ARILARINDANSI

Popular Science (Turkey) - - GIDANINGELECEĞİ -

Yaklaşık10yılönce,gıdagüvenliğinitehditedenbeklenmedik bir felaket yaşandı. Kuzey Amerika’daki bal arılarının yüzde 70’i ansızın öldü. Arı sayısının azalması,çoksayıdayenilebilirbitkitürünüolumsuz etkiliyor. Çünkü yenilebilir bitkilerin, yani meyve ve sebzelerimizin en önemli polen taşıyıcıları onlar. Öylekidünyatahılüretimininüçtebirindenfazlasını polenlerioradanorayataşıyanarılarsayesindesürdürüyoruz. Onların olmadığı bölgelerde bu işi insanlar elle yapmak zorunda. Ancak arılar tarafından yapıldığındaürünlerdahakalitelioluyor.

Amerikalı entomolog Maria Spivak, “Bal arısı kolonilerinin toplu halde öldükleri haberini duyduğumuzda bir şeylerin gerçekten yolunda gitmediği çok açıktı” diyor; “Arıları kaybetmeyi göze alamayız.” ABD’de aslında arıların sayısı 1945 yılından sonra kademeliolarakazalmayabaşladıvenihayetindenüfusları yarıya indi. Spivak; “Bunun nedeni, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tarım uygulamalarımızı değiştirmiş olmamız” diyor. Yonca gibi koruyucu bitkileri eklemeye son verdik. Topraktaki azotu koruyan bu doğal gübreler, sentetik benzerleriyle yer değiştirdi. Üstüne bir de yabani ve zararlı bitkileri öldüren bitki öldürücüleri kullandık. Oysa bu yabani bitkilerin de çiçeklerivarvearılaryaşamlarınısürdürebilmekiçin buçiçeklereihtiyaçduyuyor.Spivak,“Zamaniçinde tek tür ürün üreten tarıma yöneldik ve şimdi gıdaya erişimiolmayanyerlerdenbahsediyoruz”diyor.Tek tip tarım kültürü arıları besinsiz bıraktı. Ayrıca bir de böcekleri öldüren zirai ilaçların kullanımı var ki geçtiğimiz yıllarda yapılan bazı araştırmalarda, arıların yuvalarına besin olarak taşıdıkları polenlerde böcek ilacı kalıntıları bulundu. Bu tarım ilaçlarının bazıları bitkilerin tohumlarına uygulandığı için ilacın çok ufak bir miktarı bitkinin gelişim sürecinde içinde kalmaya devam edip polen ve nektara geçiyor. Arı, küçükdozdabileolsailacıaldığındaölmesebilehastalanıp eve dönüş yolunu bulamıyor. Spivak’a göre topluarıölümlerininnedenlerindenbiridebu;“Toprağıvearılarıbesleyenkoruyucubitkileriyenidenekmeliyiz. Çiftlikleri çeşitlendirmeliyiz. Tarımsal gıda çöllerinin oluşmasını istemiyorsak sınır ve çitlere çiçekli bitkiler ekmeliyiz. Yarattığımız bu işlemeyen gıdasisteminidüzeltmeliyiz.”

Dünyadaki binlerce arı türü içinde çok azı bal arıları kadar sosyal canlılar. Her bir kolonileri 40 ila 50 bin arası arı içeriyor. Merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymadan, kararlarını ortaklaşa alarak görev ayrı-

mı ve iş bölümü yapabilen bal arıları çiçeklerin yerini belirlemek için kendilerine özgü sallanma danslarını kullanırlar. Arıları uzunca bir süre yakından inceleme fırsatı bulan araştırmacılar, bu dansla besin kaynaklarının yerini, yönünü ve mesafe bilgisini birbirlerine anlatabildiklerinigördüler.Dansınsüresivesallanmayönü, ulaşılması gereken besin kaynağının yerini hatasız bir şekildeaktarmalarınısağlıyor.ÖrneğinCornellÜniversitesinörobiyolojiprofesörüThomasSeeley,kolonideki bireysayısıartıpyenibiryuvayaihtiyaçduyulduğunda, keşifyapmalarıiçinöncübirlikleryolladıklarınıvebunların yuvanın yerini belirleyip geri döndüklerinde “koordinatları”yinedansederekverdiklerinitespitetti.Bu bilgiyipaylaştıktansonrakoloniiçindeoylamayasunuyor,tümarılaraynışekildedansetmeyebaşlarsaoybirliğinevarmışoluyorlar.BerlinÖzgürÜniversitesi’nden hesaplama ve robotik uzmanı Tim Landgraf ve ekibi, bu dansı deşifre edebilen yapay bir sinir ağı geliştirdi; “Geliştirdiğimiz sistem, dansı kendi kendine saptıyor, deşifreediyorvegerçekzamanlıharitalamayapıyor.”

