Evrimi Anlama Rehberi

Popular Science (Turkey) - - İÇINDEKILER - TUNA EMREN

Hayır tabii ki maymundan gelmedik! Bu yazıyı okuduğunuzda Evrim konusunda kafanızdaki çoğu soruya cevap bulacaksınız.

Doğru sanılan yanlışlar, yanlış bilinen doğrular ve bilinmeyenler... Evrim teorisini, günlük yaşamda en sık karşılaştığımız sorulardan yola çıkarak 10 başlıkta özetledik.

Evrim ve Evrim Teorisi birbirinden farklı şeyler. Canlıların sürekli değişiyor olmaları bir doğa yasası. Bu değişimler sadece yaşamımızboyuncasürmüyor;öncekinesillerdendevralınan ve sonraki nesillere aktarılan özelliklerin değişimiyle hiç durmadan devam eden bir dönüşüm gerçekleşiyor. Biz bu dönüşümeevrimdiyoruz.Yanievrimaslındadoğadagözlemlenen, var olduğu bilimsel bulgularla ve gezegenimizdeki yaşamın zaman çizelgesi sayılan fosil kayıtlarıyla doğrulanan, doğal, bizkabuletsekdeetmesekdeişleyenveişlemeyedevamedecek bir süreç.

İstisnasız tüm canlılar, yaşamın ilk kıpırtısının başladığı 3,8 milyar yıl öncesinden bu yana süren değişim ve dönüşümlere tabi. Yeni türler de yine bu şekilde doğuyor. Bunun en önemli ipuçlarından biri fosillerde saklı. Fosil örnekleri, günümüzde yaşayan canlıların, bir zamanlar yaşamış olanlarla aynı olmadığını açıkça gösteriyor. Kaya katmanları gençleştikçe, yani en eski katmanlardan en yenilere doğru devam edildikçe fosillerin de git gide daha karmaşık canlılara dönüşmeye başla- dıklarını görüyoruz. En basit ve ilkel canlılar en eski tortullarla örtülü.Fosilkayıtlarıbizeşunuaçıkçagöstermekte:Canlıların bazıları çok uzun zaman aralıkları içinde, görünüşlerini kademeli olarak değiştirip bir türden diğerine dönüştü, bazıları da türünündevamınıgetiremedi.Örneğindinozorlardünyaüzerinden tamamen silindiler ama onların da günümüzdeki bazı türlerle yakın akraba oldukları biliniyor.

Asla durmayan bu sürecin nasıl gerçekleştiğini anlamak için teorilere ihtiyaç duyuyoruz. Evrim Teorisi de bu nedenle oluşturuldu. Charles Darwin, yıllar süren gemi yolculuğu sırasında Galapagos Adalarına vardığında, adalardaki ispinozların gaga yapılarının yaşadıkları adaya uyum sağlayacak şekilde, diğer ispinozlardan farklı ve özgün bir biçimde şekillendiğini fark etti. Biraz daha yakından inceleyince, gagaların, o adadaki yemişleri rahat tüketebilmek için gereken kusursuz şekli aldığını gördü. Bazı adalardaki fıstıklar büyüktü ve bunları kırıp açabilecek kısa ve güçlü gagalara ihtiyaç vardı. Bazılarındaysa bir kabuğu parçalama gibi bir ihtiyaç olmadığı için büyük ve uzun gagalı ispinozlar yaşıyordu. Galapagos’ta yaşayan türleri incelemeye devam ettiğinde, bunların Güney Amerika kıtasında yaşayanlardan biraz farklı göründüklerini anladı. İşte o noktada önemli bir şeyi fark etti; Görünüşe göre adalardaki bu türler, buraya anakaradan göç etmişti ve okyanus engelini aşıp adalara varabilenlerden biri de ispinozlardı. Yani tek bir ispinoz türü tüm adalara dağılıp, yerleştikleri adayauyumsağlayacakgagalargeliştirerekevrimleşmişti.Bu önemli ipuçları üzerinde uzun yıllar boyunca düşündü ve her bir türü yaşadığı çevreyle kusursuz bir uyuma götüren şeyin ne olduğunu tanımlamak içinçalışmaya başladı.

Adında “teori” sözcüğünün geçmesi, bizleri kimi zaman yanıltıcı çıkarımlara götürebiliyor. Oysa bilimsel teoriler, var olduğu bilinen bir şeyin neden ve nasıl olduğunu açıklamak üzere yaratılmış, sağlam verilere ve kanıt niteliği taşıyan bulgulara dayalı, güçlü, ayakları yere basan açıklamalardır. Diğer bir deyişle; teori olması “asılsız” ya da “ispatlanmamış” olduğuanlamınagelmiyor.Aksine,zatenvarolduğubilinenbirdurumun açıklanabilmesi için geliştiriliyorlar. Tıpkı Newton ve Einstein’inyerçekiminiaçıklamakiçinönesürdüklerikuramlar gibi Evrim Teorisi de doğada gözlemlenen bu dönüşümün neden ve nasıl gerçekleştiğini anlamamız için sunuldu.

