Stratejinin işe yarayıp yaramadığı konusunda bilimsel bir fikir birliği yok.

Popular Science (Turkey) - - A -

French’in yukarısında uçan uçak bir o yana bir bu yana gidiyor, ardında gümüş klorür bırakıyor. Başarılı olurlarsa aşağıdaki dağlara zikzak biçiminde kar yağacak. Ardından French’in uçağı bu bulutların arasında geziniyor ve aygıtlar French’in gözleriyle göremeyeceği şeyleri görüyor. Bu aygıtlar yansıtıcılık artışını saptayabiliyor ki bunun anlamı buz kristallerinin çiçek gibi açtığı. Bu kristallerin havayla birlikte aşağı inişiniizleyebiliyorvekarıngümüşîkimyasallarındöküldüğüyereyağıpyaymadığını anlayabiliyorlar.

Yerdeyse iki uzak dağ konumundaki radarlar aynı ölçümleri yapıyor. Kar motosikletiyleyamaçlardanyukarıtırmananöğrencilerinkullandığıbuaygıtlardagerçekten kar ürettiklerini çağrıştıran zikzakları gören ilk aletler.

Hava durumuna söz geçirme fikrinin baştan çıkarıcı bir yanı var. Doğa yağışı insanlaradaimadayatmıştır. Bizibazenıslatmış,bazendondurmuş,kardanhapsetmiş, doluyla dövmüş, sel baskınıyla boğmuş, kuraklığa mahkûm etmiş ve tüm bunları ne zamanveneredeisterseyapmıştır.Havadurumununsentetikyollardandeğiştirilmesiyse en yüce varlıklar olduğumuzun, dünyayı ihtiyaçlarımıza göre şekillendirebildiğimizinnihaikanıtı.Oyüzdende20.yüzyıldageliştirilenprogramlardoluyuazaltmayı,yağmuryağdırmayı,kasırgalarengellemeyivekaryağışınıartırmayıhedefliyor.

SNOWIE bu saydıklarımızın yalnızca sonuncusuyla ilgilenmekte. Ekibin girişimleri, yağışın yaratılmasında ve yönlendirilmesinde rol oynayan dağlarla mecburen ilgili.Hava,dağlarayaklaşıncayeryüzüylebirlikteyükseliyor.(Sonuçtakayanın,tozun içinden geçemiyor.) Bu hava yükseldikçe soğuyor, sonra yoğuşarak bir “orografik” bulutmeydanagetiriyor.

Bulutlarıniçinde,doğalkarembriyolarıgeneldeküçükparçacıkların(örneğintozya dagazkirliliği)üzerindeoluşuyor.Biliminsanlarıbunlaraçekirdekdiyor.Doğalolarak, dahafazlakariçindahafazlaçekirdekgerekiyor.Bununiçindetercihedilenmateryal, püskürtülmüş halde gümüş iyodür; zira süper soğumuş sıvı suya çarptıklarında hava sıcaklığı-6’nınüzerindeyse suyukesinkesdonduruyor. Kayakmerkezlerive kuraklık çeken bölgeler göğe gümüş saçmak için milyonlarca dolar harcıyor ancak bu stratejininişeyarayıpyaramadığıkonusundahenüzfikirbirliğinevarılabilmişdeğil.

ÇevreBilimleriOrtakAraştırmaKurumu(UlusalOkyanusveAtmosferYönetimiyle Boulder’daki California Üniversitesinin iş birliği) 2015’te on yıl boyunca üretilmiş karodaklıprogramlarıvearaştırmaları148sayfalıkbirdeğerlendirmeyleinceleyerek, sonuca en yakın şeye ulaştı: “Sıradağlar üzerindeki kış kar örtüsünün yapay olarak geliştirilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılabilir” diyordu rapor. Ancak aynı paragrafın devamında yazarlar şunu da eklemeden geçememişti: “Ayağı yere basan hiçbir bilimsel çalışma… kışın orografik bulutları tohumlamanın kar yağışını artırdığını kanıtlayamamıştır. Bu bakımdan, bilim camiasının yılardan beri aramış olduğu ‘kanıt’ elimizde değildir.”