Kamera kullanarak kayıt alan sistem, kovan içindeki arıları izliyor. Arılar soldan sağa, sağdan sola ya da ileri geri sallanıp dans ederken 13 Hz frekansında titreşiyorlar. Sallanmanın yönü, Güneş’in açısına göre uyarlanmış olarak, besinlerin hangi tarafta olduğunu belirtirken, süresidemesafeyiveriyor. 13 Hzfrekansındaki titreşimlere odaklanan yapay sinir ağı, dans eden arıyıtespitettiğiandaalgoritmalarlayaptığıhesaplama sonucunda bu dili bizimkine çevirerek besinlerinin yerini saptıyor. Araştırma ekibi şimdi maliyeti de düşük olan bu sistemi çiftçilerin kullanabileceği hale getirmeye çalışıyor ki arıları gerçek zamanlı izleyip polen sürecini takip edebilsinler. Işte bu teknoloji kolonilerin topluca ölmesine de engel olabilir. Nihayetinde yaklaşan gıda krizini en az hasarla atlatabilmemiz, arıların yaşamaya devam etmesiyle mümkünolacak.

TeknolojiDesteği

Arıların korunması görevi öyle öncelikli ve önemli ki şu andadünyanınçeşitliyerlerindebinlercearaştırmacımodern teknolojinin desteğini de kullanarak arı kolonilerini hayattatutmayayadaalternatifçözümlerbulmayaçalışıyor.

Arıları hasta edip öldüren neonikotinoid grubu tarım ilaçlarıkimizamanGDO’lumısırtohumlarınındakorunması için kullanılmakta. Dolayısıyla açlığa çözüm olarak sunulanGDO’luürünlerbuilaçlakorunduğundaönümüzdeki büyük sorunu çözmek şöyle dursun, yaklaşan krizin boyutlarınıdahadabüyütmüşoluyor.Ancakçiftçilerinbu alışkanlıktan vazgeçmesi kolay olmayabilir çünkü tohumun ilaçla korunması ürünlerinin verimliliğini artırıyor. Diğerbirdeyişle,içindençıkılmasızorbirkısırdöngüyaşıyoruz.Neysekibazıülkelertopluarıkatliamınasebepolan buziraiilacıyasakladı.Ancakteksorunbudeğil.

Ticari arıcılar, arı sayısının azalmasına bir çözüm sunarak ellerindeki kolonileri çiftçilere kiralamaya başladı.

Hatta ABD’de her yıl ülkeyi bir baştan diğerine kat ederek bu hizmete ihtiyaç duyan çiftlik sahipleri için arı kolonileri dolaştırıyorlar. Bu onlar için öyle kârlı hale geldi ki bal üretmek yerine arı kiralamayı tercih edenler var. Milyonlarca arı barındıran yüzlerce koloniyi kamyonlara yükleyip gezdiriyor, bir çiftliğe verilenhizmetsonaerdiğindebirsonrakigörevalanına doğru yola çıkıyorlar. Fakat arılar polen hizmetini sadece belirli iklim koşulları altında verebilir. Örneğin10°Caltındakisıcaklıklarda,yağmurluhavalarda, sertrüzgârlareserken,hattakimizamanhavabulutluysa ve Güneş’in yerini tespit etmekte zorlanıyorlarsa kovanlarını terk etmek istemiyorlar. Bu yüzden bazen işlemin tekrarlanması gerekiyor. Polen peşinde koşmak, onlar için besin peşinde olmak demek. Bunu yapıyorlar çünkü beslenmeye ihtiyaçları var. Arıları kovanı terk etmeyen üreticiler, bu kolonileri beslemekiçinalternatifbesinlerkullanmakzorunda. Vetabiikâr-zararhesabıyaparakhareketettikleriiçin maliyetidüşükyöntemlereeğilmeyitercihediponları genelde mısır şurubuyla besliyorlar. Bu şurup tabii ki nektarın yerini tutabilecek kadar besleyici değil. Sürekli bir yerden diğerine taşındıkları için de gergin oluyor ve yeterli besini alamadıklarında hastalık ve parazitlere karşı savunmasız kalıyorlar. Bunu önlemek için sunulan çözümlerden biri sağlıklı popülasyonuartırmakvehastaarılarıiyileştirmek.

Tıpkı Tim Landgraf gibi kovan içine kamera yerleştirerek kolonileri izleyen sistemler geliştiren bazı girişimciler,kovandaneldeedilenverininarıyetiştiricilerinin akıllı telefonlarına gönderilmesini sağlayan bir teknoloji yarattı. Verileri analiz ederek koloni faaliyetlerininbirmodeliniyaratanbuteknolojisayesinde kolonideki arıların sağlık durumu yakından takip edilebiliyor. Böylece acil bir durumla karşılaşıldığındahızlaçözümgeliştirilmesisağlanıyor.

TermoSolarKovan,RNASilahıve RobotArılar

Arılarınenbüyükdüşmanlarındanbiri,ölümcülVarroahastalığınayolaçanbirparazit.Bukanemici,arının bağışıklık sistemini zayıflatıp virüs saldırılarına karşısavunmasızkalmasınayolaçıyor.Ancakarıların aksine,varroaparazitiyükseksıcaklıklaradayanamayan türlerden. Dolayısıyla arıları bu riskten korumak içinparazitinyaşayamayacağıkoşullarasahipbirkovankullanabiliriz.

