Fotoğraf Gezginleri Lizbon’da

Ortaçağ havasındaki şehir; arnavut kaldırımlı eski sokakları, tarihi dokusu, korunmuş binaları, antik tramvayları ve şehrin içinden geçen Tejo nehri ile eski İstanbul sahil semtlerine benzerlik gösteriyor. Dar sokaklarında müziğin ritmi ve aşıklarının kah

Photoline - - Içindekiler -

Fotoğraf Gezginleri’nin yeni rotası, Fado’nun şehri Lizbon. Gezginlerimiz, müziğin ritmi ve aşıklarının kahkahaları arasında şehri dar sokaklarını adım adım gezerek kadrajlarına taşıdılar.

Zeynep Banu Ergin

Saatlerce yürüdüğümüz, defalarca gidilesi, aşkın, hüznün ve Fado’nun kenti Lizbon… Alfama sokaklarındayız, Fado’nun divası Amalia Rodriguez’den, Coracao Independente! ‘Bağımsız kalp’ fonda çalıyor. İşte o gerçek kadınların duyguları, aşkları, teslim oluşları, isyanları, özlemleri Fado dediğimiz müzik türünde can bulduğu yerdeyiz. Kalpleri hem birisine sonsuza kadar bağlıdır hem de bağımsızdır. Köle oldukları için değil, sevdikleri için çarpan kalplerin şehrindeyiz. Ginginha’mızı yudumlarken Lizbon’a aşık Fernando Pessoa’nun dizelerini hatırlıyoruz. “Yaşamak, bir başkası olmaktır. Ve insan bugün, dün hissettiği gibi hissediyorsa, hissetmek olanaksızdır. Dün hissedileni bugün de hissetmek, hissetmek değil, dün hissedilmiş olanı bugün de anımsamaktır yalnızca. Artık yok olmuş olan dünkü hayatın canlı cesedi olmaktır.” Fuji film XT1 makinam ile, gece ışık yetersiz olduğu için modelin arkasında bulunan renkli duvardaki ışıktan faydalanarak, enstantane öncelikli geniş açı ile çalıştığım bu fotoğrafım, Lizbon’da Fado’nun doğduğu Alfama sokaklarından benimle beraber İstanbul’a geliyor ve ‘’a day in Lizbon ‘’ kitabında saat 21:05’te tarihteki yerini alıyor.

Çekim Detayları: Fujifilm XT1, 1.20 F2.8, ISO3200 18.0 mm, Lens XF18-55mm

Ömer Geylan

Gördüğüm en renkli şehirlerinden biriydi Lizbon. Şehri dolaşırken hiç yabancılık çekmedim. Balık lokantaları, ara sokaklardaki arnavut kaldırımları, Endülüs’ten kalan mimari eserler, renkli fayanslar, tıpkı İstanbul gibi. Bu güzel şehrin her sokağını dolaşmaya çalışırken Rossio Garı’na uğramadan olmazdı. Garın muhteşem kemerli kapıları dikkatimi çekti. Şuradan geçen bir kişiyi ters ışıkta yakalayabilsem diyerek yere oturup çalışmaya başladım. Giriş ve çıkışın çok yoğun olduğu kalabalık bir zamanda fotoğrafı yakaladım.

Çekim Detayları: Nikon D700, F16 1/800 ISO1000, Sigma Lens 35mm

Mehmet Emin Sazak

Lizbon’da geçirmiş olduğumuz beş günde bu güzel şehrin her yerini tanımaya çalıştık. İnsanlarıyla, tarihi dokusuyla ve kültürüyle fotoğrafçı için çok zengin bir yer.

Tren istasyonu, mimarisi ve renkleriyle şehrin modern yüzünü yansıtıyor. Buluşmaların ve vedalaşmaların sık yaşandığı bu mekanda, özel anlardan birine tanık olma şansını yakaladım. Duyguların çok yoğun olduğu bu fotoğraf umarım sizlerde de özel bir dokunuş bırakır.

Çekim Detayları:

Sony ILCE-7M2, 1/100 F11, ISO100, Lens FE 24-70mm (32.0 mm)

Şule Dikmen

Lizbon’un en eski yerleşim bölgesi olan Fado’nun doğduğu Alfama mahallesinin yokuşlu daracık sokaklarında dolaşmak, aynı zamanda Lizbon’un geleneksel yaşantısına da tanıklık etmek demek. Günümüzde gitgide unutulan sokak yaşantısı bu eski mahallede tüm canlılığıyla devam ediyor. Hayatın sokaklarda aktığı bu tarihi semti gezerken karşımıza çıkan doğum günü partisi benim için çok güzel bir sürpriz oldu. Sokağa kurulmuş masa etrafında eğlenen mutlu çocukları uzun bir süre izleyip onları fotoğrafladım. Geleneksel yaşamlarını sürdüren dost canlısı ev sahipleri de beni ikramlarıyla çok güzel ağırladılar.