Buluttohumlamafikribirbuzdolabındagelişti.Başkaneredegelişebilirdikizaten? Bu buzdolabı General Electric’te çalışan bilim insanı Vincent Schaefer’a aitti. Schaefer, 1993’te ölümünün ardından The New York Times’ta yayımlanan anma yazısına bakılırsa daha erken yaşta buzla ilgilenmeye başlamıştı. Daha buzda paten yapan bir ergenken kar taneciklerinin yapısına kafayı takmış, sonra eriyip kaybolmadan önce onların biçimlerini filme aktarmanın bir yolunu geliştirmişti. 1940’larda bir yetiş- kinken buzdolabına kuru buz koyup soğuk kutunun içine nefesiniverdi.“Küçükbulutanındaufacıkbuzkristallerine dönüştü”yazıyoranmametninde.SchaeferbubilgiyiMassachusetts göklerine taşımaya karar verdi ve 1946’da bir uçaktan 3 kilo kuru buz döktü. Su buzunun oluşup uçaktan aşağı yağdığını gözlemledi. Aynı yıl fizikçi Bernard Vonnegut(ünlüyazarKurtVonnegut’unkardeşi)gümüşiyodürün bulutlarıtohumlamakiçinkullanılabileceğinikeşfetti.Kuru buz yönteminin işe yaraması için bulutun içine dökülmesi gerekliydiancakgümüşiyodürbulutundışınadöküldüğünde süzülerek hedefine ulaşabiliyordu. O gün bu gündür de bilim insanları ağırlıklı olarak bu maddeyi kullanıyor.

SNOWIEaraştırmacısıRauber,SchaeferileVonnegut’un çabalarını izleyen büyük araştırma projelerinin bazılarında yeralmış.OvedoktoradanışmanıLewGrant,içişleyişlerini öğrenmekamacıylabulutlarıtohumlamışlar.Bununtemelde SNOWIE’ye benzediğini söylüyor ama “kullandığımız aygıtlar bugünkülerin 70’li, 80’li yıllardaki versiyonuydu. Kavanozdibigibigözlüklerledolaşıyorduk”diyedeekliyor.

Başka araştırmacıların da Colorado, Montana ve Utah eyaletlerinde yürüttüğü çalışmalar var. En belirleyici deneylerden biri 2000’li yıllarda Avustralya’da yapıldı ve tohumlamanın kar yağışını %14 artırabileceğini öne sürdü. Ancakbusonuçlarınbilekesinliğiyok.Kullanılanekipman, araştırmacılarıngörmesigerekenşeyigösterecekkadardeğildi.

SNOWIE’den önceki son büyük araştırma devletin fonlarıyla yapılan Wyoming Hava Modifikasyon Pilot Programıydı.Dokuzyılınve13milyondolarınardındanyinekesin bir sonuca varılamadı. Bir deneyde tohumlamadan hiçbir sonuçalınamazkendiğerlerinde%5-15yağışartışıölçüldü.

2014’te Rauber’le French, Wyoming Üniversitesinden atmosfer bilimleri profesörü Bart Geerts’i ve Boulder’daki ColoradoÜniversitesindenatmosferbilimleridoçentiKatja Friederich’i de saflarına katıp hem Idaho Power’la hem de Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi’yle iş birliğine gittiler ve Ulusal Bilim Vakfı’na başvuruda bulundular. Bulut tohumlamayla ilgili yanıtsız kalmış sorulara yanıt bulacak cesarete ve beyne sahip olduklarını öne sürdüler. Hem de ellerinde artık doğru ekipmanlar vardı. Bunlar tohumlamanın etkisini gösterebilecek kadar güçlüydü. SNOWIE’nin radarları bulutların az ya da çok parçacık barındırdığını ölçebiliyor. Zamansal ve uzamsal olarak çok daha yüksek çözünürlüklü ayrım yapabiliyor, küçük parçacıklara karşı hassas olan daha yüksek frekanslarıkullanabiliyor.French,toplamda“bulutparçacıklarınıdoğrudanölçmebecerilerindebüyükartışolduğunu”söylüyor.Herzamantopladıklarıtürden verileritopluyorlarancakartıkdurumun mikrofiziğini gözlemleyebiliyorlar.

Olanca bilimsel belirsizliğine rağmen 2003’ten beri bir tohumlama programı bulunanIdahoPowerkendiuçağıylagümüşiyodürdöküyorveherzamankiveri toplama sistemlerini çalıştırıyor. Bilim insanları aygıtlarla donatılmış uçaklarda vedağtepelerindekiradaristasyonlarındakonuşlandırılıyor.Eldeedilenbilgilersearaştırmacıların,UlusalAtmosferikAraştırmaMerkezi’ninveIdahoPower’ın sağladığımakinelerekaydediliyor,sonradatümbutaraflarcaçözümleniyor.Hep birliktebulutlarıniçindenelerolduğunu,bununsuyahasretbölgeler,kayaktesisleri ve hidroelektrik santraller için ne anlama geldiğini araştırıyorlar.