Güneş enerjisinden anlık olarak faydalanıp yakaladığıenerjiyiısıyaçevirentermosolarsistemlerinarı kovanlarınauyarlanmasısonucundaeldeedilentermosolarkovanlar,arılarıbuhastalıktankorumakiçin tasarlandı.Tepesindebirgüneşpanelibulunanvebu sayede kovan içindeki sıcaklığı parazitin yaşayamayacağıseviyeyeyükseltensistem,koloniiçindekiarılara zarar vermeden çalışıp sıcak ve güvenli bir yuva sunmuş oluyor. Hatta bu sayede koloninin büyüme hızını da arttırdığı için polen toplama kapasitesi de artıyor.

Aynı hastalıkla savaş için geliştirilen bir diğer çözüm, doğanın kendi geliştirdiği savunma sistemini kullanmak olabilir. RNA interferaz (RNAi) denilen bumekanizma,canlıhücreleriçindefaaliyetgösterip hangi genlerin nasıl aktif olacağını belirliyor. Varnoa parazitini durdurmak için laboratuvarda tasarlanmış özel bir RNAi içeriğiyle yüklü şekerli şurupla beslenen arılar, bu sentetik RNA kodları sayesinde düşmanlarıyla savaşabilecek kadar güçleniyorlar. Parazit arıya saldırdığında kanını emdiği için sentetikRNA’yıdaalıyorvenefesalma,beslenme,üreme becerileriniolumsuzetkileyenbu“zehir”karşısında saldıracakgücükalmıyor.

Bunlar, arıların korunması ve gıdanın geleceği-

nin güvence altına alınması adına geliştirilmiş son derece pratik çözümler. Ama diyelim ki arıların sayısını yeterince artırmayı başaramadık. Peki o zaman ne yapacağız? Harvard Üniversitesi araştırmacıları da aynı soruyla yola çıkarak minik robot arılar tasarladı. Elektrik beslemesi yapıldığında uçmaya başlayan robotlar gerçek arıların göz ve antenlerini taklit edebilmelerini sağlayan algılayıcılara da sahip. Böylece çevrelerini algılayıp tepki gösterebiliyorlar. Hala geliştirilmekte olan bu minik robotların önümüzdeki birkaç yıl içinde polen taşımaya başlayabilecek hale getirilmesi hedefleniyor. Projenin lideri Robert Wood, “En iyi sonuçlar binlerce robot arının bir arada çalışmasıyla alınıyor” diyor.

ArıDostuŞehirler

Şehirleri insan yaşamına odaklanarak inşa ettiğimiz için diğertürlerinyaşamalanlarınıihlalederekhayattakalmalarınızorlaştırıyoruz.Norveç’inOslokentindebudurumu tersine çevirmek için başlatılan “arı otoyolu” projesi, büyük şehirlerin bile arı popülasyonunu artırmak için kullanılabileceğinigösterdi.

Projede, şehir sakinleri teraslar, parklar, bahçeler gibi açık alanlara arı kovanları kurmaları konusunda teşvik edilerekOslo’nunarıdostubirkentolmasıhedefliyor.Yeni eklenen her kovan haritaya eklendiğinden, yakınlardaki diğerkentsakinleridebuarılarıhayatatutabilmekiçinçeşitli çiçekler ekerek onlara uygun bir habitat yaratmış oluyorlar. ABD’de benzer bir projenin hayata geçirilmesi için çalışanMaineÜniversitesiaraştırmacıları,Hampden’ıda arıdostuyerleşimlerdenbirinedönüştürmekistiyor.Araştırmacılardan Frank Drummond, “Hedef sadece yeterli oranda çiçek ekmek değil; arılar için güvenli olanları ekmeliyiz”diyor.Çevreyearılarınensevdiğiçiçekleriiçeren yeni polen bahçeleri kuran araştırmacılar, kullanılmayan alanlarıarılariçinbirerpolencennetinedönüştürmeyibaşardı.Aynızamandaarılarınyönelimlerinidetakipederek veritoplayanbiliminsanlarıböylecearıpopülasyonunuartırmaya yönelik yeni uygulamalar da üretebilecek. Örneğinenverimlibahçemodellerininbelirlenmesi,çiftçilerin bu modelleri kullanıp kendi küçük bahçelerini yaratarak hem arılara destek olmalarını hem de ürünlerinin kalitesi veveriminiartırmalarınısağlıyor.

TermoSolar Teknolojisi Arıları, baş düşmanları olan varroa parazitinden korumak için üretilen kovanların üzerinde güneş panelleri bulunuyor.

Harvard Üniversitesi araştırmacılarının geliştirdiği robot arılar 80 mg. ağırlığında. Kanat genişliği 3 cm. olan minik robotların kanat çırpma frekansıysa 120 Hz.

Arı Şehri Oslo sakinleri şehrin her yerine kurdukları şık tasarımlı arı kovanlarıyla arıların sayısını artırmayı hedefliyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.