Nasıl Yetiştireceğiz?

SÜRDÜRÜLEBİLİRTARIM ÜLKESİHOLLANDA

Popular Science (Turkey) - - İÇINDEKILER -

Çok değil, yaklaşık 20 yıl kadar önce ulusal bir adanmayla,“Doğalkaynaklarkullanımınıyarıyaindirerek iki kat fazla gıda üreteceğiz” diye çıkılan yolda bugün artık dünyanın sürdürülebilir tarım cennetine dönüştüler. Hollanda’nın tarım atılımı tüm dünya için bir örnek çalışma niteliğinde. Son yıllarda tarımdaki su kullanımını yüzde 90’lara varan muazzam oranlarda azaltmayı başaran ülke bununla yetinmeyip, seralarda tarım kimyasallarının kullanımına tamamen son verdi, kümes hayvanlarında antibiyotik kullanım oranını yüzde 60 seviyesine düşürdü, üniversitelerde sürdürülebilirgelişimüzerineyükseklisansprogram- ları açtı ve teknolojinin nimetlerinden yararlanıp akıllı tarım çağına geçti.

Ülkenin 33,7 bin kilometrekarelik yüzölçümünün yüzde 17’si deniz ve göllerden ibaret. Karadaki topraklarınsa yarısı deniz seviyesinin altında olduğu için sel baskınlarını engelleyen kanallarla korunuyor. Yani ilk bakışta tarım için pek de uygun değilmişgibigörünebilir.Bunarağmeniklimkoşulları son derece elverişli. Ülke topraklarının büyük ölçekli tarım için yeterli değilmiş gibi görünmesine rağmen, Hollanda bugün dünyanın en büyük tarım üreticilerinden. Öyle ki ilk sıradaki ABD’nin

karadakiyüzölçümüHollanda’yaoranla270katfazlayken, ülke ikinci sırada yer almayı başardı. Ona kuş bakışı bakacak olsanız suyun içinde yüzen kara parçalarından oluşan bir mozaik gibi görünür. Buna rağmen yüzölçümünün yarısından fazlası tarım ve bahçecilik için kullanılıyor.

Hollanda’nın yenilikçi çözümlerle desteklediği tarım atılımında neredeyse tüm çiftçiler ekinleri kontrol etmek için insansız hava araçlarını, sürücüsüz traktörleri ve bu araçları izledikleri, bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen gelişmiş elektronik panelleri kullanıyor. Teknolojinin yoğun kullanımı çiftçilere; toprağın kimyası, su ihtiyacı, besin değerleri gibi birçok değişkeni ölçme imkânı sunmakta. Bu da sonuçta hassas tarım denilen yöntemi yaratıp, gıda güvenliği ve doğal kaynakların dengeli kullanımı konusunda sürdürülebilir bir sistem ortaya çıkarıyor.

Ülkenin “altın üçgen” olarak adlandırdığı sistemde; işletmeler (çiftlikler, şirketler), hükümet ve bilgiyi yayan enstitüler bir araya gelerek yenilikçi atılımları hayata geçirmek için çalışıyor. Hem üniversiteler hem de araştırma kurumlarıyla desteklenen bu sistem sayesinde binlerce genç, tarım alanında eğitim aldı. Çiftçiler, gıda endüstrisi ve enerji yönetimi ya da yapılanma gibi konularda rol alan tedarikçi firmalar bu yenilikçi sistemin başlıca aktörleri. Bilgiye ve bilimsel yaklaşıma dayalı stratejiler ve bunların sürdürülebilmesi için üretilen bilginin bir sonucuolarakçiftçilerdeyüksekeğitimseviyesinde uygulamayapanuzmanlaradönüştü.Bilgiveteknoloji sayesinde kurulan ağ hangi ürünün yetiştirileceği, nerede satılacağı ve ürünün fiyatı gibi kriterler üzerinden şekillenen, hedefe yönelik tarım stratejisini yarattı. Zamanla buradaki güç üreticilerden satıcılara yansıdı ve tüketicinin ihtiyacına yönelik ürünlere eğilim başladı. Neticede OECD raporlarınagöre,Hollandatarımiçinörnekalınmasıgereken dev bir projeye benziyor.

Ülkenin ünlü seraları ve iklim denetimli çiftlikleri bugün dünyadaki sebze tohumlarının üçte birinden fazlasını içeriyor. Tohum ithalatında geçtiğimiz yıl 1,7 milyar dolarla rekor kıran Hollanda’da GDO’lu tohumlara yer yok. Domates, patates ve soğan üretiminde de bir numaralar. Amsterdam’ın güneydoğusundaki Wageningen Üniversitesi tarafından yönetilenbuorkestra,eleleveripdünyanıneniyitarım araştırma enstitüsünden doğan bu gücü kullanarak deneysel tarım sistemleri için çalışmaya devam ediyor.Busayede,tıpkıABD’dekiSilikonVadisi’nebenzer bir oluşum olan ama tamamen gıda teknolojileri üzerine yoğunlaşan Food Valley (Gıda Vadisi) isimli uluslararası bir teknoloji habitatı yaratıldı.

GıdaVadisi

2050 yılında dünya nüfusu 10 milyara yaklaşmış olacak. Bu nüfusa yetecek oranda gıda üretebilmek için tarım ürünlerinin verimini muazzam oranda artırmayı başarmamız, su ve fosil yakıt ihtiyacını da aynı oranda düşürmemiz gerek. Açlık 21. Yüzyılın en önemlisorununadönüşebilir.AmaGıdaVadisibusoruna yenilikçi çözümler üretmeye devam ediyor.

