Yüzünüzün şifreleri

Yüzümüzdeki her nokta gerçek kimliğimiz hakkında bilgiler taşıyor. Atalarımızdan getirdiğimiz özellikler de yüzümüzde şifrelenmiş. Oluşan en ufak bir iz bile geçmişten ve gelecekten haber veriyor.

Pozitif - - NEWS - Burcu Öztınaz Kömürlü

Çin Tıbbı’nın bir parçası olan yüz okuma yöntemi, kendinizle ve diğerleri ile ilgili çok ipucu veriyor.

“Gözler yalan söylemez” derler ama gerçek kimliğimizden haber veren sadece gözlerimiz değil, hatlarımız da var. Yüzümüzdeki her bir yüz hattında, benlerimizde, kırışıklıklarımızda, nokta veya izlerimizde gizlenmiş şifreler bulunuyor. Çin Tıbbı’nı temel alarak bu şifreleri okuyan sanatın adı Fizyonomi. İnsan Tanıma ve Yönetme Sanatı Uzmanı Sevgi Karaca, Çin Yüz Okuma Sanatı’nın Türkiye’deki ilk uygulayıcılarından. Bu sanatın inceliklerini anlattığı “Sen Gerçekte Sen misin?” adlı kitabı 2013 yılında yayınlandı. Amerika’da bu konuda dünyanın önde gelen uzmanı Jean Haner’den eğitim alan ve “Bütün yüz hatlarımız, yüzümüzdeki çizgiler, izler, yüzümüzün rengi; kişiliğimizin, bugünümüzün, geleceğimizin, ailemizden neleri miras aldığımızın, yeteneklerimizin ve sağlık durumumuzun şifrelerini veren anahtarlardır” diyen Sevgi Karaca, bu sanatın sırlarını ve okuyuculara rehber olacak bilgileri paylaştı. Bu yazıyı okurken elinizden aynanızı ve büyütecinizi ayırmayın!

Tarihte Aristo, fizyonomiyi kişilerin aca ar K ruh halini öğrenmek için gi

ev kullanmış. Abraham Lincoln

S kabine üyelerini seçmek, Hipokrat da hastalarına teşhis koymak için... Yüz okuma sanatı ilk kez Çin’de ortaya çıkmamış fakat bunu bir sanat haline getiren Çinliler olmuş. Çin’de MÖ 3000’ li yıllarda kadınlara dokunmak yasakmış. Bu nedenle doktorlar uzaktan bakarak hastalıkları teşhis etmeye çalışmışlar. Zaman içinde organların sağlık durumlarının ve kişilik özelliklerinin yüz hatlarına da yansıdığını görmüşler. Binlerce yıllık gözlem ve inceleme sonucunda hastaların psikolojileri ve kişilik yapıları hakkında bilgiler veren büyük bir kaynak ortaya çıkmış. İslam bilimlerinde de fizyonomi uzun yıllar gizli ilimler içinde yer almış.

ÖNCE KEN Dİ YÜZÜNÜ OKU

“Bilinçaltımıza ne kadar karşı durabiliyorsak, kendi gerçek özelliklerimizi o kadar ortaya çıkarabiliriz” diyen Sevgi Karaca, bir insanı gördüğü ilk dakikada karakter özelliklerini, hayata bakışını ve kendinin bile bilmediği eğilimlerini sıralayabilecek kadar usta bir yüz dedektifi. Sevgi Karaca, güçlü ve zayıf yönlerimizin yüz hatlarımızda gizli olduğunu ve bunları kabul ettiğimiz takdirde kendimizi daha iyi yönetebilme aşamasına geçebileceğimizi söylüyor. Jeoloji mühendisliği mezunu olan Sevgi Karaca, bilgisayar ve fen bilgisi öğretmenliğinden emekli olduktan sonra kişisel gelişime yönelmiş, yaşam koçluğu eğitimi almış. Kendi hikayesini şöyle anlatıyor: “İçimde benden hızlı giden biri vardı, ben ise sakin bir insan olmak istiyordum. 2009’da emekli olduktan sonra kendimi keşif yolculuğuma yaşam koçluğu eğitimi ile başladım. Bu süreçte düşünce yapımı tamamen değiştirdim ve diğer insanların da bunu yapabileceğini gördüm. Hayatım boyunca mesleğim gereği birçok yüz tanıdım ve aslında herkesin birer kapalı kutu olduğunu, bir insanı tanımanın ancak o kişi kendini açtığı ölçüde mümkün olabildiğini daha iyi anladım. İnsanlar kendi örtülü kişiliklerinin ve önyargılarının farkında değillerdi. Bu noktada dedim ki, “Ben bir insanın gerçek kimliğini ve kişilik özelliklerini nasıl bilebilirim?” Buradan yola çıkarak bu işin bir bilimi, sanatı olduğunu öğrendim. Amerika’da “ileri düzey yüz hatlarından karakter analizi ve geleceği okuma” üzerine eğitim aldım. Önce kendi yüz hatlarımı okuyarak kendimi daha iyi kabullendim. Kendimle olan iletişimimi yoluna koydum ve yaşamımı Çin Yüz Okuma Sanatı ile yeniden biçimlendirdim. Şimdi kendini daha yakından tanımak isteyenlere danışmanlık yapıyorum ve kurumlara bu konuda eğitimler veriyorum.”

