İÇİMİZDEKİ ÇOCUK ÇOK ETKİLİ

Pozitif - - RÖPORTAJ -

Hayal kırıklığını yaratan nedir?

“Beklentiler eksi gerçekler eşittir hayal kırıklığı” diye inandığım bir matematik var. Gerçekleri kontrol edemiyoruz ancak beklentimizin kaynakları üzerinde çalışma ve öğrenme şansımız her zaman var.

Konuyu isterseniz ilişkiler üzerinden bir örnekle ele alalım. Örneğin çocukluğumda anne-babamdan fazla ilgi görmeden büyüdüysem, bir yetişkin olarak bana fazlasıyla ilgi gösteren birisine karşı çok yükselebilirim. Aç olduğum hali bana birisi fazlasıyla sunduğu zaman, içimdeki yaralı çocuğun devreye girmesiyle birlikte bu kişiyi iç dünyamda yüceltebilirim, bunu mantığımla da kendime açıklar hale gelebilirim. Yani onda gerçekte olmayan birtakım meziyetleri sanki onda “varmış gibi” gördüğüm bir illüzyon hali beni sarar. Beklentim içimdeki yaralı çocuğun arayışının getirdiği motivasyonla coşar ve yükselir. Bu kişiyle olan gerçek deneyimim farklı olduğu zaman haliyle hayal kırıklığı oluşur. Yani eksiklikten yola çıkarak başlattığımız deneyimler genelde eksilerle sonuçlanır.

Bir de alışık ve tanıdık olduklarım var tabii. Diyelim ki çocukluk deneyimimde ebeveynlerimden birisi alkol bağımlısıydı. Yetişkin yanım alkolü sevmeyebilir, onaylamayabilir, uzak durmaya çalışabilir. Ancak çoğu zaman, duygusal bir ilişki söz konusu olduğu zaman içimdeki çocuk devreye girer. Aynı örnek üzerinden gidersek alkollü erkekle olmak, içimdeki çocuğun “alışık ve tanıdık olduğu”, “kendisini evindeymiş gibi hissettiği” bir durumdur. İşin enerjisinde, içimdeki çocuk alkol bağımlısı birisini getirip hayatınızın merkezine koyabilir çünkü çocukla savaşa girseniz bile genelde çocuk istediğini yaptırır. Hatta o kişiden duygusal anlamda alacaklarını da tahsil etmeye çalışır. Mesela o kişiyi illaki iyileştirmeye çalışır. Geçmişte ebeveyninden alamadığı ilgiyi almaya çalışır. O kişiyi değiştirme isteğiyle ona bağımlı hale gelir. Sürekli verir ve hırpalanmak pahasına “verici ve aşırı fedakar olarak” o kişiyi hayatında tutmaya çalışır. Verdikleriyle beklentisi sürekli büyür ve bunların karşılığını alamamak, hayal kırıklığı yaratır.

Hayat, kendi aklımızla çözemeyeceğimiz kadar zeki bir oyun. Ancak ne kadar farkındalık yolunu seçersek, ne kadar kendi yaralarımızı kendimiz sararsak o kadar güvenli bir hale geliyor. Geçmiş yaralar kısmında, özellikle duygusal ilişkilerimizde, içimizdeki çocuğun çok temel bir etken olduğuna inanıyorum. Bu açıdan örneklendirmeyi bu noktadan yaptım. Elbette hayatta bir durumun, bir deneyimin altında yatan birden fazla sebep var.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.