Kabacabirözetle;gelecekteaçlığıyenmekiçinönümüzdeki 40 yıl boyunca, 8 bin yıllık tarım geçmişimizde üretilmiş tüm ürünlerin toplamından fazlasını üretmemiz gerekecek. Peki bunu nasıl başaracağız? Wageningen Üniversitesi önderliğinde, altı kıtada, 140 ülkeye yayılmış olarak bu konuya odaklanan binden fazla proje var. Örneğin Nepal’da organik çiftliklerin yaygınlaştırılması, Nijerya’da orman kaynaklarının verimli kullanımı, Kolombiya’da muzlara bulaşan hastalıkları iyileştirme, Norveç’te sürdürülebilir tarım, Endonezya’da atık suyun biyoteknolojiyle sulama suyuna çevrimi ya da Pakistan’da teknolojinin yaygın kullanımını sağlamak gibi projeler yürütülüyor. Wageningen uzmanlarına göre, örneğin Afrika’daki kuraklığın asıl sebebi de su değil, toprak kalitesinin düşmüş olması. Üniversitenin Bitki Bilimleri Grubu’nun yöneticilerinden Ernst van den Ende, “Budurumudüzeltmekadınabelirlibakterilerlesim- biyoz ilişki kurarak kendi gübresini üretebilen bitkilerin tercih edilmesi gerekiyor” diyor.

Hollanda çiftliklerinin önemli bir bölümü dikey tarım sistemleriyle uyumlu ya da direkt bu sisteme entegre edilebilecek nitelikte. Bunlar, iklim koşullarının sabitlendiği dev seralar. Sürdürülebilirlik de bu kapsamda yeniden tanımlanmış: Teknolojiyle güçlendirilmiş, çevreye zarar vermeden üretim yapan, doğal kaynakları mümkün olduğunca az kullanan, kendi enerjisini üretebilen ve ihtiyaca yönelik çözümle desteklenen tarım alanları bunlar. Örneğin binaların çatılarındaki seralarda yetiştirilip balık artıklarından oluşan gübreyle beslenen domatesler, normal koşullarda yetişenlere oranla daha fazla ürün veriyor. Domates için geliştirilen bir diğer çözümse toprak yerine bazalt ve kireçtaşından elde edilen liflerde yetiştirmek. Bu domatesleri tarım zararlılarından korumak içinse avcı akarı denilen bir böcek türünü kullanıyorlar. Olur da saldırganlar seraların içine sızmayı başarırsa, domateslerin koruyucusu olan bu böcek hemen saldırıya geçiyor. Ve tümbuçözümlerdünyayla da paylaşılmakta.Örneğin domates tarlanızı zararlı saldırganlardan aynı yöntemle korumak istiyorsanız Koppert Biyolojik Sistemleradlışirkettenavcıakarıya da gündeyarım milyon çiçeği ziyaret edip polenleşme sağlayacağı

garanti edilen süper çalışkan arılardan oluşan bir arı kovanı sipariş edebilirsiniz. Meyve yetiştiricileri bu arılar sayesinde ürünlerinin verimini yüzde 20 ila 30 civarında artırdıklarını söylüyor.

Bir diğer pratik uygulama da yine aynı üniversitenin desteğiyle ortaya çıkan SoilCares adlı teknolojik tarım çözümleri üreten şirketten geldi. Toprağın kalitesini belirleyen pH değeri ya da içindeki organik maddeler bu küçük cihaz yardımıyla ölçülüp, ülke genelinde kullanılan veritabanına kaydediliyor. Sadece 10 dakika içinde, yüklenen bu veriye karşılık gelen en uygun gübre ve besin maddelerini içeren bir rapor alınıyor. Birkaç dolara mal olan bu rapor sayesinde ülke genelindeki tüm çiftliklerin toprak yapısı ve kalitesine uygun çözüm önerileri getirilmekte. Dünya geneline baktığımızdaysa bu tür bir laboratuvara erişimi olup rapor alabilen çiftliklerin oranı sadece yüzde 5 ile sınırlı.

Üniversitenin akademik çalışma ve araştırma faaliyetlerinin önemli bir bölümü yoksul toplumlara adanmış. Öğrencilerin yüzde 45’i diğer ülkelerdeki bu araştırmalara destek veriyor. Yani Küba günümüzde nasıl tüm dünyaya faydalı olabilecek şekilde doktor yetiştirip, onları yoksul toplumlara zorunlu hizmet için görevlendiriyorsa, Hollanda da benzer bir sorumluluğu tarım faaliyetleri alanında üstlendi.

Akıllı Tarım Hollanda’da neredeyse tüm çiftçiler insansız hava araçlarını, sürücüsüz traktörleri ve bu araçları izledikleri gelişmiş elektronik panelleri kullanıyor.

Domatesi toprak yerine bazalt ve kireçtaşından elde edilen liflerde yetiştiren üreticiler, ürünleri tarım zararlılarından korumak için avcı akarı denilen bir böcek türünü kullanıyor.

Ürünlerin Verimini Artıran Arılar Günde yarım milyon çiçeği ziyaret edip polenleşme sağlayacağı garanti edilen süper çalışkan arılardan oluşan bir kovan.

Toprak Kalitesi Toprağın pH değeri ve içindeki organik maddeler bu cihazla ölçülüp, ülke genelinde kullanılan veritabanına kaydediliyor. Sadece 10 dakika içinde, yollanan veriye uygun gübre ve besin maddelerini içeren bir rapor alınıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.