EVRIMINTEKMEKANIZMASI DOĞAL SEÇILIM MI?

Popular Science (Turkey) - - EVRİMİ ANLAMA REHBERİ -

Hayır,yinedeenetkilimekanizmasıolduğusöylenebilir.“Güçlüolanınhayattakalması”olarakdabilinendoğalseçilim,yaşadığıortama uyum sağlayan canlıların ayakta kalıp genlerini sonraki nesillere aktarabilmesi, uyum sağlayamayanların da elenmesi anlamına geliyor. Fakat burada kullanılan “güçlü” sözcüğü gözümüzde canlandığı gibi kaslı, enerjik, zinde, diğer bir tür üzerinde hâkimiyet kurabilen ya da görünüş açısından nüfusun öne çıkan örnek bireyleri olmak zorunda değil. Hatta çoğunlukla hiç de öyle olmuyor.

Çevreselkoşullarauyumsağlamaküzeregelişmişolup,dışgörünümübelirleyenfenotipiközelliklerimizgenlerimiztarafındanşekillendirilir. İşte doğal seçilim çoğunlukla bu fenotipik özellikler üzerinden gerçekleşen bir mekanizma olsa da işin aslı şu ki türün ayakta kalma şansıtamameniçindeyaşadığıçevreselkoşullarlabağlantılı.Örneğin Neandertaller biz modern insanları temsil eden Homo sapiens’in ilk örnekleriyle aynı zaman diliminde yaşıyorken daha az tüylü, daha büyük beyinli, giyinen, alet yapabilen, ateş yakan, hatta atalarımıza oranla günümüz modern insanına daha çok benzeyen son derece becerikli avcı-toplayıcılar olmalarına rağmen nesillerini devam ettiremediler. Çünkü kafatasları çok büyük, yüzleri de bizimkine oranla dahagenişti.Küçükveergonomikbirkafayasahipolmamız,avcı-toplayıcıolduğumuzzamanlardabizeçeviklikkazandırdı.Dahakolaytırmandıkveonlardanhızlıkoşuyordukkibunlarhayattakalmakaçısındanenönemlifaktörlerdi.Buörnektendegörülebileceğiüzere;doğal seçilim,mükemmelliğinaktarımıyladeğil,“yeterinceiyi”olanın,çevreye en iyi uyanın desteklenmesiyle devam eden bir süreç. Zaten sadece güçlü, mükemmel, güzel, zeki ya da atletik olma şansını artıran genleriaktarıyorolsaydıkörneğinkalıtımsalhastalıklarıeleyipsağlıklı birvücutiçingerekengenvaryasyonlarınıdevamettirirdik.Benzerörnekler bitkiler âleminde de mevcut. Bir türe ait bazı bireyler kuraklık karşısında daha dayanıklı olabildikleri halde, o türün nesiller sonraki bireyleri halen kuraklığa yenilmeye devam ediyor. Vasatın desteklendiği bu duruma seçilimin dengeleme mekanizması da denilebilir. Ancak çevresel koşullar olağanüstü özellikler talep ediyorsa o zaman en iyi, en dayanıklı, en hızlı gibi avantajlı durumlar da desteklenmeye başlanabiliyor.Örneğinyeterincehızlıolamayanyadaiyikoşamayan bir çitanın aç kalma ihtimali artacağı için hayatta kalma şansı çok düşük. Bu, onların türü için belirleyici bir özellik.

Kimizamanöylegörünüyorolsadadoğalseçiliminhiçbirgayesiyok ve sadeceiyiişleyenbirmekanizmaolmaktanibaret.Vegenelyargının aksine, bir organizmanın ihtiyaç duyduğu özellikleri yerine getirmek için de çalışmıyor. Türün, aynı çevresel koşullarda yaşayan bireylerindenmümkünolanençeşitlivaryasyonlarıseçip,buçeşitliliğidevamettiriyor.Genlersadecekalıtımındeğil,çeşitliliğindetemeli.Niteliklerin sonrakinesillereaktarımıDNA’nınkopyalanmasıylamümkünoluyor. Ancak kopyalamanın her seferinde 3 milyar harf içerdiği göz önüne alınırsa, her bir kopyalamada belirli oranda hatalar meydana gelmesi kaçınılmaz.Tamsayıyıvermekmümkünolmasadayaklaşıkolarakher 1 milyar baz çiftinde bir hata oluştuğu söylenebilir. Bu hata bazen tek bir harfin yanlış kopyalanması olabileceği gibi, belirli bir dizilimi içeren bir bölgenin fazladan bir kopyası da yaratılabilir. Hatta bu birimin

kopyalamayadâhiledilmemesigibibirhatadaolabilir.Sonuçta genler bir kopyalamadan diğerine değişerek zaman içinde büyükdeğişimlerdoğuruyor.

Evrimin diğer mekanizmalarıysa şöyle; Yapay seçilim, cinsel seçilim, akrabalık seçilimi, mutasyonlar, gen akışı ve genetik sürüklenme. Charles Darwin “Türlerin Kökeni” çalışmasında, konuya yapay seçilimi anlatarak giriş yapıyordu. Çünkü tarım ve hayvancılıkla uğraşan herkes buna zaten aşinaydı. İnsanların gerçekleştirdiği yapay seçilimle de yeni türler yaratılabiliyor. Bunun doğal seçilimden farkı, bir gayesi ve hedefi olması. Ayrıca sonuçları da doğal seçilime kıyasla çok daha hızlı elde edilir. Yani dayanıklılık, canlı renkler, büyüklük ya da küçüklük gibi hedeflenen özelliklere sahip bireylerin bu istenen niteliklerini aktarmalarını sağlayabiliyoruz. Örneğin evcil köpek türlerinin hepsini bu şekilde yarattık. Bir av köpeği lazımsa iyi koku alan, hızlı koşan, çevik olanları tercih ederiz. Bu özelliklere sahip vahşi kurtların çiftleşmesine izin verip, aradığımız niteliklere uymayanları çiftleştirmeyerek hedefe ulaşmak mümkün. Sevimli bir ev köpeği türü yaratmak içinse uysal olanları çiftleştirerek sonuca ulaşmak mümkün. Günümüzdeki tüm köpekler, biz insanların kurtlar üzerinde uyguladığımız bu seçilim deneylerinin bir ürünü.

