IŞI K MEND ERES

Mösyö Bonbon

Pozitif - - NEWS -

ocukların dilini anlıyorum. Ve o dile aşığım. Onların içtenlik dolu teşekkürlerini dinleyebilmek, samimi davranışlarına şahit olabilmek için her gün beş kilo şeker dağıtıyorum.” Bu sözler, bazıları tarafından yirminci yüzyılın en önemli öğretmeni ilan edilen, değişik ezoterik öğretilerin sentezini yaparak meşhur “Dördüncü yol” sistemini kuran George Ivanovitch Gurdjieff’e ait.

1866 yılında Kafkasya’da, o tarihte Rusya sınırları içinde bulunan Kars’ın Aleksandropol köyünde, Rum bir babayla, Ermeni bir anneden doğmuştu. On altı yaşında evini terk ederek Tiflis’e gittiğinde, yetiştiği yörenin dinsel ve kültürel özellikleri onu “gerçeği arama” macerasına hazırlamıştı. Sufizm’den çok etkilenmiş, bu yüzden de yıllarca Ortadoğu ve Anadolu’yu gezerek sufi tekkelerinde eğitim görmüştü.

Yirmi yılı aşan mistik yolculuğu sırasında, kendilerine “Hakikati Arayanlar” adını veren bir grubun üyesi oldu. Hindistan, Tibet, Orta Asya ve Mısır’daki mabetleri dolaşarak, çok az insana nasip olan ezoterik bilgilere erişti. Örneğin, hayat hikâyesini anlattığı “Meetings with Remarkable Men (Olağanüstü İnsanlarla Görüşmeler)” kitabında, bir Ortodoks rahibin kendisine vermiş olduğu, Mısır’ın “kumlar öncesi” tarihine ait bir harita sayesinde, at üstünde gözleri bağlı olarak getirildiği Pamir dağlarında, kadim bir ezoterik merkeze girdiğinden bahseder.

Sufizm, Budizm, Neo-platonizm, Teozofi ve Zerdüştçülük geleneklerinden esinlenerek, kendi buluşlarını da onlara katarak geliştirdiği ezoterik sistemi hayata geçirmek üzere 1917’deki Ekim Devrimi’nden kaçarak geldiği Tiflis’te, 1919 yılında İnsanın Uyumlu Gelişimi Enstitüsü’nü kurdu. Üç yıl sonra Fransa’ya iltica ederek Fontainebleau’daki bir şatoya taşıyacağı enstitünün amacını şöyle açıklıyordu: “Yüzyıllar boyunca insanın zihnine ve duygularına işlemiş olan yanlış düşünce ve inanışları acımasızca yok etmek...”

“Dördüncü Yol” veya “İnsanın Uyumlu Gelişimi”, üç geleneksel aydınlanma yöntemini bünyesinde toplar. Güçlü bir fiziksel kontrol gerektiren birinci sistem, “Fakir”in yoludur. İkincisi, hissiyat, inanç, ve ibadet üzerine kurulu, “Keşiş “in yoludur. Üçüncüsüyse, bilgi ve konsantrasyona dayalı, zihnin, yani “Yogi”nin yoludur.

Gurdjieff’in anlayışına göre, yanlış eğitimle uyku halinde olan, kendi gerçeğinden tamamen kopmuş, pek çok “ben” lerden oluşan insan, dış etkenlerin yönettiği bir makinedir. Zihinsel, fiziksel ve hissi faaliyetleri kaos içinde olan insanın tekrar uyum haline girebilmesi için zorlu bir içsel çalışma yapması gerekmektedir.

Kimi zaman garip yöntemler uygulayan Gurdjieff, bilinç düzeyini yükseltmek, aklın normal seyrini bozarak sürekli bir “dikkat” hali yaratabilmek için felsefi ve psikolojik çalışmalara tabi tuttuğu öğrencilerine, sema dahil çeşitli dans, nefes teknikleri ve fiziksel hareketler öğretirdi.

İnsandaki uyumsuzluğun en büyük nedenlerinden biri olarak gördüğü, “kibir ve kendini beğenmişliği” yıkabilmek için sergilediği hiddet, efsanevi aşırılığını yaratmakta büyük rol oynamıştı. Öğrencileriyle paylaştığı sırlara yakışan gizemli kişiliğini besleyen hareketlerindeki şaşırtıcılık, insanı can evinden vuran bakışlarının ardındaki derin mana ve güç, hâlâ konuşulur.

Şefkatle şeker dağıttığı çocukların dünyasında adı, “Monsieur Bonbon” olarak geçen bu esrarengiz adam, rehberlik ettiği yola girmeleri için kök söktürttüğü yetişkinler tarafından sevgiyle anılır hep...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.