Canan Çalışkan

Portekiz’ın en büyük, en kalabalık şehri Lizbon tıpkı İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulu. Tramvayları, yokuşları, ortasından geçen nehri ve çok renkli kültürüyle İstanbul’a çok benzerlikler taşıyor.

En zevk aldığım maratonlardan biridir Lizbon Maratonu. Maratonların en önemli özelliği çekilen fotoğrafların gün doğumu ile başlayıp saat 12.00 de son bulmasıdır. Bu fotografın saat tam 23.59 da çekilmesi ve sergi fotoğrafı olarak seçilmesi de son ana kadar çalışmanın bir ödülü oldu benim için. Gündüz oldukça kalabalık bir alışveriş merkezi olan Baxia bölgesinde Canon Mark III ile çektiğim bu fotoğraf, Lizbon’da Aşk’ın fotoğrafı. Tam da bu şehre karşı hissettiğim duygunun adı…

Çekim Detayları:

Canon EOS 5D III, F2,8 ISO 5000, 1/100, 24,0 mm

Mine Alpar

Nefes aldıkça süren şeydir düşüncelerimiz. Her şey o anda kafanda yarattığın düşünce dünyan ile biçim buluyor deniyor ya, işte tam da öyle. Lizbon’a yıllar önce ilk geldiğimde kasvetli, sıkıcı, eski bir şehir demiştim. Bu kez amaç Fotoğraf Maratonu, yanımdakiler ise Niko Guido ve Fotoğraf Gezginleri idi. Yani neşe, eğlence, dostluk, keyif ve tabi ki fotoğraf. Yani birlikte yaşanmış kaliteli zaman ve sonrasına baktığında üretilmiş güçlü fotoğraflar.

Çekim Detayları: Fujifilm X-E2, 1/180 F6.4, ISO200, 18.0mm, Lens X18-55mm

Nil Bilik

Lizbon, huzur ve bolca nostalji barındıran şehir; iklimi, görsel güzelliği, tarihi, kültürü, tatları ile kendini çekici kılıyor, ve bunu hak ediyor da... Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında nereye varacağını bilmeden dolaşmak ve şehrin ruhunu yaşamak benim için ayrı bir keyifdi. Tekrar gitmek istediğim şehirler listesine başına oturdu bile...

Çekim Detayları: Canon G16, ISO 200, f/2.8, 1/125

Ezel Geylan

Daha ilk göruşte bize çok tanıdık gelen bir havası var şehrin. Endülüs’ün etkisi, duvardaki fayans işçiliği, tıpkı İstanbul gibi yedi tepeye kurulmuş olması, Haliç’i, deniz kenarındaki balık lokantaları... Heyecanla şehri keşfetmek için yollara düşüyoruz. Ana caddelerden ara sokaklara girip arka tarafları gezerken şehirde çok sayıda duvar resimleri görüyoruz. Bir kamyondan eşya indiren adamlar sıcaktan bunalmış dinlenirken birtanesi 1960’lar dönemindeki kadınları andıran bir duvar resmine yaslanmış sigarasını tüttürüyor. Deklanşöre basıyorum...

Çekim Detayları: Fujıfilm X-T1, F5.6, 1/282, ISO200, 46,3mm

Nilgün Diker

Her köşesinde ortaçağdan izlere rastlayabileceğiniz, keşiflerin ruhunu iliklerinize kadar hissedebileceğiniz, Belem Kulesi, Keşifler Anıtı, sarı tramvayları, merdivenli Alfama sokakları ve kulaklarınıza dolan Fado melodileriyle bambaşka bir atmosferi soluduğunuz muhteşem bir şehir...

İki gün boyunca şehri yaşayıp, Lizbon Fotoğraf Maratonu günü geldiğinde Keşifler Anıtına gitmeye karar verdim. Anıta giden alt geçitte ilerlerken bir kızın sesinden hüzünlü bir şarkının nameleri içeride yankılanıyordu. Tünelin çıkışında kızın üzerine düşen ışık çok güzeldi ve ben o ışığı ve o hüzünlü duruşu mutlaka fotoğraflamalıydım.

Çekim Detayları: Sony ILCE-6000, 35-70 lens, 1/400, F5.6, ISO 800, odak uzunluğu 50 mm

Neşe Karaarslan

Lizbon’un en önemli meydanlarından Rossio Square’de 19. yüzyılda muhteşem bir mimariyle inşa edilmiş Central Do Rossio Station, at nalı şeklinde iki ana giriş kapısı ve tüm kapıların kenarlarındaki güzel metal işlemeli camları ile gelen ışığı tıpkı bir yakamoz gibi istasyonun zeminine yansıtıyor. Bu ışıkta trene yetişmek için koşuşturan insanlar ve gölgeleri hoş yansımalar yapıyordu. Fotoğraf makinamın deklanşörüne bastığım an, ışığın ve gölgelerin bana göz kırptığı andı.

Çekim Detayları: Nikon 810, F10 1/80, ISO 100, 24-70 lens 58mm

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.