Cinselveakrabalıkseçilimleriyseüremevedolayısıyladahayatta kalma başarısını etkileyen önemli faktörlerden. Üremek ve hayatta kalmak tüm canlıların başlıca biyolojik amaçları arasında. Türlerin hepsi aslında birer gen yayma makinesi gibi çalışıp kendinden kopyalar üretiyor. Eşeyli üremeyle çoğalan bir canlı, iki bireyden gelen gen mutasyonlarını tek bir canlıda toplayarak çeşitlilik yaratır. Üreme konusunda avantaj yaratan özellikler nelerse bunlar sonraki nesillere daha yüksek oranda aktarılır. Benzer bir durum, türün akrabaları arasında paylaşılan başlıca özelliklerinin aktarımı konusunda da bir kayırmaya yol açıyor. Böylece bireylerin yanı sıra yakın akrabaların da hayatta kalma şansı ve üreme başarıları artırılmış oluyor. Mutasyonlar, gen akışı ve genetik sürüklenme ise çeşitliliği artırmaya yönelik mekanizmalar. Her türün kendi içinde göz kamaştırıcı bir çeşitliliği olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bu, evrim için bol ve çeşitli malzeme anlamına gelir. Çeşitliliği yaratan şeylerden biri mutasyonlar. DNA’nın hata yapabilen, yani kusurlu davranabilen biyolojik bir yapı olduğunu ve kendini kopyalarken bunu sıklıkla yaptığını hatırlayalım. Bazen bu hatalar örneğin radyasyon gibi dış etkenler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Hataların bazıları doğal seçilimde elenirken, bir kısmı da sonraki nesillere aktarılıyor. Örneğin her bir insan embriyosu 100 yeni mutasyondevralarakşekillenmekte.Bunlarınçoğuanlamlıdeğişimler yaratmaktan uzak hatalar. Bazen de ne faydası ne de zararı olan değişimlere sebep olabilirler. Değişimler genelde tekbaşlarınaönemlibirfarkyaratmazamabunlarınbazılarızararlı ya da yararlı olabilir. Sonuçta canlı için hangi mutasyonun yararlıolduğunubelirleyenşeydeyineçevresi.Örneğinkalınve sert bir deri ağaçlara tırmanan türler için faydalı bir özellik olabiliyorken, düz zeminde yürümek zorunda kalan başka bir tür içinzorlukçıkaranbirdurumadönüşebilir.Özetlemutasyonlar, Galapagos örneğinde olduğu gibi canlılara anakaradaki atalarından farklı özellikler kazandırabiliyor. Artık modern genetik araştırmalarından bildiğimiz üzere; ispinoz gagasının şekli tek bir genle denetleniyor. Bu genin farklı varyantları embriyonun gagasınınhangiproteinlerleifadeedileceğinibelirliyor.

Mutasyonların birikimi, coğrafi engellerle birbirlerinden kopmuş olan bir türün farklı koşullarda yaşayan bireylerini zaman içinde birbirinden öyle uzaklaştırıyor ki bir noktadan sonra kendi aralarında üreyemez hale geliyorlar. Ve her biri karmaşık evrim ağında yeni bir türü temsil etmeye başlıyor. Gen akışı da bu şekilde, yani Galapagos ispinozlarında görüldüğü gibi göçlerle gerçekleşmekte. Evrim, içinde yaşanılan çevresel koşullara uygun bir çalışma sergilediğinden, aynı türe ait bireyler topluca yer değiştirdiklerinde yeni çevrelerine uygun özellikler geliştirmeye başlıyorlar. Önceki yerleşim bölgelerine özgü özellikleri de beraberlerinde taşıyıp bunlara yeni özellikler ekledikleri için genetik çeşitlilik artıyor.

Son olarak bir de “şanslı olanın ayakta kalması” olarak tanımlayabileceğimiz genetik sürüklenme faktörü var. Evrimin şans faktörü olan sürüklenme, doğal seçilimin uyum başarısı yüksek aktarımındanfarklıolarak,tamamenrastgeledurumlarlaoluşan bir aktarım şekli. Örneğin doğal felaketler sonucunda yaşanan toplu nüfus kayıpları, o türün geriye kalan bireylerinde bazı genetik özelliklerin kaybına yol açtıysa baskın olarak aktarılacak genler rastlantısal olarak değişebilir. Doğal seçilim bir koruma mekanizması gibi çalışıp çeşitliliği artırırken, genetik sürüklenme bunu azaltabiliyor. Ayrıca maymunlardan bu kadar farklı olmamızınbirdiğersebebidebuşansfaktörü.

Genler sadece kalıtımın değil, çeşitliliğin de temeli.

Neandertal Homo Sapiens Kafatası Avantajı Homo Antecessor Homo Erectus Neandertallerin kafatasları çok büyük, yüzleri de Sapiens’e oranla daha genişti. Küçük ve ergonomik bir kafaya sahip olmamız, avcıtoplayıcı olduğumuz zamanlarda bize çeviklik kazandırdı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.