Enerji ve farkındalık her şeydir

Bir enerji denizinin içinde yüzüyoruz hepimiz. Sadece onu dengeli kullanmayı bilmiyoruz. Şifa dediğimiz ise o dengeyi kişiye geri kazandırma becerisi...

Pozitif - - NEWS - BURCU ÖZTINAZ KÖMÜRLÜ

Tamamlayıcı tıp üzerine çalışan Sintia Mazon, sağlığa yeni bir bakış açısı sunuyor.

Tamamlayıcı tıp Türkiye’de yeni gelişen bir kavram fakat önemi giderek daha fazla anlaşılıyor çünkü tamamlayıcı tıp, hastalığı oluşturan birçok faktörü bütünüyle inceliyor. Vücudun kendini dengeleme mekanizmalarını harekete geçirerek iyileştirme sağlamaya çalışıyor. Bunu yaparken de insana sadece fiziksel beden olarak değil, bir enerji beden olarak bakıyor. Tek bir alan yerine, bütüne bakarak büyük resmi daha net görebiliyor. Türkiye’de tamamlayıcı tıp alanında uzman isimlerden biri de Sintia Mazon. Danışanlarını soru yağmuruna tutuyor önce. Psikolojisinden sosyal yaşantısına, geçirdiği hastalıklardan ailenin kaçıncı çocuğu olduğuna kadar hayatındaki tüm önemli noktaları ve tarihleri öğreniyor. Hastalığı varsa doktor raporlarına, tahlil sonuçlarına bakıyor ve tüm bu unsurların vücutta oluşturduğu enerji dengesizliklerini inceleyerek değerlendiriyor. Sintia Mazon İngiltere’de İşletme Mühendisliği’ni bitirmiş. Uzun yıllar bilgisayar eğitimi veren bir merkezi yönettikten sonra 2000 yılında enerji ve spiritualite dünyasına giriş yapmış. Okumayı, araştırmayı ve öğrenmeyi çok sevdiğini söyleyen Sintia Mazon, Gestalt Terapi, deneyimsel sanat terapisi, nefes, meditasyon, aile dizilimi, acmos bionerji başta olmak üzere birçok eğitim almış. Kullandığı ana terapi yöntemi ise Brennan Şifa Bilimi. 2007’de Barbara Brennan School of Healing Europe’dan mezun olduktan sonra bitirme projesini enerji seanslarının tüp bebek hastalarını desteklemesi üzerine yapmış. Tamamlayıcı Enerji Tıbbı ve Kişisel Gelişim Merkezi olan Niagara Wellness’da enerji ve kişisel gelişim seansları veriyor. İyileşmenin çok yünlü bir süreç olduğunu belirten Sintia Mazon, her türlü sıkıntımızın enerji alanımızdaki bir dengesizlikten meydana geldiğini belirtiyor ve “Bu dengeyi tekrar tekrar kendi başınıza yaratmayı öğrenmek mümkün” diyor.

Her hastalığın sebebi enerjisel bir tıkanıklık diyebilir miyiz?

Her şey enerji ve her birimiz bir enerji kümesiyiz zaten. Oturduğumuz sandalye de bir enerji, düşünce ve duygular da bir enerji. Enerji bilmediğimiz bir şey değil. Fakat son 15 yıldır enerjinin daha mistik, görünmeyen planı ön tarafa çıktı diye farklı bir imaj ortaya çıktı. Enerji dediğimiz şeyin içinde yüzüyoruz zaten hepimiz. Sadece onu dengeli kullanmayı bilmiyoruz. Şifa dediğimiz şey o dengeyi kişiye geri kazandırma becerisi. Kişinin içinde zaten bedenin kendini iyileştirme ve dengeye getirme eğilimi var. Bunun medikal adı “homeostasis”. Zaten bedenimiz onu yapma eğiliminde.

Biz nerede bozuyoruz bu dengeyi? Kendi kendimizi iyileştiremiyoruz bir noktadan sonra...

