BEDENİMİZDEKİ SUYUN ÖNEMİ DAHA İYİ ANLAŞILACAK

Pozitif - - ENERJİ -

İnsan bedeninde dördüncü halde bulunan su hakkında bilgi verir misiniz?

Suyun hafızasının olmasının ve enerjiyi depolayıp değiştirebilmesinin insan bedenindeki yaşam için vazgeçilmez olduğuna inanıyorum. Gelecekte insan bedenindeki suyun DNA, RNA gibi yapılardan daha önemli olduğunun ispatlanacağını düşünüyorum. Suyun rolünün onlardan çok daha büyük olduğunu, suyun bir aracı olduğunu savunuyorum. Bence su, yaşamın ta kendisidir.

Bedenimizin yüzde 70’i sudan oluşuyor. Hücre çeperleri hidrofiliktir ve hücrenin boyutu 0,1 mm’den küçüktür; dolayısıyla hücrelerimizdeki suyun çok büyük bir kısmı dördüncü halde bulunuyor. Yani bedenimizdeki suyun hafızası var ve enerji depolayıp bunu dönüştürebiliyor. Suyun, bedenimizdeki rolünü daha iyi anlatmak için dolaşım sistemimizden bir örnek vereceğim.

Çoğumuz kalbin kan dolaşımını sağlayan bir pompa olduğunu düşünürüz. Ancak bazıları bu işlev için kalbin yeterli olmayacağını düşünüyor. Kılcal damarlarımızın toplam uzunluğu 100 bin kilometre ki bu da dünyanın çevresinin 2,5 katına denk geliyor. Alyuvar hücrelerinin genişliği kılcal damarlardan daha büyük, bu yüzden alyuvarlar damarlardan geçebilmek için şekil değiştirmek zorunda kalıyorlar. Eğer kanı damarlardan iterek geçirmek isterseniz, akyuvarların damar kenarlarında gösterdiği direncin üstesinden gelmeniz gerekir ancak kalbin gücü buna yetmez. Bir Rus bilim insanı, kalbin bu işlev için ne kadar enerjiye ihtiyaç duyduğunu hesaplamış. Sonuçta kalbin 1 milyon kat daha güçlü olması gerektiğini bulmuş.

Dr. Pollack, bu konuyla ilgili bazı deneyler yaptı. Hidrofilik bir tüp kullandı ve içindeki suyu gözlemledi; bu gözlemler sırasında suyun kendiliğinden hareket ettiğini gördü. Herhangi bir yöne doğru bir akışın başlaması yeterliydi, sonrasında akış devamlılık gösteriyordu. Bu durumu suyun, hidrofilik yüzeyin kenarında oluşan dördüncü haline bağladı. Orta kısımdaki suyun pozitif, kenardaki dördüncü haldeki su kristalinin negatif yüklü olması nedeniyle birbirlerini çekiyorlardı ve böylece akış başlıyordu. Suyun dördüncü hali dışarıdan aldığı enerjiyle gelişiyor, bu sayede de akış devam ediyordu. Kanımızdaki su da kızılötesi enerjiyi alıyor, dolayısıyla dördüncü haldeki suyla, orta kısımdaki su etkileşime geçiyor ve birbirini çekiyor. Kan dolaşımı bu şekilde çalışıyor. Belki de kalbin tek görevi akışın yönüne karar vermek.

Eğer bizim için, dünyamız için bu kadar önemliyse, hafızaya sahipse ve hayatta kalmamız için gereken enerjiyi depolayıp kullanabiliyorsa, belki de ruhun kendisi sudur?

Ruhun daha yüksek bir boyuttan olduğuna inanıyorum. Şunu söylemeliyim ki suyun beşinci boyuttaki yerini bilmiyoruz. Belki de daha yüksek boyutlarda ruhun özü su olabilir. Belki de su, ruhların ham maddesidir. Kim bilir?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.