Busorularartıkdahadaacil.Bundanneredeysebiryüzyılöncehavayıinsanlar içindahaiyihalegetirmeçabasıylabaşlayanşey,kuraklığınpençesindekıvranan bölgeleri kurtarmak için bir zorunluluğa dönüştü. Los Angeles ilçesi boşaltma havzalarına dökülen bölgelerdeki tohumlama projelerini destekliyor. Utah, CaliforniaveIdaho’ysaeriyen,sonradaiçmesularınıoluşturan,hidroelektriksantralleriniçalıştırankarörtüsünüartırmakamacında.Colorado’dakiVail,Aspenve WinterParkkayakbeldelerikritikturizmmevsimindedekarolsunistiyor.“Suya çok ama çok hasretiz,” diyor SNOWIE’nin baş araştırmacılarından Friedrich. “Diyeceğimizsonşeybu.Azıcıksubileolsafaydasıdokunur.”

SNOWIE ekibinin sunduğu ikinci öneri Ulusal Bilim Vakfı tarafından kabul gördüvevakıfprojeninsponsoruoldu.

Ekip, 20 tohumlama işlemi yapmaya yetecek kadar malzemeyle 7 Ocak’la 17 MartarasındaIdaho’daüskurdu.Hergünkendimeteorolojibalonlarınıvehava tahminlerinikullanaraksüpersoğumuşhavayladolubulutların,dağlarınüstündedoğrusıcaklıktave irtifadaoluşupoluşmayacağınıölçtüler.

Friedrich’in lisansüstü öğrencisi Josh Aikins, dağ radar ekibinin kilit isimlerinden biri. Daha önce kar motosikletine sadece bir kez, çocukken gittiği Vermont’taki tatilde binmiş olan Aikins çok geçmeden 2.100 metrelik Packer John Dağıradarsitesinetırmanışustasıoldu.Üstelikdebunukarınçokyenivegevşek olduğu,karüstündedurmasıgerekenaletlerinkaragömüldüğüzamanlardabile yaptı.

Aikinsküçükken,meşhur1996kasırgasıOrtaAtlantik’ibembeyazbirörtüyle örtüncekaraâşıkolmuş.AilesininYork,Pennsylvania’dakievininçatısınakadar kar birikmiş. Daha sonra Penn State’ten meteoroloji derecesiyle mezun olmuş ancakhavadurumusunucusuolmakistememiş.Kendisiiçin,“Bentişörtveşort insanıyım”diyor.

SNOWIEekibibirtohumlamadenemesiyapmayakararverinceAikinsvediğer radar sorumluları araçlarına bir haftalık erzak ve yiyecek doldurup dağların

yolunu tuttular. Fırtına sırasında dağa tırmandıkları için ne zaman aşağı inebileceklerini bilmiyorlardı. 16 kilometrelik yol bir keresinde o kadar zor bir hal aldı ki onlara yardımetmekiçinyediprofesyonelkarmotosikletçisigerekti.

Radar sitesine her varışlarında (burasıdağın başında, koca bir kamyonun üstünde bir radarın ve eski bir karavanın bulunduğu bir yer) Aikins jeneratörü çalıştırıp radarı ve karavanı ısıtıyordu. “Soğukta çalışmasını istemediğimiz bir dizi bilgisayar vardı” diyorçünkübazıelektronikbileşenlersoğuktadüzgünçalışmıyordu.Kıyafetlerinive yiyeceklerini karavana yerleştirdikten sonrakarın örttüğü portatif tuvaletlerini kazıp çıkarmalarıgerekiyordu.

Ardından radarla taramaya ve havanın neler yaptığını izlemeye başlıyorlardı. Tohumlamabaşlayıncaaradıklarışey,elektromanyetikdalgalarınyenioluşmuşbuzzerrelerinden geri yansıdığı bölgeleri gösteren yansıtıcılık değişimleriydi.

Aikinsilksinyalibulduklarıgünühatırlıyor.“Bölgededoğrusalşeritlergördük”diyor,radarverilerinikastederek.“Doğalgörünmüyordu.”Hemenkomutamerkezine e-postaatarakuçaklarınhavadaolupolmadığınısordu.Uçuyorlardı.“Tohumlamayı gerçekzamanlıolaraksaptamıştık.Gümüşfişeklerininyolunugörebiliyorduk.”

BaşaraştırmacıGeertsouçuşunraporunuduygulardangayetyoksunbiçimdeyaz- mıştı:“Olasıtohumlamaimzası…Tohumlamayapanuçakların rotasıyla uyumlu, iki şerit halinde, rüzgârla süzülen ve zamanla dağılan bir yansıtıcılık artışı.” Birdiğerdeyişletamonikidenvurmuşlardı. Aikins ile Geerts bu ilk bulgular konusunda çok soğukkanlıydılar. Halbuki Batı’ya gelmelerinin amacı olan altın madenini bulmuşlardı. Fakat bu davranışlarının sebebi Friedrich’insöylediğigibiherkesinkuşkuluolmasıydı.Hâlâ da öyleler. Sonuçları hakem denetiminden geçmiş ve akademikbirdergideyayımlanmışdeğil.

