeytan Sofrası’na doğru yola koyulduk. Gezginlerimiz günbatımını ve Şeytan’ın ayak izini fotoğrafladıktan sonra dinlenmek için otelimize geçtik.

İkinci gün, kahvaltının hemen ardından Cunda sokaklarını dolaşarak fotoğraflamaya başladık. Bir diğer adı da Alibey Adası olan Cunda’nın Dolap Boğazı mevkiinde 1964 yılında inşa edilen ve Alibey ile Lale adalarını birleştiren Türkiye’nin ilk Boğaz Köprüsü bulunmaktadır. Cunda’yı gezmeye Aşıklar Tepesi’ndeki meşhur değirmenden başladık. Aşağılara doğru ilerledikçe, her sokakta bir hikayeye her evde bir tarihe denk geldik. Sahile vardığımızda iki günün yorgunluğunu atmak için Taş Kahve’de kahve molası verdik. Öğle yemeğinin ardından dönüş yolculuğumuz başladı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.