Her ya şa ka rşılık gelen bir nok ta var

Yüz okuma sanatı, kadim Çin Tıbbı’nı temel alıyor. Çin Yüz Okuma Sanatı’nda teorik olarak bir insanın 100 yaşına kadar yaşayacağı varsayılıyor. Her yaşımızın yüzümüzde karşılığı olan bir nokta var. Böylece yüzümüzdeki 100 nokta 100 yaş haritamızı oluşturuyor. Çin Yüz Okuma Sanatı’na göre yüzümüzdeki bu 100 noktada, gerçekte kim olduğumuza ve istediğimiz hayata nasıl ulaşabileceğimize dair ipuçlarını içeren mesaj ve şifreler kaydedilmiş. Her bölge bir yaş aralığına karşılık geliyor; örneğin çocukluk dönemi kulaklara, 20’ li yaşlar alına, 40’ lı yaşlar buruna, 99-100 yaş ise çeneye karşılık geliyor.

HER DENE YİM İZ BIR AKIYOR

Yaşadığımız duygusal ya da fiziksel her şey yüzümüzde bir iz bırakıyor. Genetik olarak belirlenen gerçek yüz hatlarımız ve yaşadıklarımızın izleri şu andaki mevcut halimizi belirliyor. Bir insanın yüzüne bakarak geçmişteki yaşamı, şu anda yaşadıkları ve gelecekte neler yaşayabileceğini 100 yaş haritasındaki şifreleri çözerek anlamak mümkün. Yüzümüz sağlık durumumuz hakkında da çok önemli ipuçları veriyor. Her çizginin, kırışıklığın, doğum izlerinin, benlerin ve hatta sonradan meydana gelen yara izlerinin anlamı var. Yüzümüz geride bırakılan üzücü olayların etkilerini taşıyor. Bunun etkilerini geride bıraktıkça, derin olan o iz kaybolmaya yüz tutuyor.

BOTOKSLU YÜZE TE PKİ YOK

İnsanlar dünyaya üç yetenekle geliyor: Sezgi, empati yeteneği ve yüz tanıma programı. Daha ilk 40 saniyede amigdala, yeni gördüğümüz bir kişi hakkında karara varıyor. Yüz yüze geldiğimiz zaman ayna nöronlar kişinin yerine kendini koyuyor. Günümüzde empati yeteneğimizi kullanamıyoruz ve hatta botokslarla bu yeteneğimizi daha da yok ediyoruz. Amigdala botokslu bir yüze tepki vermiyor. Yapılan deneylerde birinin yüzüne bakarken, yüz ifademizin bilinçsizce karşımızdaki

kişinin yüz ifadesi ile uyumlu hale geldiği görülmüş. Yani bir yüzü gördüğümüzde karşımızdakinin hissettiğini hissetmeye başlıyoruz. Bu doğuştan empati yeteneğiyle programlandığımızı gösteriyor. Fakat botokslu bir yüze tepki veremiyoruz. Aynı şekilde botokslu bir yüz, başka bir insan için empati yeteneğini kullanamıyor. Yapılan deneylerde yeni doğmuş bir bebek hızla gösterilen fotoğrafların arasından annesinin fotoğrafını ayırt edebiliyor. Kadınlar sadece yüzlere bakarak çocuk seven-sevmeyen erkekleri seçebiliyorlar. Bu sonuçlar bize doğuştan yüz tanıma programı ile dünyaya geldiğimizi söylüyor.

GÖZLER NE ANL ATI YOR?

Normal olanı göz bebeğinin sağında ve solunda göz aklarının görülmesi. Göz altında veya üstünde görülen beyaz bölge, o kişinin yoğun stres altında olduğunu ve hatta akıl sağlığında ekstrem bir durum olduğunu gösterebiliyor. Japonlar akları üç veya dört taraftan görünen gözlere “sanpaku göz” adını veriyorlar ve bu tehlike işareti olarak kabul ediliyor. Bu tanım Çin Yüz Okuma Sanatı’nda da kabul görüyor. Sanpaku gözler yaşam enerjisi olan Ki (çi) enerjisinin azaldığının habercisi. Yüksek düzeyde stres, huzursuzluk, bağımlılık veya aşırı çalışmanın sinyali olabiliyor. Kişi iyi beslenmiyorsa, aşırı toksik bir beden söz konusuysa da görülebiliyor. Bu tip gözleri bulunanlara hayvanlar bile tepki veriyor. Yaşamı tehdit edici bir unsurun olduğunu haber verdiği için dikkat edilmesi gerekiyor.

BENLER , İZLER , LE KELER ...

Çin Yüz Okuma Sanatı’na göre yüzümüzde bulunan ve dışarı çıkık her yüz öğesi olumlu bir anlam taşıyor. Örneğin dışarı çıkık benler şans imgesi olarak görülüyor. Tüm benler bulundukları yüz hattının özelliklerini pekiştiriyor. Eğer kaldırılırlarsa etkileri yok oluyor. İz kaldığı takdirde ise yara izleri ile aynı etkiye sahip oluyorlar yani bulundukları bölgedeki yüz hatlarının gösterdikleri özelliklerin gücünün azalmasına... Kazalar o bölgedeki kişilik özelliklerinin gücünü azaltıyor. 100 yaş haritasında bir yaşa denk gelen benek veya ben varsa yaşamda belli bir olayı veya alınan dersi simgeliyor. Doğum işaretleri ise farklı bir anlam taşıyor; yüzün hangi bölgesine denk düşüyorsa o yüz hattının temsil ettiği öğenin etkisini azaltıyor. Örneğin özgüven simgesi olan kaşın üstünde bir doğum işaretiniz varsa bu iz özgüveni azaltabiliyor. Yara izleri de yüz hatlarımızın gücünü azaltıyor. Örneğin çenenizde bir yara izi varsa kararlılığınızda azalma oluyor. 100 yaş haritasına göre bulunulan yaştan önce, gelecek yaşlarla ilgili bir bölgede yara izi oluşmuşsa ve onu aşamazsanız, o yaşa geldiğinizde yeniden karşınıza geleceğine işaret ediyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.