Fakat çevrimiçi raporları kar formasyonunun onların etkinlikleriyleilişkiliolabileceğineüçyerdedeğiniyor.İkincisindeRauber“Tohumlamaimzalarıçokbelirgindi,başka birşeylerkarıştırmakolanaksızdı.Şeritlertohumlayıcıuçağın rotasını izliyordu” diyordu. İmzaların belki de rastlantı olmadığını düşünmeye başlamışlardı ama daha fazlasını istiyorlardı. Çok geçmeden de istediklerini aldılar.

“Ne yalan söyleyeyim, ilk gördüğümde sevinçten havalara uçacaktım” diyor Rauber. “Neredeyse odada dans edecektim.”

“Şaşırtıcı olan gördüğümüz şey değildi” diyor Friedrich. “Bunu arka arkayabirkaçkeztekrarlayabilmemizdi.”

Onlarca yıldır tohumlama yaptığı halde hiçbir kesin sonuç elde edemeyen Rauber coşkusunu dizginlemeye çalışıyordu. “Ne yalan söyleyeyim, ilk gördüğümde sevinçten uçacak gibi oldum” diyor. “Az daha odada dans edecektim. Buna benim gibi eski bir bulut tohumcusunun gözüylebakın.”GerçektendeRauber70’li80’liyıllarda,kavanozdibinden farksız gözlüğünün netleştiremediği bir sinyal yakalamak uğruna emek harcamıştı. Oysa şimdi bir anda,Lasik ameliyatıyla cam gibi görmeyebaşlamıştısanki.”

SNOWIE verileri hakkında meteoroloji uzmanı Derek Blestrud (Idaho Power çalışanı ve Kuzey Amerika Hava Modifikasyon Konseyi başkanı) şöyle diyor: “Bulduğumuz şey hayallerimizin çok üstünde ve ötesindeydi.”

Ekip bu zikzakları yakalamış durumda ama bulut tohumlamanın nasıl ve ne kadar işe yarayacağını görmek için daha çok çalışmak gerekiyor. Kime sorduğunuza bağlı olarak bu süre altı ile sekiz yıl arasında değişiyor ama ortalığı sarsacak sonuçları on iki ay içinde yayımlamayı düşünüyorlar.“Hayalbileedemeyeceğimizkadarçokveritopladık”diyorFrench.

Sırf uçak, yaptığı 18 uçuşun her birinde radarın ve lazer sistemlerinin yanı sıra doğrudan sıcaklık, basınç ve su buharı sondaları sayesinde 25 gigabyte veri toplamış. Bilim insanları bu verileri ve yer bazlı araştırmaları elden geçirecek, yorumlayacak, kendi üniversitelerindeki yerel makinelerinde ve Boulder, Colorado’daki Şiddetli Hava Araştırmaları Merkezi’ndeçözümleyecek.Budaonlaragigabytelarcaverininneifade ettiğine ilişkin kabaca bir fikir verecek: Öğrenmeyi hedefledikleri şey, karın nasıl oluştuğunun ve dağlara doğal olarak nasıl yağdığının fiziği, yaktıklarıinorganikmaddelerinbununasıldeğiştirdiğivehavadurumu üzerindeki genel etkisi. French’in deyimiyle, 5.000 parçalı yapbozun 100parçasınıeldeedecekler.

Bütün resmi görmek için daha büyük bir kutuya, yani bir süper bilgisayaraihtiyaçlarıvar.UlusalAtmosferikAraştırmaMerkezi’nde5,34petaflop kapasiteli, Cheyenne adında yeni bir süper bilgisayar bulunuyor. Dünyanınenhızlı20.bilgisayarıolanCheyenne,uçaklarla,radarlarlave gerçekhayattanyapılanfizikselgözlemlerin,tahminlerlenekadaruyuştuğunu hesaplayacak. Ne kadar uyuştuğuna bağlı olarak da SNOWIE ekibi ve diğer bilim insanları ön göstergeleri değiştirerek hangi havanın modifikasyonadahauygunolduğunuöğrenecekler.

Bu sadece Idaho için değil. SNOWIE bulutların oluşumunun, gelişiminin, tohumlanmış olsun ya da olmasın Dünya’ya nasıl kar yağdırdıklarının altında yatan mekanizmaları açıklayacak. “Her yere uygulanabilir” diyor Geerts. Sonuçta fizik, fiziktir. İster yerde olsun ister gökte, isterse ikisinin birleştiği yerde.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.