KÜPLERDEKİ CİNLER, BASTIRILMIŞ BİLİNÇALTI

Binbir Gece Masalları, doğu ve batı edebiyatı, felsefesi ve psikolojisi için ne ifade ediyor?

Pozitif - - SEMBOL -

Binbir Gece Masalları, bir parça da olsa Fransız eski eser meraklısı Antoine Galland tarafından Osmanlı topraklarında, Halep’te bulundu. 1704 yılında Paris’te yayınlandığında tüm Avrupa’yı sarstı. Batı edebiyatını, resmini, müziğini, sonrasında sinemasını derinden etkiledi, hem tarzı hem konuları itibarıyla bu ilham verici etkisi çok güçlüydü. Sinbad, Alaaddin’in Sihirli Lambası’nın cini, bilge kadın Şehrazad baş döndürücü karakterlerdi. Öykünün kıskançlık duygusunun gerilimine dayalı olması Avrupalıları çok şaşırttı, hatta oryantalist önyargılarını güçlendirdi. Ortadoğu’nun işgal edilme seferlerinde Binbir Gece öyküleri motivasyon kaynağı oldu. Doğunun güzel ve aşktan yoksun kadınlarını; kıskanç, katil çirkin erkeklerinden kurtarmak anlamına gelen seferlerinin toplumsal hissiyatı oldu.

Oysa doğuya ait, doğunun yaratıcılığına ait olsa bile Binbir Gece Masalları, diğer tüm masallar gibi her türlü milleti, her türlü insanın ortak psikolojisini anlatır.

Bugün dahil, modern dünya, batı, modern psikoloji Binbir Gece Masalları’nın iki bin yılı bulan, belki de aşan ruh bilim görüşlerini fark etmedi. Freud bu masalları okusaydı eğer, insanın ikinci bilincini anlatan öyküleri şaşkınla görecek ve oradan öğrenecekti. Balıkçı Abdullah’ın ağına takılan yarısı balık yarısı adam Abdullah öyküsünde olduğu gibi. Bilinçaltının bastırılmasını anlatan küplerdeki cinler, ifritler gibi. Kastrasyon teorisini anlatan Sudanlı üç haremağasının başlarından geçenler gibi. Tüm bunlar bugün dahi bilinmemektedir. Geçmişin bilgeliği, bilgi seviyesi, insana ait bilgileri fark edilmemiştir hala, küçümsenmektedir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.