Nasıl gerçekleştiğini anlamak istediğimiz şeylerin nedenlerini, mekanizmalarını sorgular, onu gözlemler, doğanın kanunlarıyla ilişkilerini araştırır, test eder, nihayetinde hipotezleri elde etmiş oluruz. Her bir teori hipotezlerle şekilleniyor. Onlara varsayım ya da önerme de diyebiliriz. Hipotezler bile bilimsel yöntem testlerinden başarıyla geçmek zorunda. Her sınandığında bu testleri geçiyorsa, diğer bir deyişle; bilimsel

bulgularla doğrulanıyorsa o hipotez güçlenir ve gelişir. Bazıları dagerçekliktestindengeçemez.Onuçürütentekbirbulgubile varsaozamanhipotezinyanlışolduğuortayaçıkarvekimsebir daha onu ciddiye almaz. Ama bilimsel yöntem “doğrulanabilirlik” değil, “yanlışlanabilirlik” üzerine kurulu olduğu için, bir hipotezin birçok bulguyla desteklenmesi de onun nihai doğru olduğu anlamına gelmiyor. Daha doğrusu; olabilir de olmayabilir de.

Çürütülemediği ve her geçen gün yeni bulgularla desteklenip daha da güçlendiği takdirde artık eldeki bu hipotezler teoriye dönüşmüş oluyor. Öyleyse bir gün Evrim Teorisi’nin yanlış olduğu sonucuna varabilir miyiz? Hem ‘Evet’ hem ‘Hayır’. Evet; her teori çürütülebilir. Ama uzun yıllar boyunca binlerce farklı bulguyla güçlenmiş, gelişmiş, hala gelişmeye devam eden bir teorinin çürütülebilmesi çok zor. Öyle zor ki bu, doğanın bazı yasalarının bir anda değişmesi gibi şaşırtıcı bir şey olurdu. Dolayısıyla evrim söz konusu olduğunda yanıtımız; Hayır, çürütülebilmesi neredeyse imkânsız. Yine de bu öyle kapsamlı ve geniş ölçekli bir teori ki belki bazı bölümleri yeni bilimselbulgularlaçürütülebilir.Amaböylebirşeygerçekleşse bile bu yeni bilimsel bulgularınışığında teori üzerinde bazı düzeltmeler yapılır ve yanlış kısımları doğru olanla değiştirilince biraz daha güçlenmiş olur. Örneğin Einstein’ın Görelilik Kuramları, Newton’ın Yerçekimi Teorisi’nin doğru fakat yetersiz olduğunugösterip,kütleçekimmekanizmasınınnasılçalıştığını tanımlayarak çok daha derin ve evrensel bir açıklama sunmuştu. Ancak Einstein’ın teorisi, Newton’ın teorisini geçersiz kılmadı. Çünkü o da doğruydu. Özetle sadece o teoride eksik olan şeyi ekledi ve böylece bütüncül bir kavrayışa erişmemizi sağladı.

Evrim de tıpkı yerçekimi gibi gözlemlenebilen, takip edilebilen doğal bir mekanizma. Aradaki tek fark, ilkini görebilmek için bilgiyle donanmış bir zihne ve daha keskin gözlere ihtiyaç duyulması.Yerçekiminiheranhissettiğimiziçinsorgulamıyoruzbile.Oysaevrimigörebilmekiçinyakındanbakmak,türleri incelikli bir şekilde ele alabilmek gerek.

GünümüzdeEvrimTeorisiolarakelealdığımızkuram,Charles Darwin’in yaratmış olduğu o ilk teori değil. Newton’ın teorisi nasıl bambaşka bir boyuta taşındıysa, evrim için yaratılan ilkkuramdaDarwin’denbuyanageliştirilipyüzlerce,hattabinlerce bilim insanının katkısıyla son derece zengin ve güçlü bir teoriye dönüştü. Yanıtı tek bir cümleyle özetleyecek olursak: Evrim sadece bir teori değil; tıpkı yerçekimi gibi varlığından eminolduğumuzdoğalvegerçekbirmekanizma.

1 Büyük ispinoz 2 Ortaboy ispinoz 1 3 Küçük ispinoz 2 3 4 Darwin’in İspinozları Charles Darwin, Galapagos ispinozlarının, yaşadıkları adaya uyum sağlayacak şekilde, farklı gaga yapılarına sahip olduklarını fark etmişti. 4 Ötleğenkuşu ispinozu

Evrim teorisinin temellerinin atıldığı Galapagos Adaları, barındırdığı tür çeşitliliği ve sadece buraya özgü olan benzersiz türleriyle evrimin canlı bir kanıtı sayılıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.