Maya astrolojisi

Bazı insanlarda görüp “insanüstü” diye nitelendirdiğiniz kabiliyetlere hepimizin sahip olduğunu söylüyor Jerry Sargeant... Onlar sadece içimizde uyuyor ve bizim “Hazırım” dememizi bekliyorlar çünkü hayat özgür irademizle yaptığımız seçimlerle şekilleniyor

Pozitif - - NEWS - YAPRAK ÇETİNKAYA

260 günlük Maya takvimine göre zaman döngüsel yani yaşadıklarımız aslında sürekli olarak kendini tekrar ediyor.

ngiliz Jerry Sargeant, “Enerjetik DNA aktivasyonu ve sezgilere açılım” semineri için geçtiğimiz aylarda İstanbul’da Bilgi Paylaşım Merkezi’ndeydi ve yakında yine geliyor. Star Magic ( Yıldız Sihri) şifası adını verdiği teknikte danışanın frekansını dengelemeye aracı olduğunu ve daha fazlasını yapmadığını söylüyor. Jerry’nin kişisel hikayesi de hayli ilginç. Yetimhane hayatı, evlatlık gittiği ailede öfkeli bir gençlik, ardından uyuşturucu ve suç örgütleri... Tüm bu deneyimlere bugün şükrediyor çünkü aslında korunduğunun farkında... Nasıl mı? İşte Jerry’nin hikayesi..

Hikayenizi kitabınızda okudum. Bir suçlu muydunuz?

Koruyucu aile ile büyüdüm. Dolayısıyla çok öfkeli bir çocuktum. Ailem beni kontrol etmekte çok zorlandı. Rugby oynuyordum. Öfkemi dışa vurmanın iyi bir yoluydu. Birkaç yıl devam etti ancak 14 yaşında çok kavgacı olduğum için takımdan uzaklaştırıldım. Bunun üzerine içki, uyuşturucu başladı. Okulu da sürdüremedim. Evden 16 yaşında ayrıldım. Partiler, danslar, seyahat... Hayat böyle geçerken birkaç arkadaşımı kaybettim. Biri trafik kazasında, biri aşırı doz eroinden öldü. Bu hayat tarzından kurtulmam gerektiğini düşünmeye başladım. Lafı uzatmayayım, sonunda kendimi Kanarya adalarından Tenerife’de buldum. Amacım bu hayattan uzaklaşmakken daha beterinin içine düştüm. Büyük bir suç organizasyonu için çalışmaya başladım. 17 yaşımdan 24 yaşıma kadar bu böyle sürdü. 24 yaşındayken gelecekteki eşimle tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Bu arada patronum cezaevine girdi. Ortam bir çocuk büyütmek için hiç uygun değildi. Eşim Romanyalı’ydı. İngiltere’ye döndük. Kızıma ve karıma İngiliz pasaportu aldık. Emlak işi yapmaya ve iyi para kazanmaya başladık. Ancak kurduğumuz tüm düzen, emlak pazarındaki değişiklikler nedeniyle alt üst oldu. Ben kendimi tekrar uyuşturucunun içinde buldum. Aynı zamanlarda ilk spiritüel deneyimimi de yaşadım ve hayata farklı bir şekilde tekrar bakmaya başladım.

Sonra bir kaza geçiriyorsunuz ve her şey değişiyor...

Evet, ardından Romanya’ya gittik. Orada bir trafik kazası geçirdik. Taksinin ön koltuğunda ben vardım, arkada karım ve kızım oturuyordu. Karşıya geçmeye çalışan üç kadına çarpmıştık. Ciddi bir kazaydı. Her yer cam kırığı içindeydi. Kafamda kan vardı ama benim kanım değildi. Ön camda büyük bir delik ve yolun kenarında yatan iki kadın gördüm. Olan şuydu; arabanın ön camına çarpan kadın camın kırılmasına neden olmuş, benim yüzüme çarpmış sonra da ileriye uçmuştu. Kan onun kanıydı. Diğer kadınlardan biri hafif yaralı, diğeri ise iyi durumdaydı. Araçtan çıktım, üçüncü kadına doğru yürüdüm. 10 metre kala kadının bedenin üzerinde ruhunu gördüm! O 10 metrelik mesafeyi kat etmek bana sonsuzluk gibi geldi. Yaklaştığımda ruh gitmişti. Kadına baktığımda gördüğüm manzara pek iyi değildi ama kötü, üzgün veya kızgın hissetmiyordum. Hatta gerçekten mutlu hissediyordum. Gökyüzüne baktım ve bu deneyim için teşekkür ettim. Bu olayla evren adeta yüzüme bir yumruk atıp, “Haydi Jerry, uyan artık, bu hayatta daha fazlası var” diyordu. Birkaç ay sonra bir gün karımın –artık eski karım- başı ağrıyordu. Neden bilmiyorum, ağrıyı oradan çıkarabilirim hissi geldi, elimi alnına koydum ve baş ağrısının yeşil olduğunu gördüm. Bu yeşil baş ağrısını alıp çıkardım. Ama bunun üzerine sonrasında çok düşünmedik. Bir yıl sonra Yeni Zelanda’ya taşındık. İlk spiritüel öğretmenimle ise taşınmadan bir süre önce tanıştım. Maddenin ötesini görmeyi, bedenin farklı boyutlarda nasıl hareket ettiğini, ışığımı yükseltmeyi ondan öğrendim. Sonra taşındınız ama bağlantınız devam mı etti?

Bu öğretmen bir gün trafik kazası geçirdi ve eşi beni arayıp yardım edip edemeyeceğimi sordu. Aramızda bu kadar mesafe varken bunu yapamayacağımı söyledim. Bunları düşünürken içimden de yapabileceğimi hissediyordum. Kristallerle bir çalışma yapmaya karar verdim ve çalışma sırasında kendimi bir hastane odasında buldum. Öğretmenimin önümde yattığını görüyordum. Tıpkı baş ağrısı deneyiminde olduğu gibi ne yapacağımı hissediyordum. Tüm kemikleri kırıktı. Doktorlar tekrar yürüyemeyeceğini ve altı ay hastanede kalacağını söylemişti. Birkaç hafta boyunca her gün üzerinde çalıştım. Yürümeye başladığında doktorlar bunun nasıl olduğuna inanamıyorlardı. Bense “Bunu ben yapmadım, bu benim çılgın hayal gücümün bir ürünü” diyordum kendi kendime. Bir gün beni aradı, “Bir gece uyandım ve yatağın yanında seni gördüm” dedi. O dönemlerde bir başkasıyla çalıştım. Evinin bahçesinde

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.