DOSYA

Giriş Seviyesi DSLR Makineler

Photoline - - Içindekiler - Yazı: Serdar Uzun

DSLR makineler kullanıcılarına manuel kontrol, mükemmel görüntü kalitesi ve değiştirilebilir lensler sunar. Sizler için piyasadan satın alabileceğiniz bazı giriş seviyesi DSLR’ları biraraya getirdik.

Aynasız kameralar da elbette başka bir seçeneği oluşturuyorlar. Daha küçük ve mekanik olarak daha basittirler. DSLR’ler (dijital SLR/ single lens reflex / tek mercek yansımalı ) gibi lensleri de değiştirilebilir. DSLR, lensleri değiştirilebilen ve bir vizöre sahip olan (giriş seviyesi aynasız kameraların vizörü yoktur) bir kamera almak için hala en ucuz yol ve ölçeğin diğer ucunda, hemen hemen tüm profesyonel spor, basın ve vahşi yaşam fotoğrafçıları diğer kamera türlerine göre DSLR’yi tercih ederler. Aralarında da, farklı kullanıcıları, farklı deneyim düzeylerini ve farklı bütçeleri hedef alan tam bir dijital SLR ürün yelpazesi vardır.

Sensör boyutu

Tüketici DSLR’lerinin çoğu görüntü sensörleri kullanırlar, bu sensörler kompakt kameralarda bulunan görüntü sensörlerinden çok daha büyükken, 35mm film çerçevesinden de biraz küçüktür. Bir kameranın görüş alanı hakkında konuşmak biraz karmaşık olabilir, zira kompakt makineler için odak uzaklığı çoğu zaman 35mm olarak ifade

edilir. Standart APS-C sensörünün “kırpma faktörü” 1.5x’tir. Yani, çoğu DSLR ile birlikte gelen 18-55mm’lik lens kitleri, 27-82,5mm’ye denk bir 35mm’lik görüş alanını kapsar. Eğer 28mm’den başlayan bir 3x zoom lensli bir kompakt makineden geçiş yapıyorsanız, DSLR lens kiti hemen hemen aynı görüş alanını sağlayacaktır.

Daha büyük bir sensörün bazı doğal avantajları var. Fotoğraflarda alan derinliğini daha iyi kontrol etmenize izin veriyor, böylece konunuzun izole edilmesini ve flu bir arka plan yaratılmasını mümkün kılar. Bu fluluk Japonca bokeh olarak ifade ediliyor. Farklı lenslerle yaratılan bokeh’in kalitesi hakkında çok yazılmıştır, ancak genel kural, bir lensin yakalayabildiği daha fazla ışığın (sayısal olarak diyafram açıklığı veya f sayısı olarak ifade edilir) arka planın daha flu olmasını sağlayacağıdır. Maksimum f/1.4’lük diyafram açıklığına sahip olan bir lens, bir f/4’ün ışığının sekiz katına izin verir ve eşdeğer bir odak uzunluğu ve çekim mesafesinde daha az bir alan derinliği yaratabilir.

Büyük sensöre geçmenin bir başka nedeni de resim gürültüsünü en aza indirmektir. 20 megapiksellik bir DSLR, aynı çözünürlükteki kompakt bir makineden daha fazla pikselle sahiptir. Bu daha fazla piksel, daha fazla resim gürültüsü yaratmaksızın, sensörün ISO olarak ölçülen hassaslığının daha yüksek olmasına izin verir. Daha büyük yüzey alanında avantajı, renk veya parlaklıktaki değişimlerin kompakt makineninkinden daha kademeli olmasıdır. Bu da, daha fazla derinlik hissi ile daha doğal görünümlü fotoğraflara izin verir.

Kamera seçimi

Elinizde rahatlığı sağlayacak bir makine seçimi çok önemlidir. Çoğu DSLR, boyut ve yapı olarak birbirine benzerken, tutamak yerleri, kontrollerin konumu ve diğer ergonomik özellikleri oldukça farklı olabilir. Seçtiğiniz kamera, en rahat kullandığınız bir model olmalı. Eğer bir DSLR, rahatça tutmanız açısından çok büyük veya çok küçükse, veya eğer

kontroller sizin rahat kullanacağınız şekilde yerleştirilmemişse, yapacağınız çekimden zevk alma şansınız pek olmayacaktır.