Aslında doğmadan bile önce bozmaya başlıyoruz. Örneğin bugün kaç yaşındaysanız, anne karnında geçirdiğiniz zamanla da bir bütünsünüz. Ailenin beşinci çocuğuysanız bütün o sistemle de bir bütünsünüz aslında. Diyelim ki annem bir çocuğunu kaybetti ve ardından ben doğdum. Ben doğmadan önce başlamıştı zaten hikayem. Çünkü ben yasta olan bir annenin çocuğuyum. Anneden de geriye gidersiniz fakat bunun sonu yoktur. Onun için benim ve ekibimin çalışma yöntemlerimizde ayakları yere basmayan şeylere pek izin vermeyiz. Her şeyi “şimdi ve burada ne oluyor” bakış açısından sorar ve değerlendiririz. Neye, hangi inanç mekanizmasıyla bakıldığını sorgularız.

Çocukluğumuzdan hatta bebekliğimizden kalan ve farkında olmadan bizi yöneten inançlarla yaşıyoruz... Nasıl açığa çıkaracağız ve temizleyeceğiz bunların izlerini?

Mesela doğdum ve emzirilmedim diyelim. İşte burada takılmış bir parçam olabilir. Bebekken benim ihtiyacım görülmediği için büyüdüğüm zaman başkalarının ihtiyaçlarını daha çok gören ama kendi ihtiyacını hiç görmeyen biri haline gelebilirim. Bu, egonun daha hiç gelişmediği bir yaş grubuna ait bir inançtır ve dolayısıyla hemen devreye girer. Bir bakarsınız ki arabayı siz değil, o parçanız kullanıyordur. Aklım 3-4 yaşında yaşadığım bir şeyi hatırlamıyor ama vücudum, enerjim onu hatırlıyor. Her yerde bozmuş olabiliriz yani. Farkındalık çalışmaları dediğimiz çalışmaları yaptıkça bunları açığa çıkarırsınız.

Farkında olmazsak enerjiyi değiştiremiyoruz mu demek oluyor bu?

Farkında olmazsanız ve bu çalışmaları yapmazsanız enerjiyi oturtamazsınız. Mesela “çakralarımı açtırdım” diye bir şey yoktur. Birini masaj yatağına yatırdınız diyelim, çalışıyorsunuz ve enerji aktarıyorsunuz. Eğer kişi inancının farkına varmadıysa daha masadan inerken, ayağı yere değmeden eski formatına geçer. Yani önce farkına varacak, sonra masaya yatacak; düşüncede, histe veya bedende bunu fark edecek. Yakalaması için kendini gözlemlemesi gerekiyor.

Sadece enerji aktarmakla olmuyor diyorsunuz...

Evet, zaten benim tüm bu eğitimleri almamın sebebi de buydu. Bir şekilde yetmedi. Çünkü ben mesleğim sebebiyle de analitik bakıyorum. Okumayı ve öğrenmeyi çok severim. Altını deştikçe, okudukça ve öğrendikçe fark ettim ki burada bir derya var. Enerji aktaran kişi kendi üzerinde çalışmayı yeteri kadar yapmadıysa, kendini yeteri kadar dengede tutamadığı için ve egosunu da törpülemediği için çok az bir miktar enerji aktarabilir.

Enerji çalışmalarında çok fazla çeşitlilik oluştu. Birçok farklı isimle başka başka yöntemler var. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Aslında biz okulda hiçbir enerji çalışmasına bir isim vermeyiz. O enerji zaten var ve herkes için ulaşılabilir. Sadece doğru şekilde yönlendirmeyi öğrenmeniz gerekir.

Bu konuda bugün benim vardığım noktayı şöyle bir örnekle açıklayayım: Siz bir rahatsızlığınız sebebiyle bir hastaneye gittiğinizde size birçok yönden bakarlar. Dahiliye bir şey bulamaz, endokrinoloğa yollar; kalp doktoru bir şey bulamaz psikiyatriste yönlendirir. Her doktor kendi ihtisas alanı neyse o açıdan bakar. Bunu biraz da böyle görmek lazım. Brennan Şifa Bilimi’nden baktığımızda, en azından bizim okulumuzdan mezun olan öğrencilerimizin maksimum geniş açıya bakabilir olmalarını isteriz. Dolayısıyla enerji çalışmalarına da “O yanlış, bu doğru” demek doğru değil, sadece tek taraflı bakıyor olabilir bazıları.

Enerji bilmediğimiz bir şey değil. Fakat son 15 yıldır daha mistik tarafı çıktı.” ön planda diye farklı bir imaj ortaya

on az M ia nt Si

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.