Paraya alternatif: İş takası

Pozitif - - DENEYIM -

Balat’taki Hara Yoga Vedanta Center alışılageldik bir yoga merkezinden çok, dergah usulü işleyen, yogaya gönül vermiş insanların bir araya geldiği bir mekan. Büyük bir apartmanın tüm katına yayılan merkezde yoga stüdyoları, atölyeler için de kullanılan bir mutfak, oturulup zaman geçirilecek bir salon, hatta katılımcıların kalabileceği odalar bulunuyor. Hara Yoga’da “iş takası” paraya alternatif olarak sunulan bir seçenek.

Kimseyi gücendirmemek için, insanlar “Param yok” demek zorunda kalmasın diye böyle bir ödeme imkanı sunulmuş. Birinin zamanı, yetenekleri, diğerinin parası, neyi varsa onunla eğitim alma olanağı var. Ayrıca sadece parası olmayanlar için değil, parayı kafasına sokmak istemeyenler için de böyle bir seçenek sunuluyor.

Kurucusu Hamsa Saraswati, Robert Koleji bitirdikten sonra Hindistan’a yoga öğrenmeye gitmiş. “Benim Hindistan’a gidişim parayı bastırarak olmadı, tek yön biletimi aldım, ilk kursumun ücretini tedarik ettim. Liseyi yeni bitirmiştim. İlk eğitimden sonra orada kaldım. Ne para verdik ne para aldık. Dergah usulünde gidersiniz, hoca vardır, usta vardır, ustaya çırak olursunuz. Bu işin doğasında böyle bir eğitim var. Biz bu şekilde eğitim gördük ve çok uzun bir zamandır yoga bu şekilde aktarılmış. Biz de buna bir saygı duruşu olarak ve meseleyi biraz daha saflaştırmak için burada iş takası seçeneğini sunuyoruz” diye anlatıyor.

Merkez beş büyük üniversitenin ortasında bir noktada. Bu yüzden öğrenciler de unutulmamış. Beş ders için 50 TL gibi ekonomik bir fiyata eğitim alabiliyorlar.

Neden Balat? Balat birçok kültürün bir arada yaşadığı eski bir semt. Hara Yoga’nın sloganı da “Çeşitlilikte Birlik”. Bir yoga merkezi kurmak için Balat’ı seçmelerinin altında da bu yatıyor. “Balat gibi bir sürü kültürün, bir sürü dinin, bir sürü çeşit insanın bir arada yaşadığı bir yerde olmak yoganın enerjisine çok daha uygun geldi” diyor Hamsa Saraswati:

“Burası binlerce yıllık bir yerleşim yeri ve çok büyük bir kültürel alt yapısı var. Bizim mandalamızın üzerinde de bütün dünya dinleri var. Bu güzel bir şey, istenen bir şey. Bu denli karışık olduğu zaman kimse kimseyi ezemiyor, yargılamıyor, çünkü herkes azınlık. Oysa çoğunluğun olduğu yerde ne olursa olsun bir ezilme görüyoruz.”

İnsanların şehrin bu bölgelerine yönelik bazı ön yargılarının olduğunu söyleyen Hamsa Saraswati, bölgede çok büyük bir kültürel dönüşümün olduğuna da dikkat çekiyor. “Burada olmamızın nedeni burada yoga çok iyi tutar değil” diyerek şöyle devam ediyor: “Yoga şu anda saçma bir popülerleşmeye girdi ve bütün tüketime dayalı öğretiler gibi bir sona geliyor. Yoga hiçbir zaman belli bir sosyal sınıfa hitap eden elit bir şey olmamıştır, şu an oraya satılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bizim için Bağdat Caddesi’nde ya da Nişantaşı’nda otuz beşinci yoga merkezi olmak önemli değildi.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.