Vizör konusu

Doğası gereği bir DSLR, size kameranın lensinin yakaladığı tam görüntüyü gösteren optik bir vizöre sahiptir, ancak bu vizörlerin hepsi eşit üretilmemişlerdir. Bir ayna, lensten gelen ışığı iki tipi bulunan vizöre yönlendirir. Bu tiplerden biri olan ‘beşgen ayna’, genellikle Canon EOS Rebel SL1 ve Nikon D5 500 gibi giriş seviyesindeki kameralarda bulunur. Bu tip vizörler, görüntüyü gözünüze yansıtmak için üç ayna kullanırlar. Böylece lensin yakaladığı görüntüyü tersine çevirerek, doğru görünmesini sağlarlar. İkinci tip optik vizörler ise beşgen prizmadır. Bu da beşgen ayna gibi iş gören bir cam prizmadır. Beşgen prizma genel olarak beşgen aynadan daha ağır ve daha parlaktır. Bu fazladan parlaklık fotoğrafın çerçevelenmesini kolaylaştırır ve fotoğrafınızın odaklanmasının doğru olduğunu onaylar. Beşgen prizma genellikle Canon 80D gibi orta ölçekli DSRL’lerde görünmeye başladı ve Canon EOS-1D X Mark II gibi profesyonel makinelerde standart olarak yer alıyor. Pentax K-70, yüzde 100 kapsama sahip olan bir beşgen prizma kullanan nadir bir giriş seviyesi makinesidir. Bu makul fiyatlı makine, yağmurlu veya karlı günlerde kullanım için bir iç korumaya da sahiptir. Ayrıca beşgen prizmalar vizörlerde büyütme ve kapsama sayılarına dikkat etmelisiniz, vizörün gerçek boyutu ve çekilen fotoğrafın ne kadarının görülebildiği bir fikir verebilir. Başka bir seçenek: Elektronik vizör Piyasadaki birkaç SLR üçüncü bir vizör seçeneği sunuyor: elektronik vizör. Alpha 77 II gibi sabit, yarı şeffaf aynalı Sony kameralar böyle bir özelliğe sahip, bazen bunlara SLT (single-lens translucent / tek lensli yarı şeffaf) deniyor. Işığı doğrudan gözünüze yönlendirmek yerine, kameradaki yarı şeffaf ayna ışığı

bir otomatik odaklama sensörüne yönlendiriyor. İlla bir optik vizör istemiyorsanız, bu kameralar dikkate alınmaya değer. Sony’nin amiral gemisi ürünü tam çerçeveli Alpha 99, bir OLED elektronik vizör kullanıyor, bunda, diğer tam çerçeveli SLR’lerde bulunan cam beşgen prizma kullanmaktan kaçınılmış. Sürekli çekim ve otomatik odaklama hızı DSLR’lerin kompakt makinelere göre başka bir büyük avantajı daha var: hız. Deklanşöre basma ile kameranın bir fotoğrafı çekmesi arasındaki süre (deklanşör gecikmesi) ve fotoğraf çekimleri arasında geçen süre (geri dönüş süresi), kompakt makinelerle ilgili bir endişe kaynağı. DSLR’ler genellikle çok hızlı odaklanırlar ve deklanşör gecikmesi de ölçülemeyecek seviyelerdedir. Sürekli çekim, saniye başına film karesi olarak ölçülür. En az saniyede üç kare çekebilen bir kamera bakmalısınız. Spor ve doğa fotoğrafı çekenler saniyede beş kareden fazla çekim yapabilen bir kamera isterler. Elbette otomatik odaklama sistemi, bu hıza ayak uydurmak zorundadır. Nikon D3300 gibi DSLR’ler, sadece hızlı hareket eden nesneleri izlemeyi güçleştiren birkaç otomatik odaklama noktasına sahiptirler. Üst seviye Canon 7D Mark II ve Nikon D500, bu hızların çoğunu kapsayan otomatik odaklama noktalarına sahiptirler, bu da onları spor müsabakalarını ve vahşi yaşamı çekmekle ilgilenen fotoğrafçılar için cazip hale getiriyor. Sürekli çekim ve otomatik odaklama performansı birlikte hareket eder, o nedenle her ikisinin de iyi olduğu bir kameraya bakmak gerek.

Canlı görüntü ve HD video

Video kaydı, DSLR’lerde standart bir özelliktir. Kayıt yaparken sürekli otomatik odaklama yapan bir kamera bakın. Canlı görüntü için kullanırken fotoğraf çektiğinizdeki otomatik odaklamayı da kontrol etmelisiniz, genellikle çok yavaş olabilirler. Canon, T6s ve 80D gibi modelleri ile video kaydında odaklanma hızını iyileştirme konusunda mesafe katetti. Sony kameralar, fotoğraf çekerken, video kaydındaki kadar hızlı odaklama yapabiliyorlar. Genellikle video fonksiyonunu kullanmayı planlıyorsanız, bir mikrofon giriş jack’ının olması da önemlidir. Harici bir mikrofon, kameranın kendi mikrofonundan daha iyi ses kaydı yapabilir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.